ASAYİŞ - 01 Mayıs 2026 Cuma 10:09

Rojin Kabaiş davasında 2 bin 500 kişiden 415 kişinin DNA’sına bakıldı

A
A
A
Rojin Kabaiş davasında 2 bin 500 kişiden 415 kişinin DNA’sına bakıldı

Van’da cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş soruşturmasında şifreli telefonunun çözülmesi yanı sıra, cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım ve üniversite bitişiğindeki Bardakçı köyleri olmak üzere DNA’sı alınacak 2 bin 500 kişiden 425’ine bakıldı.


Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim’de göl kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında DNA profili alınan kişi sayısı 425’e ulaştı. Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, tarihi konuşmalar olduğunu, Adalet Bakanı’nın üç seferdir açıklamalar yaptığını ve Diyarbakır Valiliği aracılığıyla ailesiyle görüşüldüğünü ifade etti. Kabaiş, İstanbul’dayken ailesinin taleplerinin dinlendiğini aktararak, "DNA’lar alınsın. Rektörün akrabaları, üniversitedeki erkeklerin DNA’ları, Mollakasım ve Bardakçı köyündeki erkeklerin DNA’larının alınmasını istedik. Telefonun açılmasını istedik. Konuşmalar umutlu geçmiş. Rojin’in ablaları ve annesiyle görüşüldü. Yeni Adalet Bakanı’nın umutları olmasaydı Van Adliyesi önünde ailemle birlikte oturma eylemi yapacaktık. Büyük umutlar verdi, o yüzden oturma eylemi yapmayacağız" dedi.


Gülistan Doku’nun dosyasıyla nasıl her şey açığa çıktıysa umut edip Rojin’in de dosyasının açığa çıkacağını kaydeden Kabaiş, "Dosyalar benzerliktedir. Bizimkinin Van Valisi’yle ilgisi yoktur, rektörle ilgilidir. Rektör o esnada hem delilleri karartı hem çok şüpheli hareketleri vardır. Oradaki halk, rektörün iki tane yeğenini işaret ediyor. Geçen sene de rektörü yakından tanıyan bir kişi gitti ifade vermek istedi. Adam diyor ki Rojin’in dosyası hakkında rektörle ilgili ifade vermek istiyorum. Onu gözaltına aldılar. Bir gün gözaltında kaldı. O adam dosyaya ışık tutuyor, yol gösteriyor. Neden onu gözaltına alıyorlar. Defalarca bunu savcılıkta dile getirdik. Bir insan gitse ifade verse dosya için bir umuttur. Belki bir şeyler biliyordur. Tunceli’de aynı şekilde bir adam mektup götürüp bıraktı" diye konuştu.



"Belli, bu bir cinayettir"


Her şeyin sil baştan takip edileceğini belirten Kabaiş, "Hem telefonun açılmasını istiyoruz hem de o iki erkek DNA’sı kime aitse açığa çıkmayana kadar rahat değilim. Bellidir bu bir cinayettir. Kim o genç kıza zarar vermiş. 2 bin 500 taneye değil, 5 bine kadar da çıkartılmasını istiyorum. Bize, 2 bin 500 kişinin DNA’sına bakılacak. Bunu çoktandır talep ediyoruz. Ama şu anda yapılıyor. Bir haftadır DNA’lara bakılıyor. Şu ana kadar toplam 425 kişinin DNA’sına bakılmış. Bunlar Bardakçı köyünden, Mollakasım’dan. Mollakasım, Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu köy. Bardakçı köyü de üniversiteye yapışıktır. Rektör ve akrabalarının DNA’sını istemiştik. Telefon açılsa büyük bir umuttur" şeklinde konuştu.


"Şu ana kadar neden rektöre soru sorulmuyor" diyen Kabaiş, "Tunceli’de devletin valisiydi ona 78 tane soru soruldu. Gereken oydu. Adalet Bakanı buradan bizi dinler, ona da sorarlar. Bu adam gökten inmemiş o da bir insandır. Neden onun tarafı tutuluyor. Rektörsen, hatan neyse o da cezasını çekecek. Senin telin kopuk, ışık yoktur, kameran eksiktir. Var da var. Bu tür şeyler, soru sorulmamış. Daha önce bize diyordu ki, orası özel mülktür kamera takamam. Ama Rojin’den sonra ne yaptı. Aynı yeri aynı nokta Rojin’in telefonu bulunduğu yerde direkt takıp 5 kamera takılmış. Onun dediği özel mülke takmış. Silinen kameralar var, onların da tespitinin yapılmasını istiyorum. Hem Mollakasım’da, hem üniversitenin son kamerası. Ona dediler bozuk, bir tanesini de siyah beyaza çevirmişler" dedi.


Van’da 27 Eylül 2024’ten itibaren kendisinden haber alınamayan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 15 Ekim 2024’te Tuşba ilçesine bağlı Mollakasım Mahallesi’nde Van Gölü kıyısında ölü bulunmuştu. Kabaiş’in cenazesi, 16 Ekim’de Diyarbakır’da toprağa verilmişti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Başkan Okumuş, "Kazanan dostluk, kardeşlik ve Osmaneli olacak" Osmanelispor Kulüp Başkanı Akın Okumuş, cumartesi günü oynanacak tarihi maç öncesi birlik beraberlik mesajı vererek, "Kazanan dostluk, kardeşlik ve Osmaneli olacak" dedi. Bilecik 1. Amatör Lig’in şampiyonun belli olacağı play-off müsabakalarından Osmanelispor ve Osmaneli Gençlerbirliğispor finale kalmıştı. 2 Mayıs Cumartesi günü saat 14.30’da Osmaneli İlçe Stadı’ndan 2 ilçe takımın finalde karşılamaması öncesi Osmanelispor Kulüp Başkanı Akın Okumuş, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Okumuş, "İlçemizin iki güzide kulübü Osmanelispor ile Osmaneli Gençlerbirliği Spor’un karşı karşıya geleceği bu anlamlı finalin, sadece bir şampiyonluk mücadelesi değil; aynı zamanda dostluk, kardeşlik ve birlik beraberliğin en güzel örneği olacak. Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) ilimizi temsil eden Söğütspor’un küme düşmesiyle birlikte oynanacak bu final müsabakasını kazanan takım BAL’a yükselecektir. Ancak bizler için bu finalin en önemli tarafı, ilçemizin iki takımının böyle büyük bir mücadelede karşı karşıya gelmesidir. Kim kazanırsa kazansın, kazanan Osmaneli olacaktır" dedi. " Biz Osmanelispor olarak sadece bugünü değil, geleceği de inşa ediyoruz" Tribünlerde ve sahada centilmenliğin ön planda olacağına inandıklarını vurgulayan Okumuş, sözlerine şöyle devam etti:"Bu karşılaşmanın en büyük kazancı; dostluk, kardeşlik ve birlik beraberlik ruhunun sahaya ve tribünlere yansıması olacaktır. Taraftarlarımızdan beklentimiz; takımlarını desteklerken aynı zamanda bu güzel atmosferi korumalarıdır. Sahada mücadele olacak ama bunun yanında saygı, fair-play ve kardeşlik her şeyin önünde olacaktır. Biz Osmanelispor olarak sadece bugünü değil, geleceği de inşa ediyoruz. U11 yaş grubundan U18’e kadar tüm kategorilerde liglere katılarak altyapımızı güçlü tutuyor, kendi oyuncularımızı yetiştiriyoruz. Bu da kulübümüzün ne kadar sağlam temeller üzerine kurulu olduğunun en önemli göstergesidir." "Tüm halkımızı bu güzel finale davet ediyoruz" Final maçı öncesi takımlarına olan inancını dile getiren Okumuş, "Allah’ın izniyle bu sezon Bölgesel Amatör Lig’e yükselerek hem Osmanelispor’umuzu hem de ilçemizi en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyoruz. Tüm halkımızı bu güzel finale davet ediyor, sahada ve tribünde dostluğun kazandığı bir gün olmasını temenni ediyorum" dedi.
Kastamonu Kastamonu’da 2 bin 300 yıl öncesine ait arkeolojik veriler tespit edildi Kastamonu Üniversitesi tarafından İnebolu, Bozkurt ve Abana ilçelerinde yürütülen yüzey araştırmalarında 2 bin 300 yıl öncesine ait arkeolojik veriler tespit edildi. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. H. Asena Kızılarslanoğlu başkanlığında yürütülen "Kastamonu İli, İnebolu-Bozkurt-Abana İlçeleri Yüzey Araştırması (KİBAYA)" projesinin 2026 sezonu saha çalışmaları tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle yürütülen çalışmalara Bakanlık temsilcisi olarak Çankırı Müzesi Uzmanı Arkeolog Halit Ersoy’un yanı sıra, Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Özgür Yeni ve Uzman Arkeolog Berkay Kavak eşlik etti. Kastamonu Üniversitesi, Kastamonu Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile bölgedeki kamu kurumları ve yerel paydaşların destekleriyle gerçekleştirilen araştırmalarda, İnebolu, Bozkurt ve Abana ilçelerindeki yerleşim alanlarında saha incelemeleri yapıldı. Araştırmalar sonucu yaklaşık 2 bin 300 yıl öncesine ait arkeolojik veriler tespit edilirken, bölgenin antik dönem tarihine ilişkin önemli verilere ulaşıldı. Saha çalışmaları sırasında köy muhtarları ve yerel halkla görüşmeler gerçekleştirilerek araştırmanın amacı, kapsamı, kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği konularında bilgilendirmede de bulunuldu. Elde edilen arkeolojik ve kültürel miras verilerinin hazırlanacak kitap çalışmasıyla kamuoyuna sunulması planlanıyor. Kastamonu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü 1. ve 2. sınıf öğrencileri de projeye dahil edilerek, teorik bilgilerini sahada deneyimleme ve mesleki tecrübelerini geliştirmeleri sağlandı. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Doç. Dr. H. Asena Kızılarslanoğlu, yürütülen çalışmaların yalnızca arkeolojik veri tespitiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından da önem taşıdığını belirterek, "2026 sezonu çalışmaları kapsamında bölgemizin antik geçmişine ilişkin önemli veriler elde ettik. Yüzey araştırmalarında ulaşılan veriler, Kastamonu’nun tarihi birikiminin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesine katkı sunmaktadır. Bunun yanında öğrencilerimizin sahada aktif görev alması, uygulamalı eğitim açısından kıymetli bir deneyim oluşturdu. Yerel halkla kurulan iletişim ve kültürel miras farkındalığına yönelik paylaşımlar da çalışmanın önemli bir boyutunu oluşturdu" dedi.