MAGAZİN - 30 Haziran 2021 Çarşamba 10:12

Sanatçı Kızılırmak, yıllar önce donarak ölen abisi ve arkadaşını anlattı

A
A
A
Sanatçı Kızılırmak, yıllar önce donarak ölen abisi ve arkadaşını anlattı

‘Devlet Sanatçısı’ unvanına sahip Denizlili yerel sanatçı Şevket İren Kızılırmak, 75 yıl önce abisi ve arkadaşının donarak öldüğü o günleri anlattı.

‘Devlet Sanatçısı’ unvanına sahip Denizlili yerel sanatçı Şevket İren Kızılırmak, 75 yıl önce abisi ve arkadaşının donarak öldüğü o günleri anlattı. 10 gün kar altında kalarak hayatlarını kaybeden iki kişi için yeni beste yapan Kızılırmak, “Donan cenazeleri yakılan ocakta oğlak gibi çevrilerek çözmeye çalıştılar” dedi.



Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültürel Miras Taşıyıcıları Halk Müziği Mahalli Sanatçıları ve Çalgı Yapımcıları Değerlendirme Kurulu’nun kararı sonucunda Devlet Sanatçısı unvanı verilen Çameli yerel sanatçısı Şevket İren Kızılırmak, katıldığı türkü programında yıllar önce abisini ve abisinin arkadaşının donarak öldüğü o günü anlattı. 10 gün kar altında kalan iki arkadaşın silahları vücutlarına yapışmış, donan cenazeler ocakta kuzu çevirir gibi ateşte çevrilerek çözüldü.



“10 gün sonra bölgeden geçen iki köylümüz onları donmuş halde buluyor”


Silahların soğuktan bedenlerine yapıştığını ve ateşte çevrilerek çözüldüğünü anlatan Kızılırmak, “Ben o zaman 4 yaşındaydım. Yıl 45 veya 46’da yaşanan olayda en büyük abim Durmuş Ali İren ile Osman Kaya, iki arkadaş Gölhisar’a giderek avlanıyorlar. Geri dönmek için harekete geçtiklerinde Gölhisar Gencel Gölü’nün yakınlarında Kırkbudak’ta yollarını kaybediyorlar. O zamanlar çok kar yağardı 2 metreyi aşkın kar olurdu. Gölün etrafında iki kez dönmelerine rağmen yolu bulamazlar. Osman Kaya abi 50 metre kadar ilerliyor ve yardım istemek için ünlemesine rağmen sonuç alamıyorlar. Geri geldiğinde Durmuş Ali abim donmuş. İkisi de orada donuyor. 10 gün sonra o bölgeden geçen iki köylümüz onları donmuş halde buluyor. Atlarla köye gelerek haber vermeleri üzerine köyden gidenler ikisinin cenazesini köye getiriyorlar. O kadar donmuşlardaki üzerlerindeki silahlar yapışmıştı. Çözülmeleri için yakılan ocakta oğlak gibi çevrilerek çözmeye çalıştırlar” dedi.



Kızılırmak, 75 yıl önce donarak hayatını kaybeden abisi ve arkadaşı için türkü yazdı. İşte o bestesinden bir kaç mısra ise şöyle; Büyük abim Durmuş Ali, ondan sora Bayram Ali, arkadaşım Kara Ali, yalan dünyadan göçenler. Kırkbudakta Garip Ali, kurban gittin Şaydan Ali, ustam dayım Koca Ali, yalan dünyadan göçenler. Ali oğlu Aslan Mehmet, Selahattin’le kardeş Mehmet, hepinize nasip cennet, yalan dünyadan göçenler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Köprübaşı çileği bu sene de çiftçinin yüzünü güldürdü Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde tescilli Köprübaşı çileğinde yıl boyunca seralarda üretimler devam ederken, hem Demirköprü Barajının dolması hem de ilçe çiftçilerinin üretim tecrübesinin artmasıyla bu yılda yüksek verim ve kazanç bekleniyor. Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde 2017 yılında coğrafi işaret tescilini alan Köprübaşı çileği, ilçede tarımsal üretimin en önemli kalemlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe genelinde yaklaşık 4 bin 500 dekar alanda üretimi yapılan çilekte, açık alanda ve serada toplamda yıllık üretim miktarı 9 milyon kilogram seviyesine ulaşıyor. 450 kayıtlı çiftçinin üretim gerçekleştirdiği bölgede, özellikle son dönemde etkili olan yağışların Demirköprü Barajı’nı doldurması, sulama imkanlarını artırarak verimin de artmasını sağladı. Suya erişimin kolaylaşmasıyla birlikte ürün kalitesinde de gözle görülür bir artışın yaşandığı Köprübaşı çileğinde üreticilerin üretim tecrübelerini arttırmasıyla hem verimli hem de kaliteli ürünler elde ediliyor. Seracılık faaliyetlerinin yaygın olduğu ilçede yılın büyük bölümünde üretim yapılabilmesi, Köprübaşı çileğini geniş bir pazar ağında yer bulmasını sağlıyor. Bu yıl beklenen üretim artışıyla hem çiftçinin gelirine olumlu yansıması hem de bölge ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Köprübaşı çileği, aroması, raf ömrü ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, coğrafi işaret tescili sayesinde markalaşma sürecini de güçlendirerek bölgenin önemli tarımsal değerleri arasında yer almayı sürdürüyor. İlçede gerek serada gerekse de açık alan üretimi yapan çiftçilerden Selçuk Kayacan, "Bu sene üretimden memnunum. Daha önce açıkta üretim yapıyordum. Bu sene de serada üretim yapmaya başladım. Açıkta da kazanıyorduk ama açık alanda 2 buçuk tonda kalırken serada 5 tonu geçmeyi hedefliyorum. Fiyatlarımız da bu yıl güzel gitti. Köprübaşı çileğinin en büyük özelliği aroma ve tadı. Başka yerlerin aroma ve tatları bu çileğin tadını tutturamıyor. Barajın da dolmasıyla üretim arttı. Su hayat demektir" dedi.
İstanbul Balık sezonu sona erdi, Balıkçı Kenan hamsiye "madalya" taktı Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’nin kurucusu Balıkçı Kenan Balcı, bereketli geçen balık sezonunun şampiyonunu açıkladı. Bu yıl hamsi bolluğu yaşandığını söyleyen Kenan Balcı şampiyon hamsiye madalya taktı. Balıkçı Kenan, bu yıl denizlerin cömert davrandığını belirterek hamsi miktarında son 20 yılın en yüksek seviyelerine ulaşıldığını ifade etti. Geçtiğimiz sezonlarda azlığı nedeniyle fiyatı yüksek olan hamsinin, bu yıl halkın her kesimine ulaştığını söyleyen Balcı, çarpıcı rakamlar verdi: "Geçen yıl tezgahta 200-300 lira bandında seyreden hamsi, bu sezon bolluk sayesinde 50 liraya kadar geriledi. Bu sadece bir fiyat düşüşü değil, hamsinin enflasyona karşı açtığı bir savaştır. Vatandaşın mutfağına giren en ucuz ve en kaliteli protein hamsi oldu. Biz de bu başarısından dolayı hamsiyi bu yılın şampiyonu ilan ettik ve sembolik olarak madalyasını taktık" Hamsinin sağlık açısından faydalarına değinen Balcı, "Hamsi aslında bir fikir gıdasıdır. İçeriğindeki Omega-3 ve minerallerle beyni besler. Çocuklarımızın gelişimi için paha biçilemez bir kaynaktır. İçinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan, doğanın bize sunduğu en saf besin balıktır. Kan dolaşımını hızlandırır, kemik yapısını güçlendirir. Bu yıl halkımız balığa doydu. 1 ton sattığımız dönemleri geride bıraktık, bu yıl tonlarca satış gerçekleştirdik. Adeta bir balık bayramı ilan ettik" ifadelerini kullandı. Büyük gırgır ve teknelerin av sezonunu tamamlayarak bakıma girmesiyle birlikte denizlerde "dümenlerin değiştiğini" belirten Balcı, balık arzının kesilmeyeceği müjdesini verdi. "Endüstriyel balıkçılık yerini kıyı balıkçılığına bıraktı" diyen Balcı, küçük teknelerin, el emeğiyle atılan ağların ve oltaların sahnede olduğunu söyledi. Kıyı kaptanlarının Marmara ve Karadeniz’de taze balık avına devam edeceğini, vatandaşın sofrasından taze balığın eksik olmayacağını belirtti. "Büyük gemilerin karaya çıkması bizi daha çok mutlu ediyor diyen Balcı, "Gemiler karaya çıkıyor. Bu sayede balıklar çoğalıyor. Balık türlerinin üreme ve yumurtlama dönemleri korunuyor. Nesillerinin devamını sağlanıyor. Deniz ekosisteminin sürdürülebilirliğini korunuyor. Bu dönemde balıkların rahatça çoğalıyor. Bizlerde bu sayede her dönem bir öncekine göre daha çok balık yiyoruz" şeklinde konuştu. "Türk balığı dünya sofralarında" Türkiye’nin deniz kaynaklarının sadece ülke içine değil, tüm dünyaya yettiğini belirten Kenan Balcı, ihracat rakamlarındaki artışa da dikkat çekti. Türk balıkçılığının küresel bir güç haline geldiğini ifade eden Balcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Sadece kendi insanımızı değil, artık dünyayı balığa doyuruyoruz. Avrupa’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanına Türk karasularında tutulan balıkları ihraç ediyoruz. Bu yıl ihracat hacmimiz geçmiş yılların çok üzerine çıktı. Denizlerimiz ülkemiz için hem sağlık hem de büyük bir ekonomik katma değer üretmeye devam ediyor."