Yerel Haberler
Diyarbakır
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:51 Başkan Seydaoğlu kadınlarla bir araya geldi Diyarbakır’ın Eğil İlçe belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte kadınlarla bir araya gelerek Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Başkan Seydaoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte Sarıca Mahallesi’ndeki kadınlar ve aileleri ile bir araya geldi. Talep ve önerilerini dinleyen Başkan Seydaoğlu, isteklerin karşılanması için personele talimat verdi. Başkan Seydaoğlu, ‘’Kadınlarımızı ve ailelerini ziyaret ederek gönül sohbetlerinde bulunduk. Hayatın her alanında emekleriyle, fedakarlıklarıyla ve güçlü duruşlarıyla toplumumuza değer katan kadınlarımızla bir araya gelmek bizler için büyük bir mutluluk oldu. Başta eşim Av. Nur Sümer Seydaoğlu ve biricik kızlarım olmak üzere, emeğiyle, cesaretiyle ve azmiyle hayatı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Kadınlarımızın sevgisi, sabrı ve emeği, ailemizin, toplumumuzun ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Hutbesinde şöyle buyurmuştur ‘Kadınlar size Allah’ın emanetidir.’ Sarıca Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde bizleri samimiyetle karşılayan tüm kadınlarımıza ve kıymetli ailelerine gönülden teşekkür ediyorum. Birlik, dayanışma ve muhabbetin hâkim olduğu bu güzel buluşmada kadınlarımızın toplumdaki yerinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük’’ dedi.
Diyarbakır’da Esma-Ül Hüsna Maraş işlemeleri Ulu Camide sergilendi
05 Mart 2026 Perşembe - 13:14 Diyarbakır’da Esma-Ül Hüsna Maraş işlemeleri Ulu Camide sergilendi Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında dikkat çeken bir projeyi hayata geçirdi. "Nakş-ı Esma" adı verilen çalışmada Allah’ın 99 ismi, geleneksel Maraş işi tekniği kullanılarak kadife kumaş üzerine sim ipliklerle işlendi. Sergi 13 parça eseri ile Ulu Camide vatandaşların beğenisine açıldı. Tamamen el emeğiyle hazırlanan sergide, her bir Esma-ül Hüsna için özel desenler oluşturuluyor. Usta sanatkarların titizlikle yürüttüğü çalışmalarda kadife kumaşın zarafeti ile altın ve gümüş renkli sim ipliklerin ışıltısı bir araya gelerek estetik değeri yüksek eserler ortaya çıkarıyor. Enstitü daha önce de Hazreti Süleyman Camisinde bulunan 27 sahabe türbesi ile Eğil peygamberler türbesi için hazırlanan örtülerle geleneksel nakış sanatının yaşatılmasına katkı sağlamıştı. Projenin tamamlanan ilk eserleri, Ramazan ayıyla birlikte Diyarbakır Ulu Camide sergilenmeye başladı. İslam dünyasında önemli bir yere sahip olan tarihi camide açılan sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Yerel ve yabancı ziyaretçiler, Maraş işi tekniğiyle hazırlanan Esma-ül Hüsna levhalarını ilgiyle incelerken eserlerin caminin manevi atmosferiyle oluşturduğu bütünlük de dikkat çekti. Sergiye İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu da katıldı. Sergiyi gezen Sadoğlu, usta öğreticilerden bilgi aldı. Sergi gezisinden sonra açıklamalarda bulunan Sadoğlu, Ramazan ayı münasebetiyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Maarifin Kalbinde Ramazan" mottosuyla tüm Türkiye’de, Bakanlığa bağlı tüm kurumlarda, başta okullarımızda olmak üzere pek çok Ramazan’ı karşılama etkinlikleri ve aynı zamanda Ramazan ayı içerisinde de pek çok etkinlikler gerçekleştirildiğini ve halen gerçekleştirilmeye devam ettiğini söyledi. Sadoğlu, "Olgunlaşma Enstitüleri de bildiğiniz üzere bizim Bakanlığımızın güzide kurumlarından biri. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü tarafından da çalışması yapılan Nakşı Esma, yani Esma-i Hüsna’ların Maraş usulüyle işlenerek bu şekilde tabulaştırılması çalışması vardı. Bu nedenle Olgunlaşma Enstitümüzle beraber tarihi Ulu Camimizin avlusunda, bu güzel Ramazan ayının günlerinde böyle bir sergi açmayı düşündük, planladık ve bugün bunu gerçekleştirdik. ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ etkinlikleri kapsamında burada bu sergimiz vatandaşlarımızın beğenisine sunulacak diyelim" ifadelerini kullandı. Olgunlaşma Enstitüsü nakış öğreticisi ve sergi sorumlularından Oya Kaya, Esma-i Hüsna sergisi yaptıklarını aktardı. Kaya, "13 tane Esma-ül Hüsna çalıştık. 99 tanesini tamamlamak hedefimiz. Bunun üzerine çalışıyoruz. Yani en az 3 hafta, en fazla 2 ay gibi bir sürede işlememizi tamamlıyoruz. Biz daha önce Hazreti Süleyman Camii’ndeki kabirlerin puşidelerini (örtülerini) çalıştık ve ondan sonra da Eyüp peygamber türbe örtülerini çalıştık" şeklinde konuştu. Sergiyi gezen vatandaşlardan Fehmi Yıldız ise sergiyi çok beğendiğini dile getirdi. Yıldız, "Hepsi emek isteyen işler. El emekleri ile yapılıyor. Çok güzel" dedi.
Diyarbakır’da kadınlar ’kendilerini savunmayı’ öğreniyor
05 Mart 2026 Perşembe - 11:21 Diyarbakır’da kadınlar ’kendilerini savunmayı’ öğreniyor Diyarbakır merkezli olarak 2020 yılında kurulan Gençlik Derneği, bugüne kadar yürüttüğü seminer, eğitim ve sosyal faaliyetlerle 17 binden fazla kişiye ulaşırken, şimdi de 18-35 yaş arası kadınlara yönelik "Yarının Umutları Kadınlarımız" Projesini 6 ilde 300 katılımcıyla hayata geçirdi. Diyarbakır merkezli olarak 6 yıl önce kurulan Gençlik Derneği, kuruluşundan bu yana İçişleri Bakanlığı ile kamu yararına çeşitli projeler yürütüyor. Dernek, düzenlediği seminerler, eğitim programları ve gezilerle bugüne kadar 17 binden fazla kişiye ulaştı. Toplumsal gelişime katkı sunmayı amaçlayan dernek, farklı alanlarda eğitim faaliyetleri gerçekleştiriyor. Derneğin faaliyet alanları arasında ilk yardım, afet farkındalığı, iletişim, meşru müdafaa, öfke kontrolü, pars yakın müdafaa, değerler eğitimi, tarih eğitimi, liderlik eğitimi, medya, güzellik, ileri sürüş ve rehberlik eğitimleri bulunuyor. Gençlik Derneği, yeni dönemde ’Yarının Umutları Kadınlarımız’ Projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında 18 ile 35 yaş arasındaki kadınlara yönelik çeşitli eğitim ve farkındalık çalışmaları yapılıyor. 6 ilde yürütülecek proje kapsamında şimdiye kadar toplam 300 kadına ulaşıldı. Gençlik Derneği Genel Başkanı ve Uluslararası Kendini Koruma ve Mücadele Organizasyon Genel Sekreteri Mücahit Yılmaz, hanımlara karşılaşabilecekleri haksız saldırıları nasıl kontrol altına almaları gerektiğini öğrettiklerini aktardı. Yılmaz, "Vücudun anatomik olarak daha hassas bölgelerine yönelik savunma tekniklerini hedef alıyoruz. Hırsızlık, taciz ve benzeri haksız saldırı durumlarında, kısa süre içerisinde kendilerini ve sevdiklerini koruyabilecekleri bir program uygulanıyor. Program kapsamında hem anatomik yapı ve fizik kurallarına uygun hareketlerle vücut yapılarını daha ideal bir forma getirmeleri amaçlanıyor hem de kırılan özgüvenlerini yeniden kazanmalarına katkı sağlanıyor. Aynı zamanda her türlü saldırı karşısında daha özgüvenli, daha dinamik ve etkili bir şekilde karşılık verebilmelerine imkan sunuluyor’’ dedi. ’’Her türlü riskli durumlara karşı hazırlıklı olmayı öğreniyoruz’’ Katılımcılardan Dilek Dere, savunma dersleri aldıklarını dile getirdi. Dere, "Kendimizi koruma ve savunma anlamında eğitim görüyoruz. Dışarıda daha güçlü bireyler olabilmek ve karşılaşabileceğimiz olumsuz durumlara karşı kendimizi koruyabilmek için bu derslere katılıyoruz. Sadece erkeklerden değil, genel olarak her türlü riskli duruma karşı hazırlıklı olmayı öğreniyoruz. Aynı zamanda kendi bedenimizi, ruhumuzu ve kişiliğimizi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu doğrultuda eğitimlerimize düzenli şekilde devam ediyoruz. Eğitimlerden oldukça memnunuz. Eğitmenimiz büyük bir özveriyle çalışıyor ve derslerde konuları büyük bir gayretle bizlere aktarıyor’’ diye konuştu. Bir diğer katılımcı Havva Polat ise "Ekip arkadaşımız Efsun hanım da projemize gönüllü olarak katılarak cilt bakımı ve el bakımı alanında ekibimize katkı sunuyor. Bu süreçte katılımcılar, cilt ve el bakımı konusunda yapılması gerekenler ile dikkat edilmesi gereken tüm noktalar hakkında bilgi ediniyor. Eğitimler kapsamında öğrenilen bilgilerin katılımcılar tarafından çevrelerindeki diğer kişilere de aktarılması hedefleniyor. Proje kapsamında savunma ve yakın savunma eğitimleri de veriliyor. Eğitimler, Dernek Başkanımız Mücahit hocamız tarafından alıyoruz. Ayrıca psikolog Nezda Esen hanım tarafından katılımcılara yönelik destekleyici eğitimler düzenleniyor. Program kapsamında hukuki konularda da avukat desteği sağlanıyor" şeklinde konuştu. Katılımcı Figen Şiyar da gönüllü olarak uzman psikolog Nezda Esen tarafından kadınlara yönelik öfke ve kriz yönetimi konularında bilgilendirme yapıldığını aktardı. Şiyar, "Program çerçevesinde düzenlenen bu tür toplantılarla bölgede yaşayan kadınlara ulaşılabildiği ölçüde gönüllü olarak destek sunulması amaçlanıyor. Eğitimlerde özellikle öfke kontrolü ve bireyin otokontrolünü geliştirmesi konularına değiniliyor. Bu kapsamda hem çalışma hayatında yer alan kadınların hem de aile içinde çocukları ve eşleriyle olan iletişimlerinde nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğine ilişkin önemli bilgiler paylaşılıyor. Programda ayrıca bireylerin kendi ruh sağlıklarını koruyabilmeleri için dikkat etmeleri gereken noktalar ele alınıyor. Düzenlenen bilgilendirme toplantılarının hem katılımcılar hem de organizasyonda yer alan kişiler açısından faydalı olduğu belirtiliyor" dedi.
Diyarbakır’da kadınlar ’kendilerini savunmayı’ öğreniyor
05 Mart 2026 Perşembe - 11:14 Diyarbakır’da kadınlar ’kendilerini savunmayı’ öğreniyor Diyarbakır merkezli olarak 2020 yılında kurulan Gençlik Derneği, bugüne kadar yürüttüğü seminer, eğitim ve sosyal faaliyetlerle 17 binden fazla kişiye ulaşırken, şimdi de 18-35 yaş arası kadınlara yönelik "Yarının Umutları Kadınlarımız" Projesini 6 ilde 300 katılımcıyla hayata geçirdi. Diyarbakır merkezli olarak 6 yıl önce kurulan Gençlik Derneği, kuruluşundan bu yana İçişleri Bakanlığı ile kamu yararına çeşitli projeler yürütüyor. Dernek, düzenlediği seminerler, eğitim programları ve gezilerle bugüne kadar 17 binden fazla kişiye ulaştı. Toplumsal gelişime katkı sunmayı amaçlayan dernek, farklı alanlarda eğitim faaliyetleri gerçekleştiriyor. Derneğin faaliyet alanları arasında ilk yardım, afet farkındalığı, iletişim, meşru müdafaa, öfke kontrolü, pars yakın müdafaa, değerler eğitimi, tarih eğitimi, liderlik eğitimi, medya, güzellik, ileri sürüş ve rehberlik eğitimleri bulunuyor. Gençlik Derneği, yeni dönemde ’Yarının Umutları Kadınlarımız’ Projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında 18 ile 35 yaş arasındaki kadınlara yönelik çeşitli eğitim ve farkındalık çalışmaları yapılıyor. 6 ilde yürütülecek proje kapsamında şimdiye kadar toplam 300 kadına ulaşıldı. Gençlik Derneği Genel Başkanı ve Uluslararası Kendini Koruma ve Mücadele Organizasyon Genel Sekreteri Mücahit Yılmaz, hanımlara karşılaşabilecekleri haksız saldırıları nasıl kontrol altına almaları gerektiğini öğrettiklerini aktardı. Yılmaz, "Vücudun anatomik olarak daha hassas bölgelerine yönelik savunma tekniklerini hedef alıyoruz. Hırsızlık, taciz ve benzeri haksız saldırı durumlarında, kısa süre içerisinde kendilerini ve sevdiklerini koruyabilecekleri bir program uygulanıyor. Program kapsamında hem anatomik yapı ve fizik kurallarına uygun hareketlerle vücut yapılarını daha ideal bir forma getirmeleri amaçlanıyor hem de kırılan özgüvenlerini yeniden kazanmalarına katkı sağlanıyor. Aynı zamanda her türlü saldırı karşısında daha özgüvenli, daha dinamik ve etkili bir şekilde karşılık verebilmelerine imkan sunuluyor’’ dedi. ’’Her türlü riskli durumlara karşı hazırlıklı olmayı öğreniyoruz’’ Katılımcılardan Dilek Dere, savunma dersleri aldıklarını dile getirdi. Dere, "Kendimizi koruma ve savunma anlamında eğitim görüyoruz. Dışarıda daha güçlü bireyler olabilmek ve karşılaşabileceğimiz olumsuz durumlara karşı kendimizi koruyabilmek için bu derslere katılıyoruz. Sadece erkeklerden değil, genel olarak her türlü riskli duruma karşı hazırlıklı olmayı öğreniyoruz. Aynı zamanda kendi bedenimizi, ruhumuzu ve kişiliğimizi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu doğrultuda eğitimlerimize düzenli şekilde devam ediyoruz. Eğitimlerden oldukça memnunuz. Eğitmenimiz büyük bir özveriyle çalışıyor ve derslerde konuları büyük bir gayretle bizlere aktarıyor’’ diye konuştu. Bir diğer katılımcı Havva Polat ise "Ekip arkadaşımız Efsun hanım da projemize gönüllü olarak katılarak cilt bakımı ve el bakımı alanında ekibimize katkı sunuyor. Bu süreçte katılımcılar, cilt ve el bakımı konusunda yapılması gerekenler ile dikkat edilmesi gereken tüm noktalar hakkında bilgi ediniyor. Eğitimler kapsamında öğrenilen bilgilerin katılımcılar tarafından çevrelerindeki diğer kişilere de aktarılması hedefleniyor. Proje kapsamında savunma ve yakın savunma eğitimleri de veriliyor. Eğitimler, Dernek Başkanımız Mücahit hocamız tarafından alıyoruz. Ayrıca psikolog Nezda Esen hanım tarafından katılımcılara yönelik destekleyici eğitimler düzenleniyor. Program kapsamında hukuki konularda da avukat desteği sağlanıyor" şeklinde konuştu. Katılımcı Figen Şiyar da gönüllü olarak uzman psikolog Nezda Esen tarafından kadınlara yönelik öfke ve kriz yönetimi konularında bilgilendirme yapıldığını aktardı. Şiyar, "Program çerçevesinde düzenlenen bu tür toplantılarla bölgede yaşayan kadınlara ulaşılabildiği ölçüde gönüllü olarak destek sunulması amaçlanıyor. Eğitimlerde özellikle öfke kontrolü ve bireyin otokontrolünü geliştirmesi konularına değiniliyor. Bu kapsamda hem çalışma hayatında yer alan kadınların hem de aile içinde çocukları ve eşleriyle olan iletişimlerinde nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğine ilişkin önemli bilgiler paylaşılıyor. Programda ayrıca bireylerin kendi ruh sağlıklarını koruyabilmeleri için dikkat etmeleri gereken noktalar ele alınıyor. Düzenlenen bilgilendirme toplantılarının hem katılımcılar hem de organizasyonda yer alan kişiler açısından faydalı olduğu belirtiliyor" dedi. (MAK-YRT-
DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor
05 Mart 2026 Perşembe - 10:30 DicleFest’te teknoloji ve bilim yarışmaları başlıyor Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest etkinliğini hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayısta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek. DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisana kadar internet sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem üretkenliklerini, hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon liraya yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek. İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz’ temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek. Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:49 Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
DESOB’tan ’Geleneksel Ramazan Fuarı’na tepki
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:01 DESOB’tan ’Geleneksel Ramazan Fuarı’na tepki Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB), Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’nda il dışından gelen firmaların perakende satış yapılmasına izin verilmesinin yerel esnafı mağdur ettiğini belirterek, duruma tepki gösterdi. DESOB, 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında Elazığ Yolu üzerindeki Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’na karşı harekete geçti. Trabzon, Konya, Malatya ve çeşitli illerden gelen firmaların tekstil, giyim, gıda ve kozmetik başta olmak üzere birçok ürünü perakende olarak satışa sunmasına karşı tepkisini kamuoyuna duyurmak amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. DESOB adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu üyesi ve Bakkallar, Bayiler ve Şekerciler Odası Başkanı Fahrettin Gülmüş, yerel esnafa yapılan haksız rekabeti kabul etmediklerini söyledi. Gülmüş, "Kentimizde Ramazan Bayramı döneminde; Trabzon, Konya, Malatya ve diğer illerden tekstil, giyim, gıda, yiyecek, içecek, kozmetik ve benzeri ürünlerin parekende satışı amacıyla Elazığ Yolu üzerinde bulunan Mezopotamya Fuar Merkezi alanında 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında ’Geleneksel Ramazan Fuarı’ adı altında ürün satışları ve alışverişi düzenleneceği şeklinde birliğimiz ve odalarımıza bağlı esnafımızdan gelen yoğun şikayetler üzerine söz konusu bu basın açıklamasını yapmak zaruri olmuştur. Bilindiği üzere bayram dönemleri, esnafımız için hayati öneme sahip zaman dilimleridir. Yıl boyunca ağır ekonomik şartlar altında faaliyet gösteren kira, vergi, SGK primi ve diğer tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getiren yerel işletmeler, bayram öncesi oluşan ticari hareketlilik sayesinde ayakta kalabilmektedir. Ancak tam da bu hassas dönemde, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’na ait fuar alanında il dışından gelen bazı firmalara ’fuar’ adı altında fiilî satış izni verilmesi, yerel esnafımıza açık bir haksızlıktır. Şehrimizde kalıcı iş yeri bulunmayan, sürekli vergi mükellefi olmayan ve kira yükümlülüğü taşımayan ve satışı yapılan ürünlerin sağlık ve hijyen kurallarına uygunluğu bilinmeyen markaların, bayram yoğunluğundan faydalanmak üzere geçici şekilde satış yapmalarına göz yumulması; adil rekabet ilkesinin açıkça ihlalidir" dedi. Hiçbir kurum veya organizasyonun, yıl boyunca sabit gider ve kamusal yükümlülük üstlenen esnafın emeğini birkaç günlük organizasyon uğruna riske atamayacağını ifade eden Gülmüş, şöyle konuştu: "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının temel sorumluluğu, yerel ticareti korumak, geliştirmek ve rekabet şartlarını adil biçimde sağlamaktır. Bu düşünce ile hiçbir kurum, yerel ticaretin zarar görmesine seyirci kalmamalıdır. Çünkü bu ve benzeri tüm yapı, kurum ve organizasyonlar, şehir ekonomisine karşı sorumsuz bir yaklaşım sergilemektedir. Buradan açık ve net şekilde ifade ediyoruz: Bayram öncesi bu tür satış organizasyonları ile rekabet eşitliğini zedeleyen fiiller hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalıdır. Yerel esnafı mağdur eden uygulamalara son verilmelidir. Adil ve eşit rekabet şartları ivedilikle sağlanmalıdır. Aksi halde oluşacak ekonomik mağduriyetin ve ticari huzursuzluğun sorumluluğu bu karara imza atanlarda olacaktır. Yerel esnafımızın emeğini ve hakkını korumak; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Sürecin takipçisi olacağımızı, gerekli idari ve hukuki başvuru yolları dâhil olmak üzere tüm meşru ve demokratik haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz."
"Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor"
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:17 "Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor" Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. İhsan Solmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. İhsan Solmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücut kitle indeksine göre sınıflandırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksinin, kilonun metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını belirten Solmaz, 25 ile 30 arasındaki değerlerin fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerlerin ise obez olarak değerlendirildiğini söyledi. Türkiye’de fazla kilolu ve obez birey sayısının giderek arttığına dikkat çeken Solmaz, obezitenin birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti. Solmaz, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ile uyku apnesi gibi sağlık sorunlarına neden olabildiğini, ayrıca boyun ve bel fıtığı ile diz kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Obezitenin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Solmaz, tedavide en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin obeziteyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Solmaz, özellikle yüksek kalorili un ve hamur işi ürünlerin azaltılması gerektiğini ifade etti. Haftada en az dört gün 45 dakika ya da haftanın her günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini dile getiren Solmaz, hastanın vücut kitle indeksine göre gerekli durumlarda medikal tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini kaydetti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Asiltürk ise obezitenin kalp sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, fazla kilonun kalbin iş yükünü artırdığını ve bu durumun zamanla hipertansiyon, damar sertliği ve kalp krizi riskini yükseltebildiğini belirtti. Asiltürk, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem obeziteyi önlemede hem de kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını vurguladı.