EĞİTİM - 05 Şubat 2026 Perşembe 15:43

Depremde medyanın sorumluluğu Bilim Kafe’de konuşuldu

A
A
A
Depremde medyanın sorumluluğu Bilim Kafe’de konuşuldu

6 Şubat depremlerinin 3. yılı dolayısıyla İnönü Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi tarafından "Doğru Haber Hayat Kurtarır: 6 Şubat ve Medyanın Sorumluluğu" başlıklı ‘bilim kafe’ buluşması düzenlendi. Söyleşide, afet dönemlerinde gazeteciliğin önemi ve etik değerleri ele alındı.


6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla Malatya Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen "bilim kafe" etkinliği, İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sadık Çalışkan, İnönü Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi Sorumluları Doç. Dr. Ömer Faruk Yücel ve Arş. Gör. Dr. Hasan Hüseyin Toydemir, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Etkinliğin moderatörlüğünü yapan İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz, medyanın afetlere yaklaşım tarzının toplumsal hafıza üzerindeki etkisine değindi.


6 Şubat depremlerine dair zihinlerde kalan pek çok görüntünün medya aracılığıyla oluştuğunu belirten Yılmaz, afet haberciliğinin uzmanlık gerektiren kritik bir alan olduğunu vurguladı.


Yılmaz, "Afet, savaş ve sağlık haberciliği gibi alanlarda 5N1K sorularının cevapları, bazen hayati bir meseleye dönüşebiliyor. Magazin haberlerinde bu soruların cevapları o kadar önemli olmayabilir ancak kriz anlarında her bilgi doğrudan insan hayatına dokunuyor" dedi.


"Herkes güvenli alanlara geçmeye çalışırken gazeteciler bölgeye akın etti"


Gazeteci Serdar Er de afet bölgesindeki deneyimlerini ve habercilik sorumluluğuyla ilgili görüşlerini anlattı.


Depremin ilk anlarında İstanbul’daki olumsuz havaya rağmen bölgeye ulaşmak için verdikleri mücadeleyi anlatan Er, herkesin güvenli alanlara geçmeye çalıştığı bir anda gazetecilerin bilinmezliğe doğru yol aldığını ifade etti.


Adıyaman’daki ilk yayın anlarını hatırlatan Er, "Günlerce depremzedeler ile aynı şartlarda barındık, bunun bir önemi yok çünkü asıl mesele oradaki insanların sesini dünyaya duyurabilmekti" şeklinde konuştu.


Teyit edilmemiş bilgilerin oluşturduğu tehlikelere değinen Er, deprem zamanında "baraj patlaması" gibi asılsız iddiaların arama-kurtarma çalışmalarını sekteye uğrattığını hatırlattı. Güvenilir ve doğru haber yapmanın önemine değinen Er, "(Yıkıldı, bitti, her şey kül oldu) gibi dramatik bir dil kullanmanın o an kimseye faydası yok. Biz ’ümit haberciliği’ de yaptık. Bir perdenin hareket etmesini ekrana taşımak, belki de bir canın kurtulmasına vesile oldu. Gazeteci, durumu dramatize etmeden, doğru ve teyitli bilgiyi aktarmakla sorumludur" şeklinde konuştu.


Depremi yaşayanlar afet haberciliğine farklı bir pencereden baktı


Bilim Kafe buluşmasına katılan Orhan Yıldırım, afet sürecini birebir yaşamış bir sağlıkçı olduğunu ifade etti.


Afet haberciliğinin sahada nasıl yürütüldüğünü bu etkinlikle daha yakından kavradığını dile getiren Yıldırım, ekranlardan izlenildiğinde kolay gibi görünen haber üretim sürecinin, afeti yaşayan ve günlerce sahada görev yapan muhabirler açısından ciddi zorluklar barındırdığını; yapılan paylaşımların kendileri için öğretici ve aydınlatıcı olduğunu belirtti.


İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi Sümeyye Şahin, buluşmanın mesleki açıdan önemli bir deneyim sunduğunu söyledi.


Şahin, "6 Şubat depremlerinde görev yapan gazetecilerin sahadaki deneyimlerini dinlemek, afet haberciliğinin zorluklarını daha iyi anlamamızı sağladı. Muhabirlerin yaşadığı güçlükleri ilk kez bu kadar net gördüm. Biz öğrenciler için çok faydalı ve ufuk açıcı bir etkinlik oldu" diye konuştu.



Depremde medyanın sorumluluğu Bilim Kafe’de konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da, ‘Bisiklet Bir Ulaşım Hakkıdır’ çalıştayı Samsun’da, Avrupa Birliği destekli ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda, bisikletin yalnızca bir spor aracı değil, aynı zamanda bir ulaşım hakkı olduğu hatırlatıldı. Samsun’da Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği (EKOBİD) tarafından Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında yürütülen ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi çerçevesinde çalıştay gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı programda şehirde bisikletli ulaşımın geliştirilmesi için yapılabilecek çalışmalar ele alındı. "Bisiklet sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır" Program, EKOBİD Başkanı Tanju Subaşı’nın açılış konuşması ile başladı. Bisikletin sadece bir spor aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Subaşı, "Bisiklet sağlıklı, çevreci ve sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır. Samsun’da bisikletli ulaşımın gelişebilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" dedi. Çalıştayda Samsun’da bisikletli ulaşımın mevcut durumu değerlendirilirken, bisikletli güvenliği, kent içi bisiklet yolları, bisikletli hakları ve katılımcı karar alma süreçleri gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar görüş ve önerilerini paylaşarak şehirde bisiklet kullanımının artırılması ve daha güvenli hale getirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulundu. Çalıştayda ortaya çıkan önerilerin proje kapsamında yürütülecek izleme çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor. Moderatörlüğünü Muhlis Dilmaç’ın yaptığı programda konuşmacı olarak yer alan Tarık Torun ise bisikletli ulaşım konusunda Türkiye ve dünyadan iyi uygulama örneklerini katılımcılarla paylaştı. Programın sonunda katılımcılar iftar programında bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu paylaştı. Çalıştaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden Şube Müdürü Yılmaz Köksal, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Şube Müdürü Yunus Cebeci, Terme Belediyesi’nden Nuri Karadeniz, İlkadım Belediyesi AR-GE Müdürlüğü’nden Sümeyye Çöl ve Gülşah Çakır, Canik Belediyesi’nden Adem Duman, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden Dr. Kadir Tekin Ertekin ile Atakum Belediyesi’nden Elif Ceren Yılmaz ve Cansu Ergül katıldı.