ASAYİŞ - 16 Ocak 2026 Cuma 23:14

Bozcaada’da karaya oturan tanker 12 gün sonra kurtarıldı

A
A
A
Bozcaada’da karaya oturan tanker 12 gün sonra kurtarıldı

Çanakkale’nin Bozcaada ilçesi açıklarında lodos fırtınası nedeniyle karaya oturan boş ham petrol tankerinde 12 gün sonra kurtarıldı.


Aliağa’dan Yalova’ya giden Umman bayraklı 249 metre boyundaki ’QENDIL’ isimli boş ham petrol tankeri 4 Ocak’ta Bozcaada açıklarında seyir halindeyken olumsuz hava şartları sebebiyle Bozcaada ilçesinde karaya oturdu. Gemi kaptanının durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne (KEGM) bağlı ’KURTARMA-10’, ’KURTARMA-16’ römorkörü sevk edildi. Gemide 6 Çinli, 2 Rusya Fedarasyonu vatandaşı, 3 Flipinli, 5 Bangladeşli, 10 Miyanmarlı olmak üzere 26 personelin bulunduğu ve sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.



‘QENDIL’ 12 gün sonunda kurtuldu


‘QUENDIL’ isimli tanker Bozcaada açıklarında 12 gün boyunca karaya oturur halde bekledi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler hava durumunun elverişli olduğu günlerde kurtarma çalışmalarını sürdürdü. Tanker, KEGM’e bağlı Türkiye’nin en özel acil müdahale gemileri ’NENE HATUN’ , ’GEMİ KURTARAN’, ’KURTARMA-16’, ‘KURTARMA-17’ ve ’KIYI EMNİYETİ-6’ romorkörleri ile uzun kurtarma çalışması ardından 12 gün sonra gerçekleştirildi. Tanker, karaya oturduğu yerden kurtarılıp yüzdürüldü. Daha sonrasında sörvey çalışması yapılıp, geminin sefere elverişli olup olmadığı incelenecek.



Bozcaada’da karaya oturan tanker 12 gün sonra kurtarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ege Basım Yayın Dağıtım ile ÜçDörtBeş Allstar’dan eğitimde güç birliği Ege Basım Yayın Dağıtım ve ÜçDörtBeş Allstar, eğitimde dijital dönüşümü hızlandırmak ve kurumlara nitelikli çözümler sunmak amacıyla dev bir iş birliğine imza attı. Eğitim yayıncılığı ve dağıtımı alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren Ege Basım Yayın Dağıtım, dijital dönüşümün hız kazandığı eğitim dünyasında önemli bir iş birliğine imza attı. Ege Basım Yayın Dağıtım ile ÜçDörtBeş Allstar arasında gerçekleştirilen güç birliği, düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Lansmanda yapılan açıklamada, Ege Basım Yayın Dağıtım’ın eğitim kurumlarıyla kurduğu iş birliklerinin yalnızca satış odaklı değil; sürdürülebilir ve uzun vadeli bir çözüm ortaklığı anlayışına dayandığı vurgulandı. Bir öğrencinin edindiği her kitabın onun hayatına değer katan önemli bir unsur olduğu belirtilerek, bu sorumluluk bilinciyle hareket edildiği ifade edildi. Bu vizyon doğrultusunda, binden fazla eğitim kurumuna hizmet veren, güçlü altyapısı ve geniş ürün gamıyla öne çıkan ÜçDörtBeş Allstar ile gerçekleştirilen iş birliğiyle; dijital dönüşümün eğitim alanındaki etkisinin artırılması ve kurumlara daha nitelikli çözümler sunulması hedefleniyor. Açıklamada ayrıca, nitelikli içeriğin doğru kurumlara, doğru zamanda ve doğru yöntemlerle ulaştırılmasının önemine dikkat çekilirken; Ege Basım Yayın Dağıtım bu sürecin güvenilir bir paydaşı olmaktan duyduğu gururu dile getirdi. Lansman kapsamında sektörün önde gelen yayınevleri ve eğitim paydaşları bir araya gelirken, katılımcılar iş birliğinin detaylarını doğrudan yetkililerden dinleme fırsatı buldu. Programın devamında ÜçDörtBeş Allstar tarafından gerçekleştirilen sunumda; markanın dijital yüzü, yenilikçi altyapısı ve eğitim süreçlerine değer katan dijital içerikleri katılımcılarla paylaşıldı. Ege Basım Yayın Dağıtım yetkilileri, devlet okulları, özel eğitim kurumları ve kurs merkezlerine yalnızca bir tedarikçi olarak değil, gerçek bir çözüm ortağı olarak hizmet etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.
Adana Babalarının öldürdüğü kardeşler yan yana toprağa verildi Adana’da babaları tarafından silahla vurularak öldürülen Ada ve Mert Altunbaş’ın cansız bedenleri yan yana toprağa verildi. Cenazede gözyaşları sel olurken anne, evlatlarının tabutunu ’Onları kimseye bırakmam’ diyerek yakınlarıyla birlikte taşıdı. Olay, 15 Ocak Perşembe günü akşam saatlerinde merkez Sarıçam ilçesine bağlı Boynuyoğun Mahallesi’ndeki bir villada meydana geldi. İddiaya göre, Sergen Altunbaş (34) ile 5 yıl boşandığı ancak halen birlikte yaşadığı eski eşi Gizem Deniz arasında henüz bilinmeyen sebepten dolayı tartışma çıktı. Tartışması sonrası Gizem Deniz evi terk etti. Gizem Deniz’in eve gelmemesi üzerine cinnet geçiren Sergen Altunbaş, çocukları Ada (8) ve Mert’i (6) tabanca ile vurdu. Ardından Altunbaş aynı tabanca ile kendini de vurdu. Silah seslerini duyanların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri, baba ve çocukların hayatını kaybettiğini tespit etti. Bölgede yapılan incelemelerin ardından baba ve çocukların cenazeleri otopsileri yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Toprağa verildi Yapılan otopsinin ardından Ada ve Mert kardeşlerin cenazeleri yakınları tarafından alındı. Kardeşlerin cenazesi, merkez Seyhan ilçesi Karayusuflu mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi. Cenaze sırasında anne Gizem Deniz’in ayakta güçlükle durduğu görüldü. Ada ve Mert Altunbaş’ın akrabaları da tabut başında uzun süre ağladı. Anne Gizem Deniz ise evlatlarının tabutunu ’Onları kimseye bırakmam’ diyerek yakınlarıyla birlikte taşıdı. Baba farklı mezarlıkta toprağa verilecek Öte yandan, evlatlarını öldürüp canına kıyan Sergen Altunbaş’ın cenazesinin ise öğle namazını müteakip Hadırlı Mezarlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi.
Kocaeli İzmitli kız öğrenciler Arapça münazarada dünya ikincisi oldu Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin öğrencileri, Katar’da düzenlenen 7. Dünya Münazara Şampiyonası’nda büyük bir başarıya imza atarak dünya ikincisi oldu. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen yarışmalarda Türkiye şampiyonu olan ve Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etme hakkı kazanan 12. sınıf öğrencileri Sümeyye Bulut, Zeynep Rümeysa Arabacı, Meryem Rabia Şengül ve Zehra Nur Abay danışman öğretmenleri İman Summakieh yönetiminde Katar’ın başkenti Doha’ya gitti. Burada, ana dili Arapça olan pek çok ülkeyi geride bırakan İzmitli öğrenciler, zorlu etapların ardından final oynayarak dünya ikinciliği elde etti. Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, 2018 yılında da dünya şampiyonu olarak Türkiye’yi başarıyla temsil etmişti. "Sürekli çalıştık, Allah’a tevekkül ettik" Katar’daki şampiyonada Türkiye’yi temsil eden öğrencilerden Zehra Nur Abay, başarıya giden yolda disiplinli çalışma ve maneviyatın önemine dikkati çekti. Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce 2024 yılında düzenlenen yarışmalarda Arapça kategorisinde Türkiye şampiyonu olduklarını hatırlatan Abay, şunları kaydetti: "2024’te İman Hoca ile çalışmaya başladık ve sıkı bir program uyguladık. Bu süreçte İman hoca gerek Arapça gerek münazara teknikleri gerekse ihlasımız üzerine bize çok yardımcı oldu. Sürekli birlikte çalıştık, Allah’a tevekkül ettik. Yarışmaya kadar bu süreci bu şekilde ilerlettik. Türkiye birincisi olduktan sonra da Katar’da ülkemizi temsil etmeye hak kazandık." "1,5 yıl boyunca 100’ü aşkın konu araştırdık" Katar biletini aldıktan sonra hazırlıkların daha da yoğunlaştığını belirten Zeynep Rümeysa Arabacı, şampiyona sürecindeki çalışma tempolarına değindi. Arabacı, ana dili Arapça olan rakiplerini geride bıraktıkları süreci şu sözlerle anlattı: "1,5 yıllık bir hazırlık sürecimiz oldu. Bu süreçte çıkması muhtemel olduğunu düşündüğümüz 100’ü aşkın konu hakkında araştırma yaptık ve haklarında delil topladık. Aynı zamanda Arapça münazaralar gerçekleştirdik, dini anlamda da kendimizi geliştirdik. Bu süre zarfında münazara üslubumuz oturdu. Kendimize konu belirleyip, hazırlandıktan sonra münazara pratikleri yaptık. Hindistan ve Lübnan gibi farklı ülkelerle hazırlık maçları gerçekleştirdik. Üniversitelerin düzenlediği münazaralarda takım eksikliği olduğunda onlara katılarak kendimizi geliştirme imkanı bulduk. Mayıs ayında elemelere girdik ve 40 ülke arasından, ana dili Arapça olan ülkeleri de geçerek 5. sırada Katar’a gitmeye hak kazandık." "Hem YKS’ye hazırlandık hem de ana dili Arapça olanlarla yarıştık" Sümeyye Bulut ise bir yandan üniversite sınavına (YKS) hazırlanırken diğer yandan dünya devleriyle yarışmanın zorluğunu anlattı. 45 ülke arasından sıyrılarak Katar’daki finallere katılmaya hak kazandıklarını belirten Bulut, hem akademik hem de mental olarak yoğun bir süreçten geçtiklerini vurguladı. Bulut, şampiyonada karşılaşılan önemli güçlüklerden birinin farklı bir dil ve kısıtlı zaman olduğunu ifade ederek, "Çalışma sürecimiz yoğundu, çok gayret istiyordu. Yanında YKS çalışmamız da olduğu için bizi zorlayan bir süreçti. Aynı zamanda münazaralarda 20 dakika öncesinden konu veriliyordu. Bu süreçte ekip olarak kendimizi hazırlamamız gerekiyordu ama çok şükür atlattık. Bizi en çok zorlayan unsur, rakiplerimizin ana dillerinin Arapça olmasıydı. Biz sonradan Arapça öğrenmiştik. Onlar kendilerini çok iyi ifade ediyordu. 20 dakikalık süreçte tamamen konuyu anlayıp, argüman bulmak ve Arapça metnini yazabilmemiz gerekiyordu. Bunların hepsini 20 dakikaya sığdırmak zordu. Çok uzun ve yorucu bir süreçten geçtik. Orada ülkemizi temsil etmeye çalıştık ve güzel bir derece elde ettik" ifadelerini kullandı. Danışman Öğretmen Summakieh: "Türkiye’yi temsil etmekten onur duyduk" Takımın danışman öğretmeni İman Summakieh da başarının sırrının disiplin olduğunu kaydetti. 12 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Summakieh, "Kazanmamızın sebebi birçok faktörden oluşuyordu. Bunlardan en önemlileri disiplin, birlikte çalışmak ve sabır. En önemlisi de ekip arasındaki yardımlaşma. Arkadaşlarımızla birlikte o ruha sahip olduk. Türkiye’yi temsil etmekten onur duyduk. Güzel bir iz bıraktığımız için çok mutluyuz" diye konuştu.