GÜNDEM - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 15:10

Çanakkale’de ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’ açıldı

A
A
A
Çanakkale’de ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’ açıldı

Çanakkale’de, ülke genelindeki ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen ürünlerin yer aldığı ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’, törenle açıldı. Anadolu Hamidiye Tabyaları’nda gerçekleştirilen açılışa, vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.


Çanakkale’de Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından düzenlenen fuarda, farklı ilden getirilen 54 ceza infaz kurumu işyurdu müdürlüğüne ait ürünler sergileniyor. Fuar alanına kurulan standalarda hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen gıda, tekstil, seramik, gümüş işleme, deri çanta, ahşap hediyelik eşyalar yer alıyor. Düzenlenen Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Başkanı Hüsnü Gezginci, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Özkan Gürdoğan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, siyasi parti temsilcileri, vatandaşlar, davetliler ve vatandaşlar katıldı.


Anadolu Hamidiye Tabyaları’nda kurulan fuarın açılışında mehteran takımı marşlar seslendirirken halk oyunları gösterileriyle renklenen programın devamında, protokol üyeleri ve vatandaşlar stantları gezdi.


Program açılışında konuşan Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Özkan Gürdoğan, "Bilindiği üzere hükümlü ve tutukluların işyurtlu faaliyetlerine katılımını sağlayarak onlara meslek edindirmek ve bu şekilde onları topluma yeniden kazandırmak amacı taşıyan ‘İş Yurtları Fuarımız’ sosyal sorumluluk ile ekonomik değerin en güzel şekilde birleştiği örnek bir organizasyondur. Bugün burada 54 kurumumuza ait ürünler sergilenecektir. Burada sergilenen her bir ürün azmin, emeğin ve yeniden başlama iradesinin somut bir göstergesidir. Ziyaretçilerimiz burada sadece ürünleri değil, aynı zamanda bir dönüşüm hikayesini, bir umudu ve geleceğe dair güçlü bir mesajı da görme fırsatı bulacaklardır" ifadelerini kullandı.


Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Başkanı Hüsnü Gezginci işyurtları bünyesinde gerçekleştirilen önemli çalışmalardan birinin hükümlü ve tutukluların meslek edinmelerinin sağlanması olduğuna dikkat çekerek, "İşyurtları Kurumu bünyesinde yürütülen çalışmaların en önemli boyutlarından biri, hükümlü ve tutukluların meslek edinmelerinin sağlanmasıdır. Verilen eğitimler sayesinde bireyler yalnızca üretime katılmakla kalmamakta; aynı zamanda bir zanaat öğrenerek, el becerilerini geliştirmekte ve geleceğe dair somut bir mesleki kimlik kazanmaktadır. Bu kazanımlar, tahliye sonrasında istihdama katılımı kolaylaştırmakta, bireylerin kendi ayakları üzerinde durabilmelerine ve topluma güçlü bir şekilde entegre olmalarına önemli katkılar sunmaktadır. İşyurtları Kurumu, hükümlü ve tutukluların mesleki eğitim yoluyla üretime katılmalarını sağlayarak onları topluma yeniden kazandırmayı amaçlayan önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bu yönüyle yalnızca bir üretim merkezi değil; aynı zamanda bireylerin hayata yeniden tutundukları, kendilerini geliştirdikleri ve geleceğe umutla baktıkları bir eğitim ve rehabilitasyon alanıdır. Fuar alanında gördüğümüz her bir ürün; sabrın, emeğin ve öğrenmenin bir sonucudur. Aynı zamanda bu ürünler, bireylere sunulan ikinci bir fırsatın nasıl değerli bir kazanıma dönüştüğünün somut bir göstergesidir" dedi.


Ülke genelinde gerçekleştirilen fuarlar hakkında bilgiler veren Başkan Hüsnü Gezginci, "Ülkemizin çeşitli bölgelerinden 54 İşyurdu Müdürlüğümüzün katılımıyla gerçekleştirilen İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı; yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon değil, emeğin görünür olduğu, bir mesleğin öğrenildiği ve bir hayatın yeniden şekillendiği sürecin güçlü bir yansımasıdır. Bugün İşyurtları Kurumu olarak; ülke genelinde 377 işyurdu müdürlüğü ve 200’ün üzerinde iş kolunda yürüttüğümüz faaliyetlerle geniş ve güçlü bir üretim ağına sahibiz. Her geçen yıl yeni hedeflerle bu gücümüzü artırmaya devam ediyoruz. 2025 yılı itibarıyla 77 bini aşkın hükümlü ve tutuklu işyurdu faaliyetlerinde aktif olarak yer almış; 2026 yılı itibarıyla ise 30 bini aşkın hükümlü ve tutuklu üretim süreçlerine katılmaya devam etmektedir. Bu tablo, İşyurtlarının yalnızca üretim yapan bir yapı olmadığını; aynı zamanda insan odaklı bir dönüşüm modelinin güçlü bir uygulama alanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu.


İşyurtlarında üretilen ürünlerin ekonomiye katkısına dikkat çeken Hüsnü Gezginci, konuşmasına şöyle devam etti: "İşyurtları Kurumu faaliyetlerinin temel çıktılarından biri de ülke ekonomisine sağlanan katkıdır. Tarım, hayvancılık, gıda, tekstil, el sanatları ve hizmet alanlarında gerçekleştirilen üretimle hem ekonomik değer oluşturulmakta hem de mesleki eğitim desteklenmektedir. Üretilen her ürün; emek, disiplin ve öğrenmenin somut bir göstergesidir. Yürütülen yatırımlar ve modernizasyon çalışmalarıyla üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği sürekli artırılmaktadır. Yerli ve millî üretim anlayışı, ekonomik bağımsızlığımızın güçlenmesinde ve kalkınmamızın sürdürülebilirliğinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda yerli kaynaklarımızla üretim yaparak hem ekonomik değer oluşturmakta hem de yerli ve millî kapasitemizi güçlendirmekteyiz. İşyurtları Kurumu fuarları, bu üretim gücünün toplumla buluştuğu en önemli platformlardan biridir. Ayrıca Türkiye genelinde 97 satış mağazamız aracılığıyla üretilen ürünleri halkımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda başta Adalet Bakanlığımız olmak üzere, diğer bakanlıklar, üniversiteler, belediyeler ve çeşitli kamu kurumlarının bazı ihtiyaçlarını da bu üretimler aracılığıyla karşılıyoruz."


Programda konuşan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Hükümlülerin yeniden topluma kaynaştırılmasında bir geçiş süreci olarak işyurtlarının faaliyetlerini görmek mümkün. Çünkü bir taraftan cezaevinde yalnızca infaz gerçekleşmiyor. Öte yandan kendilerini hem eğitim açısından veya diğer sosyal açıdan geliştirmek için çeşitli imkanlar sunuluyor. Hükümlüler bunlardan yararlanarak tahliye sonrası hayatlarına kendilerini daha geliştirmiş olarak hazırlayabiliyorlar. Öte yandan hükümlülük süresi boyunca geçtikleri sürede meslek edinme imkanları var. Bu mesleklerini, edindikleri meslekleri icra etme imkanları var. İşte iş yurtları kurumumuz bunun için kurulmuş alt oluşturulmuş bir altyapı. Cezaevi ziyaretlerinde bunun pek çok örneğini görmüş bulunduk. Bugün de Çanakkale’de düzenlenen bu fuar meselesiyle Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet yürüten iş yurtlarının ürünlerini görme şansımız olacak" dedi.



Çanakkale’de ‘İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’ açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Aydın Doğaseverler Bahçecik Boğazı’na dikkat çekti Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan ve Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerinin görüldüğü doğal alanlardan olan Bahçecik Boğazı’nın, çevre kirliliği ve artan yangın riski nedeniyle ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çeken Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölgenin korunması için acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. Doğal güzelliklerin tanıtılması ve korunması adına çalışmalar yürüten Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerinin yer aldığı alanlardan olan Bahçecik Boğazı’na dikkat çekti. Yeterli denetim ve kontrolün olmaması nedeniyle, Bahçecik Boğazı’nda yangın riskinin arttığını ve kimliği belirsiz kişiler tarafından doğaya bırakılan atıklarla alanın kirletildiğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yetkililere ’koruma’ çağrısında bulundu. Bölgede gerekli önlemlerin alınmaması halinde, birkaç kişinin sorumsuzca yaktığı bir ateş ile değerli alanın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesine neden olabileceğine dikkat çeken Sürücü; "Doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından Kuşadası’nın en özel alanlarından biri olan Bahçecik Boğazı, çevre kirliliği ve yangın tehdidi altındadır. Kuşadası’ndaki sivil toplum örgütleri tarafından, alanın ’Tabiatı Koruma Alanı’ ve ’Tabiat Parkı’ statüsüne alınması amacıyla, 4 bilim insanının hazırladığı raporlar da eklenerek Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuru yapılmıştır. Bugüne kadar olumlu bir yanıt gelmemiştir. Ancak yeterli denetim ve kontrolün olmaması nedeniyle, Bahçecik Boğazı’nda yangın riski artmakta ve kimliği belirsiz kişiler tarafından doğaya bırakılan atıklarla alan kirletilmektedir. Belediye temizlik işleri atılan atıkları temizlese de bunu alışkanlık haline getirenler yine kirletmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan Selçuk yangınında, alevler Bahçecik Boğazı’ndaki işletmelere ve Efes’e su taşıyan antik su kemerlerine kadar yaklaşmış, daha büyük bir felaket helikopter müdahalesiyle son anda önlenmiştir. Mesire alanı olmamasına rağmen doğal alanda piknik ateşleri yakılmakta, ormanlık alanın hemen yanında dökülen atıkların yakıldığı açıkça görülmektedir. Bahçecik Boğazı, Kuşadası’nın doğal kalmış son ormanlık ve maki alanlarından biri olup, biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengindir. Geofit türlerinin yanı sıra tıbbi ve aromatik bitkileri barındırmaktadır. Ayrıca oklu kirpi, çakal, tilki, sansar, porsuk ve yaban domuzu gibi memeliler için önemli bir yaşam alanı olup, bu canlılar için son doğal sığınaktır. Sürüngenler, böcekler ve kelebekler açısından da zengin olan bu bölge, aynı zamanda balıkçıllar ve diğer su kuşlarının geldiği bir gölete ev sahipliği yapmaktadır. Ormanlık ve makilik alanlarda puhu, şahin, yılan kartalı ve atmaca gibi yırtıcı kuşlar da gözlemlenmektedir. Bu eşsiz doğa alanının korunabilmesi için ilgili tüm kurumların kontrolsüz ve tehdit oluşturan faaliyetlere karşı etkin önlem alması gerekmektedir. İnşaat ve tadilat molozları, çöpler, ev eşyaları gibi pek çok atık, alanın bakir ve ıssız olması nedeniyle doğaya gelişigüzel dökülmektedir. Oysa bu tür ihlallerin tespiti ve cezalandırılması mümkündür. Bahçecik Boğazı’nın tek girişi olan yola yerleştirilecek bir kamera sistemiyle, alana giren araçlar kolaylıkla tespit edilebilir ve caydırıcı yaptırımlar uygulanabilir. Kuşadası’nın hemen yanı başındaki bu doğal zenginliğin yok olmaması için alana ivedilikle koruma statüsü verilmelidir. Aksi halde, birkaç kişinin sorumsuzca yaktığı bir ateş, bu değerli alanın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesine neden olabilir. İlgili kurumlardan, moloz ve çöp atıklarının temizlenmesini, ateş yakılmaması için uyarı tabelalarının yerleştirilmesini ve kaçak dökümlerin önlenmesi amacıyla giriş-çıkış noktalarına kamera sistemi kurulmasını talep ediyoruz" dedi.
Manisa Manisalı öğrenci Türkiye birincisi oldu Manisa’nın Salihli ilçesinde eğitim gören lise öğrencisi Ayşegül Üçkazan, su tasarrufu ve iklim bilinci temalı yarışmada şiir dalında Türkiye birincisi oldu. Milli Eğitim Bakanlığı öncülüğünde, su kaynaklarının tasarruflu kullanımı ve iklim bilinci oluşturmak amacıyla 81 ilde gerçekleştirilen 1215 eser arasındaki yarışmada, şiir dalında Türkiye birincisi olan Salihli Anadolu Lisesi öğrencisi Ayşegül Üçkazan, duygularını paylaştı. "Katılmayı planlamamıştım" Yarışmada elde ettiği başarıdan dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirten Ayşegül Üçkazan, "Çok mutluyum. Beklemiyordum ve ilk başta Türkiye geneli olduğunu bilmiyordum. Katılmayı planlamamıştım. Daha önce ilçede yapılan birçok yarışmada ödül almıştım ama ben lirik tarzda yazdığım için su verimliliğinde yazmak benim için zor olacaktı. Bu yüzden katılmayı düşünmemiştim. Sonra edebiyat öğretmenim ve arkadaşlarımın da ısrarı üzerine denedim. Zorlandım dediğim gibi ama 2 günde bitirdim şiiri. Öğretmenime verdim, düzenlemelerini yaptı sonra yarışmaya gönderdik. İlçede birincilik geldi. Daha sonra Şubat’ın sonuna doğru ilde birincilik geldi. Ondan sonra öğretmenim ‘Türkiye’ye gideceğini’ söyledi. Bize, ‘dereceye girdiği, kaçıncı olduğu’ söylenmedi. Onu bekledik. 2 hafta önce söylendi bize Türkiye birinciliği olduğu. Sonra Ankara’ya gittik. Ödül törenine gittik. Farklı bir atmosferdi, güzeldi. Orada yaşadığım şehrin, okulumun, benim adımın geçmesi insanı heyecanlandırıyor" dedi. Üçkazan, şiirinde su kaynaklarının dikkatli ve tasarruflu kullanılması gerektiğine vurgu yaparak önemli bir mesaj verdi. Yaşadıkları gururu dile getiren anne Elvan Üçkazan, "Çocuğumuzla gurur duyuyoruz. Yarışmaya katıldığını ilk başta bize söylemedi. İlçe birincisi olduktan sonra haberimiz oldu. Salihli’ye böyle bir başarı getirdiği için mutluyuz, gururluyuz" ifadelerini kullandı. Baba Abidin Üçkazan ise, "Kızımız bize güzel bir duygu yaşattı. Hem bize hem de Salihli’ye büyük bir gurur yaşattı. Bahtının ve yolunun açık olmasını diliyoruz. Öğretmenlerine de desteklerinden dolayı teşekkür ederiz" dedi.