SAĞLIK - 19 Nisan 2026 Pazar 10:22

Dünyada 5 binde bir görülüyor: Yemek borusu kapalı doğan bebek, ameliyat ile sağlığına kavuştu

A
A
A
Dünyada 5 binde bir görülüyor: Yemek borusu kapalı doğan bebek, ameliyat ile sağlığına kavuştu

Dünyada 5 binde bir görülen doğum sonrası bebeklerde yemek borusunun kapalı olması durumu Diyarbakır’da yaşandı. Yeni doğan bir bebek, yemek borusunun kapalı olması üzerine hemen ameliyata alınarak sağlığına kavuştu.


Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde 5 binde bir görülen sağlık problemi yaşandı. Yeni doğan bebeğin yemek borusunun kapalı olduğunu fark eden çocuk cerrahisinden Op. Dr. Taner Kamacı bebeği hemen ameliyata alıp sağlığına kavuşturdu. Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde görevli Op. Dr. Kamacı, hastanın yemek borusunun kapalı olarak dünyaya geldiğini söyledi. Op. Dr. Kamacı, "Bizim ’özofagus atrezisi’ dediğimiz bir rahatsızlıkla dünyaya geldi. 38 haftalık, 3 kilo 70 gram olarak zamanında doğmuş bir bebeğimiz. Yeni doğan tüm bebekler yemek borusu kapalı olabilir mi diye midesine bir hortum ilerletilerek yemek borusu kontrol edilir. Bu hastamıza yapılan muayenede hortumun mideye geçmemesi ve tükürüğünü yutamaması şikayetleri olması üzerine hasta bize haber verildi. Biz hastayı gördüğümüzde hortumu ilerletemedik ve çektiğimiz filmlerde de bebeğimizin yemek borusunun doğuştan kapalı olduğunu gördük ve özofagus atrezisi tanısını koyduk. Yemek borusunun kapalı olması yaklaşık 5 bin doğumda bir görülen nadir ve ağır konjenital anomalilerden bir tanesidir. Ağır bir hastalık. Farklı tipleri olmakla birlikte en sık görülen tipi, yemek borusunun üst ucunun kör sonlandığı ve alt ucunun ise mideden gelip nefes borusuna girdiği fistüllü tip atrezidir. Böylece yemek borusunun iki ucu birbiriyle birleşmemiş olur. Bizim hastamızda da bu tip vardı. Yani üst taraf kapalı, alt taraf nefes borusuna girmiş durumdaydı" dedi.


Durumu tespit ettikten sonra aileyle konuştuğunu ve aile onayını aldıktan sonra bebeği ameliyata aldığını anlatan Op. Dr. Kamacı, şu ifadeleri kullandı:


’’Yaptığımız ameliyatta, mide tarafından gelip nefes borusuna giren yemek borusunun alt ucunu oradan ayırıp, üst ucunu serbestleştirerek iki ucu birbirine anastomoz edecek şekilde ameliyatı tamamladık. Bu ameliyat göğüs bölgesinden, sırta yakın bir alandan yapılan kesiyle gerçekleştirildi. Başarılı bir ameliyat geçti. Yaklaşık 4 saatlik bir ameliyatla bebeğimiz sağlığına kavuştu. Ameliyattan sonra hastamızı yoğun bakıma aldık ve yaklaşık bir aylık zorlu bir yoğun bakım süreci oldu. Yoğun bakım doktorlarımız ve hemşirelerimizin desteğiyle bu süreci de başarıyla tamamladık. Ardından hastamızı ağızdan beslenir şekilde, şifa ile taburcu ettik. Şu an hastamız bugün kontrolüne geldi. Kontrolünde her şey yolunda. Bebeğimiz sağlıklı. Bundan sonra kendisine sağlıklı ve uzun bir ömür diliyoruz.’’


Anne Nazlıcan Çavdar ise gebelikte şüphelendiklerini ancak mide yapısı çok düzgün olduğu ve fistüllü olduğu için anne karnında kesin olarak anlaşılmadığını söyledi. Çavdar, "Bu da çok nadir görülen bir durum. Bu yüzden anne karnında fark edilmesi de çok zormuş. Biz de fark edemedik. Şüphelenildi ama mide yapısı düzgün denildiği için ihtimal elendi. Doğumdan sonra bebeği daha göremeden solunum sıkıntısı yaşadığı fark edilip aspire edilmek üzere alındı. Uyandığımda eşim haberi almıştı. Bu benim için büyük bir şok oldu çünkü beklemiyorduk. İhtimali tamamen elemiştik. Riskli bir ameliyattı, yaklaşık 5 saat sürüyor. Ameliyat başarılı geçse bile çocuğun anesteziyi kaldıramama ihtimali vardı. Bu benim için adeta bir kabustu ve şoka girmiştim. Süreç çok net hatırladığım bir süreç değil aslında. Ama en büyük şansımız Taner Hoca oldu. Alanının en iyilerinden biriymiş, hatta belki en iyisidir, bilemiyorum. Sonradan araştırdık. O süreçte çok şey yapamadık ama doğumun komplikasyonları göz önüne alındığında sağlıklı bir süreç olması adına iyi bir hastane seçmeye çalışmıştım. Öyle de oldu. Doğru yerde, doğru müdahale ve doğru zamanlama ile çok şükür hiçbir problem yaşanmadı. Bebeğimiz sağlıklı şekilde taburcu oldu. Şu an herhangi bir sağlık problemi yok. Sürecin getirdiği zorluklar var, onlar da bir süre daha devam edecek" şeklinde konuştu.



Dünyada 5 binde bir görülüyor: Yemek borusu kapalı doğan bebek, ameliyat ile sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzman eğitimci Bozyiğit: "Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil" Uzman eğitimci Feridun Bozyiğit, elinin eğitim sürecindeki rolünün yön vermek değil destek olmak olduğunu söyledi. Ülkeyi yasa boğan, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılarla ilgili değerlendirmede bulanan OFB Eğitim Kurucusu Onur Feridun Bozyiğit, eğitim sistemindeki gözlemlediği yanlışları dile getirdi. Bozyiğit, "Eğitim sistemi, öğretmeni merkeze koyan bir yapıdan uzaklaşıp, velinin ve öğrencinin beklentilerini sınırsızlaştıran bir yapıya evirildi. ‘Öğrenci merkezli eğitim’ kavramı, olması gerektiği gibi bir gelişim modeli olarak değil, disiplinsizliğin ve otorite boşluğunun kılıfı haline getirildi. Sınıfın içinde öğretmenin sözü sorgulanır hale gelirse, okulun kapısından giren öğrenci önce kuralı değil ‘alternatifleri’ öğrenirse, veli en küçük sorunda öğretmeni sorgulayan değil baskılayan bir hale dönüşürse orada eğitim olmaz, kaos başlar" diye konuştu. "Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır" Eğitimde sınırın, otoritenin ve disiplinin tekrardan sağlanması gerektiğini belirten Bozyiğit, "Son yaşanan acı olayın ardından eğitim üzerine konuşurken kelimeleri seçerek değil, gerçeği söyleyerek ilerlemek gerekiyor. Çünkü mesele artık bir pedagojik tercih değil bir otorite, sınır ve sorumluluk meselesidir. Bugün okullarda yaşanan kırılmanın temelinde şu var. Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır. İdare temkinlidir. Veliler talepkâr, öğrenci ise sınırsızdır. Bu tabloyu görmeden çözüm aramak, sorunu inkâr etmektir. Eğitimde yeniden otoriteyi, sınırı ve disiplini tesis etmeden hiçbir reform başarıya ulaşamaz. Ama burada kritik bir ayrım var. Bu bir ‘baskı sistemi’ çağrısı değil, kuralsızlığa karşı düzen çağrısıdır. Öğretmen sınıfta tartışmasız otorite olmalıdır. Bu, öğretmenin sorgulanamaz olduğu anlamına gelmez ama sınıf içinde son sözün kimde olduğu tartışma konusu yapılamaz. Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil. Her şikâyet hattı, her sınırsız müdahale kanalı öğretmenin elini zayıflatmakta, öğrencinin sınır algısını yok etmektedir. Öğrenci ise özgür değil, sorumlu birey olarak yetiştirilmelidir. Özgürlük, kuralsızlık değildir. Hak, sorumluluktan bağımsız değildir" şeklinde konuştu. "Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır" Eğitimde dengenin kurulması gerektiğini ifade eden Bozyiğit, "Bugün toplumun karşı karşıya olduğu krizlerin önemli bir kısmı, okulda zamanında konulamayan sınırların sonucudur. Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır. Artık şunu kabul etmek gerekiyor. Eğitimde denge bozulmuştur bu denge yeniden kurulmadıkça, en iyi müfredat da yazılsa, en modern binalar da yapılsa, sonuç değişmeyecektir. Çözüm açık ve nettir. Güçlü öğretmen, net kurallar, sınırlı veli müdahalesi ve sorumluluk bilinci yüksek öğrenci. Bunun dışındaki her yaklaşım, sorunu ötelemekten başka bir işe yaramaz ve artık öteleyecek zaman kalmadı" dedi.
Edirne Edirne’de çifte vatandaşlar Bulgaristan seçimleri için sandık başında Edirne’de Talatpaşa Caddesindeki Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu binasında oy verme işlemi sabah 07.00 itibarıyla başladı. Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimleri kapsamında kurulan sandıkta seçmenler saat 20.00’ye kadar oy kullanabilecek. Edirne’de yaşayan çifte vatandaşlar, Bulgaristan’da gerçekleştirilen erken genel seçimler için sandık başına gitti. Kentte oy verme işlemleri Başkonsolosluk binasında kurulan sandıkta gerçekleştirildi. Seçim kapsamında Türkiye genelinde 27 sandık kuruldu. Bu sandıkların 5’i Trakya bölgesinde yer aldı. Edirne’de ise bu yıl yalnızca Başkonsolosluk binasında sandık kurulması dikkat çekti. Oy kullanma işlemi öncesinde görevliler tarafından vatandaşların kimlik kontrolleri yapıldı. Gün boyunca seçmenler belirlenen saatler arasında oylarını kullandı. Başkonsolostan açıklama Açıklama yapan Bulgaristan Cumhuriyeti Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafeciyska, seçim sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bugün Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimlerini gerçekleştirmek üzere buradayız. Bu yıl Edirne’de sadece Başkonsolosluk binasında sandık kurulmuştur. Önceki yıllarda Trakya bölgesinde 30’un üzerinde sandık kurulurken, bu yıl bölgede toplam 5 sandık açılmıştır. Edirne dışında Lüleburgaz, Çorlu ve Ergene’de de sandıklar kurulmuştur." Geçmiş seçimlere de değinen Kafeciyska, "Önceki seçimlerde Trakya genelinde yaklaşık 11 bin seçmen oy kullanmıştı. Bu yıl Edirne için beklentimiz 700-800 civarındadır" dedi. Seçim sürecinin sorunsuz ilerlediğini belirten Kafeciyska, "Tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisindeyiz. Trakya genelinde herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Sayın Valimiz, belediye başkanlarımız ve göçmen derneklerinin katkılarıyla seçim süreci sağlıklı şekilde devam etmektedir. Destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. katılım ve sandık sayısındaki düşüşe dikkat çekildi Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, seçim sürecine ilişkin yaptığı açıklamada katılımın önceki yıllara göre daha düşük olduğunu belirtti. Güneş, "Sabah 07.00’de başladı seçim maratonu, akşam saat 20.00’ye kadar devam edecek. Havanın kapalı olması sebebiyle yoğunluk biraz düştü. Öğlene doğru havanın açmasıyla birlikte vatandaş yoğunluğu arttı diyebiliriz. Geçen yıllara göre değerlendirdiğimizde katılım daha az gözüküyor" dedi. Sandık sayısındaki düşüşe dikkat çeken Güneş, "Bunun sebebi Türkiye genelinde 168 olan sandık sayısının 27’ye kadar düşmüş olması. Sandık sayısının az olması, göçmen camiasının yoğun olduğu bölgelerde sandıklara ulaşımı zorlaştırıyor. Daha önce 75’inci Yıl İlköğretim Okulu’nda açılan sandık, bu yıl sadece konsoloslukta kuruldu. Bu durum seçmenin sandığa ilgisini de azalttı" ifadelerini kullandı. Oy kullanan çifte vatandaşlar ise Bulgaristan’da siyasi istikrarın sağlanması temennisinde bulundu. Seçmenler, ülkenin daha güçlü bir yönetime kavuşmasını ve belirsizliklerin sona ermesini istediklerini dile getirdi.
Antalya Yolu kısaltmak isterken apartman boşluğuna düşerek hayatını kaybetti Antalya’nın Serik ilçesinde düğün sonrası misafir olarak bir aile dostunun yakındaki evine gitmeye çalışan eski muhtar Adem Duraman, apartman bahçesinde yolu kısaltmak isterken otopark boşluğuna düşerek yaşamını yitirdi. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı. Üzücü olay, Serik ilçesi Orta Mahalle’de akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre eski muhtar Adem Duraman, katıldığı bir düğünün ardından misafir olarak bulunduğu adrese dönmek üzere yola çıktı. Eşi tarafından otomobille düğün salonuna bırakılan Duraman’dan bir süre haber alınamaması üzerine yakınları endişelendi. Telefonla da ulaşamayan aile fertleri durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, çevrede geniş çaplı arama çalışması başlattı. Yaklaşık 2 saat süren aramalar sonucunda Adem Duraman, apartman bahçesindeki otopark giriş boşluğunda hareketsiz halde bulundu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Duraman’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Duraman’ın, kestirme yol kullanmak isterken apartman duvarından atladığı ve dengesini kaybederek boşluğa düştüğü tespit edildi. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Duraman’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Düştükten sonra yaklaşık 2 saat sonra bulundu" Mahalle sakinlerinden Süleyman Savaş Aydirek ise olayın 21.52 sıralarında meydana geldiğini belirterek, "Otoparktaki aracına gitmek için bahçe duvarından atlamış. Düştükten sonra yaklaşık 2 saat sonra bulundu" dedi.