ÇEVRE - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:27

Vatandaşlar iki ilçe arasındaki çukurlu yolun onarılmasını istiyor

A
A
A
Vatandaşlar iki ilçe arasındaki çukurlu yolun onarılmasını istiyor

Yoğun yağışlardan etkilenen Diyarbakır’ın Çermik-Ergani ilçeleri arasındaki yolda oluşan çukurların kazalara neden olduğunu belirten vatandaşlar, yolun bir an önce onarılmasını istiyor.


İki yıl önce yol genişletme çalışmaları yapılan Çermik - Ergani yolu, yağmur ve kar yağışlarından olumsuz etkilendi. Yolda yer yer oluşan derin çukurlar, araçların lastiklerinin patlamasına, arıza yapmalarına yol açıyor. Yolu kullanan araç sürücüleri, yetkililerden iki ilçe arasında oluşan derin çukurların onarılmasını, bakım ve onarım çalışmaları yapılmasını talep etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Kanseri yendi, herkese çağrı yaptı Manisa Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Hekimi Doç. Dr. Engin Kut, kanserde erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekerken, 26 yıldır meme kanseriyle mücadele eden Vesile Küçük de yaşadıklarını anlatarak vatandaşlara kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu. Manisa Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Hekimi Doç. Dr. Engin Kut, kanserle mücadelede erken tanı, düzenli takip ve tarama programlarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Uzman hekim, erken teşhisin doğru tedaviyle birleştiğinde hastaların yaşam süresi ve kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Kanserin erken dönemde tespit edilmesi halinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Engin Kut, "Kanser, erken dönemde fark edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bugünkü hastamız da 20 yıl önce meme kanseri tanısı almış, düzenli kontroller ve doğru tedaviyle sağlığına kavuşmuş bir hastadır. Bu nedenle tüm kanser türlerinde bireylerin kendi sağlıklarını yakından takip etmesi, tarama ve kontrollerini ihmal etmemesi ve herhangi bir belirti ya da değişiklikte vakit kaybetmeden hekime başvurması büyük önem taşımaktadır." dedi. Yıllardır meme kanseriyle mücadele eden Vesile Küçük ise tanı ve tedavi sürecine ilişkin duygularını paylaşarak, düzenli takiplerin önemine vurgu yaptı. Küçük, "26 yıllık meme kanseri hastasıyım. Şu anda bütün tahlil ve tetkiklerimi yaptırıyorum. Her şey yolunda. Çok şükür, çok iyiyim. Bundan şüphe duyan, sağlığıyla ilgili problemi olduğunu hisseden bütün arkadaşlarımın hiç çekinmeden hastaneye gelip kontrollerini yaptırmasını, gerekirse teşhis konulup tedavisinin yapılmasını tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.
Denizli Türkiye’nin temiz enerji dönüşümü Ecogreen Enerji ile güçleniyor Türkiye’nin enerji dönüşümünde stratejik bir rol üstlenerek çok kaynaklı üretim modeli, entegre yatırımları ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla sekiz ilde faaliyet gösteren Ecogreen Enerji Holding; 30 güneş, 3 biyogaz ve 2 biyokütle santralinden oluşan çeşitlendirilmiş portföyü ile yaklaşık 180 MW kurulu güce ulaşarak yenilenebilir enerji alanında güçlü bir kurumsal yapı oluşturuyor. Yıllık 431 milyon kWh temiz enerji üretimi ile yaklaşık 200 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan şirket, aynı zamanda her yıl 810 bin ton karbon salımını engelleyerek çevresel sürdürülebilirliğe somut katkı sağlıyor. Portföyünde Türkiye’nin en büyük üçüncü güneş tarlalarından biri olan Niğde Bor YEKA GES’i de bulunduran Ecogreen Enerji, ölçek ve verimlilik odaklı yatırımlarıyla dikkat çekiyor. "Türkiye’nin enerji arz güvenliğine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı amaçlıyoruz" Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, şirketin konumunu şu sözlerle değerlendiriyor; "Yenilenebilir enerji alanında çeşitliliği stratejik bir güç olarak görüyoruz. Farklı kaynakları aynı vizyon altında birleştirerek, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı amaçlıyoruz" dedi. Ecogreen Enerji Holding’in iş modeli, enerji üretiminin ötesine geçerek döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alıyor. Biyogaz ve biyokütle santrallerinde her yıl 400 bin ton organik atık enerjiye dönüştürülürken, süreç sonunda elde edilen kompost; şirket bünyesindeki Ecofer Gübre tesisinde yüksek katma değerli organomineral gübreye dönüştürülerek yeniden tarıma kazandırılıyor. Yıllık 90 bin ton üretim kapasitesine sahip bu tesis, enerji ile tarım arasında sürdürülebilir bir bağ kuruyor. Bu bütüncül yaklaşımı değerlendiren Osman Uğurlu şu ifadeleri kullanıyor; "Biz enerjiyi yalnızca üretilecek bir kaynak olarak değil çevreyle, tarımla ve gelecekle kurulan stratejik bir bağ olarak görüyoruz. Atığı yeniden değer oluşturan bir girdiye dönüştüren entegre modelimizle; doğayı koruyan, tarımı güçlendiren ve ekonomik sürdürülebilirliği kalıcı hale getiren bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yaklaşım, bugün olduğu kadar yarının Türkiye’si için de güçlü ve sorumlu bir enerji vizyonunu temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Ecogreen Enerji Holding, yenilenebilir enerji kapasitesini artırmayı ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne kalıcı katkılar sunmayı temel alan yatırımlarına da kararlılıkla devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda, güneş enerjisi alanındaki lider konumunu YEKA GES-2025 Yarışmaları kapsamında hayata geçireceği 50 MWe kapasiteli Bolu GES Projesi ile daha da güçlendiriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinasyonunda geliştirilen proje, şirketin yenilenebilir enerjide öncü rol üstlenme ve Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne uzun vadeli katkı sağlama hedefini yansıtıyor. Bolu GES, düşük karbonlu üretimi artırmaya yönelik stratejik bir adım olmasının yanı sıra, Ecogreen Enerji’nin çevresel etkiyi merkeze alan, sürdürülebilir ve kalıcı enerji altyapıları kurma vizyonunun önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Rüzgar enerjisi alanındaki yatırımlar da şirketin büyüme stratejisinde kritik bir rol oynuyor. Şu anda geliştirilmekte olan 100 MWe kapasiteli Elektrik Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali projesi, modern elektrik depolama teknolojileriyle entegre edilerek rüzgar enerjisinin verimliliğini artıracak ve Türkiye’nin temiz enerji üretim kapasitesine doğrudan katkı sağlayacak. Bununla birlikte şirket Güneş Enerji Santrali, Depolamalı Güneş Enerji Santrali, Rüzgar Enerji Santrali ve Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali gibi farklı yenilenebilir enerji projelerini geliştirme veya yeni satın almalar yoluyla portföyünü genişletmeyi hedefleyerek sürdürülebilir enerji alanındaki varlığını güçlendirmeyi sürdürüyor. Ecogreen Enerji Holding, bu kapsamlı yatırım stratejisiyle Türkiye’nin enerji dönüşümüne uzun vadeli katkılar sunarken, çevresel etkileri minimize eden ve geleceğe kalıcı değer bırakan enerji altyapıları kurma vizyonunu da kararlılıkla hayata geçiriyor.
İzmir İzmir’de deprem ve afetlere karşı kapsamlı çalışma İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem ve afetlere karşı Türkiye’nin en kapsamlı bilimsel hazırlıklarından birini yürütüyor. Bu kapsamda yapı stoku tarandı, faylar kazıldı, tsunami senaryoları çıkarıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yalnızca depremlerde oluşabilecek hasarları azaltmayı değil; kentin yaşam kalitesini yükselten, doğayla uyumlu ve uzun vadede sürdürülebilir dirençli kent modeli oluşturmayı hedefliyor. Yapı stoku çalışmaları kapsamında Bayraklı ve Bornova’da 96 bin binanın ön incelemesi yapıldı. Karşıyaka’da 22 bin 500 binanın incelendiği çalışmada ise saha aşaması tamamlandı. Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarını tamamlayan Büyükşehir, zemin çalışmalarına Karşıyaka’da devam ediyor. "İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması" kapsamında kentin kıyı kesimleri için tsunami risk haritaları da oluşturuldu. Yapı envanteri, depremsellik-tsunami araştırması ve zemin çalışmalarını birlikte yürüten Büyükşehir Belediyesi, tüm çalışmaların verileriyle Deprem Master Planı’nı tamamlayacak. Karşıyaka’nın yapılarına mercek İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı, Bornova ve Bayraklı’nın ardından Karşıyaka’da başlattığı yapı stoku çalışmalarının saha aşamasını tamamladı. İnşaat mühendislerinden oluşan uzman ekip 27 mahalledeki 22 bin 500 yapının, muhtemel bir deprem anında vereceği tepkiyi belirlemek için ön inceleme çalışmalarını bitirdi. İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile yürütülen çalışmalar kapsamında detaylı analiz gerektiren binaları belirlemek için iki aşamalı yöntem uygulandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İnceleme ve İyileştirme Şube Müdürlüğü’nde görevli yüksek inşaat mühendisi Rana Şenkaya, "Bu çalışmalardaki amacımız, yapıların deprem etkisi altındaki davranışlarını belirlemek. Böylece gelecekteki kentsel dönüşüm, şehir planlaması ile Deprem Master Planı çalışmaları için önemli veriler sunmuş olacağız" diye konuştu. Yapı stoku çalışmasının riskli yapı tespiti olmadığını, bölgesel bazlı binalar arasında bir önceliklendirme çalışması olduğunu aktaran Şenkaya, "Biz bu çalışma sayesinde yapılarımızın deprem etkisi altındaki güvenliğini ortaya koymayı hedefliyoruz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapı stoku çalışmaları kapsamında Bayraklı ve Bornova’da 96 bin binanın ön incelemesini tamamladı. Sağlıklı kentler için yerin altına inildi Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarını tamamlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka’da zemin çalışmalarını sürdürüyor. 2 bin hektarlık alanda devam eden sondaj çalışmalarıyla sağlıklı zeminleri bilimsel verilerle ortaya koymayı hedefliyor. Projede 120 sondaj kuyusu açılması planlanırken, bugüne kadar 60 kuyu tamamlandı. Çalışmalar kapsamında toplam 7 bin metrelik sondaj gerçekleştirilerek. Zeminden alınan numuneler, detaylı analiz için Ege Şehir Laboratuvarı’na gönderiliyor. Proje kontrol şefi olarak görev yapan jeoloji mühendisi Kıvanç Sözen, sondaj çalışmalarının zemin türüne göre farklı derinliklerde yapıldığını belirterek, "Alüvyon zeminlerde 200 metrelik, kayalık zeminlerde ise 300 metrelik karelajlar oluşturduk. Sondaj derinlikleri 30 metre ile 300 metre arasında değişiyor" dedi. Sözen, kayalık alanlarda ise ortalama 20 metre derinliğe kadar sondaj yapıldığını aktardı. Sözen, ayrıca Karşıyaka’da dört farklı noktada eş zamanlı yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen verilerin yalnızca afet risklerinin belirlenmesinde değil, yapılaşma kararlarından kentsel dönüşüm süreçlerine kadar pek çok alanda sağlıklı kent planlamasının temelini oluşturacağını vurguladı. Büyükşehir, Bornova’daki mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında 7 bin 12 hektarlık alanda yaklaşık 1500 adet sondaj kuyusu açmıştı. Diğer 11 merkez ilçede çalışmaların etaplar halinde tamamlanması hedefleniyor. Deprem ve tsunami tehlikesine karşı uluslararası iş birliği İzmir Büyükşehir Belediyesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen "İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması" kapsamında kentin kıyı kesimleri için tsunami risk haritaları oluşturdu. Yaklaşık 30 bin farklı senaryonun değerlendirildiği çalışmalar sonucunda, 600 kilometrelik kıyı şeridi boyunca "Olasılıksal Tsunami Baskın Haritaları" hazırlandı. Bu çalışmalar doğrultusunda Seferihisar ilçesinin, UNESCO destekli CosastWAVE Projesi kapsamında dünya çapında sertifikalandırılması için başvuru yapıldı. Proje kapsamında tsunami tahliye haritalarının oluşturulması, tabelaların yerleştirilmesi, eğitim ve tatbikatların gerçekleştirilmesi planlanıyor. Amaç, İzmir’in tüm kıyı ilçelerini tsunamiye hazır hale getirmek. Heyelan ve zemin riskleri haritalandı İzmir’in 30 ilçesini kapsayan heyelan envanteri çalışmasıyla mevcut ve potansiyel risk alanları Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında haritalandı. Elde edilen veriler, kentsel planlama ve afet risk azaltma çalışmalarına altlık oluştururken, kritik bölgelerde alınması gereken mühendislik önlemleri için teknik çalışmaların başlatılması planlanıyor. İzmir ve çevresindeki faylar ele alınıyor Öte yandan İzmir ve yakın çevresindeki aktif fay hatları, paleosismoloji çalışmalarıyla bütüncül biçimde ele alınıyor. Açılan hendekler sayesinde fayların geçmişte kaç deprem ürettiği, tekrar aralıkları ve muhtemel deprem büyüklükleri belirleniyor. Çalışmalar yüzde 80 oranında bitirildi. 25 aktif fay hattı üzerinde 2 metre genişliğinde, 4 metre derinliğinde yer yer 40 metre uzunluğunda yaklaşık 111 lokasyonunda planlanan hendeklerden 90’ı (il sınırları içerisinde 64 adet, il dışında 26 adet) tamamlandı. İzmir Deprem Master Planı çalışmaları sürüyor İzmir Deprem Master Planı hazırlık çalışmaları da devam ediyor. Çalışmalar; Dokuz Eylül Üniversitesi ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde yürütülürken, deprem tehlikesinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, planlama ve imar kararlarının gözden geçirilmesi, hukuki ve mali çerçevenin güçlendirilmesi ile toplum temelli afet bilincinin artırılması hedefleniyor. Deprem Master Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda yer alan "Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği" hedefiyle uyumlu olarak hazırlanıyor. Planın bilimsel altyapısı için yapı stoku envanteri, depremsellik ve tsunami araştırmaları, mikrobölgeleme etüt çalışmaları tamamlandığında, güvenli kent planlaması için gerekli tüm veriler tek çatı altında toplanmış olacak. Plan kapsamında 8 ana başlıkta çalışma yürütülecek. Toplanma ve barınma alanları güçlendiriliyor AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında İzmir genelinde 71 barınma alanı ve 2 bin 425 toplanma alanı da belirlendi. Bu alanlara ilişkin altyapı ve üstyapı iyileştirmeleri sürerken, tüm veriler Coğrafi Bilgi Sistemi üzerinden dijital ortama aktarılıyor. Toplanma alanları, barınma alanların kapasite yeterliliği, erişilebilirliği, altyapı donanımı (tuvalet, elektrik ve lojistik) konularında uygulamaya dönük çalışmalar yürütülecek.
Nevşehir Nevşehir’de kayalıklardan düşerek yaşamını yitiren genç kız son yolculuğuna uğurlandı Nevşehir’de kendisinden haber alınamayan ve yapılan aramalarda cansız bedeni bulunan genç kız son yolculuğuna uğurlandı. Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki Sümeyye Satılmış geçtiğimiz salı günü 17.00 sıralarında Kayaşehir ve Kahveci Dağı çevresindeyken yakınları ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından genç kızdan bir daha haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirerek yardım talebinde bulundu. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, Sümeyye Satılmış’ı bulmak için gece saatlerinde başlatılan geniş çaplı arama sabah saatlerinde de devam etti. Ekipler bölgede hem yaya hem de dron destekli arama yaptı. Ayrıca çevrede bulunan güvenlik ve KGYS kameralarını inceleyen ekipler, kızın dün akşam saatlerinde Kahveci Dağı eteklerinde gezdiği görüntüye ulaştı. Bölgede çalışmalarını sıklaştıran ekipler, genç kızın cansız bedenine ulaştı. Satılmış’ın yüksekten kayalıklardan düşerek yaşamını yitirdiği öğrenilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından tespit edilecek. Son yolculuğuna uğurlandı Sümeyye Satılmış’ın cenazesi, yapılan otopsi işlemlerinin ardından merkeze bağlı Güvercinlik Köyü’ne getirildi. Merhume Satılmış’ın cenazesi, mahalle camiinde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Namaza, Satılmış’ın ailesi, yakınları ve vatandaşlar katıldı.