KÜLTÜR SANAT - 03 Mart 2026 Salı 16:19

Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Mart ayı oyun takvimi yayınlandı

A
A
A
Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Mart ayı oyun takvimi yayınlandı

Merkezefendi Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun Mart ayındaki ilk oyunu "Piyonlar" 4 Mart Çarşamba günü saat 10.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde oynanacak.



Kültür ve sanat alanındaki etkinliklerini sürdüren Merkezefendi Kent Tiyatrosu oyunlarına hız kesmeden devam ediyor. Merkezefendi Belediyesi tarafından Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Mart ayındaki oyun takvimi açıklandı. Tiyatro ekibi Mart ayının ilk oyununu 4 Mart Çarşamba günü oynayacak. Merkezefendi Kültür Merkezi’nde sergilenecek olan "Piyonlar" oyunu 4 Mart Çarşamba günü saat 10.30’da başlayacak. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun, Mart ayındaki oyun takvimi ise şöyle; Tiyatro ekibi ‘Piyonlar’ oyununun ardından yeni oyunlarından birisi olan Bavulbaz isimli çocuk oyununu 11 Mart Çarşamba günü 10.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 12 Mart Perşembe günü saat 10.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik ve Yaşam Merkezi’nde, Kısa Oyunlar Festivali kapsamında oynanacak olan ‘Ortak Küme’ isimli oyunu 26 Mart Perşembe günü 19.30’da ve ‘Dağ Yolunda’ isimli yetişkin oyununu 26 Mart Perşembe günü saat 20.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde oynayacak. ‘Biz Aşık Değiliz’ isimli tiyatro oyununu 27 Mart Cuma günü Merkezefendi Kültür Merkezi’nde ve Kısa Oyunlar Festivali kapsamında 28 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de ‘Kuyuya Düşen Eşek’ ve yine 28 Mart Cumartesi günü saat 19.00’da ‘Güneş Bize Göz Kırpıyor’ isimli yetişkin oyunları Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.



Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Mart ayı oyun takvimi Merkezefendi Belediyesi’nin resmi internet sitesi üzerinden paylaşıldı. Vatandaşlar, toplu rezervasyonlu oyunlar için 444 8 662 numaralı çağrı merkezinden, online rezervasyon için sistem 5 gün açık olup, www.merkezefendi.bel.tr adresinden rezervasyon yapabilecek.



Yeni oyun büyük beğeni topladı


Geçtiğimiz günlerde Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun repertuarına kattığı yeni oyunu ‘Biz Âşık Değiliz’ isimli tiyatro oyunu Şubat ayında sanatseverler tarafından büyük beğeni topladı. Romantik ilişkileri tarih öncesinden alıp zamanın ötesine taşıyan oyun, izleyicilere hem farklı bir bakış açısı hem de etkileyici bir sahne deneyimi sundu.



Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Mart ayı oyun takvimi yayınlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.