MAGAZİN - 16 Eylül 2019 Pazartesi 13:09

Dünyaca ünlü isimden rapçilere ‘Ozanlı’ gönderme

A
A
A
Dünyaca ünlü isimden rapçilere ‘Ozanlı’ gönderme

Edirne’de, 25-29 Eylül tarihleri arasında bu yıl ilki gerçekleşecek olan Uluslararası Balkan Müzik Festivali lansmanına katılan dünyaca ünlü klarnet sanatçısı Edirneli Serkan Çağrı, rap müzik ve rap müzik yapanlar ile ilgili flaş değerlendirmelerde bulundu.

Edirne’de, 25-29 Eylül tarihleri arasında bu yıl ilki gerçekleşecek olan Uluslararası Balkan Müzik Festivali lansmanına katılan dünyaca ünlü klarnet sanatçısı Edirneli Serkan Çağrı, rap müzik ve rap müzik yapanlar ile ilgili flaş değerlendirmelerde bulundu.


Dünyaca ünlü klarnet sanatçısı Serkan Çağrı, Edirne’de Meriç Nehri kenarında bulunan özel bir restoranda, bu yıl 25-29 tarihleri arasında Edirne’de ilkini gerçekleştirecekleri Uluslararası Balkan Müzik Festivali lansmanına katıldı. Lansmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çağrı, geçtiğimiz günlerde, Harbiye Açık Hava Sahnesi’nde söyledikleri ve sonrasında sosyal medya paylaşımlarında bahsettiği rap müziği ile ilgili düşüncelerine açıklık getirdi.



“Tekerlemelerle devam eden, kafa meşgul eden şeylere karşı ‘hayır’ diyorum”


Çağrı, son dönemde sosyal medya sitelerinde trend olan rap ve rap müzik yapanlara dünyaca ünlü Ozan Aşık Veysel Şatıroğlu’nun ‘Uzun ince bir yoldayım’ türküsü ile göndermelerde bulunarak, “Birisi orada tutup ‘Uzun ince bir yoldayım’ diyor. Yıllarca söylüyorsun. Benim oğlum evde ‘gibi gibi’den sonra, ‘bigi bigi’ de diyor. ‘Bigi bigi’ ne? Abicim. Tekerlemelerle devam eden, kafa meşgul eden şeylere karşı ‘hayır’ diyorum” ifadelerini kullandı.



“Rap müziğin karşısında duran birisi gibi gösteriliyorum”


Dünyaca ünlü klarnet sanatçısı Serkan Çağrı, “Bir defa şunu söyleyeyim, son günlerde beni rap müziğin karşısında duran birisi gibi gösteren haberler de gördüm. Yani sosyal medyadan benim yaptığım açıklamanın tam tersini de yazanlar oldu. Ben bir şeylere karşı rap müzik ile cevap vermişim gibi bir algı oluşturuldu. Bu tabi ki çok komik bir şey” dedi.



“Müzisyence duygularımı değil baba olarak düşüncelerimi söyledim”


Çağrı, 2 çocuk babası olduğunu hatırlatarak, “Ben rap müziğe karşı, müzisyence duygularımı söylemedim aslında. Rap müziğe karşı düşündüğüm şey şu; bir baba olarak 2 tane oğlum var, bir baba olarak onların ne yaşadığını ve müzikten ne aldığını gözlemleyen birisi olarak seslendim ben geçtiğimiz günlerde rap müzikle ilgili” diye konuştu.



“Rap müzikteki her çalışmayı körü körüne desteklemiyorum”


Müzisyen olarak müziğin türlerine karşı olmasının söz konusu olamayacağından bahseden Çağrı, “Rap müzik veya müziğin türlerine karşı olmam mümkün değil, ben müzisyenim, bütün müziklere açık ve onları incelemek zorunda olan birisiyim ayrıca benim işim bu. Ama rap müzikteki her çalışmayı körü körüne desteklemediğimi söylemek isterim. Şimdi bu rap müzik aslında bilirsiniz eskiden aşıklarımızın atışmalarına benzer ama onlar eski aşıkların, ozanların atışmaları çok doludur. Ve insana çok şey katar. Dinledikçe, o sözleri düşündükçe bir şeyler öğrenirsiniz. Bugünlerde yapılan bazıları, hepsi demiyorum ama bazıları gerçekten sözleri itibariyle çocuklarımızın kafasında hiçbir şeyi düşündürtmeyen, hiçbir anlamı olmayan sözleri de içerdiğini görüyoruz” dedi.



“Diss mi diyorsunuz? Birbirlerine atmasyon, atarak karşılıklı cevap veriyorlar”


“Tabii bunun yanı sıra rapçilerin birbirleri ile karşılık atışmalarına ‘diss’ mi diyorsunuz. Bu atışma aslında. Bu diss yapmaları mesela çok fazla ilgilendiriyor gündemi. Birisi bir şey yapıyor. Youtube’de milyonlar tıklandı, ertesi gün öbürü diğerini aştı geçti falan diye. Her gün böyle bir haber geliyor. ‘Niye’ diyorsunuz. Ben açıp bakıyorum. Kim kimi neden orada yenmiş ya da niye yeniyorlar birbirlerini niye birbirlerinin üstüne çıkıyorlar. Tamamen aslında birbirlerine atmasyon, atarak karşılıklı cevap vererek, olayın seyrine bizleri de kaptırıyorlar. Yani insanların hoşuna giden bir şey var burada. Magazin var aslında burada. Herkes o, ona ne demiş yine müzik aracılığıyla, izlemeye, takip etmeye başladık. Şimdi böyle bir müzik kültürünün bizim açımızdan bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Rap müzik savaşları mı? Bunun adı ne diyoruz yani buna” şeklinde konuştu.



“Benim oğlum evde ‘gibi gibi’den sonra, ‘bigi bigi’ de diyor. ‘Bigi bigi’ ne? Abicim”


Çağrı son olarak, “Rap müziklerinin bu kadar trend olması iyi mi kötü mü? Bilmiyorum, açıkçası buna verecek bir cevabım yok. İyi diyen de var kötü diyen de var ama kötü olan şu; benim oğlum evde ‘gibi gibi’den sonra, ‘bigi bigi’ de diyor. ‘Bigi bigi’ ne? Abicim. Gibi gibi, bigi bigi ne? Arkasından. Bir anlamı olmalı. Ben tekerlemelerle devam eden, kafa meşgul eden şeylere karşı ‘hayır’ diyorum. Ama güzelce yani adamın birisi orada tutup ‘Uzun ince bir yoldayım’ diyor. Yıllarca söylüyorsun, dilinden düşmüyor. Baktığın zaman topluma bir şey vermiş. Bir şey hissetmiş. Yani bu sözler bu kadar da boş olmamalı. Yani bizi sözler, bir söz hayatımızı topyekun değiştirebilir. Duyduğumuz çok anlamlı bir söz bütün düşüncelerimizi bir anda değiştirebilir. Yani zayıflıyoruz düşünce olarak gün geçtikçe” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.