GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 09:00

Bilim toplumun her kesimiyle bir araya geliyor

A
A
A
Bilim toplumun her kesimiyle bir araya geliyor

DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Çilimli Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tolga Altaş, hayvancılıkta başarının temel formülünün, stresi azaltıp konforu artırmak olduğunu söyledi.


Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimle toplumu buluşturan Bilim Kafe etkinliğinde, bu kez hayvancılık konusu ele alındı. Çilimli ilçesinde süt çiftliğinde gerçekleştirilen etkinliğe bölgede hayvancılık alanında faaliyet gösteren kadın yetiştiriciler ve öğrenciler katıldı.



"Günlük yaşama dokunuyoruz"


Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğretim Görevlisi Duygu Özdemir Cömert, "Bilim Kafe buluşmalarımızda, bilimi yalnızca akademik ortamlarla sınırlı bırakmadan, toplumun her kesimiyle bir araya getirmeyi, günlük yaşamımıza dokunan konuları uzman isimlerle birlikte konuşmayı amaçlıyoruz. Bugün de hayvancılığın geleceği açısından büyük önem taşıyan ‘Buzağılar’ konusunu ele alacağız. Sağlıklı nesillerin yetişmesi, sürdürülebilir üretim ve hayvancılığın gelişimi açısından bu konu hepimiz için oldukça kıymetli" şeklinde konuştu.



Stresi azaltıp konforu arttırmak


Bilim Kafe etkinliğinde Düzce Üniversitesi Çilimli Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tolga Altaş, "Hayvancılığın Geleceği Buzağılar" başlıklı sunumuyla halkla bir araya geldi. Altaş, sunumunda buzağı kayıplarının sadece bireysel işletmeleri değil, doğrudan milli ekonomiyi etkilediğini belirtti. Türkiye’deki buzağı ölüm oranlarını düşürmenin dışa bağımlılığı azaltacağını ifade eden Altaş, sağlığın henüz doğum öncesinde başladığına dikkat çekti. Annenin gebeliğinin son iki ayındaki kuru dönem bakımından, doğum sonrası ilk müdahale ve ağız sütü kullanımına kadar pek çok teknik detayı paylaşan Altaş, hayvancılıkta başarının temel formülünün, stresi azaltıp konforu artırmak olduğunu vurguladı.



"Aniden değil alıştıra alıştıra"


Etkinliğin son bölümünde buzağıların gelişim sürecindeki en hassas dönemlerden biri olan sütten kesme aşamasına değinen Altaş, bu sürecin aniden değil, alıştıra alıştıra yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Buzağıların 60. günden itibaren yavaş yavaş sütten kesilebileceğini ancak burada temel kriterin hayvanın katı yem yeme kapasitesi olduğunu ifade eden Altaş, bir buzağının sütten kesilmesi için günde en az 1 kilogram başlangıç yemi tüketebilir duruma gelmesi gerektiğini, aksi takdirde hayvanın sütten kesilse bile ciddi bir stres ve gelişim geriliği yaşayacağını önemle hatırlattı.


Program, teşekkür belgesi takdimi, buzağı başlangıç yemi ve bakım uygulamalarının yerinde gösterilmesiyle sona erdi.



Bilim toplumun her kesimiyle bir araya geliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Ege’nin zirvelerinde 8 yeni örümcek türü keşfedildi Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, Akdeniz havzasında yürütülen uluslararası bilimsel çalışmalarla yeni keşiflere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Ege Bölgesi’nin sarp dağları, ormanları ve saklı vadilerinde gerçekleştirilen kapsamlı saha araştırmaları sonucunda daha önce bilim dünyasında kayıt altına alınmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Ege’nin dağları ve vadilerinde yürütülen bilimsel araştırmalar sonucu literatüre giren 8 yeni örümcek türü, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Keşifle ilgili açıklamalarda bulunan araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, çalışmanın yalnızca Türkiye faunası için değil, Akdeniz biyocoğrafyasının anlaşılması açısından da önemli bir bilimsel gelişme olduğunu söyledi. Araştırma; Taşkent (KKTC), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü (CWRI) koordinasyonunda yürütüldü. Çalışmada Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da yer aldı. Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin kritik önem taşıdığını belirten Dr. Kunt, "Akdeniz havzasının biyolojik geçmişini anlamak için uluslararası iş birlikleri büyük önem taşıyor. Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün lojistik gücü ile Türkiye’deki üniversitelerin akademik birikimini bir araya getirerek doğanın bugüne kadar kayıt altına alınmamış üyelerini bilim dünyasına kazandırdık" dedi. Yeni türlere ilişkin bilimsel makaleler, uluslararası saygın bilim dergileri arasında yer alan Journal of Natural History ve Zootaxa’da yayımlandı. Araştırmaların Harpactea ve Dasumia cinslerine ait örümcekler üzerinde yoğunlaştığı bildirildi. Araştırma kapsamında tanımlanan yeni türler ise şöyle sıralandı: İzmir’in Nif Dağı, Buca ve Urla çevresinde tespit edilen "Harpactea ataturi", Türk zoolojisinin duayen isimlerinden merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına ithaf edildi. Aydın Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda keşfedilen "Harpactea budaki", Türk zoolojisine katkılarıyla tanınan Prof. Dr. Abidin Budak’ın adına isimlendirildi. Denizli ve Muğla illerinde tespit edilen "Harpactea kesdeki", Türk entomolojisine katkılarından dolayı Dr. Memiş Kesdek’e ithaf edildi. Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan "Harpactea magnifica" ise erkek bireylerdeki dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle Latince’de "muhteşem" anlamına gelen "magnifica" adıyla tanımlandı. Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda keşfedilen "Harpactea saki", arazi çalışmalarına katkı sunan Balıkesir Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Serdar Sak’ın adına ithaf edildi. İzmir ve Manisa’yı kapsayan Batı Anadolu bölgesinde yaşayan "Dasumia efe", bölgenin tarihsel simgesi Efeler’e adandı. "Dasumia saruhan", Manisa merkezli Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’in anısını yaşatmak amacıyla isimlendirilirken, Türkiye’ye endemik olan "Dasumia turcica"ya ise Latince "Türkiye" anlamına gelen "turcica" adı verildi. Araştırmacılar, keşfedilen türlerin yalnızca taksonomik açıdan değil, doğa koruma politikaları açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Çalışmaların, Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği belirtildi. Bilim insanlarına vefa amacıyla bazı türlere akademisyenlerin isimlerinin verildiğini ifade eden Dr. Kunt, özellikle Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nin önemli isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür ile Prof. Dr. Abidin Budak’ın isimlerinin yaşatılmasının anlamlı bir bilimsel vefa örneği olduğunu söyledi. Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün 2024 yılında hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Dr. Kadir Boğaç Kunt, "Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi" ifadelerini kullandı.
Van Trabzon’dan Van’a gönül köprüsü Trabzon’un Çaykara Cevat Sunay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri, Van’ın Özalp Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek anlamlı bir kardeş okul buluşmasına imza attı. Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi’nde bulunan Cevat Sunay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri, Özalp ilçesine bağlı Yukarı Dönerdere Mahallesi’nde bulunan Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek anlamlı bir kardeş okul buluşmasına imza attı. Çaykara Kaymakamlığı ve Çaykara Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında öğrenciler ve öğretmenler Yukarı Dönerdere Mahallesi’nde sıcak bir şekilde karşılandı. Program düğün salonunda verilen yemekle başladı. Misafir öğrenciler ilk olarak Yukarı Dönerdere İmam Hatip Ortaokulu öğrencileriyle bir araya gelirken, daha sonra Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluşarak iki okul arasında gönül köprüsü kurulması sağlandı. Program kapsamında canlı bağlantıyla öğrencilere hitap eden Çaykara Kaymakamı Ali Sapmaz, kardeş okul projesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi öğrencilerini Uzungöl’de misafir etme sözü verdi. Trabzon’dan gelen öğrencilere ev sahipliği yapmaktan onur duyduğunu ifade eden Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi öğrencilerinden Aslı Yatar, "Okulumuza gelen kardeş okul öğrencilerinden çok memnun olduk. Bizler de haziran ayında Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl Mahallesi’ne gitmek istiyoruz. Kaymakam bey bize bu sözü verdi. İnşallah biz de oraya gidip kardeşliğimizi daha da güçlendireceğiz" dedi. Cevat Sunay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Murat Özbay ise yaptığı konuşmada ziyaretin anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gezimizin ilk durağı olan Yukarı Dönerdere Mahallesi ve okullarını ziyaret ettik. Bu ziyaretimize öncülük eden başta Çaykara Kaymakamı Ali Sapmaz’a, Çaykara Belediye Başkanı Hanifi Tok’a, Çaykara İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve okul müdürümüze teşekkür ederiz. Gerçekten burada köklerimizle buluştuk, tanıştık ve kaynaştık. Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi’ni kardeş okulumuz olarak benimsedik. Söz verdik, söz aldık. İnşallah bu kardeşliği en kısa sürede daha da pekiştirmek istiyoruz" dedi. Düzenlen karşılama töreninde bir konuşma yapan ve mahallenin kuruluşu hakkında bilgiler veren Yukarı Dönerdere Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Genel, "Sizleri burada görmekten çok memnun olduk. İçinizden mutlaka birileri ileride buraya gelip görev yapacaktır" ifadelerini kullandı. Gerçekleşen ziyaretin, Trabzon ile Özalp arasında eğitim ve gönül bağı oluşturduğu, öğrenciler arasında uzun yıllar sürecek dostlukların temelini attığı belirtildi.