ASAYİŞ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 11:27

Tuğba Yavaş olayında otopsi bilmecesi

A
A
A
Tuğba Yavaş olayında otopsi bilmecesi

Çanakkale’de 39 yaşındaki restoratörün 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği olayla ilgili görülen davaya ölen kadın ile ilgili yanlış bilgilerin yer aldığı otopsi raporu damga vurdu.


1.55 boyunda 81 kilo ağırlığındaki Tuğba Yavaş’ın otopsi raporunda boy uzunluğunun 1.70 olarak kaydedildiğini belirten Müşteki avukatı Türkan Kara, "1.55 boyundaki mütevvefayı 1.70 yazdığınız zaman o balkondan onun atlayabilme ihtimalini güçlendirmiş oluyorsunuz" dedi.


30 Ekim 2024 tarihinde merkeze bağlı Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi’ndeki bir apartmanda Tuğba Yavaş (39), 5’inci kattaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Durumu fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ambulansla Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Yavaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekipleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda ekipler Tuğba Yavaş’ın eşi Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın ifadesine başvurdu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturmayı tamamlamasının ardından iddianame hazırlandı. Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında ‘başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi’ suçundan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşmanın ardından dava Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesince ele alındı. Bu arada sanık Alptekin Yavaş’ın avukatları, yeni duruşma öncesi tutukluluk için itiraz etti. Mahkeme, sanık Yavaş’ın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Ayrıca davanın 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verildi. Geçtiğimiz günlerde 5’inci duruşması görülen davada hakim, keşif raporu talebi ve bilirkişi raporunun yenilenmesi talebini reddetti.


Dava bize göre şüpheli bir kadın ölümüdür


Dava dosyasının suç niteliği değiştirilerek ağır ceza mahkemesinden, asliye ceza mahkemesine taşınmasının hukuki olarak doğru olmadığını söyleyen İstanbul Barosu Avukatı Türkan Kara, "Tuğba Yavaş, Çanakkale’deki evinde gece yarısı 5. kattaki balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden bir kardeşimiz. Dava bize göre şüpheli bir kadın ölümüdür. Dolayısıyla titizlikle incelenmesi gereken bir dosya. Fakat garip bir şekilde dosya en başında ‘Kadına Karşı Kasten Öldürme’den açılmış olmakla beraber kısa bir süre zarfında bizim çok daha açıklayamadığımız, anlayamadığımız bir biçimde dosya ağır cezadan görevsizlikle ve ‘İntihara Yönlendirme’ şeklinde bir suç vasfında değişiklik yapılarak asliye cezaya gönderiliyor ve dava oradan görülmeye devam ediyor. Biz bunu hukuki olarak doğru olmadığını düşünüyoruz. Başından beri de buna dair itirazlarımızı yaptık, biz en azından dosyayı aldığımız andan itibaren. Ağır cezada görülmesi gereken bir dosya olduğunu vurguluyoruz. Fakat mahkeme sürekli reddetmektedir. Bizden önce de reddedilmiş. Gerek tanık beyanları, gerekse Tuğba’nın yaşamı, buna ilişkin görgüler, olayın oluş şekli, düşmesine ilişkin tanık beyanının yüzüstü, kafa üstü düştüğüne dair durum, hemen düşmesinden evvel eşiyle evde yaşamış olduğu bir arbede, evde bulunan kanlı peçeteler vs. çok ciddi şüpheler söz konusuyken garip bir şekilde intihara teşvik gibi bizim de anlamlandıramadığımız bir biçimde dosya asliye cezada görülüyor. Buna itirazımız dediğim gibi sürekli olarak yapıyoruz fakat kabul görmüyor" dedi.


Yüksekten düşmeye bağlı ölümlerde doğal mı ittirilme mi olduğu araştırılmalı


Yüksekten düşmeye bağlı bir ölümde mutlaka olayın kaza mı, ittirilme mi olduğunun detaylı olarak incelenmesi gerektiğini söyleyen Avukat Türkan Kara, "Bu celse biz dosyada soruşturma aşamasından beri özellikle şüpheli yüksekten düşmeye bağlı ölümlerde mutlak surette bu düşmenin bir doğal, kazayla bir düşme mi olduğu yoksa bir itme, bir kuvvetle ileri itilmek suretiyle mi kişinin oradan düştüğünün mutlak surette araştırılması bu tip davalarda maddi gerçeğin ortaya çıkması için olmazsa olmaz bir ana delildir. Ne gariptir ki bu dosyada hiçbir aşamada bu yapılmamış. Biz dosyayı aldıktan sonraki duruşmalarımızda da sürekli olarak bunu talep etmemize rağmen, bir önceki celsede bu talebimiz değerlendirmeye alınacağı söylenmiş olmasına rağmen son katıldığımız duruşmada talebimiz açıkça bize göre gerekçesiz bir biçimde bu aşamada dosyaya bir faydası olmayacağı düşünüldüğünden, reddine şeklinde bir red kararı aldık. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu hukuki olarak bize göre bir garabettir" diye konuştu.


Bu tarz kadın ölümleri intihar gibi gösterildiği için artıyor


Bu davada gerçeğin ortaya çıkması için olay yerinde keşfin yapılması için çabaladıklarını aktaran Türkan Kara, sözlerine şöyle devam etti: " Eğer maddi bir gerçeği ortaya çıkarmak ve bu kadının intihar mı ettiğini yoksa gerçekten birinci derecede şüpheli olan o an yanında bulunan eş tarafından itilip itilmediği noktasını açıklığa kavuşturmadan böyle bir dosyayı kapatamazsınız. Bu dosyayı bu şekilde kapattığınız zaman bu tarz ölümlere ve bu tarz kadın ölümlerine diyeceğim ki giderek artış gösteriyor farkındaysanız yüksekten ölümler, düşerek ölümler. Neden? Çünkü intihara kaydırma ya da kaza diyerek üstünü örtme ihtimalinin çok daha yüksek olduğu bir ölüm biçimidir yüksekten düşme. Özellikle de bir kadın ölümü ise bu. Mutlak surette şüphelidir. Bizim çabamız bu keşfin yapılması ODTÜ veya benzeri bir kurumdan fizik mühendisi, adli kriminal birimlerden gelecek bilirkişilerle mevcut olay yeri dediğimiz balkonda bir keşfin yapılması hatta bir canlandırma yapılmak suretiyle işin gerçeğinin açığa çıkarılması."


Biz kimseyi itham etmiyoruz masumiyet karinesi esastır


Kimseyi cinayetle itham etmediklerini masumiyet karinesin esas olduğunu sadece olayın açıklığa kavuşmasını istediklerini belirten Avukat Kara, "Biz kimseyi itham etmiyoruz, masumiyet karinesi esastır. Sadece olayın gerçekte nasıl olmuş olduğunun bilimsel olarak ortaya dökülmesinin şart olduğunu ve ancak bu şekilde verilecek kararın güvenilir bir hukuk kararı olup da vicdanları rahatlatabileceğine inanıyoruz ki doğrusu da budur. Beklentimiz bu yöndeydi fakat reddedildi talebimiz" ifadelerini kullandı.


Hiçbir hatayı basit veya yanlışlıkla yapılmış bir hata olarak değerlendiremiyoruz


Enteresan bir şekilde pek fazla bir rapor yok. Dava dosyasında sadece otopsi raporu olduğunu, bunun da yanlışlıklar içerdiğini vurgulayan Türkan Kara, "Enteresan bir şekilde pek fazla bir rapor yok. Otopsi raporu var. Orada da bizim müvekkilimiz vefat eden Tuğba Yavaş, 1,55 boyunda ve 81 kilo ağırlığında bir kadın olmasına rağmen raporda boyu 1.70 olarak yazılmış, kilosunu da çok daha düşük yazmışlar. Bu bile ne kadar ciddiyetsiz bir şekilde düzenlendiğini de göstermektedir. Bizi de şu açıdan da düşündürmektedir; Tuğba Hanım’ın boyu 1,55 ve düştüğü iddia edilen balkondaki yükseklikte 1,30 dolayısıyla bu belki de bunun önüne geçmek için de bizim sehven diye düşünmek istediğimiz bu hata ümit ediyoruz ki bilerek yapılmamıştır. Yani maalesef pek çok değişik durumlarla karşılaştığımız için dosyalarda ister istemez çok temkinli yaklaşıyoruz ve hiçbir hatayı da basit veya yanlışlıkla yapılmış bir hata olarak değerlendiremiyoruz. Hukukçu olarak bu şekilde bakmamız mümkün değil çünkü o insanın dosyasının akıbetini, verilecek kararı tamamen değiştirebiliyor. Bütün ayrıntılar bize göre çok önemli, böyle bir hatayı biz kabul etmiyoruz. Böyle bir rapora biz nasıl güvenebiliriz? 1.55 boyundaki mütevvefayı 1.70 yazdığınız zaman o balkondan onun atlayabilme ihtimalini güçlendirmiş oluyorsunuz" şeklinde konuştu.


Birisi tarafından itilmeden ya da bir şeyin üstüne basmadan o balkona çıkabilme ihtimali yok


Otopsi raporundaki yanlışlığın dosya seyrini değiştirebileceğine dikkat çeken Kara, şu ifadeleri kullandı: "Oysa ki kadının bir yardım almadan ya da birisi tarafından itilmeden ya da bir şeyin üstüne basmadan o balkona çıkabilme ihtimali yok. Boyu 1.55 çünkü ve 80 kilo bir kardeşimiz. Dolayısıyla hani belki tırmanış sporlarıyla ilgilenenlerin o çevikliği gösterebileceği bir ortamdan bahsediyoruz. Ben gidip kendim de olay yerini gördüm ve orada gördüğümüz o balkonun üzerindeki trabzanın balkonu olan yakınlığına baktığınız zaman hani ayağınızı bile sokamıyorsunuz ve öyle bir yapıda ki biri orada herhangi biri bugün Tuba ya da bir başkası oraya ayağını attığı anda aşağıdadır direkt. Orada sanığın anlattığı gibi işte bir sürü orada tutulu kalması, o arada onların neredeyse sohbet etmesi, işte ellerinden kayması vesairesi hiçbir şekilde bize göre bir gerçeklik ve inandırıcılık taşımıyor. Hayatın olağan akışına da son derece ters bir durum."


Maalesef kadın cinayetleri dosyalarında ölen kadınlarımız hep suçlu gösterilmeye çalışılır


Kadın cinayetleri dosyalarında genellikle kadınların suçlu gösterilmeye çalışıldığını aktaran Avukat Türkan Kara, şunları kaydetti: "Bu kadar çelişki varken burada canlandırmalı bir keşfin yapılmamasını da ben sadece ailenin avukatı olduğumdan değil her türlü yüksekten düşmeye bağlı kadın ölümlerinde bunun yapılmamasını kabul etmiyorum. Çünkü bu yapılmadan gerçeğe ulaşmak gerçekten mümkün değil. Maalesef kadın cinayetleri dosyalarında ölen kadınlarımız hep suçlu gösterilmeye çalışılır. Ölen kadınlar mutlak surette kötü yoldadır, istenilen gibi giyinmiyordur, istenmeyen bir saatte dışarı çıkmıştır, kesin psikolojik sorunları vardır senaryo hep bunun üzerine kuruludur. Adeta ölmüş olan kadın olaydan suçlu çıkar ve bu ölümü hak etmiştir gibi bir manzara çıkar. Ölen kadınlarımız özellikle sanık tarafından hep suçlu gösterilmeye çalışılarak onların yaşamı irdelenir ve adeta hakettiği dillendirilir bu son derece yanlıştır. Biz bu algının toplumda değişmesi için mücadele ediyoruz"


(HÇ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ziraat Türkiye Kupası: Aliağa FK: 1 - Samsunspor: 4 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 2. hafta maçında Aliağa FK, sahasında Samsunspor ile karşılaşıyor. Müsabakada ilk yarı 4-1 Samsunspor üstünlüğüyle sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 1. dakikada Celil Yüksel, savunma arkasına sarkan Mouandilmadji’ye pasını gönderdi. Mouandilmadji kaleciyi geçip boş kaleye meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 0-1 16. dakikada Jarju’nun sağ kanattan ceza alanına yerden çevirdiği topu Yalçın Kayan kontrol etti. Yalçın’ın dönerek sağ ayağıyla kalenin sol alt köşesine yaptığı vuruşta kaleci Kubilay’ın müdahalesi yetersiz kaldı ve top ağlara gitti. 0-2 25. dakikada hakem Melih Aldemir, olası kırmızı kart pozisyonunu incelemek üzere VAR monitörüne gitti. İncelemenin ardından Mustafa Saymak’ın Mouandilmadji’ye yaptığı faul gerekçesiyle sarı kart iptal edilerek doğrudan kırmızı kart gösterildi. 35. dakikada Burak Süleyman’ın ceza alanına gönderdiği pasta Tahir karşı karşıya pozisyonda vuruşunu yaptı, top sağ direkten döndü ve seken topu Burak tamamladı. Kaleci Posiadala’nın müdahalesine rağmen ağlara giden top için yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı, VAR incelemesinin ardından gol geçerli sayıldı. 1-2 38. dakikada üçüncü bölgede topla buluşan Celil, sağ ayağıyla uzak mesafeden sert bir vuruş yaptı. Kaleci Kubilay’ın müdahale edemediği şutta top ağlara gitti. 1-3 40. dakikada Celil Yüksel’in pasında Mouandilmandji topun üzerinden atlayarak Tahsin’e alan açtı. Yay çevresinde topla buluşan Tahsin, sağ ayağıyla yaptığı sert vuruşta topu kalenin sağına gönderdi. 1-4 Stat: Aliağa Atatürk Stadyumu Hakemler: Melih Aldemir, Osman Gökhan Bilir, Murat Şener Aliağa FK: Kubilay Anteplioğlu, Erhan Kartal, Sergen Piçinciol, Kerem Paykoç, Oktay Kancı, Muammer Sarıkaya, Hasan Kılıç, Burak Süleyman, Mustafa Saymak, Mertcan Açıkgöz, Mustafa Tahir Babaoğlu Yedekler: Ahmet Pekgöz, Necati Özdemir, Alberk Koç, Furkan, Ahmet İlhan Özek, Oğuzhan Yıldırım Yusuf Erdem Gümüş, Harun Kavaklıdere, Göktuğ Yılmaz, Malik Karaahmet Teknik Direktör: Polat Çetin Samsunspor: Albert Posiadala, Joe Mendes, Lubo Satka, Yunus Emre Çift, Soner Gönül, Celil Yüksel, Yalçın Kayan, Saikuba Jarju, Tahsin Bülbül, Logi Tomasson, Marius Mouandilmadji Yedekler: Efe Üstün, Efe Berat Töruz, Ali Badra Diabate, Muhammet Talha Akyüz, Polat Yaldır, Deniz Şeker, Ebrima Ceesay Teknik Direktör: Thomas Reis Goller: Burak Süleyman (dk. 35) (Aliağa FK), Marius Mouandilmadji (dk. 1), Yalçın Kayan (dk. 16), Celil Yüksel (dk. 38), Tahsin Bülbül (dk. 40) (Samsunspor) Kırmızı kart: Mustafa Saymak (dk. 25) (Aliağa FK) Sarı kart: Tahsin Bülbül (Samsunspor)
Trabzon Trabzon ilk Açık Hava Arkeopark Müzesi’ne kavuşuyor Trabzon Ortahisar ilçesi Pazarkapı Mahallesi’nde yürütülen tarihi sur duvarı restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından ilk Açık Hava Arkeopark Müzesi’ne kavuşacak. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı koordinasyonunda Pazarkapı Mahallesi’nde yürütülen ve yüzde 85’i tamamlanan sur duvarı restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Arkeolog Vedat Keleş ve Koruma Uzmanı Yaşar Selçuk Şener, çalışmaların mevcut durumu ve sonraki etaplara ilişkin Başkan Genç’e bilgi verdi. Başkan Genç, burada yaptığı açıklamada "Hisar bölgemizde, surların bulunduğu alanda bir arkeoloji kazısıyla birlikte restorasyon çalışmalarını sürdürüyoruz. Buna başlarken heyecanlıydık. Kıymetli hocalarımızdan bugüne kadarki çalışmalarla ilgili bilgi aldık. Heyecanımız bir kat daha arttı. Çünkü Helenistik dönemden Eski Roma dönemine, Yeni Roma dönemine, Bizans dönemine, Komnenos dönemine, Osmanlı dönemine ve Cumhuriyet dönemine uzanan tarihsel bir süreç burada mevcut. Tabiri caizse, inşallah bu çalışmalar bittiğinde Trabzon’umuzun tarihi şeceresini fiilen görebileceğimiz bir alan oluşacak. Bu nedenle ikinci etap çalışmamızı surlarımızın batı kısmında da sürdürme kararını, hocalarımızın görüş ve önerileri doğrultusunda aldık. İnşallah bu yıl bu ikinci etap çalışmasını da gerçekleştireceğiz" dedi. Bölgenin turizm açısından önemine vurgu yapan Başkan Genç, şunları söyledi: "Güney kısmında daha önce başlatılan kazıyı da eş zamanlı olarak yürüterek hemşehrilerimize söz verdiğimiz Açık Hava Arkeopark Müzemizi burada hayata geçireceğiz. Buradan net bir şekilde ifade ediyorum: Trabzon’a gelen herkes, öncelikli ziyarete Trabzon’un en kadim tarihinin başladığı, medeniyetlerin devam ettiği bu noktadan başlayacak. Bu da Trabzon’umuzun tarihi ve kültürel zenginliği açısından, medeniyetlerin bıraktığı miraslar ve arkeolojik değer açısından hem bir kıymet hem de bir miras sorumluluğu taşıyor. Bizler bu mirası korumak ve geleceğe devretmek, aynı zamanda turizmle birlikte şehrimizin ekonomisine katkı sağlamak istiyoruz."
Aydın Cami bahçesini mesken tutan kadını otelde kalmaya kimse ikna edemiyor Aydın’ın Efeler ilçe merkezinde bulunan Hasan Çelebi Camii’nin son cemaat mahallini mesken tutan bir kadın, günlerdir yaşamını burada sürdürüyor. Gerek belediye, gerekse Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün yardımlarını da geri çeviren kadının inadı kırılamıyor. Edinilen bilgiye göre yaklaşık bir ay önce uyku tulumu, battaniye ve bir çantadan oluşan eşyasıyla Efeler ilçe merkezinde bulunan 441 yıllık Hasan Çelebi Cami’nin son cemaat alanına yerleşen 40 yaşlarındaki bir kadını daha sıcak bir ortamda yaşamaya kimse ikna edemedi. Hava sıcaklığının zaman zaman eksi 5 dereceye kadar düştüğü gecelerde bile yaşamını burada sürdüren ve ismi öğrenilemeyen kadının nerden geldiği ve kimi kimsesi olup olmadığı araştırılıyor. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün yardımlarını kabul etmeyerek cami avlusunda yaşamaya devam eden kadının hem kendine hem de cami cemaatine sıkıntı vermeye başladığını belirten vatandaşlar, "Yaklaşık 1 ay önce buraya geldi. Gece hava buz gibiyken bile burada yatıp kalkıyor. Durumunu görünce üzüldük, ilgili yerlere haber ettik. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri sıcak bir yer sunmak istedi. Kadın kabul etmedi. Şimdi burada yatıp kalkıyor. Namaz kılınırken bile herkesin duyacağı şekilde müzik dinliyor. Ve caminin dış bölümündeki bazı alanlar tuvalet gibi kullanıldığı için ciddi sıkıntı yaşanmaya başladı" diye konuştu.
Erzurum Aynalı Çin’de Palandöken ve kış turizmini anlattı Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Çin’in Harbin kentinde düzenlenen Küresel Belediye Başkanları Diyaloğu’na katıldı. Dünya’nın önde gelen belediye başkanlarının buluştuğu küresel platformda Genel Sekreter Aynalı’nın söyleşi ve forumlarda yaptığı konuşma ve sunumlar dikkat çekti. Aynalı, Erzurum, kış turizmi, Palandöken Kayak Merkezi ve kış sporları ekonomisi ana temalı sunumunda kentin ve Türkiye’nin turizm dinamiklerini anlattı. Genel Sekreter Zafer Aynalı, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Çin’in kuzeydoğusundaki Heilongjiang eyaletinin merkezi olan ve ‘Buz kenti’ diye bilinen Harbin’de ‘Küresel Belediye Başkanları Diyaloğu’na Palandöken Kayak Merkezleri Genel Müdürümüz Selim Bağrıyanık kardeşim ile birlikte katıldık. Dünya’nın dört bir yanından Çin’e gelen belediye başkanları ve yerel yönetim temsilcilerinin iştirak ettiği bu büyük buluşma dört gün sürdü. Harbin’deki Dünya zirvesinde Erzurum’un kış sporları, kış turizmi ve buz-kar ekonomisi alanındaki mevcut potansiyelimizi uluslararası ölçekte değerlendirme ve karşılaştırma imkânına da sahip olduk" dedi. "Palandöken, kış turizminde bir dünya markasıdır" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Palandöken’in kış turizminde Dünya devleriyle yarıştığını kaydetti. Aynalı, şöyle devam etti: "Sunumumuzda Erzurum’un sahip olduğu doğal ve altyapısal avantajları ve uluslararası ölçekteki prestijini masaya yatırdık. Küresel Belediye Başkanları Diyaloğu vasıtasıyla bilgi paylaşımı, ortak proje geliştirme ve uzun vadeli stratejik ortaklıklarla ilgili temaslarda bulunduk. Harbin ziyareti; Erzurum’un küresel kış şehirleri ağında daha görünür, daha etkin ve daha yön verici bir rol üstlenebilmesi için önemli bir referans ve motivasyon kaynağı oldu. Erzurum’un kış sporları ve kış ekonomisi alanındaki liderlik iddiasını güçlendirecek ve şehrin uluslararası konumlanmasına uzun vadeli katkılar sağlayacak gelişmelerin yansıması daha şimdiden başladı. Küresel ölçekte turizm destinasyonlarını kuran Dünya’nın tanınır isimlerini şehrimize davet ettik. İnşallah bu süreç şehrimiz ve ülkemizin turizm potansiyeline önemli kazanımlar sunacak."