Yerel Haberler
Bursa
BTSO’nun Cezayir’deki B2B etkinliğine rekor katılım
11 Kasım 2025 Salı - 12:41 BTSO’nun Cezayir’deki B2B etkinliğine rekor katılım Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörüne yönelik UR-GE projeleri kapsamında Cezayir’de düzenlenen B2B etkinliğine iki gün boyunca 700’ü aşkın Cezayirli sektör temsilcisi katıldı. Ticaret Bakanlığı destekleri ile gerçekleşen ve UR-GE üyesi 61 firmanın yer aldığı etkinlik, Cezayir’de bugüne kadar tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde yapılmış en geniş katılımlı B2B organizasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti. Türkiye bebek ve çocuk konfeksiyonu üretiminin yüzde 50’den fazlasını gerçekleştiren Bursalı firmalar, BTSO’nun UR-GE projeleri kapsamında Afrika’nın yükselen pazarı Cezayir’de yurt dışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirdi. Geniş katılımla başkent Cezayir’de düzenlenen programa BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ile birlikte UR-GE üyesi 61 firmadan 105 temsilci katıldı. İki gün süren B2B organizasyonunda 61 Bursalı firma, 700’ü aşkın Cezayirli firma ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Türk ürünlerinin fiyat, kalite ve marka algısı ile Cezayir’de öne çıktığını ifade eden sektör temsilcileri gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması durumunda iki ülke ticaretinin katlanacağını vurguladı. "Cezayir’de ses getiren bir program oldu" BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BTSO öncülüğünde iki UR-GE projesi kapsamında 61 firma ve 105 katılımcıyla Cezayir’de bulunduklarını belirtti. Şenyurt, "Ticaretimizi geliştirmek ve sektöre katkı sağlamak amacıyla buradayız. Etkinliğe 700’den fazla müşteri katıldı. Bu görüşmelerde iş birlikleri ve ortaklık fırsatları değerlendiriliyor. Oldukça verimli bir program olduğuna inanıyoruz." dedi. Şenyurt, programa Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisinin de katıldığını hatırlatarak, "Cezayir’den önemli iş insanlarının yer aldığı bu etkinlik, ülkede ciddi bir ses getirdi. Bu temasların devamında güzel iş birliklerinin ortaya çıkacağına inanıyoruz. Ticaret Bakanlığımıza destekleri için teşekkür ediyoruz. Gerçekten başarılı bir B2B organizasyonu oldu." ifadelerini kullandı. "Başarının altında dostluk ve dayanışma var" BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, UR-GE projeleri kapsamında 19’uncu yurt dışı pazarlama faaliyetini Cezayir’de gerçekleştirdiklerini belirterek, "Burada B2B etkinliğimizi de gerçekleştirdik. Üyelerimizle Cezayirli iş insanlarını bir araya getirdik. 700’den fazla ziyaretçiyi ağırladık. Üyelerimiz son derece memnun, güzel siparişler alıyoruz ve geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz." dedi. Bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün kümelendiği Vişne Caddesi’nin en önemli özelliğinin sıkı bağlarla kurulan dostluklar ve dayanışma olduğunu dile getiren Bayezit, "Rekabetten ziyade bu arkadaşlık ve işbirliği ön planda olduğu için başarılar doğal olarak ortaya çıkıyor. BTSO’ya ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı. Afrika ülkeleri geleceğin ticaret alanı BTSO Meclis Üyesi Mesut Okyay, Cezayir’in Türkiye için önemli ve potansiyel taşıyan pazarlardan biri olduğunu belirtti. Okyay, "Cezayir, uzun süredir ticaret yaptığımız bir ülke olmasına rağmen son dönemde ticarette bir düşüş gözlemleniyor. Bu nedenle bölgeye gelerek müşterilerle yüz yüze görüşmek, mağaza ziyaretleri gerçekleştirmek ticarete yeniden hareketlilik kazandıracaktır. Bu çalışmalar sektörümüze önemli katkı sağlayacak." dedi. Afrika ülkelerinin geleceğin ticaret alanı olduğunu vurgulayan Okyay, "Hedef pazarlarımızın genç nüfuslu ve çocuklu ülkeler olması gerekiyor. Bu açıdan Batı Afrika, Fas, Tunus, Cezayir, Libya ve hatta Mısır bizim için büyük önem taşıyor. Bu bölgeleri değerlendirmemiz lazım. Sahraaltı Afrika’ya inmekte de büyük fayda görüyorum. Afrika ülkelerini geleceğin ticaret alanı olarak değerlendiriyorum." ifadelerini kullandı. BTSO’nun sektöre öncülük ettiğini dile getiren Okyay, "Odamızın desteğiyle sektör olarak neredeyse ayak basmadığımız ülke kalmadı. Bu başarı, BTSO’nun sektöre dokunuşunun bir sonucudur. UR-GE projelerini kurgulayan ve destekleyen Bakanlığımıza ve BTSO yönetimine teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. Gümrük Sorunları Çözülürse Potansiyel Büyük BTSO 31. Meslek Komitesi Başkanı Asım Malkoç, Cezayir’de gerçekleştirilen organizasyonun genel anlamda başarılı geçtiğini belirterek, "Bazı gümrük problemleri olmasına rağmen Cezayir tarafının ilgisi oldukça yüksek. Etkinlik doğru bir dönemde yapıldı, gelecekte hayırlı iş birliklerine vesile olacağına inanıyorum." dedi. Cezayir’in Türkiye için uygun bir pazar olduğunu vurgulayan Malkoç, "Yaklaşık 50 milyon nüfusa sahip bu ülkede hazır giyim ve Türk ürünleri öne çıkıyor. Cezayir halkı Türk ürünlerine olumlu bakıyor, kaliteli buluyor ve ayrı bir konumda tutuyor. Ticaretimizi ve pazar payımızı artırmak için buradayız. Genel ilgi ve iş insanlarının yaklaşımı son derece olumluydu. Gümrük, nakliye ve transfer konularındaki bazı sorunlar çözüldüğü takdirde ticari ilişkiler çok daha iyi bir noktaya gelecektir." ifadelerini kullandı. Türk Ürünleri Kalitesi ile Cezayir’de Avantajlı BTSO 5. Komite Üyesi Fatma Ayyıldız, Afrika’nın Türkiye için önemli bir pazar olduğunu belirterek, "Gana’nın ardından kalabalık bir heyetle Cezayir’deyiz. Burada çok sayıda firma ile görüşmeler yaptık. Görüşmeler oldukça verimli geçti ve olumlu dönüşlerin olacağı bir ortam var." dedi. Ayyıldız, Türk ürünlerinin ürün kalitesi açısından Cezayir pazarında avantajlı olduğunu ancak bazı gümrük sorunlarının ticareti zorlaştırdığını ifade ederek, "Ürünler kaliteli ancak gümrükle ilgili bazı sıkıntılar mevcut. Bu sorunlar aşıldığı takdirde Cezayir ve genel olarak Afrika bölgesi Türk firmaları için çok önemli bir pazar haline gelebilir" değerlendirmesinde bulundu. Desteklerinden dolayı Ticaret Bakanlığı’na teşekkür eden Ayyıldız, "Bu tür organizasyonlar özellikle KOBİ’lerin gelişimi açısından büyük önem taşıyor." şeklinde konuştu. Sadece Başkent Cezayir Değil Diğer Şehirlerden de Ziyaretçiler Geldi BTSO UR-GE Üyesi Faysal Nacar, Cezayir’de gerçekleştirilen organizasyonun oldukça verimli geçtiğini belirterek, "Çok güzel bir organizasyon oldu, nitelikli firmalarla katıldık. Katılımcılar son derece memnun kaldı. İyi müşterilerle ve geniş bir portföyle tanışma fırsatı bulduk." dedi. Nacar, programın ticari anlamda da olumlu sonuçlar doğuracağına inandığını ifade ederek, "Daha önce Cezayir’le ufak tefek ticaretimiz vardı, bu etkinlik sonrası çok daha iyi olacağına inanıyorum. Sadece başkent Cezayir’den değil, diğer şehirlerden de katılımcıların gelmesi programın kapsamını ve etkisini artırdı." diye konuştu. Etkinliğin Ticarete Büyük Katkısı Olacak UR-GE Üyesi Ercan Hacıoğulları 30-35 ülkeye ihracat yaptıklarını belirterek Cezayirli müşterilere hizmet vermek amacıyla etkinliğe katıldıklarını ifade etti. Cezayir’in önemli müşteri potansiyeline sahip bir pazar olduğunu vurgulayan Hacıoğulları, "Kargo konusunda bazı problemler yaşıyoruz ancak burada firmalarla yüz yüze görüşme ve ziyaret etme imkânı bulduk. Bu sektör için çok değerli bir deneyim oldu. Buradaki program gelecekteki ticari ilişkiler açısından da önemli bir avantaj sağlayacaktır. Sektör şu anda ince bir çizgiden geçiyor. Bu tarz desteklerle bu zorlukları aşmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizle diyaloglarımızın daha da artacağına inanıyorum." diye konuştu. Necmi Erdem Aslan da Cezayir’in firmaları için yeni bir pazar olduğunu belirterek, etkinliğe gösteriden ilgiden memnun kaldıklarını ifade etti. UR-GE üyesi Ayşe Pehlivan ise Cezayir’de ciddi bir potansiyel olduğunu, birçok firma ile kontak kurduklarını belirtti. Öte yandan programın ikinci gününde BEKSİAD ve Cezayir Tekstil ve Deri Birliği arasında iyi niyet anlaşması imzalandı. Protokole BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ve Cezayir Tekstil ve Deri Birliği Başkanı Belhadj Tebbakh imza attı.
Bursa’da büyük afet hazırlığı başladı
11 Kasım 2025 Salı - 12:27 Bursa’da büyük afet hazırlığı başladı Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, 26-27 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Ulusal Tatbikat öncesi hazırlık toplantısı gerçekleştirdi. İl Ambulans Komuta Kontrol Merkezi Başhekimliğinde düzenlenen toplantıya, Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin’in yanı sıra sağlık yöneticileri ve ilgili birim sorumluları katıldı. Toplantıda tatbikatın senaryosu, görev dağılımları, saha uygulamaları, lojistik hazırlıklar ile birimler arası koordinasyon ve planlaması ayrıntılı şekilde ele alındı. Afetlere tam Hazırlık AFAD koordinasyonunda yapılan bu yılki Ulusal Tatbikatın Bursa’nın yanı sıra İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bilecik, Tekirdağ ve Sakarya illerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirileceğini belirten İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, "Tatbikat 26 Kasım saat 11.30’da tüm sağlık tesislerinde çök-kapan-tutun uygulamasıyla başlayacak. Ardından il genelinde farklı senaryolar üzerinden saha uygulamaları yapılacak. Tatbikatla, olabilecek bir afet durumunda sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve ekiplerin müdahale kapasitesinin arttırılmasını amaçlıyoruz." diye konuştu. Tatbikat günü tüm sağlık ekiplerinin görev yerlerinde hazır olacağını dile getiren Uzm. Dr. Çetin, gerçeğe en yakın senaryolarla hazırlanan bu tatbikatın, afetlere karşı hazırlıklı olmayı ve sağlık ekiplerinin organize müdahale reflekslerini ölçebilmeleri açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Peş peşe depremler sonrası ebeveynlere önemli uyarılar
11 Kasım 2025 Salı - 12:15 Peş peşe depremler sonrası ebeveynlere önemli uyarılar Balıkesir’de üst üste yaşanan depremler sonrası çocuklar ve gençlerde oluşabilecek psikolojik etkiler konusunda önemli uyarılarda bulunan Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Helin Ezgi Deniz, her depremin aynı travmatik sonucu doğurmadığını vurgulayarak, ebeveyn tutumunun iyileşme sürecinde belirleyici olduğuna dikkat çekti. Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Helin Ezgi Deniz, depremlerin özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki psikolojik etkilerine dikkat çekerek, "Her deprem aynı etkiyi yaşatmaz" dedi. "Çocuklar için güven duygusu evin sağlamlığıyla başlar" Deniz, "Deprem, yetişkinler için bile sarsıcı bir deneyimken, çocuklar ve gençler için çok daha derin bir anlam taşır. Onların dünyasında güven duygusu; evin sağlamlığı, çevrenin öngörülebilirliği, hayatın belli bir ritimde akmasıyla beslenir. Bir deprem, işte o güvenin temelini sallayan, "Ev dediğim yer beni her zaman korumayabilir" gerçeğini acı bir şekilde hatırlatan bir olaydır. Ama burada önemli bir ayrım var: Her deprem aynı psikolojik etkiyi yaşatmaz" dedi. "Büyük ve yıkıcı depremler travma riski taşır" Helin Ezgi Deniz, büyük, yıkıcı, can kaybı riski taşıyan depremlerin çocuklar ve gençler için travma açısından yüksek riskli olduğunu belirtti. Deniz, "Özellikle ölüm tehdidi algısının çok net olduğu, enkaz görüntülerinin yaşandığı ya da yakınlarının kaybedildiği durumlar, beynin hayatta kalma merkezini tetikler. Olay bitse bile tetikte olma hali, kabuslar, yoğun kaygı ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri uzun süre devam edebilir. Bu tür durumlarda iyileşme süreci daha uzun ve çoğu zaman profesyonel destek gerektirir" ifadelerinde bulundu. "Hissedilen ama yıkıma yol açmayan depremler daha çok kısa süreli korku yaşatır" Deniz, "Çocuk ya da genç, birkaç gün uyumakta zorlanabilir, sallantı hissi yaşamaya devam edebilir, ani seslere irkilebilir. Ama ölüm tehlikesi yaşanmadığı ve sonrasında güven duygusu yeniden sağlandığı sürece bu tepkiler genellikle kısa sürede azalır" dedi. "Ebeveynlerin tutumu belirleyici" Deniz, yetişkinlerin tepkisinin çocukların psikolojik etkilenmesinde büyük rol oynadığını vurgulayarak, "Yıkım olmayan bir depremde ebeveynlerin aşırı panik tepkisi göstermesi, olayı dramatize etmesi; çocuktaki hafif korkuyu gereksiz yere kalıcı bir kaygıya dönüştürebilir. Tam tersine, sakin ve güven verici bir tavır; ‘Artık olmayacak’ gibi gerçek dışı sözler yerine, ‘Şu anda güvendeyiz, seni korumak için buradayız’ gibi hem gerçekçi hem koruyucu cümleler, psikolojik iyileşmeyi destekler" diye konuştu. "Depreme hazırlık, psikolojik dayanıklılığı artırır" Helin Ezgi Deniz, dayanıklılığın depremden önce inşa edildiğini ifade ederek, ailelerin çocuk ve gençlerle birlikte hazırlık yapmasının önemine değindi: "Deprem çantası hazırlamak, oturdukları binanın güvenliğini kontrol ettirmek, ailece deprem tatbikatı yapmak ve ‘Deprem olursa nerede buluşacağız, nasıl iletişim kuracağız?’ gibi konuları netleştirmek çok kıymetlidir. Bu tür hazırlıklar, gençlere ‘Ben pasif bir kurban değilim, bir planım var’ hissini verir." "Oyun, sanat ve spor iyileştirir" Deprem sonrası toparlanma sürecinde rutinlerin korunması, sevilen eşyaların ve tanıdık yüzlerin çocuklara iyi geldiği belirtildi. "Bazı çocuklar yaşadıkları korkuyu oyunlarında ya da resimlerinde tekrar tekrar canlandırabilir; bu onların olayı anlamlandırma çabasıdır ve genellikle sağlıklı bir iyileşme sürecinin parçasıdır." "Asıl kalıcı olan bazen korku değil, güven hissidir" Helin Ezgi Deniz, çocukların doğru destekle yüksek bir toparlanma kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Her deprem bir iz bırakır ama bu izin travmaya dönüşüp dönüşmeyeceği; yaşanan olayın şiddeti, tehdit algısı, öncesindeki hazırlık düzeyi ve sonrasında sağlanan güven ortamıyla doğrudan ilgilidir. Çocuklar ve gençler, destek gördüklerinde ve ne yapacaklarını bildiklerinde olağanüstü bir toparlanma kapasitesine sahiptir. Bazen bir sarsıntının ardından en kalıcı olan şey korku değil, ‘Beni koruyan ve ne yapacağını bilen insanlar var’ hissidir."
Osmangazi’de veteran sporcular final için ter döktü
11 Kasım 2025 Salı - 10:12 Osmangazi’de veteran sporcular final için ter döktü Osmangazi Belediyesi’nin destekleriyle Bursa Veteran Masa Tenisçileri Spor Kulübü tarafından düzenlenen 12’nci Ulusal Bursa Veteran Masa Tenisi Turnuvası, heyecanlı karşılaşmaların ardından sona erdi. Osmangazi Belediyesi, yıllarını masa tenisine adamış veteran sporcuları dostluk ve rekabetin bir arada yaşandığı 12’nci Ulusal Bursa Veteran Masa Tenisi Turnuvası’nda ağırladı. Dikkaldırım Spor Salonu’nda düzenlenen turnuvaya, Türkiye’nin 36 ilinden gelen oyuncuların yanı sıra Ukrayna, Bulgaristan, Fransa, Suriye, Irak, Kıbrıs ve Rusya’dan oyuncular da katılım sağladı. Tekler ve çiftler kategorilerinde mücadele eden sporcular, hem fiziksel dayanıklılıkları hem de teknik becerileri ile masa tenisine olan tutkularını bir kez daha kanıtladı. 70 yaşın üzerinde sporcuların istekli ve azimli görüntüleri dikkat çekerken, sporcular da turnuvada yer almaktan ötürü duydukları mutluluğu paylaştı. "75 yaşın üzerinde ağabeylerimizin katıldığı bir turnuvayı yaşıyoruz" Turnuvaya ilişkin düşüncelerini paylaşan Bursa Veteran Masa Tenisi Spor Kulübü Yöneticisi Hüseyin Ceylan, müsabakalarda rekabet düzeyinin yükseldiğini vurguladı. Toplam 250 sporcunun ter döktüğünü ifade eden Ceylan, "Zamanında milli takımlarda oynamış, şimdi veteran olmuş 70 hatta 75 yaşın üzerindeki ağabeylerimizin katıldığı bir turnuva yaşıyoruz. Bu, gerçekten geleneksel hale gelen özel bir organizasyon. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere turnuvanın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz" dedi. "80 yaşına kadar oynayabiliyorsunuz" Türkiye’nin dört bir yanından gelen masa tenisi tutkunları, Bursa’da sporun birleştirici gücü etrafında buluşarak hem rekabetin hem dostluğun en güzel örneklerini sergiledi. Ankara’dan gelen 58 yaşındaki veteran sporcu Yeşim Cindemir, her yıl büyük bir heyecanla turnuvaya katıldığını söyleyen, "Bursa’nın güzelliklerini keşfediyor, aynı zamanda sporun keyfini doyasıya yaşıyoruz. Maçlar çekişmeli geçse de dostluk her zaman ön planda. Sahada rakibiz ama turnuva bitiminde yine kucaklaşıyoruz. Bu organizasyonlar, belirli yaş gruplarına hitap ediyor. 80 yaşına kadar masa tenisi oynayabiliyorsunuz" diye konuştu. İstanbul’dan gelen 63 yaşındaki sporcu Serpil Pınar, Bursa’da son derece sıcak bir şekilde karşılandıklarını belirterek masa tenisi sayesinde yeni dostluklar kurmanın mutluluğunu paylaştı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen 58 yaşındaki veteran sporcu Değer Baysal ve İstanbul’dan katılan 46 yaşındaki sporcu Burcu Başaran da organizasyona övgüler yağdırdı. "Masa tenisi zihni daima canlı tutan bir branş" Yaşları 70’i aşmasına rağmen masa tenisinin heyecanını ilk günkü gibi yaşayan veteran sporcular Yalçın Kalay ve Halit İbar, azimleriyle gençlere adeta taş çıkartıyor. Sporun sağlığa olan katkılarına değinen deneyimli sporcular, masa tenisinin hem fiziksel hem zihinsel açıdan son derece faydalı olduğunun altını çizdi. Masa tenisi masası etrafında finaller için karşı karşıya gelen ikili, branşta yaş faktörünün olmadığını, masa tenisi sporunun her yaşta yapılabileceğini dile getirdi. Oyun oynanırken sarf edilen efor ile birlikte vücudun her bir noktasının çalıştığını dile getiren veteran sporcular, "Masa tenisi, vücudun her noktasını çalıştıran, refleksleri geliştiren ve zihni daima canlı tutan bir branş. Bizler için hem spor hem de yaşam enerjisi kaynağı. Bu yüzden her yaşta insana masa tenisini gönül rahatlığıyla tavsiye ediyoruz" ifadelerini kıllandılar. Sporun ve dostluğun pekiştirilmesine katkı sağlayan turnuva, heyecan dolu karşılaşmaların ardından düzenlenen ödül töreni ile son buldu.
İki çocuklu kahraman anne Fırat’a düşen kangalı böyle kurtardı
11 Kasım 2025 Salı - 09:54 İki çocuklu kahraman anne Fırat’a düşen kangalı böyle kurtardı Güneydoğu turuna çıkan Bursalı Dilaver ailesi Şanlıurfa-Mardin arasında yolu şaşırınca kendilerini bir anda Atatürk Barajı kenarında buldu. Fırat nehrinin baraja döküldüğü kanalın içinde boğulmak üzere Kangal cinsi bir köpeğin olduğunu fark eden anne Aysun Dilaver hiç düşünmeden kanala indi. Islanan kangalı yukarıya çekmeye çalışırken kendisi de mahsur kalan kadını, eşi Erdinç Dilaver belediyenin sulama tankerinin hortumu ile kurtardı. Edinilen bilgiye göre, Bursa’da tekstil sektöründe çalışan Aysun ve Erdinç Dilaver çifti okulların tatil olmasını fırsat bilerek iki oğulları Eray ve Hasan Dinç ile birlikte bir haftalığına Güneydoğu turuna çıktı. İlk iki günü Gaziantep, üçüncü günü Şanlıurfa’da geçiren Dilaver ailesi bugün öğle saatlerinde Şanlıurfa’dan - Mardin’e gitmek için yola çıktı. Navigasyonun yanlış yola soktuğu aile Şanlıurfa-Mardin arasındaki Kepirli Köyü yakınlarındayken arabada arka koltukta oturan evin büyük oğlu Eray Dilaver, Fırat Nehrinin Atatürk Barjına döküldüğü bölgede kanalın içerisinde bir köpeğin olduğunu fark etti ve anne babasına söyledi. Eşinden aracı durdurmasını isteyen 2 çocuk annesi Aysun Dilaver biran bile düşünmeden yolun 50 metre aşağısındaki kanala indi. Kanaldan çıkamayınca yorgunluktan harap düşen kangal cinsi çoban köpeğine yardım etmeye çalışan Aysun Dilaver ıslanınca kilosu iyice artan hayvanı kurtarmaya çalışırken kendisi de kanalda mahsur kaldı. Bunun üzerine eşinin yardımına Erdinç Dilaver koştu. Şans eseri oradan geçen Şanlıurfa Belediyesi’nin sulama tankerini fark edip yardım istedi. Sulama tankerine bağlı su hortumunu kanala sarkıtan Erdinç dilaver hem köpeği hem de eşini kurtardı. Uzun süren uğraşların ardından kanaldan çıkan çoban köpeği ardına bile bakmadan uzaklaştı. Köpeği kurtarmak için kanala inen Aysun Dilaver, hayvanı suyun içinde görünce dayanamayıp kanala indiğini ancak ıslak ve ağır olduğu için de kurtaramadığını eşinin yardımıyla köpeği dışarıya çıkardıklarını anlattı. Belediyenin sulama tankerinin oradan geçmesinin kendileri için büyük bir şans olduğunu aktaran Erdinç Dilaver’de kanalın kenarı yamaç ve kaygan olduğu için eşimin de gücü kalmadı. Hortum uzatıp belediye ekipleriyle birlikte hem eşimi hem de köpeği kurtardık" şeklinde konuştu.