SAĞLIK - 20 Ağustos 2025 Çarşamba 08:54

Uzmanından sağlıklı klima kullanımı uyarısı

A
A
A
Uzmanından sağlıklı klima kullanımı uyarısı

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Pınar Yıldız, doğru ve sağlıklı klima kullanımı hakkında bilgilendirme yaparak, hassas bünyeye sahip kişiler için önemli bilgiler paylaştı.


Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla açılan klimaların sağlık sorunu oluşturmaması ve yaşam kalitesini olumsuz etkilememesi için doğru klima kullanımının önemine değinen Pınar Yıldız, dış ortam ile iç ortam arasındaki sıcaklık farkının 6–8C’yi geçmemesi tavsiyesinde bulundu. Ani soğutma yerine sıcaklığın kademeli olarak düşürülmesi gerektiğini söyleyen Yıldız, klima üfleme yönünün ise doğrudan insana değil, tavana veya yan duvarlara doğru ayarlanması gerektiğini ifade etti. Çocuk ve yaşlılar için 23–26C aralığının en güvenli ve konforlu seçenek olduğunun altını çizen Doç. Dr. Pınar Yıldız, klima derecesinin genellikle 25C civarında sabit tutulmasının doğru olacağını söyledi.



Uzun süreli klima kullanımının riskleri


Uzun süreli klima kullanımı sonucunda; ortam havasının kuruması nedeniyle burun ve boğazda tahriş, alerjik reaksiyon ve astım ataklarının tetiklenmesi gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalınabileceğine değinen Pınar Yıldız, klimaların uzun süreli kullanımından dolayı filtrede bakteri ve küf birikimi ile karşı karşıya kalınabileceğini ve bunun sonucunda ciddi solunum yolu enfeksiyonları hastalıkları ile karşı karşıya kalınabileceğini vurguladı.



Lejyoner hastalığı riski


Klimaların nemli ve kapalı filtreleri, Legionella pneumophila bakterisinin üremesi için ideal ortam olduğunun altını çizen Yıldız, "Bu bakteri havaya karıştığında Lejyoner hastalığı adı verilen, akciğerleri tutan ciddi bir zatürreye yol açabilir" dedi.



Kimler risk altında


Yaşlıların, bağışıklık sistemi zayıf olanların ve kronik kalp-akciğer hastalarının, Lejyoner hastalığı riski altında olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Pınar Yıldız, belirtilerini; ateş, öksürük, kas ağrısı, baş ağrısı, nefes darlığın şeklinde sıralayarak, erken tanı ve tedavinin hayat kurtaracağını hatırlattı. Klimanın neden olabileceği hastalıklardan korunmak için klima filtrelerinin ayda bir temizlenmesi gerektiğini hatırlatan Yıldız, iç ünitenin ise yılda en az bir kez profesyonel bakım ile dezenfekte ettirilmesi gerektiğini söyledi.



Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için dikkat edilecek noktalar


Çocuklar, yaşlılar ile kronik hastalar için dikkat edilecek noktalar hakkında da bilgiler veren Doç. Dr. Pınar Yıldız, hava akımının doğrudan vücuda gelmemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Yıldız, sıcaklığın ani şekilde değiştirilmemesini, gün içinde pencere açarak temiz hava girişinin sağlanmasını, nem dengesinin korunmasını (gerekirse nemlendirici kullanılmasını) ve düzenli bakımın ihmal edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.


Klimanın doğru kullanıldığında; yaz aylarında hem konfor, hem sağlık sunduğunu ifade eden Yıldız, "Düşük derece yüksek üfleme yerine, orta derece dengeli hava sirkülasyonu tercih edilmelidir. Özellikle hassas bünyeler için klima kullanımında bakım ve ayar kuralları hayati önem taşır" şeklinde açıklamasını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."
İstanbul Sivas’tan İstanbul’a getirdiği pembe traktörle gelin almaya gitti Sivas’tan getirdiği pembe traktörü gelin arabasına çeviren Doğukan Turgut, Kağıthane’de gelini aldıktan sonra traktörle birlikte Eminönü’ne gitti. İlgi çeken pembe traktör vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Sivas’ta çiftçilik yapan Doğukan Turgut (26), dünyaevine girdiği Sema Turgut’u (24) süslediği pembe traktörle almaya gitti. Kağıthane’deki gelin alma merasiminin ardından çift, pembe traktörün başını çektiği konvoy eşliğinde Eminönü’ne hareket etti. İlgi çeken traktör, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. "Pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık" Pembe traktörüyle daha önce sosyal farkındalık çalışması yaptıklarını belirten Doğukan Turgut, "İki yıl önce pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık, oldukça ilgi gördü. Geçen yıl Konya Tarım Fuarı’nda birinci oldu. O zamanlar sevgiliydik, bugün evlenmek nasip oldu. Pembe traktörümüzü İstanbul’a getirdik. Anadolu’da yaşayan köylü çocuklarına kız verilmemesi gibi bir ön yargı var. İnsanlar köyde yaşayacağınızı duyunca olumsuz yaklaşabiliyor. Oysa iki gönül bir olduktan sonra nerede yaşadığınızın, ne iş yaptığınızın önemi yok" şeklinde konuştu. "İnsanların ön yargılarını kırmak istiyoruz" Konuşmasının devamında köyde yaşayan insanların üretim yapması gerektiğine dikkat çeken Turgut, "Biz köyde üretim yapıyoruz. İnsanların daha iyi gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Köyde yaşayan insanlar üretmezse gıda nasıl sağlanacak? Bu farkındalığı oluşturmak istiyoruz" dedi. Gelin Sema Turgut ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Aracın yapım sürecinde yanındaydım. Çok gurur verici, kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu.
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.