EĞİTİM
SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi 15 Mart 2026 Pazar - 12:46:42 SANKO Üniversitesinde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" konulu program düzenlendi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı konuşmada tıp mesleğinin ekip çalışmasına dayanan bir alan olduğuna dikkat çekerek, "Dünyanın en iyi hekimi de olsanız, ekibiniz görevini en iyi şekilde yerine getiremiyorsa başarılı olmanız mümkün değildir. Tıp, bireysel başarıdan çok ekip uyumu ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülen bir meslektir" dedi. Modern tıbbın temellerinin savaş dönemlerinde atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, askeri gerekliliklerle başlayan gelişmelerin zamanla ortaya çıkan salgın hastalıklardan dolayı sivil sağlık hizmetlerine de yansıdığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin muhtemel bir savaş ihtimaline karşı bazı önlemler aldığını hatırlatarak, Topkapı Sarayı’nda bulunan Cumhuriyetin önemli değerlerinin güvenlik amacıyla önce Ankara’daki Kara Kuvvetleri Komutanlığı binasına, daha sonra ise Gülhane binasına taşındığını söyledi. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı,"Çok büyük bir amaca hizmet ederek mesleğini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca üniversitemizde edindikleri bilgi, birikim ve donanımla mesleklerini aynı özveriyle icra edeceklerine inandığım kıymetli öğrencilerimizin de bu anlamlı gününü tebrik ediyor; sağlıkla, başarıyla ve sevinçle kutlayacağımız nice bayramlar diliyorum" dedi. Programın açış konuşmasını yapan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, "Hekimlik, insan odaklı bir bilim olmasının yanında insanlığa adanmış bir sanattır; mesleğimiz penceresinden bakınca bugün insanlığın zarar gördüğü gelişmeleri endişe ve üzüntü ile izliyoruz" ifadelerini kullandı. Ülkemizde hekimlik mesleğinin 100 yılı aşkın süredir kendine ait bir bayrama sahip olmasının büyük bir anlam taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akkın, bu özel günün sağlık çalışanlarının emeğini, özverisini ve topluma sunduğu katkıları hatırlatması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, hekimlik mesleğinin değerinin ne yazık ki çoğu zaman felaket dönemlerinde daha iyi anlaşıldığına dikkat çekti. Olağanüstü durumların ve felaketlerin beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına da değinen Prof. Dr. Akkın, insan hayatını korumak ve toplum sağlığını geliştirmek için büyük bir sorumluluk üstlenen hekimlerin temel amacının, şiddet ve savaşların yol açtığı sağlık sorunları yerine hastalıkları ortaya çıkaran biyolojik yapıyı ve fizyolojik işleyişi bozan etkenlerle mücadele etmek ve koruyucu hekimliği güçlendirmek olduğunu vurguladı. Meslektaşlarının ve öğrencilerinin Tıp Bayramı’nı kutlayan Prof. Dr. Akkın, sözlerini "barış ortamlarında kutlayacağımız nice 14 Martlarda buluşmak üzere hepinize başarı ve kolaylıklar dilerim" diyerek tamamladı. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı ise "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" başlıklı sunumunda Osmanlı Cihan Devleti’nin modern tıbba geçiş sürecini anlattı. Prof. Dr. Sırmalı, konuşmasına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta yer alan şu sözlerini okuyarak başladı: "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş; Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütareke imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde" Ardından, 14 Mart 1827’de açılan ilk çağdaş tıp okulu Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne ile ilgili olarak Prof. Dr. Nusret Fişek’in şu sözlerine dikkat çekerek, "Bugünü bir okulun kuruluş günü olarak değil, çağdaşlaşma tutkumuzun gerçekleşmesi için atılan bir adım olarak kutluyoruz" şeklinde konuştu. Sultan II. Mahmut’un ileri görüşlü ve mantıklı kararlar veren bir padişah olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, "Osmanlı ordusu artık yenilgiler almaya başlamıştı. Cephelerde savaşan askerler, ordular ve halk perişan durumdaydı. Bunun üzerine Sultan II. Mahmut, çağdaş bir tıp hizmeti verilmesi gerektiğine ve bu hizmeti sağlayabilecek, çağdaş eğitim almış hekimlere ihtiyaç olduğuna karar verdi. Bu doğrultuda hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’ye (1774-1834) talimat verdi. Böylece çağdaş anlamda ilk tıp okulu olan Tıphane-i Âmire ve Cerrahhane-i Âmire, 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda kuruldu. Bu dönem, Osmanlı tıp eğitiminin modernleşme sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Daha sonra kurulan Demirkapı Askerî Kışlası (1866-1903), modern tıp eğitiminin kurumsallaştığı yer hâline geldi. Türkiye’nin ilk modern radyologlarının, patologlarının, cerrahlarının ve kadın-doğum uzmanlarının yetiştiği bu kurum; Osmanlı modernleşmesinin tıp alanındaki en somut mekânlarından biri oldu. Aynı zamanda Tıbbiyeli geleneğinin (siyasi bilinç ve bilimsel modernleşme) doğduğu merkez olarak Türk tıp tarihinin hafızasında önemli bir yer edindi. Bu kurum, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Haydarpaşa Tıbbiyesi gibi kurumlara giden yolun da öncüsü oldu" dedi. 3 Şubat 1919’da İngiliz birliklerinin karargâh yapmak amacıyla Haydarpaşa’da bulunan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye el koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, günümüze kadar uzanan süreç hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Ayrıca 3 Ocak 1953 tarihinde 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun kabul edildiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen ve sunuculuğunu Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı programa; SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.
15 Mart 2026 Pazar - 10:58 Muratpaşa Belediyesi’nden özel bireylere afet farkındalık eğitimi Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, özel bireylerin afetlere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olması amacıyla afet farkındalık eğitimi düzenledi. Eğitimde, yaşanması muhtemel bir afet durumlarında hayat kurtarabilecek temel bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı’nın engelli bireyler ve ailelerine yönelik sosyal destek programları yürüten Engelsiz Kafe’de düzenlenen programda, özel bireyler ve ailelerine afet anında doğru davranış biçimleri, güven çemberi oluşturma, afet öncesinde yapılması gereken hazırlıklar ve afet çantası hazırlama gibi konular anlatıldı. Katılımcılar, anlatılan bilgileri uygulamalı çalışmalarla deneyimleme fırsatı buldu. Eğitimde, afetlere hazırlığın yalnızca afet anında değil, afet öncesinde yapılacak planlama ve hazırlıklarla mümkün olduğuna dikkat çekildi. Özellikle özel bireylerin ihtiyaçlarının dikkate alındığı afet planlarının önemine vurgu yapıldı. "Her zaman yanlarındayız" SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği Antalya İl Temsilcisi Osman Şeker, dernek olarak sadece afet anlarında değil, afet yaşanmayan dönemlerde de gönüllülük esasına dayalı farkındalık eğitimleri düzenlediklerini söyledi. Şeker, afet çantasında bulunması gereken temel malzemelere de değinerek, su, dayanıklı gıda ve ilk yardım malzemelerinin yanı sıra özel bireyler için kullanılan ilaçlar, gerekli medikal ekipmanlar ve bireyleri psikolojik olarak rahatlatabilecek oyuncak ya da kişisel eşyaların da çantada bulundurulmasının önemli olduğunu ifade etti. Şeker, "Biz SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği olarak her zaman onların yanındayız. Afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün burada özel bireyler ve aileleriyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.
15 Mart 2026 Pazar - 10:55 Gördesli öğrencilerden depremzede ailelere Ramazan desteği Manisa’nın Gördes ilçesindeki Güneşli Anadolu Lisesi’nde öğretmen, öğrenci ve esnafın katkılarıyla hazırlanan Ramazan kolileri, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşayan depremzede ailelere ulaştırıldı. Manisa’nın Gördes ilçesinde eğitim veren Güneşli Anadolu Lisesi, Ramazan ayının birlik, dayanışma ve paylaşma ruhunu anlamlı bir sosyal sorumluluk çalışmasıyla yaşattı. Okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler ve esnafın katkılarıyla hazırlanan Ramazan kolileri, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşayan depremzede ailelere ulaştırıldı. "Maarifin Kalbinde Ramazan, Ramazan’ın Kalbinde Paylaşmak" temasıyla gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğretmenler ve öğrenciler yardım kolilerinin hazırlanmasında aktif rol aldı. Dayanışma bilincini küçük yaşlarda kazandırmayı amaçlayan çalışma sayesinde öğrenciler, paylaşmanın ve ihtiyaç sahiplerine destek olmanın önemini yaşayarak öğrendi. Hazırlanan yardım kolileri, İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Coşkun Çelik, Okul Müdürü Bünyamin Orhan ve öğrencilerin de katılımıyla depremzede ailelere teslim edildi. Programda konuşan okul yönetimi, Ramazan ayının merhamet, yardımlaşma ve kardeşlik duygularını güçlendiren önemli bir zaman dilimi olduğunu vurguladı. Güneşli Anadolu Lisesi Müdürü Bünyamin Orhan, gerçekleştirilen sosyal sorumluluk çalışmasının öğrencilerin toplumsal duyarlılığını artırdığını belirterek, dayanışma ruhunu yaşatan benzer etkinliklerin ilerleyen dönemlerde de sürdürüleceğini ifade etti.
Kütahya’da rehber öğretmenler toplantısı düzenlendi
06 Şubat 2026 Cuma - 09:37 Kütahya’da rehber öğretmenler toplantısı düzenlendi Kütahya Rehberlik ve Araştırma Merkezi koordinesinde, 2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci dönem başı rehber öğretmenler toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü Beylerbeyi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz da katıldı. Programda, okullarda yürütülen rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin eğitim öğretim süreçlerindeki yeri ve önemi ele alındı. İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, yaptığı değerlendirmede, rehberlik hizmetlerinin öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyen temel unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Bu hizmetlerin planlı ve etkili yürütülmesinin eğitim ortamlarının niteliğini artırdığını ifade eden Yılmaz, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sürecinde yürütülen rehberlik çalışmalarına da değindi. Yılmaz, rehberlik hizmetlerinin öğrencilerin sınav kaygısını azaltma, doğru hedef belirleme ve motivasyonu artırma açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sınav sürecinde öğrenci, veli ve okul iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz, özellikle tercih dönemlerinde özveriyle görev yapan rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlara teşekkür etti. Konuşmasında "Akran Nezaketi" konusuna da yer veren Yılmaz, okul ortamlarında olumlu iletişim kültürünün geliştirilmesi, akran ilişkilerinde saygı, empati ve anlayış temelli yaklaşımların yaygınlaştırılmasının öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Toplantıda rehber öğretmenlerin yürüttüğü önleyici rehberlik çalışmalarının okul iklimine olumlu yansıdığı vurgulanırken, eğitim öğretim süreçlerinde mesleki ve teknik eğitim programlarının önemi de ele alındı. Öğrencilerin ilgi, yetenek ve değerleri doğrultusunda yönlendirilmesinde rehber öğretmenlerin kariyer planlamasındaki belirleyici rolüne dikkat çekildi. Toplantının son bölümünde ise veli-rehber öğretmen iş birliğinin okul atmosferi ve öğrenci başarısı üzerindeki etkileri değerlendirildi. Ailelerin rehberlik süreçlerine aktif katılımının öğrencilerin akademik ve psikososyal gelişimini olumlu yönde desteklediği vurgulandı.
İhlas Koleji’nden yenilikçi bir eğitim modeli: MasterClass Akademi
06 Şubat 2026 Cuma - 09:37 İhlas Koleji’nden yenilikçi bir eğitim modeli: MasterClass Akademi İhlas Koleji öğrencileri çip tasarımından yapay zekâya, genetikten girişimciliğe uzanan üst düzey eğitim programlarıyla geleceğin mesleklerine hazırlanıyor. Alanında uzman akademisyen ve profesyoneller eşliğinde yürütülen bu programlarla geleceğe önemli bir randevu veriliyor. İhlas Koleji, öğrencilerini yalnızca üniversite sınavına değil, hızla değişen dünyanın gerekliliklerine hazırlamak amacıyla MasterClass Akademi’yi hayata geçirdi. Program; mühendislik, tıp, girişimcilik ve temel bilimler alanlarında lise öğrencilerine profesyonel yetkinlikler kazandırmayı hedefliyor. Lise sıralarında çip tasarımı Programın teknoloji ayağı, Avrupa ve ABD lise müfredatlarıyla eş zamanlı bir vizyon sunuyor. "Yeni Nesil Teknolojiler" modülünde öğrenciler, sanal FPGA laboratuvarlarında kendi işlemcilerini tasarlıyor. Donanım tasarımının uluslararası dili kabul edilen Verilog’u öğrenen gençler, teknolojiyi tüketen değil üreten bir konuma yükseliyor. Yapay zekâ ile girişimcilik "AI-Preneurs" programı, öğrencileri genç girişimcilere dönüştürüyor. "Problemden Prototipe" ilkesiyle hareket eden öğrenciler, kod bilmeden yapay zekâ araçlarını kullanarak 16 haftada kendi mobil uygulamalarını ve iş modellerini geliştiriyor. Program sonunda hazırladıkları yatırımcı sunumlarıyla gerçek bir start-up deneyimi yaşıyorlar. Geleceğin tıbbı Sağlık bilimlerine ilgi duyan öğrenciler için "Geleceğin Tıbbı" programı uygulanıyor. Klasik biyoloji derslerinin ötesine geçen bu eğitimde kişiselleştirilmiş tıp, akıllı ilaç tasarımı, kanser immünoterapisi ve genetik varyasyonlar gibi tıp fakültesi düzeyinde konular ele alınıyor. Bilim olimpiyatları MasterClass Akademi, fizik, kimya, biyoloji ve matematik alanlarında yoğunlaştırılmış olimpiyat çalışmaları yürütüyor. Bu programla öğrencilerin ulusal ve uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etmesi hedefleniyor. TÜBİTAK başarıları, üniversite sınavında ek puan ve sınavsız geçiş gibi avantajlar sağlarken yurt dışındaki prestijli üniversitelerden kabul ve burs almayı da kolaylaştırıyor. Fotografik hafıza ve beyin haritaları eğitimleri Yoğun akademik tempoda öğrencilerin en büyük destekçisi "Zihinsel Performans" eğitimleri oluyor. Memoriad Türkiye Milli Antrenörleri tarafından verilen eğitimlerde fotografik hafıza teknikleri, beyin haritaları ve anlayarak hızlı okuma yöntemleri öğretiliyor. İhlas Koleji Genel Müdürü Hakkı Okur: "Eğitimde başarı yalnız sınav sonuçlarıyla ölçülmüyor" İhlas Koleji Genel Müdürü Hakkı Okur, MasterClass Akademi’nin eğitim anlayışlarındaki dönüşümün somut bir yansıması olduğunu belirterek, "Bu program, öğrencilerimizi geleceğin dünyasına hazırlamak için attığımız en önemli adımlardan biri. Artık eğitimde başarı, yalnızca sınav sonuçlarıyla ölçülmüyor. Öğrencilerimizin ilgi ve yetenek alanlarını keşfetmelerine, bu alanlarda derinleşerek kendi yollarını çizmelerine imkân tanıyoruz. Çip tasarımından yapay zekâya, genetikten girişimciliğe uzanan bu programlar, lise çağındaki gençlerimizin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor" dedi.
Depremde medyanın sorumluluğu Bilim Kafe’de konuşuldu
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:43 Depremde medyanın sorumluluğu Bilim Kafe’de konuşuldu 6 Şubat depremlerinin 3. yılı dolayısıyla İnönü Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi tarafından "Doğru Haber Hayat Kurtarır: 6 Şubat ve Medyanın Sorumluluğu" başlıklı ‘bilim kafe’ buluşması düzenlendi. Söyleşide, afet dönemlerinde gazeteciliğin önemi ve etik değerleri ele alındı. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla Malatya Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen "bilim kafe" etkinliği, İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sadık Çalışkan, İnönü Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi Sorumluları Doç. Dr. Ömer Faruk Yücel ve Arş. Gör. Dr. Hasan Hüseyin Toydemir, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinliğin moderatörlüğünü yapan İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz, medyanın afetlere yaklaşım tarzının toplumsal hafıza üzerindeki etkisine değindi. 6 Şubat depremlerine dair zihinlerde kalan pek çok görüntünün medya aracılığıyla oluştuğunu belirten Yılmaz, afet haberciliğinin uzmanlık gerektiren kritik bir alan olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Afet, savaş ve sağlık haberciliği gibi alanlarda 5N1K sorularının cevapları, bazen hayati bir meseleye dönüşebiliyor. Magazin haberlerinde bu soruların cevapları o kadar önemli olmayabilir ancak kriz anlarında her bilgi doğrudan insan hayatına dokunuyor" dedi. "Herkes güvenli alanlara geçmeye çalışırken gazeteciler bölgeye akın etti" Gazeteci Serdar Er de afet bölgesindeki deneyimlerini ve habercilik sorumluluğuyla ilgili görüşlerini anlattı. Depremin ilk anlarında İstanbul’daki olumsuz havaya rağmen bölgeye ulaşmak için verdikleri mücadeleyi anlatan Er, herkesin güvenli alanlara geçmeye çalıştığı bir anda gazetecilerin bilinmezliğe doğru yol aldığını ifade etti. Adıyaman’daki ilk yayın anlarını hatırlatan Er, "Günlerce depremzedeler ile aynı şartlarda barındık, bunun bir önemi yok çünkü asıl mesele oradaki insanların sesini dünyaya duyurabilmekti" şeklinde konuştu. Teyit edilmemiş bilgilerin oluşturduğu tehlikelere değinen Er, deprem zamanında "baraj patlaması" gibi asılsız iddiaların arama-kurtarma çalışmalarını sekteye uğrattığını hatırlattı. Güvenilir ve doğru haber yapmanın önemine değinen Er, "(Yıkıldı, bitti, her şey kül oldu) gibi dramatik bir dil kullanmanın o an kimseye faydası yok. Biz ’ümit haberciliği’ de yaptık. Bir perdenin hareket etmesini ekrana taşımak, belki de bir canın kurtulmasına vesile oldu. Gazeteci, durumu dramatize etmeden, doğru ve teyitli bilgiyi aktarmakla sorumludur" şeklinde konuştu. Depremi yaşayanlar afet haberciliğine farklı bir pencereden baktı Bilim Kafe buluşmasına katılan Orhan Yıldırım, afet sürecini birebir yaşamış bir sağlıkçı olduğunu ifade etti. Afet haberciliğinin sahada nasıl yürütüldüğünü bu etkinlikle daha yakından kavradığını dile getiren Yıldırım, ekranlardan izlenildiğinde kolay gibi görünen haber üretim sürecinin, afeti yaşayan ve günlerce sahada görev yapan muhabirler açısından ciddi zorluklar barındırdığını; yapılan paylaşımların kendileri için öğretici ve aydınlatıcı olduğunu belirtti. İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi Sümeyye Şahin, buluşmanın mesleki açıdan önemli bir deneyim sunduğunu söyledi. Şahin, "6 Şubat depremlerinde görev yapan gazetecilerin sahadaki deneyimlerini dinlemek, afet haberciliğinin zorluklarını daha iyi anlamamızı sağladı. Muhabirlerin yaşadığı güçlükleri ilk kez bu kadar net gördüm. Biz öğrenciler için çok faydalı ve ufuk açıcı bir etkinlik oldu" diye konuştu.
Nilüfer Belediyesi’nde İSG eğitimi
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:39 Nilüfer Belediyesi’nde İSG eğitimi Nilüfer Belediyesi, "Neden Güvenli Yönetmeliyiz?" başlıklı eğitim programıyla üst düzey yöneticilerini iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirdi. Eğitimde, kazaların yüzde 98’inin önlenebilir olduğu vurgulandı. Nilüfer Belediyesi, kurum içi eğitim çalışmaları kapsamında "Neden Güvenli Yönetmeliyiz?" konulu bir kurum içi eğitim programı düzenledi. Nilüfer ‘Barış Meclisi’nde gerçekleştirilen eğitime Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, başkan yardımcıları ve birim müdürleri katıldı. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Uzmanı Hüdayi Taşçı tarafından verilen eğitimde; yasal yükümlülükler, finansal sorumluluklar ve işin vicdani boyutu detaylıca ele alındı. Doğru tedbirlerle iş kazalarının neredeyse tamamının önüne geçilebileceğine dikkat çeken Taşçı, "İş sağlığı ve güvenliği konusunda şans yoktur, hazır olmak vardır" dedi. Yöneticilerin İSG konusundaki tutumunun tüm çalışanları etkilediğini belirten Taşçı, insanların kurallara özdeşleşme, ceza veya ödül gibi motivasyonlarla uyduğunu ifade etti. Taşçı, "Eğer bizler kurallara titizlikle uyarsak, çalışanlar da bizi örnek alacaktır. Bu yüzden her adımımızda özenli olmalıyız" diye konuştu. Teorik bilgilerin yanı sıra pratik uygulamaların da yer aldığı eğitim programında katılımcılara dikkat testi uygulandı. Eğitim sırasında mizansen uygulama da yapıldı. Katılımcıların rol aldığı senaryoda, muhtemel bir kaza anında ve sonrasında yaşanabilecek durumlar uygulamalı olarak gösterildi.
Rektör Kırışık’tan Ankara Üniversitesi Rektörü Ünüvar’a ziyaret
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:36 Rektör Kırışık’tan Ankara Üniversitesi Rektörü Ünüvar’a ziyaret Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar’ı ziyaret ederek akademik iş birliği ve ortak çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulundu. Karabük Üniversitesi (KBÜ) ile Ankara Üniversitesi arasında akademik ve toplumsal katkı odaklı iş birliği imkânları Ankara’da ele alındı. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ile Ankara Üniversitesi rektörlük makamında bir araya geldi. Görüşmede, iki üniversite arasında yürütülebilecek akademik ve bilimsel iş birlikleri ile toplumsal etkiyi önceleyen çalışmalar değerlendirildi. Ziyaret kapsamında Prof. Dr. Kırışık, Karabük Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Sosyalfest hakkında bilgi vererek, festivalin gençlerin toplumsal sorunlara çözüm üretme kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan bir platform olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Kırışık ayrıca, Karabük Üniversitesi Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) tarafından hazırlanan politika raporlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Raporların, toplumsal ve yönetsel alanlarda karar alma süreçlerine bilimsel katkı sunduğu vurgulandı. Görüşmede, üniversitelerin akademik üretimin yanı sıra toplumsal etki ve politika geliştirme süreçlerindeki rolünün önemi üzerinde duruldu.
Türkiye Karate Ligi Sakarya Etabında Erdem Koleji damgası
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:31 Türkiye Karate Ligi Sakarya Etabında Erdem Koleji damgası Türkiye Karate Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Karate 1. Ligi 3. Etap müsabakaları, Sakarya ilinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından seçkin sporcuların katılım sağladığı organizasyonda, Erdem Koleji öğrencileri sergiledikleri üst düzey performansla şampiyonaya damga vurdu. Müsabakalarda Erdem Koleji sporcusu Rüzgâr Bekir Akyüz, Türkiye Karate 1. Ligi’nin 2. ve 3. etaplarında ortaya koyduğu istikrarlı ve etkileyici performansın ardından, Sakarya’da düzenlenen Türkiye Karate Ligi 3. Etap Türkiye Karate Şampiyonası sonucunda Kumite branşında Türkiye Şampiyonu olmayı başardı. Bu önemli zaferle birlikte Rüzgâr Bekir Akyüz, Türkiye Millî Takımı kampına davet edilerek başarısını ulusal düzeyde taçlandırdı ve kariyerinde önemli bir eşik aştı. Aynı şampiyonada mücadele eden Erdem Koleji öğrencisi Muhammed Deniz Akyüz ise Türkiye Karate 1. Ligi’nin 2. ve 3. etaplarında elde ettiği derecelerle yükselen grafiğini, Sakarya etabında katıldığı Türkiye Karate Şampiyonası’nda Kumite branşında Türkiye Şampiyonu olarak zirveye taşıdı. Sahadaki kararlılığı, mücadele gücü ve teknik başarısı, organizasyonun en dikkat çeken performansları arasında gösterildi. Elde edilen başarıların ardından değerlendirmelerde bulunan Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, "Bu tür organizasyonlar, öğrencilerin sadece sportif başarılarını değil; hedef bilincini, sorumluluk alma yetisini ve uzun vadeli emek verme kültürünü de ortaya koyuyor. Erdem Koleji’nde oluşturulan yapı; yeteneği doğru zamanda fark eden, süreci titizlikle yöneten ve öğrencinin potansiyelini en üst seviyede ortaya koymasına imkan sağlayan bir anlayış üzerine inşa edilmiştir. Ortaya çıkan bu tabloda tesadüf değil, güçlü bir planlama ve kararlı bir yolculuk vardır" dedi. Türkiye çapında kazanılan bu önemli dereceler, Erdem Koleji’nin öğrenci gelişimini çok boyutlu ele alan yaklaşımının somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Erdem Koleji, ulusal organizasyonlarda elde ettiği başarılarla spor alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmeye devam ediyor.
Ağrı’da psikososyal koruma ve önleme toplantısı
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:16 Ağrı’da psikososyal koruma ve önleme toplantısı Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, şiddet, bağımlılık, akran zorbalığı, dijital ortam kaynaklı sorunlar ve suça sürüklenme gibi risk alanlarında koruyucu ve önleyici çalışmaların büyük önem taşıdığını belirterek, rehberlik hizmetlerinin okul ortamlarında güvenli bir iklimin oluşturulmasında temel bir rol üstlendiğini söyledi. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde, il merkezinde görev yapan okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenlere yönelik psikososyal koruma ve önleme konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıya İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Şube Müdürü Abdullah Abi, Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) Müdürü Ekrem Bölek ile il merkezindeki psikolojik danışmanlar ve rehber öğretmenler katıldı. Toplantının açılışında konuşan Kökrek, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Okullarda yalnızca akademik başarıya odaklanmanın yeterli olmadığını vurgulayan Kökrek, öğrencilerin ruhsal, sosyal ve duygusal gelişimlerinin desteklenmesinin ortak bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Gelişme bölümünde öğrencilerin karşı karşıya kalabildiği risk alanlarını ayrıntılandıran Kökrek, "Şiddet, bağımlılık, akran zorbalığı, dijital ortam kaynaklı sorunlar ve suça sürüklenme gibi alanlarda erken müdahale büyük önem taşıyor. Psikolojik danışmanlar ve rehber öğretmenler, riskleri erken aşamada tespit ederek sorunların büyümeden çözüme kavuşmasına katkı sağlıyor. Bu çalışmalar, okullarda güvenli ve sağlıklı bir eğitim ortamının oluşmasını destekliyor." ifadelerini kullandı. Psikolojik danışmanların sahadaki deneyimlerinin eğitim sistemi açısından değerli olduğunu belirten Kökrek, öğrenciler, aileler ve öğretmenlerle yürütülen sürekli iletişimin koruyucu ve önleyici çalışmaları güçlendirdiğini kaydetti. Toplantıda, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından psikososyal koruma ve önleme çalışmaları hakkında bilgilendirme sunumu yapıldı. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.