ÇEVRE - 05 Şubat 2026 Perşembe 10:54

BTÜ’de deprem konuşuldu: Bursa depremde en büyük hasarı alabilecek ilk 5 ilden biri

A
A
A
BTÜ’de deprem konuşuldu: Bursa depremde en büyük hasarı alabilecek ilk 5 ilden biri

Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ), 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin perspektifinden Bursa’nın durumu masaya yatırıldı. Deprem uzmanları, Bursa’nın deprem açısından en büyük hasarı alabilecek ilk 5 il içerisinde olduğunu vurguladı, önlem için "birlikte çalışmalıyız" dedi.


BTÜ’de "6 Şubat Depremleri Perspektifinden Bursa" başlıklı program düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile Prof. Dr. Sinan Uyanık, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Çağlar, Türkiye’nin 1999 Marmara Depremi’nden sonra önemli bir farkındalık kazandığını ancak daha çok kat edilecek yol olduğunu ifade etti. Bursa özelinden örnekler veren Rektör Çağlar, "Bursa’da yapılan çalışmalar, kentimizdeki binaların yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin deprem açısından riskli olabileceğini gösteriyor. Özellikle 1980 öncesi inşa edilmiş yapılar ve zemin sorunları bulunan bölgeler önemli bir tehlike barındırıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Bizim mücadelemiz sadece yeni binaları doğru yapmak değil; mevcut riskli yapılarla cesurca yüzleşmek zorunda olduğumuz bir süreçtir" dedi.


"BTÜ olarak sürecin bir paydaşıyız"


"Üniversiteler olarak bizler de bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif bir paydaşı olmak zorundayız" diyen Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilgi üretmeye, bilimsel raporlar hazırlamaya, kamu kurumlarıyla iş birliği yapmaya ve gençlerimizi afet bilinci yüksek bireyler olarak yetiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.


"Dirençli kentler için çalışıyoruz"


AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, Türkiye’nin son üç yılda afet yönetimi açısından önemli bir mesafe kat ettiğini, afet öncesi, müdahale anı ve sonrasında oluşturulan planlama çerçevesinin dünya standartlarında olduğunu ve bu planlar doğrultusunda etkin bir şekilde hareket edilebildiğini söyledi. Afet öncesinde riskleri bertaraf eden ve kontrol altına alan bir sistemin kurulduğunu dile getiren Mehmet Buldan, BTÜ’yegerçekleştirdiği programiçin teşekkür ederek, dirençli kentler oluşturmak adına tüm paydaşlarla tek vücut halinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.


"Bursa’nın zemin yapısı Hatay ile benzer"


BTÜ Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEPAR) Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, Bursa’nın zemin yapısı açısından Hatay’la benzer özellikler taşıdığını ve hasar alabilecek ilk beş il arasında yer aldığını söyledi. Bursa’da yapıların büyük bölümünün alüvyon zemin üzerinde bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Avcı, Ankara yolunun alt tarafındaki mahalleler, Gemlik ve Mudanya’da ise ciddi sıvılaşma alanları olduğunu vurguladı.


"Sındırgı depreminin Bursa’da hissedilmesi zemininizin yumuşak olduğunu gösterir"


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamil Bekir Afacan, "Zemin Büyütmenin Üst Yapı Hasar Oluşumunda Etkisi" başlıklı konuşmasında, zemin özelliklerinin deprem etkisini doğrudan belirlediğini vurguladı. Bursa’da Sındırgı’da meydana gelen depremlerin hissedilmesinin, zeminin yumuşak olduğuna işaret ettiğini belirten Afacan, "Yaklaşık 200 kilometre mesafeden hissedilen depremler, bulunduğunuz zeminin özellikleri hakkında önemli ipuçları verir" ifadelerini kullandı.


Deprem her yanıyla ele alındı


Programın ikinci oturumunda, BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Özen, "Deprem Etkisi Altındaki Binalarda Yapı Malzemesi Kalitesinin Hasar Oluşumuna Etkisi", Dr. Öğretim Üyesi Sedef Kocakaplan Sezgin,"Kahramanmaraş Depremlerinde Üstyapısal Hasarlar" konularını değerlendirdi. Programın son oturumunda ise Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aslı Yeşil "Depremlere Karşı Hazırlıklı Olma-Gençler Bu Konuda Ne Düşünüyor?" ve BTÜ Afet Yönetimi Koordinatörü Prof. Dr. Burak Arıcak "Afet Risk Yönetimi" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Programda, BTÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğretim Görevlisi Alper Keskin ise Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar alan illerden oluşturduğu fotoğraf gösterisini katılımcılarla paylaştı.



BTÜ’de deprem konuşuldu: Bursa depremde en büyük hasarı alabilecek ilk 5 ilden biri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Her geçen maçta daha da iyi hale geleceğimizi düşünüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Başakşehir maçının ardından yaptığı açıklamada, yeni transferlerle birlikte daha da güçlendiklerini belirterek, "Her geçen maçta daha da iyi hale geleceğimizi düşünüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Beşiktaş, deplasmanda karşılaştığı Başakşehir’i 3-2 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Oyunun tamamı iki taraf adına da değişkenlik gösterdi. Rakibin de, bizim de üstün olduğumuz dakikaların olduğu zor bir maçtı. Başakşehir, iyi bir kadroya sahip. İyi oyunculardan kurulu bir ekip. Bu deplasman her zaman zor olmuştur. Maçın başında oyunumuzu oturtmakta zorlandık. İlk 15- 20 dakikadan sonra oyun bize geçti. İkinci yarının başında oyun bu sefer rakibe geçti. Fakat golü bulduk ve dengeyi sağladık. Genelde son dakikalarda yediğimiz gollerle kaybediyorduk. İşler bu sefer bize döndü. Oyuncularımın performansından memnunum. Her geçen maçta daha da iyi hale geleceğimizi düşünüyorum" diye konuştu. "Orkun, oynamaya ve takıma sahip çıkmaya başladı" Siyah-beyazlıların kaptanı Orkun Kökçü’nün performansının sorulması üzerine Yalçın, "Bir sakatlığı olabilir. Kendisiyle de maç içerisinde konuştuk. Oyunda kalmayı tercih etti. Avrupa ile burada oyun formatları farklı. Orkun, Süper Lig’e alışmaya başladı. İyi oynamaya ve takıma sahip çıkmaya başladı. Daha da iyi olacağını düşünüyorum" şeklinde cevap verdi. "Doğru transferler yaptık" Kış transfer dönemi kadroya katılan yeni oyunculardan memnun olduğunu aktaran Sergen Yalçın, "Yaptığımız transferlerin camiamız için doğru olduğunu düşünüyorum. Bakın iyi demiyorum sadece, doğru transferler. Son takımı Beşiktaş olacak oyuncular değil kadroya dahil ettiklerimiz. Devre arasında yapılan transferler gönderilen oyuncuların bonservislerine karşılık olarak alındı. Giden ve gelen oyuncuların matematiğini yapınca söylediklerimi daha iyi anlayacaksınız" ifadelerini kullandı. "Kalecinin işi gol yemektir" Ersin Destanoğlu hakkında da konuşan deneyimli teknik adam, "Bu çocuk 19 yaşında şampiyon takımın kapısını kolladı. Ersin bugün hatalı oynar, yarın iyi oynar. Unutmayın ki kalecinin işi gol yemektir. Hatalı da yiyebilir, kurtara da bilir. Bugün taraftarımız Ersin’e sahip çıktı. Bundan sonra da öyle gider umarım. Kendi öz kaynak oyuncumuzdur. Taraftarımız her zaman da kendisine sahip çıkmaya devam edecektir. Ben buna inanıyorum" açıklamalarında bulundu. "Beşiktaş camiası çok derin bir değişim yaşanıyor" Göreve başladığı günden itibaren işinin kolay kolay olmadığını söyleyen siyah-beyazlı takımın teknik direktörü, "Beşiktaş camiası çok derin bir değişim yaşıyor. Şimdiden söyleyeyim buna benzer bir değişimi yaz transfer döneminde de yaşamaya devam edeceğiz. İyi giderken eksiklerimizi görmezden gelmiyoruz. İyi mücadele eden genç bir kadroya sahibiz. En önemli tarafı oyuncuların başarıya aç olması. Sadece Beşiktaş’ın değil oyuncuların da Beşiktaş’a ihtiyacı var. Biraz acı çekeceğiz, sıkıntılı süreçler yaşıyoruz. Beşiktaş’ın hedefi her zaman kazanmaktır. Hep kazanmak üzerine formatlar kuruyoruz. Belki bu sene lig bitimi bizim için çok iyi olmayacak. Fakat sezon başında da devam edecek değişimle umuyorum ki bu camia çok iyi yerlere gelecek" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul İstanbul’da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu İstanbul’da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt’ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy’de de inşattan tuğlalar düştü. Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi’nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı. Arnavutköy’de bir inşaattan tuğlalar düştü Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi’nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy’de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı. Beylikdüzü’nde bir evin dış kaplaması söküldü Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.
Muğla Datça’da geleneksel lezzete genç dokunuş Muğla’nın Datça ilçesinde düzenlenen 7. Datça Badem Çiçeği Festivali’nde, 13 yaşındaki Lidya İlhan yöreye özgü ’peluze’ tatlısıyla elde ettiği üçüncülükle hem jüriyi hem de dikkatleri üzerine çekti. Datça’da bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilen Datça Badem Çiçeği Festivali kapsamındaki Geleneksel Tatlılar Yarışması renkli görüntülere sahne oldu. Yarışmaya katılan ortaokul öğrencisi Lidya İlhan, Datça mutfağının köklü lezzetlerinden ’peluze’ tatlısını hazırlayarak üçüncü oldu. Küçük yaşına rağmen geleneksel tariflere gösterdiği özenle dikkat çeken Lidya, peluzenin atalarından miras kalan bir tat olduğunu belirterek bu lezzetin unutulmaması için yarışmaya katıldığını dile getirdi. Festival alanında ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan genç yarışmacı, derece kazanmanın ötesinde yöresel mutfak kültürünü yaşıtlarına tanıtmayı hedeflediğini ifade ederken, jüri üyeleri de Lidya’nın tarifte yöresel dokuyu korumasını ve sunumdaki titizliğini takdir etti. Kızının yarışmaya büyük emek vererek hazırlandığını söyleyen Özlem İlhan ise çocukların yaşadıkları coğrafyanın değerlerini öğrenmesinin önemli olduğunu belirterek elde edilen derecenin Lidya’nın emeğinin karşılığı olduğunu söyledi. Genç yaşta geleneksel bir lezzeti gündeme taşıyan Lidya İlhan, Datça mutfağının hafızasında yer alan peluzenin yeni kuşaklar tarafından da bilinmesini istediğini ifade ederek, "Bu tatlıyı kendi yaşıtlarıma da tanıtmak istedim. Gelenek kaybolmasın istiyorum" ifadelerini kullandı.