ÇEVRE - 13 Nisan 2026 Pazartesi 12:29

Akü fabrikasından aktığı iddia edilen su, çiftçinin tarlalarını kullanılmaz hale getirdi

A
A
A

Çankırı’da AKO akü fabrikasından aktığı iddia edilen sular sebebiyle tarlalarının zarar gördüğünü söyleyen çiftçi, tüm uğraşlarına rağmen soruna çözüm bulunmadığını söyledi.

Çankırı Organize Sanayi Bölgesi’nin yanında tarım arazileri bulunan Kazım Gündoğmuş, OSB’deki AKO Grup’a ait akü fabrikasından aktığı iddia edilen su sebebiyle tarlalarının sular altında kaldığını ve mahsullerinin zarar gördüğünü ifade etti. Kaynağını bilmediği suyun yağmur yağışları sırasında sürekli tarlasına aktığını belirten Gündoğmuş, fabrikayla görüşmesine rağmen soruna çözüm üretilmediğini ifade etti. Fabrikanın tahliye etmediği yağmur sularının sürekli tarlasına aktığını belirten Gündoğmuş, yetkililerden yaşanan soruna çözüm bulunmasını istedi.

Akü fabrikasından aktığı iddia edilen su, çiftçinin tarlalarını kullanılmaz hale getirdi

"Bu durumdan ciddi şekilde mağduruz"

Fabrika yetkililerinin akan suyun yağmur suyu olduğunu söylediğini belirten Kazım Gündoğmuş, "Bizim sıkıntımız, akü fabrikasının yağmur suları ile birlikte atık su olduğunu düşündüğümüz suları tarım arazimize akıtmasıdır. Bu sular, mandıramızın yanından geçerek aşağıdaki tarlamıza kadar ulaşmaktadır. Bu nedenle arazimizi düzgün bir şekilde ekemiyoruz. Hatta arazimizin bir kısmını hiç ekemedik, bir kısmını geç ekmek zorunda kaldık, bir kısmı da çürüdü. Bu durumdan ciddi şekilde mağduruz. Yetkililerden bu soruna bir çözüm bulmalarını istiyoruz. Daha önce şikayette bulunduk, jandarmayı çağırdık ve CİMER’e yazdık. Jandarma gelerek tutanak tuttu ve görevini yerine getirdi. Fabrikada yetkili olan bey efendiyle görüştük. Kendisi önlem alacaklarını söyledi. Ancak suyu drenaj sistemine veremediklerini, arıtma sistemine yönlendirdiklerinde maliyetlerinin arttığını ifade etti. Hatta uğradığım zarar için tazminat teklif etti. Fakat ben tazminat istemediğimi, bu suyun tamamen kesilmesini istediğimi belirttim" dedi.

Akü fabrikasından aktığı iddia edilen su, çiftçinin tarlalarını kullanılmaz hale getirdi

"Yaşadığımız mağduriyet devam ediyor"

Tüm çabalarına rağmen suyun akmaya devam ettiğini dile getiren Gündoğmuş, "Buna rağmen su hala akmaya devam ediyor. Bu suyun ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Yağmur suyu olduğu söyleniyor ancak bunun geri dönüşüm tesisi suyu olduğunu düşünüyoruz. Bu suyun akmamasını istiyoruz. Yaşadığımız mağduriyet devam ediyor. Ayrıca tarım arazilerinin içinden geçen yol da zarar görmektedir. Bu nedenle, gerekli önlemlerin alınmasını ve bu suyun arazimize akıtılmasının tamamen engellenmesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Akü fabrikasından aktığı iddia edilen su, çiftçinin tarlalarını kullanılmaz hale getirdi

Bedirhan Göksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Aynı evde 11 yıl arayla ikinci soba faciası: Bu kez baba ve oğlu hayatını kaybetti Amasya’da 11 yıl önce anne ve oğlunun soba zehirlenmesinden öldüğü evde bu sefer de baba ile diğer evladı aynı sonla hayatını kaybetti. Sobadan sızan gaz, bir ailenin ocağını söndürdü. Edinilen bilgiye göre, Kurşunlu Mahallesi Kafkas Sokak’taki müstakil evde yaşayan Yasemin (50) ve oğlu Anıl Ali Zeren (14), 11 yıl önce soba zehirlenmesinden hayatını kaybetmişti. Yaşadıkları büyük acı sonrası hayata tutunmaya çalışan baba Mehmet Ali Zeren (64) ile oğlu Alper (39) de 11 yıl sora aynı kaderi yaşadı. Baba ve oğluna telefonla ulaşamayan yakınları, polislerle birlikte girdikleri evde baba-oğulu yerde hareketsiz halde buldu. Eve gelen acil sağlık ekipleri baba ve oğlunun sobadan sızan gazdan zehirlendiklerini belirledi. Olayı duyan yakınları ve mahalle sakinleri büyük şok yaşadı. Cenazeler yapılan incelemenin ardından tabuta konularak cenaze aracıyla morga götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Zeren ailesinin 11 yıl arayla aynı acı sonla karşı karşıya kaldıklarını belirten Kurşunlu Mahallesi Muhtarı Muhammed Aca, "11 yıl önce de soba zehirlenmesi olmuştu. Anne ve oğlu ölmüştü. Şimdi de baba ve diğer oğlu hayatını kaybetti. İçeri girdiğimizde evde yoğun duman vardı. Sobadan sızan gazdan zehirlenmişler" diye konuştu. Amasya Emniyet Müdürü Ayhan Saraç da olay yerine gelerek bilgi aldı.
İstanbul İstanbul’da hukukçular İsrail’in "idam yasasını" protesto etti İstanbul’da bir araya gelen hukukçular, İsrail Parlamentosunun kabul ettiği idam yasasını protesto etti. İstanbul Üniversitesi önündeki Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelen Hukukçular Derneği üyeleri ve avukatlar, İsrail Parlamentosu’nun kabul ettiği idam yasasına tepki göstermek amacıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamaya katılan hukukçular, düzenlemenin özellikle Filistinlileri hedef aldığını ve ayrımcı bir niteliğe sahip olduğunu ifade etti. "Bu düzenleme hukuk düzenlerinde yok hükmündedir" Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Melih Gülseren, yaptığı açıklamada, söz konusu yasal düzenlemenin uluslararası hukuk açısından geçersiz olduğunu belirterek, "İsrail Parlamentosu tarafından yapılan bu düzenleme bütün hukuk düzenlerinde yok hükmündedir. İşgalci bir güç olarak İsrail’in, Filistin topraklarında egemen bir devlet gibi hukuk uygulaması mümkün değildir. Bu yasa, geniş ve belirsiz ifadelerle keyfi uygulamalara zemin hazırlamaktadır" dedi. "Filistinlileri hedef alan ayrımcı bir yasa" Yasanın fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulandığını ifade eden Gülseren, "Filistinliler ile İsrail vatandaşları arasında açık bir ayrımcılık söz konusudur. Aynı eylemler için farklı hukuk sistemleri işletilmekte, bu da adil yargılanma ilkesini ortadan kaldırmaktadır. İdam kararlarının kısa sürede uygulanması ve itiraz yollarının kısıtlanması, siviller üzerinde baskı kurmayı amaçlamaktadır" diye konuştu. "Uluslararası hukuka açıkça aykırı" Açıklamada, düzenlemenin uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğu vurgulanarak, "İdam cezası yalnızca en ağır suçlar için ve sıkı güvenceler altında uygulanabilir. Ancak bu yasa ‘terör’ kavramını genişleterek keyfi uygulamaların önünü açmaktadır. İşgal altındaki topraklarda böyle bir düzenlemenin uygulanması uluslararası insancıl hukukla bağdaşmamaktadır" ifadeleri kullanıldı. Hukukçular Derneği’nin, söz konusu yasaya karşı uluslararası hukuk mekanizmaları nezdinde girişimlerde bulunduğu da belirtildi. Basın açıklamasının ardından hukukçular meydandan ayrıldı.