GÜNDEM - 08 Mayıs 2026 Cuma 13:14

Başkan Özlü "Anne sevgisinin bu dünyada hiçbir karşılığı olamaz"

A
A
A
Başkan Özlü "Anne sevgisinin bu dünyada hiçbir karşılığı olamaz"

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, yayınladığı mesajında annelik kavramının özellikle manevi değerine dikkat çekerek hiçbir karşılık beklemeyen sevginin, merhametin, şartsız korumanın anlamının annelik olduğuna dikkat çekti.


Başkan Faruk Özlü, Anneler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Özlü, mesajında bir insan yetiştirmenin öneminden bahsederek "Annemiz; sevgisiyle yaralarımızı saran, duasıyla yolumuzu aydınlatan, sabrıyla hayatımıza anlam katan en kıymetli varlıklarımızdır. Bir evladı büyütmenin ne denli büyük bir fedakârlık ve emek istediğini en iyi bilenler onlardır. Sadece bu sebeple bile annelerimizin hakkını ne yapsak ödeyemeyiz. Annelik şefkati, sadece bir aileyi değil; aslında bir toplumu ayakta tutan en güçlü bağdır. Zor anımızda arkamızda duran, her başarımızda yanı başımızda olan, varlığıyla bize güven veren annelerimiz; merhametin, vefanın ve karşılıksız sevginin en güzel timsalidir. Bir annenin evladına duyduğu sevgi ve muhabbetin karşılığı bu dünyada hiçbir karşılık ile ölçülemez. Çünkü biz biliriz ve inanırız ki; Cennet annelerin ayakları altındadır. Kalplerindeki merhamet, bizim en büyük motivasyon kaynağımız ve gücümüz olmaya devam edecektir. Bu vesile ile başta şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli annelerimiz olmak üzere, hayatını evlatlarına adayan, dualarıyla bizleri koruyan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Ebediyete irtihal etmiş annelerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan tüm annelerimize sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum. Anneler Günü’nüz kutlu olsun" İfadelerinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DicleFest Şanlıurfa için geri sayım başladı Dicle Elektrik, enerji, bilim, teknoloji ve eğlenceyi tek bir alanda buluşturan DicleFest Şanlıurfa için sayılı günler kaldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, enerjinin geleceğine dair farkındalığı artırmak ve çocuklar ile gençleri bilim, teknoloji ve verimlilik odağında üretmeye teşvik etmek amacıyla DicleFest’i bu kez Şanlıurfa’ya taşıyor. 14-17 Mayıs tarihleri arasında Topçu Meydanı’nda gerçekleştirilecek DicleFest Şanlıurfa, enerji deneyim alanlarından teknoloji tanıtımlarına, çocuklara yönelik etkinliklerden konserlere kadar geniş içerikleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. "Geleceğin enerjisini sen tasarla" DicleFest kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen proje yarışması "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" temasıyla öğrencileri enerji, sürdürülebilirlik ve verimlilik alanlarında yenilikçi fikirler üretmeye davet etti. Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’tan yoğun ilgi gören yarışmada lise ve üniversite öğrencileri ekipler halinde yarışırken yapılan değerlendirmeler sonucunda 4 kategoride 14 proje finale kaldı. Finalist ekipler, festival boyunca 3 gün süreyle projelerini DicleFest alanında sergileyerek ziyaretçilerle buluşturacak. DicleFest yarışmaları yalnızca lise ve üniversite öğrencileriyle sınırlı kalmayacak. Festival kapsamında ilkokul öğrencilerinin katıldığı resim yarışması ile ortaokul öğrencilerine yönelik hikâye yarışmasının sonuçları da Şanlıurfa’da açıklanacak. Böylece çocuklar ve gençler enerji tasarrufu, verimlilik, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci gibi konuları kendi hayal dünyaları ve üretkenlikleriyle yorumlama fırsatı bulacak. Şanlıurfa’da enerji, teknoloji ve festival coşkusu bir arada DicleFest Şanlıurfa, 14-17 Mayıs tarihleri arasında Topçu Meydanı’nda her yaştan ziyaretçiye açık olacak. Festival alanında enerji deneyim istasyonları, teknoloji tanıtımları, çocuklara ve gençlere yönelik interaktif etkinlikler, proje sergileri ve konserler yer alacak. Dicle Elektrik, DicleFest ile hizmet verdiği şehirlerde enerji bilincini artırmayı, gençlerin yenilikçi fikirlerini desteklemeyi ve toplumun tüm kesimlerini sürdürülebilir gelecek vizyonu etrafında buluşturmayı hedefliyor.
Düzce Uzmanından uyarı "Kurbanlık alırken dikkat edin" Düzce Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Furkan Süner, kurbanlık için alınacak hayvanların resmi denetimli alanlardan alınması gerektiğini söyledi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Furkan Süner, kurbanlık alırken, kesim ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında önemli bilgiler paylaştı. Kurban Bayramı’nda kurbanlık için alınacak hayvanların resmi denetimli alanlardan alınması gerektiğini vurgulayarak sözlerine başlayan Süner, hastalıklı zayıf ve gebe hayvanların kurban için tercih edilmemesinin önemine dikkat çekti. Küpeli ve kayıtlı hayvanların seçilmesine özen gösterilmesi tavsiyesinde bulunan Süner, hayvanlarda görülen ve "zoonoz" olarak adlandırılan bazı hastalıkların insanlara bulaşabileceğini ifade etti. Bunlardan; kist hidatik, teniyoz, toksoplazmozis, bruzellozis, şarbon ve verem gibi hastalıkların ülkemiz için önem arz ettiğini söyleyen Süner, bu hastalıkların basit hijyen kurallarına uyarak önlenebileceğinin de altını çizdi. "Belediyenin belirlediği alanlarda kesim yapılmalı" Hayvanların kesimi sırasında dikkatli davranılmasını isteyen Ahmet Furkan Süner, "Kesimler belediyenin belirlediği alanlarda yapılmalıdır. Rastgele sokak kesimlerinden kaçınılmalıdır. Kesim yapılan yüzeyin temiz ve dezenfekte edilmiş olmasına özen gösterilmelidir. Hayvanların kesilmesinde, derinin yüzülmesinde, karkasın parçalanmasında; etin nakledilmesinde, pişirilmesinde ve tüketiminde kişisel hijyen kuralları gözetilmelidir. Kesim sırasında eldiven, önlük, çizme gibi koruyucu ekipmanların kullanımına özen gösterilmelidir. Kesim, deneyimli kişilerce yapılmalıdır. Bıçak kullanımı sırasında yaralanmalara karşı dikkatli olunmalıdır. Yaralanma durumlarında erken zamanda bir sağlık kuruluşuna başvuru gerçekleştirilmelidir" dedi. Salgın hastalıkları önlemek için atıklar nasıl bertaraf edilmeli? Kesilen hayvanlardan çıkan atıkların gelişi güzel bir şekilde çevreye bırakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Süner, "Belediye tarafından belirlenen alanlara, uygun şekilde gömülmeli ve bertaraf edilmelidir. Kan ve artıkların çevreyi kirletmeyecek şekilde temizlenmesi gereklidir. Aksi halde salgın riski ortaya çıkabilir, vektörlerin artışı gözlemlenebilir. Çiğ et ve sakatatla çıplak elle temas edilmemelidir. Etle ve artıklarla temas sırasında eldiven kullanılmalı, temas sonrasında ise el hijyeni sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Kurban eti ne zaman ve nasıl tüketilmeli? Kurban eti tüketimi hakkında da bilgi veren Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Furkan Süner, "Et hemen tüketilmemeli, kurban etleri pişirilirken haşlama veya ızgara pişirme yöntemleri tercih edilmeli, kızartmadan kaçınılmalıdır. Etlerin tek başına tüketilmesinden ziyade sebzelerle birlikte pişirilmesi besin çeşitliliğini sağlayacaktır. Et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarının çiğ sebze ve meyveleri doğramada kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Et küçük parçalar halinde buzdolabına konulmalı, uzun süre saklamak için -18C’de dondurulmalı, çiğ etle diğer gıdaların temas etmemesine özen gösterilmelidir" dedi. Et tüketiminde kimler daha fazla dikkat etmeli? Sağlıklı bir yaşam için aşırı et tüketiminden kaçınılması gerektiğini söyleyen Süner, "Hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalarının özellikle fazla et tüketmemeye özen göstermesi gerekmektedir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; diyabetes mellitus (şeker), hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları olan kişilerin az yağlı etleri tercih etmesi ve tüketim konusunda aşırıya kaçmaması gerekmektedir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Erzurum Gazeteci Soner İstanbullu; "Her gazetecinin etik kuralı kendi vicdan terazisidir" Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesinde medyanın yereldeki etik sorunlarının konuşulduğu bir panel düzenlendi. Öğretim üyeleri ve gazeteci Soner İstanbullu genç iletişimcilerle bir araya geldi. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesinin düzenlediği medya temsilcileri öğrenci buluşmalarına bir yenisi daha eklendi. Genç iletişimcilerin saha tecrübelerini geliştirmek ve medya sektörüne katkıda bulunmak için düzenlenen panelde bu kez medyanın etik kuralları ve yerel medyanın önemi ele alındı. Panele konuşmacı olarak katılan Panelistler Kardelen Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Soner İstanbullu, Prof. Dr. Hakan Temiztürk ve Doç. Dr. Aslıhan Köseoğlu genç iletişimcilere yerel medya hakkında bilgiler verdi. İletişim Fakültesi Çok Amaçlı Konferans Salonu’ndaki panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Hüseyin köse yaptı. Genç iletişimcilere seslenen Kardelen TV Genel Yayın Yönetmeni Soner İstanbullu Yerel medyanın önemine vurgu yaparak Yerli ve milli medyanın yerelden başlayabileceğini ifade etti. İstanbullu konuşmasında ‘Yerel medya medyadaki güçlü sesin var olma sebebidir. Ana akım medyanın da hem kalifiye eleman noktasında hem de haber kaynağı noktasında yerel medyadan beslendiği ortadadır. Ulusal medyada gündeme gelen haberlerin neredeyse tamamı yerel medyanın ortaya çıkardığı konulardır. Mesleğe yeni adım atan her genç gazetecinin muhakkak yerel medya da görev yapması gerekir.’ dedi. Gazetecilik mesleğinin vicdanlı insanların elinde olması gerektiğini vurgulayan Gazeteci Soner İstanbullu "her gazetecinin etik kuralı kendi vicdan terazisidir. Vicdanı olan kalem erbabı yanlış için kalem oynatmaz. Mesleğini kötü işler için kullandırmaz" dedi İletişim fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Temiztürk ise gazetelerin bölgelere göre farklılıklarından bahsederek. "Mesleği iyi yapan biri şartlar ne olursa olsun bulunduğu bölgede adından söz ettirebilir" dedi. Panelde konuşma yapan Doç, Dr. Aslıhan Köseoğlu, yerel basının gündelik hayata doğrudan temas ettiğini söyledi. Köseoğlu yerel medyanın dezenformasyon ve haber etiği noktasında haber kaynaklarına doğrudan ulaşabildiği için daha titiz çalıştığını ifade etti. Panelin ardından katılımcılara çiçek taktimi yapılırken genç iletişimciler meslekle ilgili merak ettiği soruları panelistlere yöneltti.
Ordu Ordu merkezli 15 ay süren dev operasyon: 41 tutuklama Ordu Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, ’suç örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada toplam 41 şüpheli tutuklandı. 15 ay süren titiz çalışma kapsamında örgütün deşifresine yönelik 21 ara operasyon gerçekleştirildi. Soruşturma sürecinde 11 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 30 şüpheli tutuklandı. Operasyonlarda 14 tabanca, 116 fişek, 1 kaleşnikof tüfek ve 2 el bombası ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan analiz raporu doğrultusunda 51 şüphelinin banka hesabına, 8 taşınmaza ve 14 motorlu araca el konuldu. Ayrıca bir şirkete kayyum atandı. Ordu merkezli 11 ilde 4 Mayıs 2026 tarihinde 55 şüpheliye yönelik eş zamanlı düzenlenen operasyonda ise 6 tabanca, 2 kurusıkı tabanca, 12 tüfek, 19 tüfek kartuşu, 16 uyuşturucu hap, 2 laptop, 3 kılıç, çok sayıda örgütsel doküman ile çek-senet ele geçirildi. Operasyonda ayrıca ülkeye girişi yasak olan egzotik bir piton yılanına da el konuldu. Operasyon kapsamında gözaltına alınarak 7 Mayıs tarihinde adliyeye sevk edilen 46 şüpheliden 31’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 4 şüpheli hakkında ev hapsi tedbiri uygulanırken 11 şüpheli tutuklandı. Soruşturmanın tamamında ise 42 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 4 şüpheliye ev hapsi verildi ve toplam 41 şüpheli tutuklandı.