ÇEVRE
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:06 İzmir çiçek açtı, her yer rengarenk oldu İzmir Büyükşehir Belediyesinin üçüncü kez düzenlediği İzmir Balkon-Bahçe Bitkileri Festivali başladı. Festivalle birlikte Kültürpark adeta çiçek açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncü kez düzenlenen İzmir Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali başladı. İzmir tarımını güçlendirmek ve balkon bahçeciliğini yaygınlaştırmak amacıyla Kültürpark’ta yapılan program kapsamında rengarenk bir ortam oluşturuldu. Üç gün boyunca doğanın renklerini İzmirlilerle buluşturacak festivalin ilk gününde çocuklar için boyama etkinlik alanları oluşturuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesinin ilgili daire başkanlıklarının stantlarıyla yer aldığı festivalde 15 bin ücretsiz fide dağıtılacak. "İzmir süs bitkileri sektöründe Türkiye’nin lider kentidir" İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez açılıştaki konuşmasında, "Öncelikle üretimin, emeğin, doğayla kurulan ilişkinin yeniden yeşerdiği ve kent kültürü için yeniden görünür olduğu bir festivaldeyiz. Süs bitkileri üretiminin içinde yıllardır yer almış birisiyim. Üreticinin emek ve maliyetini biliyorum. Bir bitkinin satışa gelene kadar geçirdiği sürecin ne kadar büyük bir sabır istediğini biliyorum. İklim riskini, artan girdi maliyetlerini, su ve lojistik sorunlarını, bakım süreçlerini, bu sektörün görünmeyen emeğini yaşamış biriyim. Bu sektör kent sağlığına katkı sunan, iklim krizine karşı direnç oluşturan, kamusal yaşam kalitesini yükselten ve aynı zamanda çok ciddi bir ekonomik değer oluşturan stratejik bir üretim alanı. İzmir tam da bu noktada çok güçlü bir potansiyele sahip. İklimi, üretim kültürü, yetişmiş insan gücü ile İzmir, süs bitkileri sektöründe Türkiye’nin lider kentidir. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde üreticiyi desteklemeye, iklim dostu ve yeşil bir kent vizyonunu büyütmeye inançla devam ediyoruz" dedi. "Büyükşehir’in destekleri bizlerin ayakta kalmasını sağlamıştır" Kooperatifler ve üreticiler adına konuşan Bayındır Çiçek Üreticileri Kooperatifi Başkanı Kadir İrdem ise "İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen bu değerli organizasyon üreticinin emeğini görünür kılan, doğayla iç içe yaşamı teşvik eden ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan çok kıymetli bir buluşmadır. Her birimiz bahçelerinde, seralarında sadece bitki değil umut büyütmekteyiz. Büyükşehir Belediyemize ve Başkan Cemil Tugay’a şükranlarımı sunuyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, tarıma, üreticiye ve kooperatifleşmeye verdiği destek bizlerin ayakta kalmasını, büyümesini ve bugün burada olmamızı sağlamıştır" ifadelerini kullandı. İzmir mis gibi koktu İzmir Büyükşehir Belediyesinin önderliğinde gerçekleşen festivale kooperatiflerle birlikte toplam 54 üretici katıldı. Festivalde 45 yerli üretici ve 9 kooperatif stant açtı. Emeklerin görünür kılınmasını amaçlayan Büyükşehir Belediyesi İzmirlilerin çiçek ve bahçe bitkilerine kolay erişimini sağlamak için bir adım daha atmış oldu. Dolu dolu program İzmir’i çiçek gibi açtıracak organizasyon 10 Mayıs’a kadar devam edecek. Çiçek ve bitki satış stantları, peyzaj ve balkon düzenleme önerileri, atölyeler, söyleşiler, konserler ve çocuk etkinlikleriyle capcanlı bir şekilde sürecek festivale İzmirlilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. Açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, bürokratlar, meclis üyeleri, sektör temsilcileri, üreticiler ve kooperatif üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin kalite laboratuvarı akreditasyon aldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:55 Mersin Büyükşehir Belediyesinin kalite laboratuvarı akreditasyon aldı Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığına bağlı Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü Laboratuvarı, ’TS EN ISO/IEC 17025:2017’ standardı kapsamında akreditasyon sertifikası almaya hak kazandı. Böylece laboratuvarda yapılan test sonuçları ulusal ve uluslararası geçerlilik kazandı. İmalatlarda kaliteyi güvence altına almak amacıyla kurulan Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü, 2022 yılında faaliyete aldığı asfalt, toprak ve beton laboratuvarlarıyla çalışmalarını sürdürüyor. Uzman personel ve modern cihazlarla hizmet veren laboratuvarlarda, kentte yapılan yol ve altyapı imalatlarının denetimleri gerçekleştiriliyor. Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından yapılan denetimleri başarıyla tamamlayan laboratuvar, 29 Ocak 2026 tarihi itibarıyla TS EN ISO/IEC 17025:2017 standardına göre akredite edildi. Bu sertifikayla laboratuvarda yapılan deney ve test sonuçları ulusal ve uluslararası alanda geçerlilik kazandı. Türkiye genelinde birçok yerel yönetimin laboratuvar hizmetini dış kaynaklardan temin ettiğini belirten yetkililer, Mersin Büyükşehir Belediyesinin ise teknik altyapı ve uzman kadroyu kendi bünyesinde oluşturarak bu hizmeti kendi imkanlarıyla sunduğunu ifade etti. Büyükşehir Belediyesinin, asfalt, toprak ve beton laboratuvarlarına sahip olup akreditasyon belgesi bulunan iki belediyeden biri olduğu da kaydedildi. Kalite ve Kontrol Şube Müdürü Gamze Bayır, üretimden uygulamaya kadar tüm aşamaları titizlikle denetlediklerini belirterek, "Uzman personelimiz ve modern cihazlarımızla tüm imalatların fen ve sanat kurallarına uygunluğunu sistematik olarak kontrol ediyoruz. TS EN ISO 17025 standardının gerekliliklerini yerine getirerek 2026 itibarıyla TÜRKAK tarafından akredite edildik" dedi. Akreditasyon belgesinin laboratuvarın uluslararası standartlara uygun, tarafsız ve güvenilir hizmet verdiğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Bayır, akreditasyon kapsamını genişleterek laboratuvar hizmetlerini daha üst seviyelere taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
BTÜ’de deprem konuşuldu: Bursa depremde en büyük hasarı alabilecek ilk 5 ilden biri
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:54 BTÜ’de deprem konuşuldu: Bursa depremde en büyük hasarı alabilecek ilk 5 ilden biri Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ), 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin perspektifinden Bursa’nın durumu masaya yatırıldı. Deprem uzmanları, Bursa’nın deprem açısından en büyük hasarı alabilecek ilk 5 il içerisinde olduğunu vurguladı, önlem için "birlikte çalışmalıyız" dedi. BTÜ’de "6 Şubat Depremleri Perspektifinden Bursa" başlıklı program düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile Prof. Dr. Sinan Uyanık, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Çağlar, Türkiye’nin 1999 Marmara Depremi’nden sonra önemli bir farkındalık kazandığını ancak daha çok kat edilecek yol olduğunu ifade etti. Bursa özelinden örnekler veren Rektör Çağlar, "Bursa’da yapılan çalışmalar, kentimizdeki binaların yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin deprem açısından riskli olabileceğini gösteriyor. Özellikle 1980 öncesi inşa edilmiş yapılar ve zemin sorunları bulunan bölgeler önemli bir tehlike barındırıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Bizim mücadelemiz sadece yeni binaları doğru yapmak değil; mevcut riskli yapılarla cesurca yüzleşmek zorunda olduğumuz bir süreçtir" dedi. "BTÜ olarak sürecin bir paydaşıyız" "Üniversiteler olarak bizler de bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif bir paydaşı olmak zorundayız" diyen Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilgi üretmeye, bilimsel raporlar hazırlamaya, kamu kurumlarıyla iş birliği yapmaya ve gençlerimizi afet bilinci yüksek bireyler olarak yetiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "Dirençli kentler için çalışıyoruz" AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, Türkiye’nin son üç yılda afet yönetimi açısından önemli bir mesafe kat ettiğini, afet öncesi, müdahale anı ve sonrasında oluşturulan planlama çerçevesinin dünya standartlarında olduğunu ve bu planlar doğrultusunda etkin bir şekilde hareket edilebildiğini söyledi. Afet öncesinde riskleri bertaraf eden ve kontrol altına alan bir sistemin kurulduğunu dile getiren Mehmet Buldan, BTÜ’yegerçekleştirdiği programiçin teşekkür ederek, dirençli kentler oluşturmak adına tüm paydaşlarla tek vücut halinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. "Bursa’nın zemin yapısı Hatay ile benzer" BTÜ Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEPAR) Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, Bursa’nın zemin yapısı açısından Hatay’la benzer özellikler taşıdığını ve hasar alabilecek ilk beş il arasında yer aldığını söyledi. Bursa’da yapıların büyük bölümünün alüvyon zemin üzerinde bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Avcı, Ankara yolunun alt tarafındaki mahalleler, Gemlik ve Mudanya’da ise ciddi sıvılaşma alanları olduğunu vurguladı. "Sındırgı depreminin Bursa’da hissedilmesi zemininizin yumuşak olduğunu gösterir" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamil Bekir Afacan, "Zemin Büyütmenin Üst Yapı Hasar Oluşumunda Etkisi" başlıklı konuşmasında, zemin özelliklerinin deprem etkisini doğrudan belirlediğini vurguladı. Bursa’da Sındırgı’da meydana gelen depremlerin hissedilmesinin, zeminin yumuşak olduğuna işaret ettiğini belirten Afacan, "Yaklaşık 200 kilometre mesafeden hissedilen depremler, bulunduğunuz zeminin özellikleri hakkında önemli ipuçları verir" ifadelerini kullandı. Deprem her yanıyla ele alındı Programın ikinci oturumunda, BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Özen, "Deprem Etkisi Altındaki Binalarda Yapı Malzemesi Kalitesinin Hasar Oluşumuna Etkisi", Dr. Öğretim Üyesi Sedef Kocakaplan Sezgin,"Kahramanmaraş Depremlerinde Üstyapısal Hasarlar" konularını değerlendirdi. Programın son oturumunda ise Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aslı Yeşil "Depremlere Karşı Hazırlıklı Olma-Gençler Bu Konuda Ne Düşünüyor?" ve BTÜ Afet Yönetimi Koordinatörü Prof. Dr. Burak Arıcak "Afet Risk Yönetimi" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Programda, BTÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğretim Görevlisi Alper Keskin ise Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar alan illerden oluşturduğu fotoğraf gösterisini katılımcılarla paylaştı.
İzmir’de atıl alanlar mini ormana dönüşüyor
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:41 İzmir’de atıl alanlar mini ormana dönüşüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, atıl alanları mini ormanlara dönüştürerek kentin yeşil dokusunu büyütüyor. Bu kapsamda Mavişehir ve Gaziemir’de binlerce ağaç ve çalı toprakla buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil varlığını artıracak projeleri hayata geçirmeyi sürdürüyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, kent merkezinde atıl durumda bulunan alanları, yerel ağaç türlerinin yoğun dikimiyle oluşturulan ve kendi kendine yetebilen mini ormanlara (mikroforest) dönüştürüyor. İzmir’in biyolojik çeşitliliğini artırmak ve iklim krizine karşı yerel çözümler üretmek amacıyla yürütülen proje kapsamında, Altan Aydın Caddesi ile Akçay Caddesi kesişiminde yer alan bin 100 metrekarelik atıl alan ağaçlandırıldı. Alan 250 adet hayıt, 180 adet ılgın, 460 adet sandal, 200 adet çitlembik ve 50 adet defne türü olmak üzere bin 140 bitki ile menengiç, Anadolu sığla, iğde, keçiboynuzu ve badem ağacı türlerinde 75 ağaç dikildi. Karşıyaka Mavişehir Atakent Lisesi önündeki 2 bin 500 metrekarelik boş alanın dönüşümü de tamamlandı. Alana, incir, kavak, sığla, meşe ve keçiboynuzu türlerinde 306 ağacın yanı sıra biberiye, hayıt, sandal, zakkum ve ılgın gibi 3 bine yakın çalı türleri dikildi. "Daha sık dikimle daha hızlı uzayan ormanlar" Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Ziraat Yüksek Mühendisi Gökçe Işık, mikroforest projesinin kente yeni yeşil alanlar kazandırmayı hedeflediğini ifade etti. Işık, "Mikroforestler, sık dikim yöntemiyle oluşturulan ve bu sayede ağaçların daha kısa sürede büyümesini sağlayan küçük ölçekli ormanlardır. Kentimizin farklı noktalarında, çoğunlukla atıl durumda bulunan ya da belediyemize ait alanlarda mikroforest uygulamaları gerçekleştiriyoruz. Bu alanları yeşil alanlara dönüştürerek park olarak halkımızın kullanımına sunuyoruz" dedi. Doğaya, iklime uygun yeni yeşil alanlar "Amacımız, doğaya ve iklime uygun şekilde kente yeni yeşil alanlar kazandırmak" diyen Gökçe Işık, projenin kentlerde yerel biyolojik çeşitliliği artırmayı ve iklim krizine karşı doğa temelli çözümler üretmeyi hedeflediğini belirtti. Işık, "Minik ormanlar oluşturarak kente yeni yeşil alanlar kazandırıyoruz. Bu alanlar, bulundukları çevrenin canlı ekosistemine önemli katkılar sağlayacak. Ağaç çeşitliliği arttıkça kuş çeşitliliği de artacak, toprak altındaki canlı yaşamı da olumlu yönde değişecek. İzmir’e yeni yeşil alanlar kazandırmak için mikroforest projelerini sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Büyükşehir’in kompost gübreleriyle büyüyecek Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, oluşturulan mini orman alanlarında verimliliği ve su tutma kapasitesini artırmak amacıyla kendi bünyesinde ürettiği kompost gübreleri kullanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait alanlardan elde edilen budama artıkları, çim kalıntıları, yeşil atıklar ve atölyelerden çıkan talaşlar; Bornova yerleşkesinde, İzmir Doğal Yaşam Parkı’ndan getirilen hayvansal gübreyle birleştiriliyor. Sıcaklık, nem ve azot dengesi sağlanarak kompost gübreye dönüştürülen bu doğal malzemeler, mini ormanların gelişiminde kullanılarak sürdürülebilir ve döngüsel bir sistem oluşturuluyor.
Manavgat Irmağı taştı, Antalya-Alanya otoban şantiyesi sular altında kaldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:24 Manavgat Irmağı taştı, Antalya-Alanya otoban şantiyesi sular altında kaldı Antalya’da Oymapınar Barajı’ndan su bırakılmasıyla debisi yükselen Manavgat Irmağı taştı. Taşkın sonucu Antalya-Alanya otoyolu inşaat şantiyeleri ile çevredeki tarım arazileri sular altında kalırken, bazı iş makineleri de zarar gördü. Antalya’nın Manavgat ilçesinde Oymapınar Barajı’ndan bırakılan suyla birlikte Manavgat Irmağı’nın debisi yükseldi. Irmağın taşması sonucu yapımı devam eden Antalya-Alanya Otoyolu’nun Bucak Şeyhler ve Ulukapı mevkilerindeki şantiye alanları su altında kaldı. Taşkında bazı iş makinesi ve ekipmanın zarar gördüğü öğrenildi. Şantiye alanı göle döndü Antalya-Alanya otoyolu projesi kapsamında viyadük ve tünel çalışmalarının sürdüğü bölgede, ırmağın yükselen su seviyesi büyük bir baskına yol açtı. Bucak Şeyhler mevkisinde çalışma alanları tamamen suyla dolarken, Ulukapı bölgesinde bazı iş makineleri ve teknik teçhizatların yarıya kadar suya gömüldüğü görüldü. İşçilerin güvenli alanlara çekildiği olay sonrası, şantiyedeki çalışmalar durma noktasına geldi. Tarım arazileri büyük zarar gördü Taşkın, yalnızca otoyol inşaatını değil, çevredeki tarım arazilerini de etkiledi. Bölgenin önemli geçim kaynakları arasında yer alan avokado ve narenciye bahçeleri sel sularına teslim oldu. Ekili alanların sular altında kalmasıyla üreticiler büyük mağduriyet yaşadı.