ÇEVRE - 18 Şubat 2026 Çarşamba 11:39

Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay

A
A
A
Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda kalıcı çözümler üretmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi oluşturmak amacıyla yürüttüğü "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" (ASKUP) kapsamında gerçekleştirdiği tematik çalıştayın ikincisi gerçekleştirildi.


Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı" kapsamında geçtiğimiz günlerde kamu kurum temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılar sonrasında geliştirilen plan ve öneriler, ‘2. Teknik Çalıştay’da değerlendirildi. Toplantıda katılımcılara Antalya’nın 2040 yılı ulaşım vizyonu doğrultusunda çevreci ve sürdürülebilir ulaşım politikaları, trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik çözüm önerileri ile toplu taşıma ve alternatif ulaşım senaryolarına yönelik kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Başkan Vekili Mustafa Oruç, Antalya’nın 2019 yılından itibaren nüfusunun 265 bin 977 kişi arttığına, aynı dönemde artan araç sayısının 612 bin 460 olduğuna dikkat çekti. Oruç, "2040 hedef yılı doğrultusunda hazırladığımız plan kapsamında toplu taşımanın güçlendirilmesi, raylı sistem yatırımlarının etaplar halinde hayata geçirilmesi, yaya ve bisikletli ulaşımın gerçek bir alternatif haline getirilmesi ile özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetilmesi temel önceliklerimiz arasında yer alıyor" dedi.



Çalıştayda yaya, bisiklet ve raylı sistem masada


Antalya Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı Proje Müdürü Melike Sarım Boynuyoğun ise yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:


"Gerçekleştirilen ilk çalıştayda önemli fikirler ortaya çıktı. Özellikle motorlu ve motorsuz ulaşım, bisiklet yolları, yaya ulaşımı ve engelli erişimi konularında önemli öneriler aldık. Ulaşım çok boyutlu bir konu. Biz tüm paydaşlarımızla bu konuları değerlendiriyoruz. Kent merkezi başta olmak üzere yaya yollarının ve yaya bölgelerinin oluşturulmasını değerlendiriyoruz. Toplu taşımada önemli başlıklarımızdan biri raylı sistemdir. Katılımcılarımızla birlikte tüm bu konuları değerlendiriyoruz."


Boğaziçi Proje Mühendislik’ten Dr. Murat Çağatay, Antalya’da aylar süren kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini, anketler yaptıklarını ve 160’ın üzerinde kavşakta araç ve kesit sayımları gerçekleştirdiklerini aktardı. Bu toplantılara çok kapsamlı bir katılım olduğunu söyleyen Çağatay, "Çalışmalarımızda elde ettiğimiz verileri sizlerde paylaştık. Sizlerin de fikirlerini alarak, taleplerini alarak bir çözüm oluşturacağız. Çalışmalarımızı haritalar ve paftalar üzerinde yaparak planı somutlaştıracak ve ASKUP’a nihai halini vereceğiz" dedi.



Antalya’da 2040 yılına yönelik ulaşım sistemi oluşturmak için çalıştay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık: "Hilalin tespitinde yetkili mercilerin kararı esastır" Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, Ramazan ayının başlangıcında hilalin görülmesine ilişkin değerlendirme yaptı. Şık, İslamiyet’e göre ayın farklı bölgelerde farklı zamanlarda görülebileceğini belirterek, bu konuda yetkili mercilerin verdiği kararın esas alınması gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamasına göre, On Bir Ayın Sultanı Ramazan 19 Şubat’ta başlayacak. Bazı kesimlerin "hilal göründü" yönündeki söylemleri üzerine Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin konuşan İl Müftüsü Şık, hilalin tespiti meselesinin hem fıkhi hem de bilimsel yönü bulunduğunu belirtti. Ayın hareketlerinin uzman heyetler tarafından takip edildiğine dikkat çeken İl Müftüsü Şık, "Dolayısıyla bulunduğumuz bölge itibarıyla yetkililerimiz, bu işin uzmanları olan kişiler, ayın hareketlerini gözetleyerek; bir taraftan şer’i kriterleri göz önünde bulundurup diğer taraftan bilimsel verilerden yola çıkarak bir karar vermişler ya da bir tespitte bulunmuşlarsa, o bölge halkının bu tespite uymasında herhangi bir sakınca yoktur. Hatta olması gereken de budur. Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki yetkili uzmanları tarafından oluşturulan heyet marifetiyle zaman zaman rasathanelerle yapılan görüşmeler çerçevesinde; hem bilimsel veriler hem de şer’i kaynaklar esas alınarak Ramazan ayının bu yıl ayın 19’unda başlayacağına dair bir tespit yapılmıştır. Dolayısıyla Türkiye olarak bu tespite uygun hareket etmemizde herhangi bir sakınca yoktur. Olması gereken budur" dedi. "Yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar" Dini konularda ihtilaf yaşanmasının toplumda kafa karışıklığına yol açabileceğini dile getiren Şık, "Diğer taraftan şu hususun altını çizmekte fayda var, eğer bir memlekette sadece bu konuda değil, herhangi bir dini meselede ihtilaf ve tartışma söz konusuysa, her ağızdan farklı bir söz çıkıyorsa, bu tür ihtilaflı meselelerde yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar. Bu nedenle böyle bir karar verilmişse, istisnai olarak kendi görüşünü sosyal medya mecralarında ya da kişisel hesaplarında ortaya koyan kimselere itibar etmekten ziyade, yetkili mercilere göre hareket etmek daha isabetli bir davranış olacaktır" diye konuştu. "Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir" Bu sene Ramazan’ın canlılığını artırabilmek adına farklı etkinliklerin planlandığını da sözlerine ekleyen Şık, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde özellikle anaokullarında Ramazan şuurunu çocuklara hissettirebilmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleneceğini kaydetti. Şık, "Yavrularımıza Ramazan’a ilişkin eğlenceli oyunlar ve aktiviteler sunularak dikkatleri bu mübarek aya çekilecektir. Diğer taraftan pansiyonlarda görevlendirilecek kardeşlerimiz vasıtasıyla hem teravih namazlarının kılınması sağlanacak hem de teravih sonrasında çay ve sohbet ortamları oluşturularak Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir. Ramazan ayının bir manevi kamp olduğunu herkesin bilmesinde fayda vardır. Bu kampa girerek bir taraftan takva derecesine ulaşmayı hedefleyecek, diğer taraftan hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirme gayreti içinde olacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan’ı en güzel şekilde idrak etmenin yollarını arayacağız" Ramazan ayının sadece yemeden içmeden kesilmek olmadığına dikkat çeken Şık, bu ayda ruhla, kalple, zihinle, gözle kulluk şuuruna ulaşmayı hedeflemek gereltiğini kaydederek, "Çünkü biz orucu tuttuğumuzu zannediyoruz. Oysa asıl olması gereken, orucun bizi tutmasıdır. Yani kalbimize hâkim olacağız, gözümüze hâkim olacağız, dilimize hâkim olacağız. Hatta zihnimizden geçenlere dahi hâkim olacağız ki biz orucu tutalım ve o da bizi tutsun."