EKONOMİ - 04 Kasım 2025 Salı 11:13

DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek"

A
A
A
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek"

Denizli Sanayi Odası’nın Kasım ayı Meclis Toplantısı, ekonomik şartların sanayi üzerindeki etkileri ve nitelikli işgücünün geleceğinin masaya yatırıldığı kapsamlı bir gündemle gerçekleştirildi. Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun açılışıyla başlayan toplantıda; güncel ekonomik gelişmeler, sektörel değerlendirmeler, Oda faaliyetleri ve Kasım ayı programı da ele alındı.



Toplantıya Meclis davetlisi olarak katılan Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan ve DSO Mesleki İşbirliği Projesinde (MEİP) görev üstlenen DSO üyesi sanayiciler de katkılar sundu.



"Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek"


Açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, düşük kur-yüksek faiz politikasının sanayici üzerindeki baskısına dikkat çekti. Kasapoğlu, son dönemde sanayicinin motivasyon kaybı yaşadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:


"Düşük kur - yüksek faiz ikilemi sanayiciyi her gün yeni bir çıkmaza sürüklüyor. Geçtiğimiz hafta bir basın açıklaması yaptık. Bugün hala yüzde 50’ye yaklaşan faiz oranlarıyla karşı karşıyayız. Bu süreçte sanayicimiz çok yoruldu. Hepimizin umudu kırılıyor; sahada bunu gözlemliyoruz. Ocak ayı yaklaşırken sanayici için yeni bir maliyet denklemi, yeni zorluklar söz konusu olabilir. Bu sorunları ifade ederken dış pazarların da iyi olmadığının farkındayız. Yeni bir motivasyona ihtiyacımızın olduğunun farkındayız. Biz sanayiciyiz; üretmekten ve bu ülkeye olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz."



"Sanayi- eğitim iş birliğini daha sistematik hale getiriyoruz"


Kasapoğlu konuşmasında ayrıca nitelikli iş gücü ihtiyacının giderek belirginleştiğini belirterek, meslek lisesi mezunlarının alanlarında istihdamının desteklenmesi ve avantajlarla güçlendirilmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı:


"Nitelikli işgücü yetiştirme ve bulma konusunda da sıkıntılar yaşıyoruz. Bugün aramızda bulunan İl Müdürümüz göreve geldiği günden beri bu meselenin çözümü adına desteğini her zaman hissettiriyor. İşleyişi elimizden geldiği ölçüde düzeltmek için elbirliğiyle çalışıyoruz. Bugün meslek lisesi mezunlarının kendi iş kollarında çalışmaya devam oranı %14’ler düzeyinde. Türkiye’nin her şehrinde Odalar, dernekler ve iş dünyası örgütleri bu konunun çözümü adına çalışmalarını hızlandırmalı. Geçtiğimiz toplantıda söylediğim gibi, ‘sanayi-eğitim iş birliği’ modelini sadece proje bazında görmüyoruz; bunu sistematik bir yönetim yapısına dönüştürme kararlılığındayız. Bu nedenle Meclis toplantısını bu gündeme ayırdık."



Kentin dinamikleriyle ortak adımlar


Bu bölümde Kasapoğlu, Denizli Sanayi Odası’nın kentin sosyal hayatına da dokunan sorumlulukları olduğunun altını çizdi. Şehrin yaşam kalitesini ve gençlerin geleceğini güçlendirecek adımların paydaşlarla birlikte atıldığını vurgulayan Kasapoğlu, "Denizli Sanayi Odası, yaşadığı ülkeye ve şehre karşı olan sorumluluğunun farkında. Başta Denizli Valiliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi olmak üzere kentin tüm dinamikleriyle bu sorumluluğu sağlam adımlarla yerine getirmeye kararlıyız. Çok yakında bu konuda bir müjdeyi Denizli kamuoyuyla paylaşacağız." dedi.


Meclis Başkanı Konyalıoğlu da lokomotif sektörlerin çalışan kayıplarına rağmen işsizlik oranında herhangi bir değişiklik olmamasının hizmet sektörüne kayan işgücüyle ilişkili olduğunu belirterek, değişen zeminde yeni bir kültürün oluşturulması gerekliliğine dikkat çekti ve sözü toplantının konuğu olan İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan’a bıraktı.



MEİP’te senkronize çalışmanın sonuçları alınıyor


Çalışkan konuşmasında, birlikte yürütülen mesleki eğitim iş birliği projesinin mevcut durumunu ve yol haritasını Meclis Üyeleriyle paylaşarak soruları yanıtladı. 9 mesleki ve teknik lisede toplamda 25 sanayicinin yer aldığı MEİP projesine ilişkin güncel gelişmeleri paylaşan Çalışkan, "Denizli eğitim camiası iki yüz üç binden fazla öğrenciyi, on altı binden fazla öğretmeni ve bine yakın okulu kapsayan büyük bir camia. Bu salon elini taşın altına koyan insanlarla dolu bir salon. MEİP uygulamasının başarı göstergeleri oluşmaya başladı, oluşacaktır da. Ne kadar senkronize ilerlersek o kadar iyi sonuçlar alacağız. Yakın dönem gündemimizde nitelikli işgücü yetiştirilmesinde ilave rol oynayacak tematik okulların oluşturulması var." şeklinde sözlerini tamamladı.



Sanayicinin gündemi: mezun takibi, yeni programlar, yetenek haritaları


DSO Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter ise projeye ilişkin değerlendirmelerinde iş dünyasının beklentilerine değindi. Toplantıda söz alan DSO MEİP Protokol Yürütme Kurulu üyesi sanayicilerin İl Milli Eğitim Müdürlüğüne aktardıkları diğer konular arasında okullarda mezun takip sisteminin geliştirilmesi, sanayinin hangi program mezunlarının kendilerine katkı sağlayacağını görmesi adına program rehberlerinin oluşturulması, yıllık "imalat sanayi yetenek ihtiyacı" raporlarının hazırlanması, usta öğretici belgesi alma süreçlerinde yaşanan güçlükler, SGK işveren teşviklerinin meslek lisesi mezunlarının istihdamı lehine genişletilmesi, doğal taş ve plastik alanlarında yeni programların açılması yer aldı. Sanayicilerin taleplerinde eğitim politikalarının sektörün ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmesi için ortak mekanizmaların güçlendirilmesi öne çıktı.


Meclis toplantısı, üyelerin dilek ve temennilerini paylaşmasının ardından sona erdi.



DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.