GÜNDEM - 17 Ocak 2026 Cumartesi 10:51

Babalarının öldürdüğü kardeşler yan yana toprağa verildi

A
A
A
Babalarının öldürdüğü kardeşler yan yana toprağa verildi

Adana’da babaları tarafından silahla vurularak öldürülen Ada ve Mert Altunbaş’ın cansız bedenleri yan yana toprağa verildi. Cenazede gözyaşları sel olurken anne, evlatlarının tabutunu ’Onları kimseye bırakmam’ diyerek yakınlarıyla birlikte taşıdı.


Olay, 15 Ocak Perşembe günü akşam saatlerinde merkez Sarıçam ilçesine bağlı Boynuyoğun Mahallesi’ndeki bir villada meydana geldi. İddiaya göre, Sergen Altunbaş (34) ile 5 yıl boşandığı ancak halen birlikte yaşadığı eski eşi Gizem Deniz arasında henüz bilinmeyen sebepten dolayı tartışma çıktı. Tartışması sonrası Gizem Deniz evi terk etti.


Gizem Deniz’in eve gelmemesi üzerine cinnet geçiren Sergen Altunbaş, çocukları Ada (8) ve Mert’i (6) tabanca ile vurdu. Ardından Altunbaş aynı tabanca ile kendini de vurdu. Silah seslerini duyanların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri, baba ve çocukların hayatını kaybettiğini tespit etti. Bölgede yapılan incelemelerin ardından baba ve çocukların cenazeleri otopsileri yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.


Toprağa verildi


Yapılan otopsinin ardından Ada ve Mert kardeşlerin cenazeleri yakınları tarafından alındı. Kardeşlerin cenazesi, merkez Seyhan ilçesi Karayusuflu mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi. Cenaze sırasında anne Gizem Deniz’in ayakta güçlükle durduğu görüldü. Ada ve Mert Altunbaş’ın akrabaları da tabut başında uzun süre ağladı. Anne Gizem Deniz ise evlatlarının tabutunu ’Onları kimseye bırakmam’ diyerek yakınlarıyla birlikte taşıdı.


Baba farklı mezarlıkta toprağa verilecek


Öte yandan, evlatlarını öldürüp canına kıyan Sergen Altunbaş’ın cenazesinin ise öğle namazını müteakip Hadırlı Mezarlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi.



Babalarının öldürdüğü kardeşler yan yana toprağa verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ayaz vurdu, fincanlar kış çayıyla doldu Dondurucu soğukların etkili olduğu Samsun’da vatandaşlar kış çayına ilgi gösteriyor. Havaların giderek soğumasıyla birlikte üst solunum yolu hastalıklarının sayısı da arttı. Vatandaşlar, doktorların tavsiyesi üzerine kendi önlemlerini almak adına ıhlamur ve kış çayı tüketimine önem veriyor. Bu nedenle aktarların yolunu tutan vatandaşlar, ıhlamurun yanı sıra kendi bildikleri kış çayı karışımını ya da 100’er gramlık hazır paketlerde satılan kış çaylarına rağbet ediyor. Vatandaşların bu mevsimde en çok kış çayına rağbet gösterdiğini ifade eden aktar Recai Doğanay, "Bu havalarda kış çayına ilgi artıyor. Gribal enfeksiyonlar yayıldı. Öksürenlerin sayısı arttı. Boğaz enfeksiyonu geçirenler de çoğaldı. Bu yüzden kış çaylarına ilgi de arttı yani. Kış çayını hazır paketler halinde alanlar da var, burada karışım yaptıranlar da var. Kış çayının içerisinde ada çayı, papatya, zencefil, hatmi çiçeği, karanfil, zerdeçal, hibisküs gibi çiçek bitkileri var. Bu çaya ıhlamur da eklenebiliyor. Kış çayının 100 gramlık paketi 75 TL’den satılıyor. 1 yemek kaşığı kış çayından 2 su bardağı çay çıkabiliyor. Çiçek ıhlamurun kilosu da bin 500 TL’den satılıyor. Onu da genelde 100 gramlık paketler halinde alıp demliyorlar. "Çiçekler uzun süre kaynatılmamalı" Kış çayının nasıl demlenmesi gerektiği hakkında da bilgi veren Doğanay, "Kış çayı da ıhlamur gibi demlenebilir. Kaynatılarak da yapılıyor, demlenerek de yapılıyor. Bizim tavsiyemiz, önce suyu kaynatıyoruz. Su kaynadıktan sonra ıhlamuru veya kış çayı dediğimiz yapraksı bitkileri kaynamış suyun içine atıp bir iki dakika daha kaynatıp altını kapatmak. Suyun içerisinde uzun dakikalar kaynatılmasını tavsiye etmiyoruz. Su kaynadıktan sonra içine atıp bir iki dakika daha kaynatıp altını kapatmalarını ve 15 dakika kadar beklemeye bırakmalarını tavsiye ediyoruz. Bu sürede aroması suya karışan çay limon sıkılarak veya sade olarak tüketilebilir" diye konuştu. Bu mevsimde oldukça bol tüketilen kış çayı; ıhlamur, adaçayı, zencefil, kuşburnu, çubuk tarçın, karanfil, zerdeçal, rezene, nane, kakule, ekinezya ve mürver gibi bitkilerin karışımından hazırlanabiliyor.
İstanbul Çocukların değeri karne notu ile belirlenmemeli Sömestr tatilinin gelmesiyle birlikte çocuklar ve gençler için tatil heyecanı artarken, birçok ailede karne stresi yaşanıyor. Kimileri için sömestr tatil ve dinlenme anlamına gelirken, bazı çocuklar için sınav ve not baskısının ardından aileyle yüzleşme sürecine dönüşebiliyor. Uzmanlar, bu dönemde ebeveyn tutumlarının çocuğun ruh sağlığı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için karne döneminin, kaygı, özgüven kaybı ve değersizlik duyguları gibi uzun vadeli psikolojik sonuçlara yol açabileceğini belirterek, karne değerlendirmelerinde yapılan en büyük hatanın kıyaslama olduğunu söyledi. Başakgil, "Çocuğunuzun karnesini başka çocukların karneleri ile kıyaslamayın. Yaşıtlarıyla karşılaştırmak, arkadaşlarının daha başarılı olduğunun vurgulanması ve başarısızlıkla suçlanmak; çocukta kaygı, yetersizlik, özgüven eksikliği ve değersizlik duygularına yol açar. Karne değerlendirilirken öncelikle olumlu yönlere odaklanılması, ardından çocuğun kendini ifade etmesine fırsat verilmesi gerekir. Suçlayıcı ve yargılayıcı bir dil yerine, başarısızlıkların nedenlerinin birlikte ve yapıcı bir şekilde ele alınmasını öneriyor. Sömestr tatili başarısız olunan dersler için kriz değil, telafi ve destek süreci olarak görülmeli. ‘Sen tembelsin, yaramazsın, bu gidişle sınıfı geçemezsin’ gibi ifadeler çocuğun ‘Ben hiçbir işe yaramıyorum’ algısı geliştirmesine neden olur. Bu da kaygıyı artırır ve özgüveni zedeler. Çocuk bir alanda başarısızsa bu durum, ilgi alanları ve destek ihtiyacı üzerinden değerlendirilmelidir" dedi. Geçmiş yıllarda karne dönemlerinde yaşanan üzücü olayların yaşandığını hatırlatarak uyarıda bulunan Başakgil, "Kırık notlar; yoğun kaygı, cezalandırılma korkusu ve değersizlik duygusuyla birleştiğinde, çocuğu kendine zarar verici davranışlara sürükleyebilir. Kötü not nedeniyle çocuğun spor ve sosyal faaliyetlerini kısıtlamak, sürece değil yalnızca sonuca odaklanmak, ilk olarak düşük notları gündeme getirmek, kötü not getirdi diye sevgiyi, ilgiyi ve şefkati geri çekmek, mesafeli ve soğuk davranmakyanlıştır. Öncelik her zaman tatlı sözlerle takdir olmalı. Maddi ödülün değeri değil, sembolik anlamı önemlidir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için kitaplar, boya kalemleri, basit oyuncaklar, doğa gezileri, müze ve sinema etkinlikleri daha sağlıklı ödüllerdir. Bilgisayar, cep telefonu, çok pahalı hediyeler ya da evcil hayvan gibi seçeneklerin karne hediyesi olarak tercih edilmesi çok doğru olmayacaktır" dedi.