KÜLTÜR SANAT - 16 Ocak 2026 Cuma 11:14

Denizli Kayak Merkezi yeni sezona hazır

A
A
A
Denizli Kayak Merkezi yeni sezona hazır

Ege Bölgesi’nde kış turizminin yükselen yıldızı Denizli Nikfer Kayak Merkezi ile kentin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Denizli Teleferik ve Bağbaşı Yaylası, yenilenen yüzleri ve kışa özel atmosferleriyle 17 Ocak Cumartesi günü ziyaretçilerini ağırlamaya başlıyor.


Denizli merkeze 75 kilometre uzaklıkta, Tavas ilçesine bağlı Nikfer Mahallesi’nde, 2 bin 420 metre rakımlı Bozdağ eteklerinde yer alan merkez; hem amatör hem de profesyonel kayakçılara hitap eden pistleri, doğal kar kalitesi ve modern tesisleriyle kış tatili arayanların yeni adresi olmaya devam ediyor. Kuzey ve kuzeybatı yönelimli yamaçları sayesinde toz ve kristal kar yapısına sahip olan Denizli Nikfer Kayak Merkezi, özellikle snowboard tutkunları için de ideal bir ortam sağlıyor. Günübirlik tesisleri, altyapı imkanları ve doğal topoğrafyasıyla öne çıkan Denizli Nikfer Kayak Merkezi, kalabalık büyük kayak merkezlerine alternatif arayanlar için hem ekonomik hem de keyifli bir seçenek sunuyor. Şehir stresinden uzak, doğayla iç içe bir kış deneyimi yaşamak isteyenler için Bozdağ, bu sezon da cazibesini koruyor.


Denizli Teleferikle zirveye yolculuk


Denizli’nin kış turizmine katkı sağlayan bir diğer önemli noktası ise Denizli Teleferik ve Bağbaşı Yaylası. Kapsamlı bakım ve yenileme çalışmalarının ardından yeniden hizmete giren teleferik, ziyaretçileri bin 500 metre rakımdaki Bağbaşı Yaylası’na güvenli ve konforlu bir yolculukla ulaştırıyor. Yaz aylarında serin havası, kış aylarında ise bembeyaz manzarasıyla dikkat çeken yayla, doğaseverlerin uğrak noktası olmayı sürdürüyor. Yemyeşil doğası ve eşsiz manzara, fotoğraf tutkunlarına da görsel bir şölen sunuyor.


Denizli’nin önemli turizm noktalarından olan Denizli Nikfer Kayak Merkezi ve Denizli Teleferik - Bağbaşı Yaylası 17 Ocak Cumartesi günü hizmet vermeye başlıyor.



Denizli Kayak Merkezi yeni sezona hazır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM’de cinsel taciz davasında 5 sanığın yargılamasına başlandı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasına başlandı. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin katıldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme hakimi tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu’na söz verdi. "Çok özür dilerim, pişmanım" Beşlioğlu, uygulama üzerinden mağdureye mesaj attığını ancak çok pişman olduğunu ifade ederek, "Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Sadece S.’ye mesaj attım. Ne yazdığımı tam olarak hatırlamıyorum. Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı, o yüzden canım sıkıldı ve mesaj attım. Başka stajyerin numarası yoktu. S.’ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değildir. Cinsel saikle yazmadım mesajları. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim, pişmanım. Kendisinden özür diliyorum" diye konuştu. Hakimin, "Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı söyleniyor" sorusuna Beşlioğlu, "Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirme anlamında ‘sen benim stajyerimsin’ şeklinde konuşmalar yapıyor. Bunun dışında cinsel saik maksadıyla bir konuşma olmuyor" dedi. "Stajyere para gönderirken eşim yanımdaydı" Söz alan tutuksuz sanık Ramazan Çetin de savunmasında stajyer mağdurenin kendisini arayarak para istediğini iddia etti. Stajyere para gönderdiğini ifade eden Çetin, "Para gönderirken eşim yanımdaydı. Eşimle de tanışıklığı var. Buraya niye çıktım bilmiyorum. Eşim doğum yapınca bize çiçek göndermişliği bile var" ifadelerinde bulundu. "Uyarmak amacıyla dokundum" Ardından söz alan tutuklu sanık Durmuş Uğurlu, "Stajyer mağdure devamlı telefonuyla uğraşıyordu, iş yapmıyordu. İş yapmadığı için uyarmak amacıyla dokundum. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece kolundan tuttum. İş yapmadığı için uyarmak istedim kesinlikle cinsel saik yoktur. Özel bölgelerine dokunmadım. İnsan kaynaklarına beni şikayet etmiş kolunu tuttuğum gün. Ben kendisine ‘su gibi içerim’ demedim. Kendisine bizlere ismimizle hitap etmesini söyledim. Stajyer kızların cep telefonları bende kayıtlı değil kendileri ile görüşmedim" dedi. "İftira atıyorlar" Diğer tutuklu sanık Recep Seven de üzerine atılı suçlamaları kabul etmezken, "Stajyer mağdure ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmışlar aralarında veda için ben de gittim. ’Allah’a ısmarladık, hayırlı olsun’ demişimdir. Tokalaşma sırasında, ‘bana yaz, ara’ şeklinde bir şey demedim. Mağdurelerin hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir şey peşindeydiler ben de anlamadım. İftira atıyorlar. Stajyerin göğsüne ve omzuna dokunmadım. Ara tatil öncesi Meclis’e aile ile gelerek vedalaştık, hatta bana sarıldı, teşekkür etti. Ben ‘kızım, evladım’ şeklinde baktım. Asla öyle bir gözle bakmadım, olamaz da böyle bir şey. Benim de iki kızım, yavrum var" diye konuştu. Suçlamaları reddeden tutuklu sanık Halil İlker Güner ise savunmasına şu ifadelere yer verdi: "Bu şekilde burada olduğum için üzgünüm. Hiçbir temasım olmamıştır. Mağdure stajyer önce memurlar kafeteryasında B blokta göreve başladı, daha sonra 2. dönem üyeler lokantasına geçti. Anemi rahatsızlığı olduğu için tedavisi nedeniyle izin alıyordu, bu nedenle böyle bir karar aldı. Aynı mutfakta çalışıyorduk, birbirimizde telefon numaralarımız vardı. Okuduğunuz mesajları D.’ye gönderdim ama bunların taciz olduğunu düşünmüyorum. Kendisiyle sohbet ediyordum. Stajdan sonra mesajlaşmalarımız başladı. Stajın bitmesine yakın bizlerle arkadaş, abi kardeş gibi konuşmalar olmuştur. Söz konusu mesajları farklı günlerde de aynı gün içerisinde de attım. Attığım mesajlara kendisi de karşılık verdi. ‘Fıstığım, güzelim’ şeklindeki mesajları şöyle açıklayacağım; ben bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim, art niyetim yoktur. Kendisine yönelik herhangi bir fiziksel temasım olmadı. Ben işimden olmuş durumdayım. Devlet memuruyum. 3 yaşında oğlum var. Büyük bir pişmanlık duyuyorum, burada olmaktan utanç duyuyorum" dedi. Sanık beyanlarının ardından mağdure stajyerlerin, psikolog eşliğinde SEGBİS üzerinden kapalı olarak alındı. Mahkeme hakimi tanık dinleneceğini bildirerek M.K.’ye söz verdi. M.K. ifadesinde, Meclis’te mutfak ustası olarak çalıştığını ve stajyerin kendisine yaşadığı rahatsızlığı anlattığını söyledi. Stajyere aşçıbaşı ile konuşması gerektiğini anlattığını belirten M. K. "Konuşma esnasında yanlarında değildim" diye konuştu. M.K, stajyere, "Ben farkındayım seni uzak tutarım" dediği iddiasını ise reddetti. Söz alan cumhuriyet savcısı tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanığında mevcut halinin devamına hükmedilmesini talep etti. Sanık, tanık ve avukat beyanların ardından ara kararını veren mahkeme, tutuklu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanık Ramazan Çetin hakkında bulunan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. Sonraki duruşma 9 Şubat’a ertelendi.
İstanbul Cornelia Golf Masters ve Cornelia Open Golf Turnuvaları gerçekleşti Cornelia Golf Masters ve Cornelia Open Golf Turnuvaları, Türkiye’den en iyi golfçüleri bir araya getirdi. Cornelia Golf Club Genel Müdürü Ali Şahin, "Golf’ün özellikle Belek’e katkısı büyük. Yaklaşık döviz girdisi 250 milyon euro" dedi. Türkiye’nin önde gelen 13 golf kulübünden en iyi oyuncuları bir araya getiren Cornelia Masters Golf Turnuvası ve diğer amatör golfçülerin yarıştığı Cornelia Open Turnuvası, Cornelia Diamond Golf Resort & Spa’da gerçekleşti. Bu yılki Cornelia Masters’ta 39 profesyonel golfçü yarışırken, Cornelia Open turnuvasına 50 amatör katılımcı dahil oldu. Türkiye’nin golf turizmindeki önemli bölgelerinden Belek’te bu yıl düzenlenen organizasyonlar ve golf oynamak için gelen turistler sayesinde yaklaşık 250 milyon euro döviz girdisi sağlandığı belirtildi. "Türkiye’nin yükselen yıldızı golf" Cornelia Golf Club Genel Müdürü Ali Şahin, "Cornelia Golf Club Genel Müdürü Ali Şahin, Golf sahamız 2006 yılında dizayn edildi. 20 yıldır başarılı bir şekilde ödüller de alarak hizmet veriyor" dedi. 2008 yılında Belek’in Avrupa’nın en iyi golf destinasyonu seçildiğini hatırlatarak, "Belek gibi bir golf destinasyonu dünyanın hiçbir yerinde yok. Hem otellerimizin sunduğu lüks servis, hem sahalarımızın kalitesi, bakımı ve hizmet kalitesinin üst seviyede olması ile Belek, çok önemli bir golf destinasyonu ve Avrupalı misafirlerin Türkiye’yi tercih etmesinde başrol oynuyor. Belek’te yaklaşık 10 tane golf kulübü, 18 tane golf sahası bulunuyor. Bunların uzaklıklarının birbirine olan mesafesi 15 dakika, dolayısıyla 15 dakika içerisinde çok farklı 18 tane golf sahasında oynayabiliyorsunuz. Beşinci kez düzenlediğimiz bu organizasyonda amacımız Türkiye’deki golf kulüplerinin en iyi oyuncularının birbirleriyle yarışmasını sağlamak. Bu organizasyon Türk golfüne büyük hareketlilik getirdi. Burada yarışmak isteyen sporcular, kendi kulüplerinde kıyasıya mücadele ediyor. 2025 yılında 60 bin raund golf oynattık. Bunun karşılığı 13-14 bin kişidir. Bu oteli sadece golf için ziyaret eden yaklaşık 15 bin misafir var. Ekim ayından mayıs ayına kadar golf sezonuyla yaşıyoruz. Golfün özellikle Belek’e katkısı büyük. Yaklaşık döviz girdisi 250 milyon euro. Türkiye’de belli saha var ve nüfusa oranla yeterli değil. Örneğin; İspanya’da 400, Portekiz’de 110 tane golf sahası var. Belek’de 18 adet, yani yüzde 5’i kadar. Burada yer bulmak zor olabiliyor. Bir yıl öncesinden yerlerimizi satıyoruz. Yoğunluk bölgedeki tüm tesislerde bu şekilde. Yeni golf destinasyonları olmalı. Dalaman, Bodrum, Mersin, Adana ve çevresi yeni golf destinasyonu olabilir" ifadelerini kullandı. Golf sporunun insan hayatındaki önemine de değinen Ali Şahin, "Ben 25 yıldır golf ile uğraşıyorum. Sosyal çevre ve hayata bakış açısından önemli bir rolü var. Herkesin golf oynamasını tavsiye ediyorum" dedi. "Hedef 20 milyon turist" Cornelia Diamond Golf Resort & Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, "Turizmin en önemli konusu maliyetler ve kur makası. Değişen bir şey olmadı burada. Maliyet ve kur makası arasında bir sıkışmışlık söz konusu. Sektörün maliyeti yüksek seyrediyor. Yüzde 45 gibi bir maliyet artışı var, kur ise yüzde 26 artış göstermiş. Bu da sektörü zorluyor. Personel maliyeti 1.900 eurolara ulaştı. Bununla baş etmek de zorlaştı. Hep Mısır ile karşılaştırıyoruz ülkemizi. Türkiye, Mısır’ın yaptığı turizmi çok öncelerde geride bırakan bir turizm ülkesi, sadece Süveyş Kanalı’na sıkışmış bir turizmden Akdeniz’e yayılmış bir hareket var ama bizim kalitemizle boy ölçüşemiyorlar. Oraya hareket kazandıran da bizden giden Türk otel işletmeleri. Mısır’da bir personel maliyeti 350 dolar, bizimkiyle kıyaslanamaz. Ayrıca Mısır sektöre KDV uygulamıyor. Biz farklı bir kulvarda mücadele ediyoruz. Antalya bu sene 17 milyon turist hedefine ulaştı. Antalya için önemli bir rakamdı. Bin dolardan hesaplarsak 17 milyar dolar yapar. 17 milyon turistle yine birinci sırada Rusya var. 20 milyon turiste çıkma hedefimiz var" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir Büyükşehir’den Bayındırlı kadınlara festival sürprizi: 150 kadın festivale taşındı İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayındır ilçesinden kadınları Karaburun Nergis Festivali ile buluşturdu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla düzenlenen etkinlik kapsamında, Bayındır’ın Çırpı semtinden yaklaşık 150 kadın, festival alanına götürülerek Karaburun’un simgesi haline gelen nergis çiçekleri eşliğinde keyifli bir gün geçirdi. Renkli görüntülere sahne olan festival gezisi, katılımcı kadınlar tarafından memnuniyetle karşılanırken; kültürel ve sosyal etkinliklere erişimin artırılması açısından da önemli bir adım olarak değerlendirildi. Etkinlikle ilgili açıklama yapan Çırpı Cami Mahallesi Muhtarı Mustafa Akdeniz, organizasyona katkı sunan isimlere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: "Başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a, Bayındır Belediye Başkanımız Davut Sakarsu’ya ve CHP Bayındır İlçe Başkanımız Arif Uygueren’e, mahallemize bu güzel günü yaşattıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kadınlarımızın sosyal hayata katılımını artıran bu tür etkinlikler bizler için çok kıymetli." İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilçelerde yaşayan kadınlara yönelik sosyal ve kültürel etkinlikleri önümüzdeki dönemde de sürdürmesi bekleniyor. Bu tür organizasyonların, hem yerel dayanışmayı güçlendirdiği hem de kadınların sosyal yaşamda daha aktif rol almasına katkı sunduğu vurgulanıyor.