ÇEVRE
01 Nisan 2026 Çarşamba - 22:19 Van’da görsel şölen: "Pembe Dolunay" Erek Dağı’ndan yükseldi Van’ın doğusunda yer alan 3 bin 204 rakımlı Erek Dağı, bu akşam yılın en özel doğa olaylarından birine ev sahipliği yaptı. Baharın gelişini müjdeleyen ’pembe dolunay’, dağın zirvesinden yükselerek Vanlılara unutulmaz bir görsel şölen sundu. Van’da baharın habercisi olarak bilinen ’pembe dolunay’, akşam saatlerinde Erek Dağı’nın zirvesinden yükselerek muhteşem manzarasıyla izleyenlere görsel şölen sundu. Kent genelinde açık ve sakin havanın etkili olmasıyla birlikte gökyüzünde beliren dolunay, kısa sürede vatandaşların ilgisini çekti. "Şehrin üzerinde bir mücevher gibi parladı" Nisan ayının ilk dolunayı olan ve adını baharda açan yabani çiçeklerden alan ’pembe dolunay’, akşam saatlerinde Erek Dağı’nın arkasından belirdi. Dağın karlı zirveleriyle birleşen dolunayın ışıltısı, gökyüzünü ve kentin silüetini aydınlattı. Gece boyunca etkisini sürdüren dolunay, izleyenleri mest etti. Kent sakinleri, bu tür doğa olaylarının Van’ın doğal güzelliklerine ayrı bir değer kattığını dile getirdi. "Neden "Pembe" Dolunay?" Astronomi kaynaklarına göre "pembe dolunay" ismini, Kuzey Amerika’da baharın başında açan "Phlox subulata" (Alev çiçeği) adlı pembe çiçeklerden alıyor. Ayın fiziksel rengi aslında pembe olmasa da, ufuk çizgisinden yükselirken atmosferik kırılmalar nedeniyle büründüğü sıcak tonlar, Erek Dağı’nın üzerinde kartpostallık görüntüler oluşturdu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:06 Sıfır Atık hareketinin vizyonu Sakarya’daki konferansta ele alındı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık projesi kapsamında, "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Sakarya Çalıştayı Sonuç Konferansı" gerçekleştirildi. Vakıf Başkanı Samed Ağırbaş’ın BM temaslarındaki başarıları anlattığı, Vali Rahmi Doğan’ın ise Sapanca Gölü’ndeki kaçak yapılaşmaya karşı yürütülen yıkımların süreceğini vurguladığı konferansta, Sıfır Atık vizyonunun küresel ve yerel yansımaları ele alındı. Sıfır Atık Vakfı tarafından; Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) işbirliğinde düzenlenen konferans, Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Programa Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık ile kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Uluslararası alanda karşılık buldu" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Mehmet Kuyumcu, programda yaptığı konuşmada, "Sıfır Atık" yaklaşımının proje olmaktan çıkıp yeni bir yaşam kültürüne dönüştüğünü belirterek, "Çevresel, toplumsal ve ekonomik dönüşüm seferberliği amacıyla 2017 yılında sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde başlatılan Sıfır Atık yaklaşımı, yalnız bir proje değil, insanların tabiatla olan ilişkisinde yeni bir bilinç ve yeni bir yaşam kültürü olmuştur. İsrafın önlenmesini, kaynakların verimli kullanılmasını ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu esas alan bu anlayış, kısa sürede ülkemizin sınırlarını aşarak uluslararası alanda da bir karşılık bulmuştur" dedi. "Sıfır Atık hareketi global bir harekete dönüştü" Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, hareketin 193 ülkede karşılık bulan global bir vizyon haline geldiğini vurgulayarak, "Geçtiğimiz günlerde Sıfır Atık günü vesilesiyle Birleşmiş Milletler genel merkezindeydik. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile beraber, başta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve birçok üst düzey isim ile bir araya geldik. Görüştüğümüz her isimden Türkiye ile alakalı ciddi övgüler duyduk. Türkiye’de başlayan Sıfır Atık projesinin, dünya ekonomisine ve dünyadaki atık tüketimine dair faydalarını duyduk. Amerika Birleşik Devletlerinde 140’tan fazla sivil toplum kuruluşunun ve iş dünyasının liderleri ile bir araya geldik. Birbirinden önemli isimlerin olduğu bu toplantıda biz dünyamızın geleceğini konuştuk. Bu toplantıda bile 2017’de sayın Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından başlatılan Sıfır Atık projesine ve bu hareket çok ciddi övgüler ve teşekkürler aldık" diye konuştu. Tatlı su kaynaklarının azaldığına dikkati çeken Ağırbaş, altyapı yatırımları ve çeşitli aparatlarla vatandaşların yeniden musluklardan su içebilmesini hedeflediklerini sözlerine ekledi. SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Sıfır Atık’ı yalnızca çevre politikası değil, bütüncül bir dönüşüm vizyonu olarak gördüklerini ifade ederken, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık da projenin daha az hammadde ile daha fazla fayda üretmeyi hedefleyen bilimsel ve teknolojik bir model olduğunu dile getirdi. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise Sıfır Atık hareketinin atık meselesinden ziyade bir "gelecek ve nizam meselesi" olduğunu belirterek, projeyi başlatan Emine Erdoğan’a şükranlarını sundu. "Sapanca Gölü çevresindeki kaçak iskelelerin yıkımı sürecek" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, 1 milyar 300 milyon ton içme suyu barındıran Sapanca Gölü’nün korunmasının önemine işaret ederek, şunları kaydetti: "Bu gölün etrafında yapılan yapılaşmalar ve atıklarla göl adeta can çekişir hale geldi. Bir kaç öncesinde Büyükşehir Belediyemizle yapmış olduğumuz çalışmada gölün etrafındaki iskelelerin yıkılması ile kıyı kenar çizgisinin en azından açılması sağlanmış durumda. Bu proje devam edecek. Bundan dolayı da Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Her zaman yanında olduğumuzu da buradan ifade ediyorum. Sakarya birinci sınıf tarım arazisi, dolayısıyla bizim bu toprakları korumamız lazım. Bu toprakları gelecek nesillere temiz şekilde teslim etmemiz lazım."
MARSU 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:36 MARSU 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü, Artuklu ilçesine bağlı Kumlu Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ayaklı içme suyu deposunu yıkarak, yerine 150 ton kapasiteli yeni depo inşa etti. MARSU Genel Müdürlüğü, artan nüfus ve yeni yapılaşmalar doğrultusunda kent genelinde içme suyu alt yapısını güçlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Kumlu Mahallesi’nde 37 yıldır kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamladığı için risk oluşturan ayaklı su deposu, çevreye tehdit oluşturmaması amacıyla kontrollü şekilde yıkıldı. Yaklaşık 3 bin nüfusa sahip mahallede su temininde herhangi bir aksama yaşanmaması için yıkımı yapılan deponun yerine kısa sürede 150 ton kapasiteli yeni içme suyu deposu inşa edildi. Deponun mekanik ve boru bağlantılarının tamamlanmasının ardından mevcut şebeke hattına bağlanarak hizmete alınacağı bildirildi. Mahalle muhtarı Abdulkerim Sezgin, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda ilettikleri talebin karşılanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sezgin, "Eski su deposu 37 yıllıktı ve artık yukarıdan dökülmeye başlamıştı. Toplantıda valimize durumu ilettik. Ekipler gelip inceleme yaptı ve uygun görüldü. Yeni yapılan depo çok güzel oldu. İçme suyu hayati bir hizmettir. Valimize, MARSU Genel Müdürümüze ve emeği geçen herkese mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
MARSU, 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:34 MARSU, 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü, Artuklu ilçesine bağlı Kumlu Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ayaklı içme suyu deposunu yıkarak yerine 150 ton kapasiteli yeni depo inşa etti. MARSU Genel Müdürlüğü, artan nüfus ve yeni yapılaşmalar doğrultusunda kent genelinde içme suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Kumlu Mahallesi’nde 37 yıldır kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamladığı için risk oluşturan ayaklı su deposu, çevreye tehdit oluşturmaması amacıyla kontrollü şekilde yıkıldı. Yaklaşık 3 bin nüfusa sahip mahallede su temininde herhangi bir aksama yaşanmaması için yıkımı yapılan deponun yerine kısa sürede 150 ton kapasiteli yeni içme suyu deposu inşa edildi. Deponun mekanik ve boru bağlantılarının tamamlanmasının ardından mevcut şebeke hattına bağlanarak hizmete alınacağı bildirildi. Mahalle muhtarı Abdulkerim Sezgin, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda ilettikleri talebin karşılanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sezgin, "Eski su deposu 37 yıllıktı ve artık yukarıdan dökülmeye başlamıştı. Toplantıda Valimize durumu ilettik. Ekipler gelip inceleme yaptı ve uygun görüldü. Yeni yapılan depo çok güzel oldu. İçme suyu hayati bir hizmettir. Valimize, MARSU Genel Müdürümüze ve emeği geçen herkese mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi. (SA-RK-Y)
Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:31 Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı Manisa’da etkili olan yağışların ardından konuşan Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, barajlar ve yeraltı sularının kritik seviyeden döndüğünü belirterek, taşkınlara rağmen yağışların tarım için hayati olduğunu söyledi. Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, Manisa’da son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, her ne kadar bazı çiftçilerin su baskınlarından zarar görmüş olsa da, genel anlamda yağmurların kuraklık riskini ortadan kaldırarak bölge tarımı için hayati bir kazanç sağladığını söyledi. Yağmur ve su baskınlarından zarar gören çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Altındağ, uzun süredir beklenen yağışların bereket getirdiğini vurguladı. Altındağ, "Yaklaşık 4-5 yıldır beklediğimiz bir yağmurdu bu. Eğer bu yağışlar olmasaydı, bu sene ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktık. Barajlarımız, yeraltı sularımız neredeyse tamamen boştu. Çok şükür bu yağışlar geldi ve hepimiz için büyük bir umut oldu" dedi. "Gediz taşkınları yeraltı suyuna can veriyor" Gediz Nehri’nde yaşanan taşkınların yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından önemli olduğunu ifade eden Altındağ, bu durumun uzun vadede tarımsal verimliliğe olumlu yansıyacağını belirtti. Altındağ, "Bugün gördüğümüz Gediz Nehri taşkınları, yeraltı sularını beslemek için birebir. Bu suların tarlalara girmesi, yeraltı su seviyelerinin yükselmesine katkı sağlıyor ve bu da üretim açısından son derece değerli" diye konuştu. "Sular boşa akmamalı, kalıcı önlemler alınmalı" Suların denize ya da boşa akıp gitmemesi gerektiğine dikkat çeken Altındağ, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kalıcı yatırımlar yapılması çağrısında bulundu. Altındağ, "Bu sular Gediz Nehri’nden akıp gidiyor. Devletimiz ve DSİ tarafından göletler mi yapılacak, yeni barajlar mı inşa edilecek, mutlaka bu konuda önlemler alınmalı. Bu suları tutacak yapılar yapılmalı ki, böyle dönemlerde gelen suyu depolayabilelim. Çünkü bugün akan suyu, yarın bulamıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Hasar gören çiftçilere destek çağrısı Bazı üreticilerin su baskınlarından zarar gördüğünü hatırlatan Altındağ, özellikle buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken çiftçiler için destek talebinde bulundu. Altındağ, "Hasar gören çiftçilerimizin, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından desteklenmesini talep ediyoruz. Buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken üreticilerimizin zararlarının karşılanması büyük önem taşıyor" dedi. "Ekili olmayan arazilere giren su fayda sağlıyor" Altındağ, ekili olmayan arazilere giren suların tarım açısından zarar değil, fayda sağladığını da vurgulayarak, "Şu anda ekili olmayan hiçbir araziye giren suyun zararı yok, aksine faydası var. Bu sular yeraltı su kaynaklarını daha fazla besliyor. Taşkın sularının tarlalara girmesi, yeraltı suları açısından daha da verimli bir süreci beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.
Denizli’de "B-Reçete Sistemi" tanıtıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:23 Denizli’de "B-Reçete Sistemi" tanıtıldı Denizli’de düzenlenen toplantıda, zirai ilaç ve bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve bilinçli kullanımını hedefleyen B-Reçete (Bitkisel Reçete) Sistemi tanıtıldı. Tanıtım toplantısına katılan Vali Köşger, ""Bu sistem hem üreticimizin hem de vatandaşlarımızın sağlığını koruma açısından son derece önemli ve sektörde önemli bir boşluğu dolduracak" dedi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "B-Reçete (Bitkisel Reçete) Sistemi" Tanıtım Toplantısı Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından zirai ilaç ve bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve bilinçli kullanımını sağlamak amacıyla hayata geçirilen sistem tanıtıldı. Tarımsal uygulamalarda birlikteliği sağlamak ve sahada karşılaşılabilecek hususlara açıklık getirmek amacıyla geliştirilen B-Reçete Sistemi’nin tanıtımında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeline dikkat çekerek Denizli’nin hem bitkisel üretim hem de hayvancılıkta güçlü bir konumda olduğunu belirtti. Ege ve Akdeniz iklimine ait birçok ürünün Denizli’de yetiştirildiğini ifade eden Vali Köşger, "Zeytinden tütüne, üzümden sert çekirdekli meyvelere kadar pek çok alanda iddialı bir üretim gerçekleştiriyoruz. Hayvancılıkta da önemli bir potansiyele sahibiz. Denizli’nin başarısının temelinde bilinçli ve vizyoner çiftçilerimiz var. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ‘Topraktan Çatala’ sloganıyla yürüttüğü bu sistemle, kimyasal ve biyolojik mücadele yöntemleri ziraat mühendisleri ve yetkili bayiler aracılığıyla takip edilecek. Bu uygulama hem üreticimizin hem de vatandaşlarımızın sağlığını koruma açısından büyük önem taşıyor ve sektörde önemli bir boşluğu dolduracak" dedi. Hâlihazırda dört ilde pilot uygulaması süren ve temmuz ayı itibarıyla ülke genelinde hayata geçirilmesi planlanan sistemle, bitki koruma ürünlerinin daha kontrollü şekilde kullanılması hedefleniyor. Program, protokol konuşmalarının ardından Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Vekili Doç. Dr. Yunus Bayram’ın sunumuyla devam etti. Toplantı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Kars’ta kar ve tipi geçit vermiyor: 52 köy yolu ulaşıma kapandı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:16 Kars’ta kar ve tipi geçit vermiyor: 52 köy yolu ulaşıma kapandı Kars genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, ulaşımda aksamalara neden oldu. Olumsuz hava şartları nedeniyle kent genelinde 52 köy yolu ulaşıma kapandı. Kars’ta dün akşam saatlerinde başlayan ve gece boyunca şiddetini artıran kar yağışı, özellikle yüksek kesimlerde yerini tipiye bıraktı. Görüş mesafesinin yer yer sıfıra düştüğü bölgede, sürücüler zor anlar yaşarken, birçok yerleşim yeriyle irtibat kesildi. Kars merkez ve ilçelerde etkili olan tipi nedeniyle toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kapalı köy yollarının yeniden ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri yoğun bir mesai harcıyor. Ekiplerin öncelikli olarak hasta ve acil durumu olan köylere yönlendirildiği, ancak devam eden şiddetli rüzgarın açılan yolları tekrar kapattığı öğrenildi. Kars genelinde merkezde 1, Akyaka’da 2, Digor’da 16, Kağızman’da 27, Sarıkamış’ta 2 ve Susuz’da 4 olmak üzere toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kars’ta bu yıl çok kar yağdığını ifade eden Metin Özeroğlu, "Şehrimiz bu sene tam kara kışı yaşamakta, bereket yılıdır bu sene inşallah, biraz daha kışımız var" dedi. Kars’a son yıllardan bu kadar fazla kar yağmadığını belirten Turan Sürmeli, "Bu sene biz kara doyduk. çocukluğumdaki kış günlerini yaşıyoruz. Kars’ta da kar ayrıca güzel, kar ’k’ ile yazılır. Kars’ta ’g’ ile okunur. Gar çok güzel bir mevsim yaşadık. inşallah devam eder" diye konuştu. Yaklaşık 20 dakika süren yoğun kar yağışı sonrasında Özel İdare, belediye ve karayolları ekipleri seferber oldu. Kent merkezinde ekipleri yolların karını, vatandaşlar ise işyerlerinin önün karını temizledi. Özel İdare ekipleri de köy yollarında karla mücadele çalışması yapıyor. Meteoroloji verilerine göre kar yağışının bölgede aralıklarla devam etmesi beklenirken, buzlanma ve don olayına karşı dikkatli olunması istendi.