ÇEVRE
17 Mart 2026 Salı - 20:02 Bandırma’da ’ÇED olumlu’ raporu verilen kimyasal tesise tepki Balıkesir’in Bandırma ilçesi Ömerli Mahallesi’nde yapılması planlanan ve Hicri Ercili Deniz Nakliyat Kimyevi Maddeler San. Tic. A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi öngörülen kimyasal üretim ve depolama tesisine verilen "ÇED olumlu" raporuna, Bandırma Demokrasi Platformu’nca tepki gösterildi. Platform üyeleri, tesis alanı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklaması öncesinde, tesis alanı yakınındaki özel bir işletmenin yetkilileri ile platform üyeleri arasında araç parkı nedeniyle kısa süreli tartışma yaşandı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Tartışmanın ardından platform üyeleri, daha önce kaymakamlığa bildirilen program kapsamında açıklamalarını gerçekleştirdi. 90 bin ton kapasiteli proje Bandırma Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Serdar Polat, burada yaptığı açıklamada, projeye verilen ÇED olumlu raporuna dikkat çekerek, "Yaklaşık 90 bin ton kapasiteli asit üretimi ve bin 850 metreküp depolama alanı içeren proje için verilen ÇED olumlu raporuna karşı toplanmış bulunuyoruz. Bölgeyi ziyaret ettiğimizde köylülerin geçmişte balık tuttukları derenin bugün kirlilikle mücadele ettiğini ifade etmeleri bizleri üzmüştür" dedi 418 milyon liralık yatırım Projenin yaklaşık 418 milyon TL yatırım bedeliyle hayata geçirilmesinin planlandığını belirten Polat, tesisin 5 bin 669 metrekarelik alanı kapsadığını söyledi. Polat, "Tesiste yıllık 40 bin ton potasyum sülfat üretilecek, yan ürün olarak ise 50 bin ton hidroklorik asit üretimi yapılacaktır. Üretimde Mannheim fırınları kullanılacaktır" ifadelerini kullandı. Üretilen kimyasalların bir kısmının iç piyasaya sunulacağı, bir kısmının ise ihraç edileceği belirtildi. "Günlük 300 metreküp su kullanılacak" Polat, tesisin günlük yaklaşık 300 metreküp su kullanacağını ve bu suyun yer altı kuyularından temin edileceğini belirterek, "Şirket, kapalı devre sistem kullanılacağını ve atık su oluşmayacağını taahhüt etmektedir" dedi. "Kümülatif etkiler risk oluşturabilir" Bölgede hâlihazırda kimyasal üretim ve depolama faaliyetlerinin bulunduğunu vurgulayan Polat, toplam depolama kapasitesinin 50 bin metreküpe yaklaşmasının muhtemel bir kazada büyük risk oluşturabileceğini ifade etti. "Kamu yararı öncelikli olmalı" Polat, ÇED raporunun askı sürecinde olduğunu hatırlatarak, kamu yararının öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Polat, "Halk sağlığı, çevre ve doğal kaynakların korunması her şeyin üzerindedir. Sürecin takipçisi olacağız" dedi. Platform, askı süresi içerisinde ÇED raporuna itiraz edilebileceğini ve gerekirse hukuki sürecin başlatılacağını bildirdi.
Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:39 Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda kalıcı çözümler üretmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi oluşturmak amacıyla yürüttüğü "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" (ASKUP) kapsamında gerçekleştirdiği tematik çalıştayın ikincisi gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" kapsamında geçtiğimiz günlerde kamu kurum temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılar sonrasında geliştirilen plan ve öneriler, ‘2. Teknik Çalıştay’da değerlendirildi. Toplantıda katılımcılara Antalya’nın 2040 yılı ulaşım vizyonu doğrultusunda çevreci ve sürdürülebilir ulaşım politikaları, trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik çözüm önerileri ile toplu taşıma ve alternatif ulaşım senaryolarına yönelik kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Başkan Vekili Mustafa Oruç, Antalya’nın 2019 yılından itibaren nüfusunun 265 bin 977 kişi arttığına, aynı dönemde artan araç sayısının 612 bin 460 olduğuna dikkat çekti. Oruç, "2040 hedef yılı doğrultusunda hazırladığımız plan kapsamında toplu taşımanın güçlendirilmesi, raylı sistem yatırımlarının etaplar halinde hayata geçirilmesi, yaya ve bisikletli ulaşımın gerçek bir alternatif haline getirilmesi ile özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetilmesi temel önceliklerimiz arasında yer alıyor" dedi. Çalıştayda yaya, bisiklet ve raylı sistem masada Antalya Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı Proje Müdürü Melike Sarım Boynuyoğun ise yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: "Gerçekleştirilen ilk çalıştayda önemli fikirler ortaya çıktı. Özellikle motorlu ve motorsuz ulaşım, bisiklet yolları, yaya ulaşımı ve engelli erişimi konularında önemli öneriler aldık. Ulaşım çok boyutlu bir konu. Biz tüm paydaşlarımızla bu konuları değerlendiriyoruz. Kent merkezi başta olmak üzere yaya yollarının ve yaya bölgelerinin oluşturulmasını değerlendiriyoruz. Toplu taşımada önemli başlıklarımızdan biri raylı sistemdir. Katılımcılarımızla birlikte tüm bu konuları değerlendiriyoruz." Boğaziçi Proje Mühendislik’ten Dr. Murat Çağatay, Antalya’da aylar süren kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini, anketler yaptıklarını ve 160’ın üzerinde kavşakta araç ve kesit sayımları gerçekleştirdiklerini aktardı. Bu toplantılara çok kapsamlı bir katılım olduğunu söyleyen Çağatay, "Çalışmalarımızda elde ettiğimiz verileri sizlerde paylaştık. Sizlerin de fikirlerini alarak, taleplerini alarak bir çözüm oluşturacağız. Çalışmalarımızı haritalar ve paftalar üzerinde yaparak planı somutlaştıracak ve ASKUP’a nihai halini vereceğiz" dedi.
Türkiye’de yağışlar yüzde 34 azaldı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:35 Türkiye’de yağışlar yüzde 34 azaldı Karabük Üniversitesi (KBÜ) tarafından hazırlanan raporda, Türkiye’de yağışların yüzde 34 azaldığı belirlenirken, su kayıp-kaçaklarının azaltılmasından gri su ve yağmur suyu hasadına, havza bazlı yönetime kadar 13 başlıkta bilimsel öneri hazırlandı. KBÜ Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezinin (KAPGEM) hazırladığı "Türkiye Kuraklıkla Mücadele Politika Raporu", Karabük Üniversitesi Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Rapor, kuraklığı dönemsel bir çevre sorunu olarak değil, ulusal su güvenliğini ve sürdürülebilir kalkınmayı etkileyen yapısal bir risk olarak ele alıyor. Tanıtım toplantısında konuşan KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, kuraklığın artık geçici bir sorun olmadığını vurguladı. İklim değişikliğiyle birlikte kuraklığın yılın her döneminde hissedildiğini belirten Kırışık, su yönetiminde eski yöntemlerin yeterli olmadığını ifade ederek, "Kuraklık konusu sadece yaz aylarında konuştuğumuz bir konu olmaktan çıktı. Kış aylarında kuraklık konuşuyoruz. Artık geçmiş dönemlerdeki kuraklık yaklaşımını bırakmamız, yeni kuraklık yaklaşımına göre hareket etmemiz gerekiyor" dedi. Rektör Kırışık, raporun temel amacının; merkezi idareden yerel yönetimlere kadar tüm karar verici aktörlere kuraklıkla mücadelede yol gösterecek, uygulanabilir ve sistematik bir politika çerçevesi ortaya koymak olduğunu vurguladı. Kırışık, hazırlanan çalışmanın kurumsal düzeyde stratejik planlamaya katkı sunacak bir rehber niteliği taşıdığını da ifade etti. Yağışlar yüzde 34 azaldı Rapor sunumunda, yağış verilerinin kuraklık riskini büyüttüğüne dikkat çekildi. Sunumda paylaşılan grafiklere göre 1970-2025 dönemi ortalama yağış değerinin 618,1 mm seviyesinde olduğu; 2025 gerçekleşen yağışın ise 407,2 mm’ye gerilediği ve bunun yaklaşık yüzde 34’lük bir düşüşe karşılık geldiği belirtildi. Çevre Politikaları masasından Doç. Dr. Ertuğrul Esmeray da yaptığı sunumda, kuraklığın artık yapısal bir tehdit boyutuna ulaştığını belirtti. Esmeray, "Kuraklık artık ülkemiz için bir sorun değil, sürdürülebilir kalkınmayı doğrudan etkileyen yapısal bir risk haline gelmiştir. Bu nedenle mücadelemiz yalnızca kriz dönemlerine odaklanan politikalar üretmek değil, uzun vadeli, bilim temelli ve bütüncül politikalar geliştirmektir. Amacımız kriz yönetiminden ziyade risk yönetimine geçiştir" ifadelerini kullandı. 13 başlıkta çözüm seti Rapor, "13 maddede kuraklıkla mücadele" çerçevesinde; su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, su kullanım haritaları, gri suyun arıtılarak kullanımı, yağmur suyu hasadı, yeraltı suyunun korunması, kurakçıl peyzaj uygulamaları, sanayide sıfır sıvı deşarj (ZLD), yüzeysel sularda buharlaşmanın azaltılması, kuraklık indeksleri, kompost ve su tutma kapasitesi, bulut tohumlama, erken uyarı sistemleri ve havza bazlı su yönetimi gibi başlıklarda öneriler içeriyor. Öneriler arasında, su kayıp-kaçaklarının azaltılması için altyapı yenilemeleri ile dijital izleme/SCADA ve sensör tabanlı takip mekanizmalarının güçlendirilmesi; binalarda gri su ve yağmur suyu uygulamalarının yaygınlaştırılması; su verimliliği sağlayan yapılara "Beyaz Sertifika" teşviki gibi başlıklar öne çıkıyor. Bu yaklaşımın, hane ölçeğinde yüzde 20-30 bandında tasarruf potansiyeli oluşturabileceği ifade ediliyor. Rapor ayrıca, idari sınırlar yerine havza sınırlarını esas alan bir planlama modeliyle stratejik havzalarda periyodik havza su bütçesi güncellemeleri yapılmasını; izleme ve erken uyarı sistemleriyle proaktif risk yönetimine geçilmesini öneriyor. Editörlük ve akademik ekip Doç. Dr. Ertuğrul Esmeray, Dr. Öğretim Üyesi Fatih Saka, Doç. Dr. Ayhan Kocaman, Doç. Dr. Songül Kaskun Ergani, Dr. Öğretim Üyesi Saim Yıldırımer, Mehmet Selami Güler ve Shams Ayad İbrahim’in hazırladığı "Türkiye Kuraklıkla Mücadele Politika Raporu"nun editörlüğünü KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık üstlendi. Karabük Üniversitesi, KAPGEM bünyesinde hazırlanan bu raporla bilimsel veriyi uygulanabilir politika önerilerine dönüştürmeyi hedefliyor. Çalışmanın; merkezi idareden yerel yönetimlere, üretim sektörlerinden bireysel kullanıcıya kadar geniş bir paydaş kümesi için kuraklık riskini azaltmaya yönelik yol haritası sunması amaçlanıyor. Toplantıya, Kırışık’ın yanı sıra; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Şenol Ayyıldız, Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, Karabük İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Mustafa Avcı ile akademisyenler ve davetliler katıldı.