EKONOMİ - 03 Mart 2026 Salı 15:19

DTO’nun yeni binası için imzalar atıldı

A
A
A
DTO’nun yeni binası için imzalar atıldı

Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) Kayalar Mahallesi’nde inşa edilecek yeni hizmet binasının ihale süreci tamamlandı. Başkan Erdoğan, "Üyelerimiz için son derece önemli bir adım daha attık; yani binamızın ihalesini tamamlayıp sözleşmesini imzaladık. İnşallah tamamladığımız günü de hep beraber görürüz. Hayırlı ve uğurlu olsun" dedi.


Yeni hizmet binasının ihalesi, 18 Şubat’ta teklif veren 8 firma temsilcisinin katılımıyla, DTO’nun toplantı salonunda gerçekleştirildi. İhale süreci; DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Yönetim Kurulu Üyeleri Erol Kaya ile M. Oğuzhan Şahan, Meclis Üyeleri Halil İbrahim Satır, Metin Karaman ve Mutlu Başaran ile DTO Mali Müşaviri Taner Atilla’nın yanı sıra projenin uygulanmasına müşavirlik yapan firma Tür-Sum İnşaat Proje Müşavirlik Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akpınar, Genel Koordinatörü Atilla Murathan Aslangöz, mimar Murat Ölgün ve iç mimar Didem Kumtepe’nin gözetiminde şeffaf bir şekilde yürütüldü.


İhaleye katılan 8 firma kıyasıya yarıştı. Her turda en yüksek teklifi veren firmanın elenmesi usulüyle yapılan ihalede kapalı zarflarda sunulan teklif dosyaları, teknik ekip tarafından şartnameye uygunluk açısından incelendi; sonrasında da fiyat teklifleri açıldı. Teklifler arasında işin yapımı için DTO’dan en düşük bedeli isteyen Hülagü Han İnşaat Nakliyat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ihaleyi kazandı. Yüklenici firma ile DTO arasındaki ihale sözleşmesi ise 2 Mart’ta imzalandı. 201 milyon lirayla yapımına başlanacak yeni hizmet binası; bodrum ve zemin ile beş kattan oluşacak. Binanın 16 ay içerisinde tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor.


"Binamız, DTO’nun ikinci yüzyılına yakışır bir eser olacak"


Yeni hizmet binalarının yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda Denizli iş dünyasının vizyonunu yansıtan bir proje de olacağını belirten Başkan Erdoğan, "Denizli Ticaret Odamızın ikinci yüzyılına yakışır, üyelerimizin ihtiyaçlarına cevap verecek, teknolojik altyapısı güçlü ve fonksiyonel bir hizmet binasını şehrimize kazandırıyoruz. Bu binamız; eğitimden toplantıya, proje geliştirmeden uluslararası iş birliklerine kadar pek çok alanda üyelerimize daha etkin hizmet sunmamıza imkan sağlayacak. Şeffaf bir ihale süreci yürüttük ve en uygun teklifi veren firmamızla sözleşmemizi imzaladık. Denizli’mize ve iş dünyamıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" dedi.



DTO’nun yeni binası için imzalar atıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.