ÇEVRE
Akdeniz’de çok az kaldı, Tuzla’da umut verdi
08 Şubat 2026 Pazar - 11:33 Akdeniz’de çok az kaldı, Tuzla’da umut verdi Olumsuz çevresel etkiler nedeniyle Akdeniz çanağının genelinde çok az kalan ve deniz ekosistemi için çok önemli yeri olan pina ve deniz çayırları Tuzla’da görüldü. Konuyla ilgili bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Tuzla’da muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık, çok şaşırdık" dedi. Tuzla’da Postane Mahallesi’nde bulunan Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden dalış yapan ekipler, Marmara Denizi’ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar buldu. 1992’den beri tüm Akdeniz’de sayıları her geçen gün azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Deniz çayırları sağlıklı, Tuzlalılar çok şanslılar. Burası İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi, böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans" dedi. Prof. Dr. Sarı, Tuzla’daki gönüllü dalgıçların bölgede deniz çayırı canlılığı olduğunu bildirmesi üzerine ekibiyle beraber bölgeye geldiklerini belirterek, "Muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki bir su altı canlılığı var. 25 ila 30 metrekarelik bir alan" ifadelerini kullandı. "Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı var" Prof. Dr. Sarı, bölgede yaptıkları dalışın ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle geçen yıl 2 büyük proje yürüttük. Birisi MAR-ÇAYIR, diğeri MAR-PİNA idi. Derdimiz Marmara Denizi’nin bütün kıyısal alanlarındaki deniz çayırı ve pina alanlarını tespit etmek ve bunları haritalandırmaktı. Geçen yıl Adalar dahil, bin 300 kilometrelik bütün kıyı şeritlerini tarayarak bunları tespit ettik. Bu yıl, bunların ’ÇAYIR-İZ’ ve ’PİNA-İZ’ adıyla 2 büyük proje kapsamında izlemesine başladık. Marmara’nın tamamını temsil edecek şekilde istasyonlarımız var. Bu istasyonlarda düzenli olarak dalıyoruz. Deniz çayırlarının sağlık durumlarını inceliyoruz. Pinalar sağlıklı mı, yeni birey katılımı var mı, karasal baskılar ne durumda? Kıyıdan ve karadan gelen baskılar zarar veriyor mu, etkisi nedir diye görmeye çalışıyoruz. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki, Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı var. 4 tür deniz çayırı bulunuyor. En yaygın olan Cymodocea nodosa dediğimiz tür. Her tarafta bulunuyor. Kıyıdan itibaren en fazla 8.5 metre derinliğe kadar. İkinci tür Zostera marina, üçüncü tür Zostera noltii ve dördüncüsü Akdeniz’in endemik türü Posidonia oceanica. O Çanakkale’ye ve Erdek Körfezi’ne yakın bölgelerde bulunuyor." "Gönüllüler Tuzla’da deniz canlılığı olduğunu söylediler" Prof. Dr. Sarı, Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinaların hem deniz çayırlarının var olduğunu dile getirerek, "Üzüldüğümüz şey şu, Marmara’nın kuzey kıyılarından, Silivri’den başlayıp; İzmit Körfezi’ne kadar neredeyse deniz çayırı alanı kalmadı, baskı altında. Buraları kötü kullanmışız, kirletmişiz, doldurmuşuz. Deniz çayırları zarar görmüş buralarda. Pina alanları deniz çayırına göre daha iyi ve çok az, parça parça deniz çayırı yeri kalmış. Bu bölgedeki gönüllü dalgıç arkadaşlarımız dediler ki; ‘Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinalar, hem deniz çayırı var.’ Bize bildirdiler, biz de ekibimizle beraber geldik. Daldık ve muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki çok canlı bir su altı canlılığı var. Ayrıca çok küçük bir alan olsa da deniz çayırı alanı var. 25-30 metrekarelik bir alan. Zostera marina türü burada var. Onlar da gayet sağlıklı gözüküyorlar onun için çok mutlu oldum. Arkadaşlarımızla beraber bugün bu güzellikleri gördüğümüz için çok mutluyuz. Aşağıda gördüğümüz pinalar, büyük ve yavru pinalar da var ve hepsi çok sağlıklı. Deniz çayırları da çok sağlıklı. Tuzlalılar çok şanslılar. İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi burası. Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans. Tuzlalı yöneticilerimize, Tuzla’da yaşayan insanlarımıza bu güzelliklere sahip çıkmalarını tavsiye ederiz, aman denizinize sahip çıkın! Çünkü soluduğumuz havanın içerisindeki oksijenin yarısı denizlerden geliyor. Dünyanın dörtte üçü karalarla kaplı, bütün karalar orman olsa, şu anda soluduğumuz havanın içerisindeki oksijeni üretmeye yetmiyor. Denizdeki fitoplanktonlar üretiyor ve deniz çayırları üretiyor." "Bu bölgede artık deniz çayırı var" Deniz çayırlarının deniz ekosistemi için önemine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, "Bir metrekare deniz çayırı alanı bir günde 10 litreden fazla oksijen üretir. Deniz canlılarına üreme, beslenme, barınma, saklanma alanı oluşturur. En önemlisi karbonu tutar. Tropik ormanlardan 35 kat fazla karbon tutar deniz çayırları. Neden karbon tutmanın altını çiziyoruz; ’iklim değişikliği’ dediğimiz büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Atmosferdeki artan karbondioksit yüzünden sürekli dünya ısınıyor. İşte bu karbondioksiti absorbe edecek bitkisel organizmalara ihtiyacımız var. Deniz çayırıyla kaplı bir alan düşünün, hemen yanında olmayan bir alan düşünün olmayan alana göre 40 kat daha fazla canlılık barındırıyor. Eğer kıyısal alanda deniz çayırı varsa erezyonu önlüyor. Bu yönüyle saymakla bitiremeyeceğimiz kadar deniz ekosistemine katkısı var. Biz tüm bunları dikkate alarak Marmara’nın tamamında deniz çayırlarının korunmasını istiyoruz. Pinaların korunması istiyoruz. Deniz çayırları plajlarda bulunduğunda insanlar istemiyorlar, ayağımıza değiyor diyorlar ve korkuyorlar. Çimle kaplı bir alan görsek ayakkabılarımızı çıkarıp çıplak ayakla basmak isteriz. Eğer plajımızda deniz çayırı varsa plajı berraklaştırır. Deniz çayırından kaygımız varsa deniz ayakkabısı giyelim ve çayırlar ayağımıza değmesin. Marmara’nın kuzey kıyılarını dikkate aldığımızda çok az yerde, bu bölgede artık deniz çayırı var. Karşıda Adalar’ın etrafı tamamen deniz çayırı ama burada karasal baskılar yüzünden çok az kalmış. Tuzla’da şu anda küçük de olsa bir alan var. Burayı genişletmemiz, büyütmemiz var olanı korumamız lazım. Onun için bugün çok mutluyum. Burada bulunan tür nesli tehlike altında olan bir tür değil ama deniz çayırının neslinin tehlike altında olması gerekmiyor önemli olması için. O kadar kıymetli bir tür ki bu, bunu korumamız lazım" şeklinde konuştu.
Başkan Çolakbayrakdar: "Kocasinan’ı estetik dokunuşlarla geleceğin şehri haline getiriyoruz"
08 Şubat 2026 Pazar - 11:10 Başkan Çolakbayrakdar: "Kocasinan’ı estetik dokunuşlarla geleceğin şehri haline getiriyoruz" Kocasinan Belediyesi, ilçeyi daha güzel bir görünüme kavuşturmak için yoğun bir gayretle yürüttüğü estetik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın öncülüğünde gerçekleştirilen projeler, şehre enerji tasarrufu sağlarken aynı zamanda rengârenk bir görsellik oluşturuyor. Kayseri’yi daha da güzelleştirmek için çalışmaların devam edeceğini belirten Başkan Çolakbayrakdar, yapılan projelerle Kayseri’ye önemli bir canlılık kattıklarını vurguladı. İnsan odaklı bir anlayışla yenilikçi hizmetler sunduklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ın yenileme çalışmalarının örnek teşkil ettiğini ifade etti. Yapılan yatırımlar sayesinde ilçenin hizmet standartlarının yükseldiğini söyleyen Başkan Çolakbayrakdar, şehrin görsel estetiğine büyük önem verdiklerinin altını çizerek, "Bu doğrultuda yenilikçi bir belediye olarak farklı projeleri hizmete sunuyoruz. Modern aydınlatma ile ilçemizi görsel ve estetik olarak daha güzel bir hâle getiriyoruz. Bu projelerle vatandaşlarımıza alışılmışın dışında bir görsel konfor sunuyoruz. Çevreye duyarlı tasarımı olan aydınlatma ürünlerinde enerji tasarrufu sağlıyoruz. Özellikle parklarımızın daha renkli, daha farklı, daha güzel ve daha ferah bir görünüme kavuşması için projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Özellikle parklarımız, gece görüntüsüyle görsel şölen sunmaktadır. Yeni çöp konteynerlerinden ışıklı bariyerlere kadar farklı yenilikleri ilçemize kazandırdık. İnşallah daha modern ve akıllı şehirler inşa edeceğiz. Bütün gayretimiz, hemşehrilerimize daha mutlu, huzurlu olabilecekleri bir ortam hazırlamak ve daha çevreci yaklaşımlarla onlara hizmet edebilmektir" ifadelerini kullandı. Başkan Çolakbayrakdar, ilçenin her mahallesini güzelleştirmek ve yenilemek için çalışmaların hızla devam edeceğini belirterek, Kocasinan’ın estetik görünümünü her geçen gün daha da iyileştireceklerini sözlerine ekledi. Öte yandan Kocasinan Belediyesi, özellikle park, cadde ve sokaklarda yaptığı modern aydınlatma çalışmalarıyla büyük ilgi görüyor. Enerji tasarruflu LED’li aydınlatma direkleri ve ışıklı bariyerlerle ilçeye farklı bir hava katılırken, bu aydınlatma ürünlerinde Kocasinan Belediyesi’nin logosu da görsel bir güzellik oluşturuyor. Ayrıca yeni yapılan parklar, hem gündüz hem de gece görüntüsüyle şehre görsel şölen sunuyor. Kocasinan’ın estetik çalışmaları, ilçenin her noktasına yayılarak şehri daha modern ve güzelleştiriyor, hem görsel açıdan hem de çevresel açıdan önemli katkılar sağlıyor.
Alanya’da etkili olan sağanak çayı taşırdı, çardaklar sular altında kaldı
08 Şubat 2026 Pazar - 11:03 Alanya’da etkili olan sağanak çayı taşırdı, çardaklar sular altında kaldı Antalya’nın Alanya ilçesinde dün akşam saatlerinde ekili olan sağanak nedeniyle Oba Çayı’nın su debisi yükseldi, yakınındaki işletmelere ait çardaklar sular altında kaldı.Alanya’nın Oba Mahallesi’nde Alacami çevresinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağışın ardından Oba Çayı taştı. Kısa sürede debisi yükselen çayın taşmasıyla birlikte dere yatağına yakın konumda bulunan iki işletmeye ait çardaklar sular altında kaldı. İşletmelerde de maddi hasar meydana gelirken, bölgedeki yaşanan su baskını ve işletmelerin zarar gördüğü alanlar dron ile görüntülendi.Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte Alacami yolu üzerinde bulunan kayalıklardan yoğun şekilde sular aktı. Yamaçlardan gelen yağmur suları dere yataklarıyla birleşerek çevrede adeta sel görüntüsü oluşturdu. Ortaya çıkan manzara, bölgede doğal afeti andıran görüntülerin oluşmasına neden oldu.Taşkın nedeniyle dere kenarında bulunan piknik işletmelerindeki çardaklar da sular altında kaldı. Bazı çardakların tamamen suya gömüldüğü, bazılarının ise zarar gördüğü görüldü.15 yıldır Alanya’da olmasına rağmen böyle bir su taşkını görmediğini söyleyen Mehmet Duvarcı, "15 senedir Alanya’dayım. Buralara çok gider gelirdim. Su kuvvetli olduğu için sağı solu yıktı. Suyun debisine bakmaya geldim buraya. Gördüm ki felaket durumda. İlk defa bu kadar suyun aktığını gördüm. Toroslardan gelen sular buradan aşağıya doğru Akdeniz’e gidiyor. İki işletmede zarar görmüş" dedi.
Kepez’in Varsak Ayanoğlu Mahallesi’nde yaşam alanları yenilendi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:56 Kepez’in Varsak Ayanoğlu Mahallesi’nde yaşam alanları yenilendi Kepez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Varsak Ayanoğlu Mahallesi’nde parklar, semt spor sahaları ve yeşil alanlarda toplam 63 bin 38 metrekarelik alanda kapsamlı bakım, yenileme ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirdi. Kepez Belediyesi, mahallelerin yaşam kalitesini artırmak ve vatandaşlara daha modern, güvenli sosyal alanlar sunmak amacıyla Varsak Ayanoğlu Mahallesi’nde kapsamlı yenileme ve düzenleme çalışmaları gerçekleştirildi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalar çerçevesinde Ayanoğlu Mahallesi’nde bulunan 10 parkta toplam 16 bin 119 metrekarelik alanda yenileme çalışmaları yapıldı. Parklardaki oyun grupları, yürüyüş yolları ve kent mobilyaları elden geçirilirken ahşap grubu, oyun alanları ve çöp kutularına boyama çalışmaları yapılarak alanlar daha estetik ve kullanışlı hale getirildi. Mahallede yer alan spor alanlarında da kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildi. 2 semt spor sahasında toplam 10 bin 978 metrekarelik alanda yenileme yapılırken, saha tellerine boyama işlemleri uygulanarak spor sahaları modern bir görünüme kavuşturuldu. Yeşil alanlara yönelik çalışmalarda ise 35 bin 941 metrekarelik alanda düzenleme yapıldı. Bu kapsamda ağaç budama, çim biçme, bitkilendirme ve genel bakım çalışmaları gerçekleştirilerek mahalle genelinde daha sağlıklı ve düzenli bir çevre oluşturuldu. Yapılan çalışmalarla birlikte Ayanoğlu Mahallesi’nde toplamda 63 bin 38 metrekarelik alanda yenileme ve düzenleme çalışması tamamlandı. "Güvenli ve modern alanlar oluşturduk" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Ayanoğlu Mahallesi’nde yapılan çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, mahallelerin ihtiyaçlarına göre planlı çalışmalar yürüttüklerini belirterek şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın günlük yaşamda kullandığı parklarımızı, spor alanlarımızı ve yeşil alanlarımızı düzenli olarak yeniliyor, bakım ve onarımlarını yapıyoruz. Ayanoğlu Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalarla vatandaşlarımız için daha güvenli ve modern alanlar oluşturduk. Kepez’in tüm mahallelerinde halkımızın yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalarımız aralıksız devam edecek."
Akdeniz’de çok az kaldı, Tuzla’da umut verdi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:54 Akdeniz’de çok az kaldı, Tuzla’da umut verdi Olumsuz çevresel etkiler nedeniyle Akdeniz çanağının genelinde çok az kalan ve deniz ekosistemi için çok önemli yeri olan pina ve deniz çayırları Tuzla’da görüldü. Konuyla ilgili bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Tuzla’da muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık, çok şaşırdık" dedi. Tuzla’da Postane Mahallesi’nde bulunan Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü iskelesinden dalış yapan ekipler, Marmara Denizi’ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar buldu. 1992’den beri tüm Akdeniz’de sayıları her geçen gün azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Deniz çayırları sağlıklı, Tuzlalılar çok şanslılar. Burası İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi, böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans" dedi. Prof. Dr. Sarı, Tuzla’daki gönüllü dalgıçların bölgede deniz çayırı canlılığı olduğunu bildirmesi üzerine ekibiyle beraber bölgeye geldiklerini belirterek, "Muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki bir su altı canlılığı var. 25 ila 30 metrekarelik bir alan" ifadelerini kullandı. "Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı var" Prof. Dr. Sarı, bölgede yaptıkları dalışın ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle geçen yıl 2 büyük proje yürüttük. Birisi MAR-ÇAYIR, diğeri MAR-PİNA idi. Derdimiz Marmara Denizi’nin bütün kıyısal alanlarındaki deniz çayırı ve pina alanlarını tespit etmek ve bunları haritalandırmaktı. Geçen yıl Adalar dahil, bin 300 kilometrelik bütün kıyı şeritlerini tarayarak bunları tespit ettik. Bu yıl, bunların "ÇAYIR-İZ" ve "PİNA-İZ" adıyla 2 büyük proje kapsamında izlemesine başladık. Marmara’nın tamamını temsil edecek şekilde istasyonlarımız var. Bu istasyonlarda düzenli olarak dalıyoruz. Deniz çayırlarının sağlık durumlarını inceliyoruz. Pinalar sağlıklı mı, yeni birey katılımı var mı, karasal baskılar ne durumda? Kıyıdan ve karadan gelen baskılar zarar veriyor mu, etkisi nedir diye görmeye çalışıyoruz. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki, Marmara Denizi kıyılarının yüzde 60’ından fazlasında deniz çayırı var. 4 tür deniz çayırı bulunuyor. En yaygın olan Cymodocea nodosa dediğimiz tür. Her tarafta bulunuyor. Kıyıdan itibaren en fazla 8.5 metre derinliğe kadar. İkinci tür Zostera marina, üçüncü tür Zostera noltii ve dördüncüsü Akdeniz’in endemik türü Posidonia oceanica. O Çanakkale’ye ve Erdek Körfezi’ne yakın bölgelerde bulunuyor." "Gönüllüler Tuzla’da deniz canlılığı olduğunu söylediler" Prof. Dr. Sarı, Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinaların hem deniz çayırlarının var olduğunu dile getirerek, "Üzüldüğümüz şey şu, Marmara’nın kuzey kıyılarından, Silivri’den başlayıp; İzmit Körfezi’ne kadar neredeyse deniz çayırı alanı kalmadı, baskı altında. Buraları kötü kullanmışız, kirletmişiz, doldurmuşuz. Deniz çayırları zarar görmüş buralarda. Pina alanları deniz çayırına göre daha iyi ve çok az, parça parça deniz çayırı yeri kalmış. Bu bölgedeki gönüllü dalgıç arkadaşlarımız dediler ki; ‘Tuzla Yelken Kulübü’nün önünde hem pinalar, hem deniz çayırı var.’ Bize bildirdiler, biz de ekibimizle beraber geldik. Daldık ve muhteşem bir su altı canlılığıyla karşılaştık. Çok şaşırdık, buranın canlılığının daha zayıf olmasını beklemiştik. Halbuki çok canlı bir su altı canlılığı var. Ayrıca çok küçük bir alan olsa da deniz çayırı alanı var. 25-30 metrekarelik bir alan. Zostera marina türü burada var. Onlar da gayet sağlıklı gözüküyorlar onun için çok mutlu oldum. Arkadaşlarımızla beraber bugün bu güzellikleri gördüğümüz için çok mutluyuz. Aşağıda gördüğümüz pinalar, büyük ve yavru pinalar da var ve hepsi çok sağlıklı. Deniz çayırları da çok sağlıklı. Tuzlalılar çok şanslılar. İstanbul’un en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi burası. Böyle bir alanda hem deniz canlılığının bu kadar yüksek olması, hem pinaların sağlıklı olması hem küçük de olsa deniz çayırı alanı bulunması çok büyük bir şans. Tuzlalı yöneticilerimize, Tuzla’da yaşayan insanlarımıza bu güzelliklere sahip çıkmalarını tavsiye ederiz, aman denizinize sahip çıkın! Çünkü soluduğumuz havanın içerisindeki oksijenin yarısı denizlerden geliyor. Dünyanın dörtte üçü karalarla kaplı, bütün karalar orman olsa, şu anda soluduğumuz havanın içerisindeki oksijeni üretmeye yetmiyor. Denizdeki fitoplanktonlar üretiyor ve deniz çayırları üretiyor." "Bu bölgede artık deniz çayırı var" Deniz çayırlarının deniz ekosistemi için önemine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, "Bir metrekare deniz çayırı alanı bir günde 10 litreden fazla oksijen üretir. Deniz canlılarına üreme, beslenme, barınma, saklanma alanı oluşturur. En önemlisi karbonu tutar. Tropik ormanlardan 35 kat fazla karbon tutar deniz çayırları. Neden karbon tutmanın altını çiziyoruz; ’İklim değişikliği’ dediğimiz büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Atmosferdeki artan karbondioksit yüzünden sürekli dünya ısınıyor. İşte bu karbondioksiti absorbe edecek bitkisel organizmalara ihtiyacımız var. Deniz çayırıyla kaplı bir alan düşünün, hemen yanında olmayan bir alan düşünün olmayan alana göre 40 kat daha fazla canlılık barındırıyor. Eğer kıyısal alanda deniz çayırı varsa erezyonu önlüyor. Bu yönüyle saymakla bitiremeyeceğimiz kadar deniz ekosistemine katkısı var. Biz tüm bunları dikkate alarak Marmara’nın tamamında deniz çayırlarının korunmasını istiyoruz. Pinaların korunması istiyoruz. Deniz çayırları plajlarda bulunduğunda insanlar istemiyorlar, ayağımıza değiyor diyorlar ve korkuyorlar. Çimle kaplı bir alan görsek ayakkabılarımızı çıkarıp çıplak ayakla basmak isteriz. Eğer plajımızda deniz çayırı varsa plajı berraklaştırır. Deniz çayırından kaygımız varsa deniz ayakkabısı giyelim ve çayırlar ayağımıza değmesin. Marmara’nın kuzey kıyılarını dikkate aldığımızda çok az yerde, bu bölgede artık deniz çayırı var. Karşıda Adalar’ın etrafı tamamen deniz çayırı ama burada karasal baskılar yüzünden çok az kalmış. Tuzla’da şu anda küçük de olsa bir alan var. Burayı genişletmemiz, büyütmemiz var olanı korumamız lazım. Onun için bugün çok mutluyum. Burada bulunan tür nesli tehlike altında olan bir tür değil ama deniz çayırının neslinin tehlike altında olması gerekmiyor önemli olması için. O kadar kıymetli bir tür ki bu, bunu korumamız lazım" şeklinde konuştu.