Yerel Haberler
Bursa
Bursalı işadamının eşleri anlaşamadı, cenazesi Cidde’de kaldı
20 Kasım 2025 Perşembe - 13:46 Bursalı işadamının eşleri anlaşamadı, cenazesi Cidde’de kaldı Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat eden Bursalı işadamının eşleri anlaşamayınca, cenazesi Türkiye’ye getirilemiyor. Bursa’da yaşayan Dilfurus Tuzer (36),Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde 15 Kasım’da geçirdiği kalp krizi sonucu vefat eden dini nikahlı eşi işadamı İlham Duğan’ın (57) cenazesinin Türkiye’ye getirilmesini istiyor. Duğan’ıncenazesinin Türkiye’ye getirilip getirilmeyeceği ailesi ve dini nikahlı eşi arasında tartışma konusu oldu. Yaşları 2,5 ile 5,5 arasında değişen 3 çocuğu için cenazenin Türkiye’ye getirilmesini isteyen Dilfurus Tuzer, Duğan’ın ailesinin istememesi nedeniyle cenazenin Cidde’de hastane morgunda bekletildiğini söyledi. Tuzer, yaklaşık 5 yıldır Duğan ile dini nikahlı olduklarını, öncesinde de görüştüklerini belirterek, eşiyle boşanmaya çalıştığını fakat itirazlar nedeniyle kararın istinaf mahkemesinde beklediğini söyledi. Duğan’ın, kardeşleri, boşanma aşamasında olduğu eşi ve çocuklarıyla uzun süredir görüşmediğini, aralarında husumet başladığını dile getiren Tuzer, şöyle konuştu: "Halen aralarında birçok dava sürüyordu. En son 4 Eylül’de geldi yurt dışından. Cidde’de iş kurmaya çalışıyordu.5,5 yaşında Ayhan Ali, 3,5 yaşında GörkemMert ve 2,5 yaşında Aslan İlham’ı kendi nüfusuna almıştı. Bu hafta içinde gelmesini bekliyorduk. Hergün telefonla rutin görüşmelerimiz oluyordu, çocuklarını özlüyordu. 15 Kasım’da ulaşamadık. Mesaj attım, aradım ama yanıt alamadım.Sonunda bir numara aradı. Rahatsızlanıp vefat ettiğini söyledi. Kalp krizi geçirmiş ve hastanede kurtarılamamış." Çocuklarınınadına cenazenin Bursa’ya getirilmesini istediğini aktaran Tuzer, "Çocuklarımın gelecekte babalarının gideceği bir mezarı olsun istedim. Dışişleri ile görüştüm, Cidde’deki Türk yetkililer ile irtibat kurdum. Biz istiyoruz ama kağıt üzerindeki ailesi, ağabeyleri istemiyor. Boşanma süreci devam ettiği için halen yasal olarak eşinin karar hakkı bulunuyor. Ağabeyini aradım yalvardım bana vekalet verin ben uğraşayım dedim, kabul etmediler" dedi. Eşinin 5 gündür morgda bekletildiğini vurgulayan Tuzer, "Biz istiyoruz ailesi hayır diyor. Bu durumda Cidde’deki Türk yetkililer kararsız kaldıklarını belirttiler. Evimiz kira, salı günü tahliye kararı geldi. Ne yapacağımı şaşırdım" diye konuştu. İlhan Duğan’ın ailesi ise bu konuda yorum ve açıklama yapmayacaklarını belirtti.
Başkan Bozbey, eski başkanlara makam arabası ve şoför tartışmasına açıklık getirdi
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:52 Başkan Bozbey, eski başkanlara makam arabası ve şoför tartışmasına açıklık getirdi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eski belediye başkanlarına makam aracı ve şoför tahsisi fikrinin vatandaşlardan geldiğini belirterek, "Ben de bunun mümkün olmadığını biliyordum. Ancak mecliste bunun tespiti çin değerlendirilmesini istedim. Birilerinin neden eski başkanlara sahip çıkmıyorsunuz talebinin de mümkün olmadığı tescillendi. Talep Belediye başkanlarından değil kamuoyundan geldi" dedi. Bozbey, su konusunda bir sorun olmadığını ve bir ay boyunca kesintinin yapmayacaklarını sonrasında da yağışların beklendiğini ifade etti. Aylık değerlendirme toplantısında basın mensupları güncel konularda Başkan Mustafa Bozbey’e sorular yöneltti. Gazeteciler, eski belediye başkanlarından talep olmadığı halde konunun meclise getirilmesi ve eleştiri konusu yapılmasını hatırlattığında Başkan Mustafa Bozbey şunları söyledi: "Birileri toplantıda geçmiş dönem başkanlara neden sahip çıkmıyorsunuz dedi. Onlar hizmet ettiler. Araç şoför verilse hakları değil mi diye sordu. Ben de kimseye bilgi vermeden meclise yazarım, meclis değerlendirir dedim. Ben aslında bunun Sayıştay tarafndan mümkün olmadığını biliyorum. Genel sekreterimiz de kesinlikle olmaz dedi. Ben imzaladım. Sebebi şuydu, ben teklif ettim ama bu şekilde sonuç oldu. Görüşülmeye değer bulunmadı. Bunu kimseye duyurmadık. Birilerinin neden eski başkanlara sahip çıkamdığınız söylemi üzerinden meclis karar versin diye ben getirdim. Belediye başkanlarından da böyle talep gelmedi" Başkan Mustafa Bozbey, Uludağ’daki kaynaklardan 32 firmanın yararlandığı bunların toplam tüketimin yüzde 4’ü oranındaki su kullandığı verisinin köylüler tarafından yalanlandığı ifadesi üzerine ise, "Elimizde belge olsa paylaşırım. Söylemlerin ne kadar doğru olduğunu belgeler ile çözebiliriz. Bu işin kontrol ve yönetimi bizde değil, tamamen Valiliğe devredilmiş durumda.. Valilik ilgili yerlerden takip edecektir. Takibi çok basit. Biz daha önce deneme yapmıştık geçen sene. Vergi dairesinden ne kadar su kullanıyorlar diye faturalarının gönderilmesini istedik. Şirket olduğu için bize vermediler. Bu durum hesaplanabilir. Kaynaklardan sözleşmeyle ne kadar su alındığı belli. Fatura da belli. Faturadaki rakamları alırsınız kaynakla mukayese edersiniz ortaya çıkar. Bunun yöntemi basit. Biz verilerde sözleşmelerdeki kullanım hakkı yüzde 4 diyoruz. Yani ne kadar su kullanılıp satıldığı faturalarla ortaya çıkar" ifadelerini kullandı. Su zammını yapmak zorundaydık Başkan Mustafa Bozbey, suya ve katı atık zammına gelen zamlarla ilgili eleştiriye ise şu karşılığı verdi: "Suya zam Buski toplantısında konuşuldu. Belediye meclisinde ise katı atık zammı karara bağlandı. Bu konuda belediye başkanlarının talepleri vardı. Sürekli olarak katı atık bedelleri gelirlerimizin arttırılması yönünde iyi olacak dediler. Ertelemiştik. Sayıştayın da talebi var. Katı atık bedellerini niye toplamıyorsunuz diyorlar. Ben de meclis kararı alalım ilçeler emlak vergisiyla toplasın istedik. Halen de öyle bir düşüncem var. Zamanında da bakanlığa iletmiştik. Katı atık bedelleri çevre ile ilgili vergi gibidir. Buskinin bunu toplaması doğru değil. Burada emlak vergileri üzerinden her bir birimin numarası olan tapusu olan her bir birimin emlak vergisi ödeniyorsa, yurtdışında olduğu gibi her bir birim için aylık katı atık vergisi emlak vergisi ile alınmalı. Ne geliyorsa olduğu gibi ilçe belediyelerine aktarıyoruz. Bu rakam su fiyatlarında görülecek. Bizi eleştirecek vatandaş. Bunu sayıştay raporlarında da gündeme geldiği için böyle bir karar aldık. Daha düşük olabilirmiydi. Ama belediye başkanları ısrarla bu fiyatta daha yukarıya çıkmasını da talep ettiler. Bizim de ısrarımızla fiyat düştü" "Suyu 93 liraya mal edip 50 liraya satıyoruz" Su fiyatlarında mutlaka düzenleme yapılması gerektiğini kaydeden Başkan Bozbey, "Ortalama maliyetler daha yukarıda. Özellikle 0-12 metreküp fiyatlarımıza baktığımızda 40 liralık metreküp başına destek veriyoruz. 93 liraya mal edip 50 lira faturalandırıyoruz. 45 lirasını biz karşııyoruz. Sayıştay diyor ki siz hesaplayacaksınız neye mal ediyorsanız onu almanız gerekiyor diyor. 90 liraya çıkaramayız. Finanse etmek zorundayız. Yıllara yayacağız. Borçlanma kabiliyeine göre yıllar içinde döndüreceğiz. Bu aslında zorunluluk. Gönlümden geçeni söyleyeyim, Buski’nin başka gelirleri olsa, hiç bir vatandaşımızdan para almadan bedava su verelim, bedava taşıyalım. Herkes rahtalıkla toplu ulaşıma bindiinde istediği yere gitsin. Suyu bedava kullansın. Bursalılara teşekkür ediyorum. İnanılmaz tasarruf yaptılar. Buski olarak yoğun biçimde kaçak kullanımın önüne geçmeye çalışıyoruz. Bazı yerlerde bazı düzenlemelere gideceğiz" diye konuştu. Başkan Bozbey, Hamitler Katı atık sahasında sürenin dolmasının ve Kayapa’ya tekrar yönelindiği söylentilerine ise, "Hamitler’de çöp depolama sahası önemli. 3 yıllık projeksiyonu var. Geçen yıl Temmuz ayında biz bakanlığa talebimizi ilettik. Orman Bölge Müdürlüğü’ne talebimizi ilettik. Şu ana kadar sonuç alamadık. Biz yetkililrden sonucun bugüne kadar gelmesini beklerdik. Yer belirlemesi var. Doğru lokasyon konusnuda bize bunun tahsisini arzu ettik. Bugüne kadar çok önemli süreci geçmiş olacaktık. Son aldığımız bilgiler ışığında daha bölge müdürlüğü bizim yazıyı Ankara’ya göndermemiş. Bölge Müdürü 2024 Temmuz ayında verdiğimiz yazıyı neden Ankara’ya göndermedi? Birinden emir mi bekliyor. Birileri beklet gerek yok mu diyor. Bunun sorumlusu Orman Bölge Müdürlüğüdür. Bakan bey geldiğinde söyledim. Biz doğru lokasyon belirledik dedik. İlgileneceğini söyledi. Randevu da talep ettik. Biz Bursa’nın gelecekte sorun yaşamaması adına adımlarımızı hemen attık. 1,5 yıl olacak. Bizim evrak hala daha Bölge Müdürüğü’nde. Doğru birşey değil. Yaklaşım ve nedenlerimizi ortaya koyduk. Bölgeyi belirleyip talebimizi yaptık. Önümüzdeki aylarda farklı şeklide bu sorunu tartışmaya açacağız. Zamanında biz o bölgede yapılmasına karşı çıktık. Bilim insanlarına danışarak yaptık. Ama orası belirlenmiş. Neden nasıl belirlendi. Ayrı bir konu. Hazır yer var. Neden yapmıyorsunuz dediler. Bunu tartışacağız. Tekrar konuşacağız. Biz doğru lokasyonda istiyoruz. 94’te başlayan süreç bugünlere geldi. Hamitler’de 200 civarında kamulaştırılmamış alan var. Mezarlık’ta 40 dönüm civarında kamulaştırılmamış alan var. Biz bunları gelirken daha 5-6 ay içinde tespit ettik. Anlaşma yoluna gidelim dedik. Bir kısmını da bir yılda kamulaştırmayla aldık" şeklinde konuştu. Başkan Bozbey, gri su konusunda Trilye’yi pilot bölge seçerek bir adım attıklarını hatırlatarak, "Trilye’de farklı bir çalışmaya gireceğiz. Arıtma tesisi de yapılacak. Bu suyu tuvaletlerde kullanmak maksadıyla bir hat daha döşeyeceğiz. Gri su dediğimiz, yağmur suyu, kanalizasyon, gri su hattı olacak. Gri suyu binalara bağlayacağız. Klozetlerle ilgili ayrı bir hat döşenmesini sağlamamız lazım. Atık suyu kullanacağız. Bir kez daha kullanmayı hedefliyoruz. Fazla bir tasarruf yapma imkanına sahip olacağız" diye konuştu. "Köyümdeki tesisin atıkları Ayvalıdere’ye bıraktığını 2 ay önce öğrendim" Başkan Bozbey bir soru üzerine de, "Biz yatırımlarla ilgili kredilere kendimizi bağlamış değiliz. Genelde öz kaynaklarımızla yapabiliriz. Onun haricinde İller Bankası’ndan Buski ile ilgili destekleri görüyoruz. İller Bankasına teşekkür ediyoruz. Yatırımlarla ilgili bir çok iş yürüyor. Yol, altyapı, fen işleri birçok hizmet yürüyor. Öne etkinlikler çıkıyor. Hizmetlerimizi yapıyoruz. Toplumu da sosyoloji açısından değerlendirdiğimizde etkinlikleri yapmamız gerekiyor. Yapılanlar rutin diye önümüze çıkmıyor olabilir. Atatürk Spor Salonu sürekli yükseliyor. Hedefimiz zamanında tamamlamak. Diğer işler, yollar gdiiyor. Kırsalda ulaşım konusunda fen işleriyle ilgili çalışmalar yaptık. Spor yatırımları yaptık. Bir kısmı görünmüyor. Kamuoyu alışmış. Bir ağaç gölgesinde birşey yaparsınız. Açılış yapılır. Yaptığınızdan fazla insan gelir ama bir değer oluşturmaz. Biz onun yanında değiliz. Biz çözülmemiş sorunlara el atıyoruz. Bazı kurumların içini çok geç öğrendik. Ben kendi köyümün Özlüce’nin yanında arıtma tesisi var. Kendi arazilerimizden oluştu. Bizim de bir arazimiz kamulaştırıldı. Mezarlığın yanında. Kendi köyümüzün atığının Ayvalıdere’ye aktığını 2 ay önce öğrendim. Donup kaldım. Buski’yi sabahtan akşama kadar konuşuruz. Neyi anlatacağız. Ben zamanında bilseydim basın toplantısı yapardım. Tespitleri kontrolleri denetimleri arttırdıkça bunlara rastlıyoruz. 70-80 milyon liralık yatırım gerçekleşecek. Niye Ayvalıdere’ye aksın. Yapacağız. Kamulaştırma şartmış. Kamulaştırın. Siz niye o alanın olduğu gibi atığını dereye veriyorsunuz. Dere temiz akmaz tabi. Orada yaşayan insanlar dereden koku geliyor. Gelecek tabi. Atık bırakmışsınız. Çuvaldızı kendimize iğneyi karşıla batıralım. Eğer bir gram atığı arıtmadan vermezsek derelere, Nilüfer çayına. O zaman bağıra bağıra konuşuruz. Geleceğe karşı sorumnluluğumuz büyük. Bunu hep beraber aşıp başaracağız" şeklinde konuştu. Başkan Bozbey, Ak Parti’ye geçeceği yönünde hala kamuoyunda konuşmalar yapıldığının hatırlatılması üzerine, "Konuşmaya bile gerek yok. Biz işimize bakıyoruz" cevabını verdi Bozbey, barajlardaki son durumun sorulması üzerine de, "Sorun görünmüyor. Yağmurlar da yağacaktır. Önümüzde bir ay daha sorun görmüyorum" cevabını verdi.
Bursa’da Başkan Bozbey’den arıtma ve kirlilikle ilgili samimi itiraflar
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:41 Bursa’da Başkan Bozbey’den arıtma ve kirlilikle ilgili samimi itiraflar Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer Çayı’nın kirlenmesinden, arıtmaya ve su fiyatlarına kadar birçok konuda itirafları da içeren açıklamalarda bulundu. Bozbey, "Kasım Ayı Değerlendirme Toplantısı"nda, Buski’nin, Bursa’nın geleceğe hazırlanmasındaki en önemli iştiraklerden birisi olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler’in Cenevre’de düzenlediği Belediye Başkanları Forumu’na ve Barcelona’daki Dünya Metropol Zirvesi’ne katıldığını hatırlatan Bozbey, 2026 Avrupa Metropol Forumu’nun Bursa’da düzenleneceğini, Avrupa metropol belediyelerinin tamamını Bursa’da ağırlayacaklarını anlattı. Söz konusu toplantılarda 3 konu özellikle gündemde olduğuna dikkati çeken Bozbey, şöyle konuştu: "Her belediye başkanı kürsüye çıktığında üç konuya dikkati çekti. Birinci sıradaki iklim krizi. İklim krizinin getirdiği kuraklık ve afetler. Bir anda müthiş yağmur sele dönüşüyor. Bir taraftan kuraklık. Temiz suya erişim sorunu yaşanıyor dünyada. İklim krizi ile havaların ısınması ve 2050 yılındaki beklenen sıcaklığın 2025 yılında gerçekleşmesi ve bunun sonucunda buzulların eriyeceği kaygısından dolayı kıyıda bulunan kentler şimdiden daha nasıl bunu önleriz diye çabalarını gördük. Mudanya, Gemlik bizde de kıyı var. Böyle bir durumda denizin 1 metre yükselmesiyle Gemlik olduğu gibi su altında kalacak demektir. Bir taraftan kuraklık, susuzluk bir taraftan bunlar konuşuluyor. Bugünden tezi yok fosil yakıtlardan uzaklaşalım. Petrol, kömür ve doğalgaz. Doğalgaz da fosil yakıt." Barınma sorununun da 3’üncü sıkıntı olduğunu vurgulayan Bozbey, "Gençlerin konut alamadığı, belli maaşın altında kalanların konuta erişemediği barınma sorunu yaşadığı bir kriz. Bugün itibarıyla 300 milyon kişinin evsiz kaldığı, barınma sorunu yaşadığı paylaşıldı. 3 sorunu dünya konuşuyor. Bizde de aynı. Hiç farketmiyor. Bursa’yı geleceğe hazırlamak, hepimizin sorumluluğu. Sadece belediyenin değil, kamuoyu, STK, hükümet, bakanlıkların, medyanın sorumluluğunda. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğu üstlenen ve gereğini de yapan anlayışa sahibiz." dedi. Bozbey, Bursa’da da benzer sorunların 25 yıldır konuşulduğunu belirterek, "Biz geride kalmışız. Bu geride kalmışlığı daraltmamız lazım. Bursa sadece geçen yıl ile bu yıl değil, 20 yıllık projeksiyonu inceliyoruz. Kuraklık ve yağış miktarıyla ilgili ortalamada hep düşüş var. Bu görülüyor. Bazı yıllarda artış var ama aldatıcı. Ortalamaya bakmak lazım." ifadesini kullandı. Nilüfer Çayı’nı BUSKİ’de kirletiyor Ortalamada yağış miktarının azaldığına dikkati çeken Bozbey, şöyle devam etti: "Geçen yıl ekim ayında yüzde 31 civarındaydı bizim iki barajdaki doluluk oranımız. Bir yıl sonrası doluluk oranı sıfır. Yağış miktarında yüzde 30 civarında bir azalma olmuş, geçen yıldan bu tarafa. Birileri konuşuyor. Öyle değil. Biz bilime inanan insanlarız. Yaptığımız işleri ona göre değerlendiriyoruz. BUSKİ’nin bu yönde mi yatırım yapması lazım. Biz Nilüfer Çayı’nı kirletenlerin başında geliyoruz, BUSKİ olarak, Bursa olarak. Üzülüyorum. Yeni yeni öğreniyoruz bir çok şeyi daha. Biz kirletiyoruz. Sonra diyoruz ki sanayiciye atıyoruz. Evet onlar da var. Vatandaşa atıyoruz. Hayır, biz önce kurum olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak dereleri kirletmemeyi sağlamak zorundayız. Bunun sorumluluğu içindeyiz. Halen daha çöp depolama sahasının süzüntü suyu Nilüfer’e gidiyor. Doğru değil. Bugüne kadar yapılmalıydı. Bunlar konuşulmamalıydı." Önceliklerinin çevre olduğunu dile getiren Bozbey, "Oradan geçerken kamulaştırma varmış. Yaparsınız kamulaştırmayı. Sizin Nilüfer Çayı’nı kirletmeniz mi önemli. Denizi kirletmek mi müsilaj mı kamulaştırma mı önemli? Bunun için biz gerekli adımları atıyoruz. Suya, geleceğe yatırım yapmak zorundayız. Aynı zamanda çevre yatırımlarını yani ileri biyolojik arıtma tesislerini yapmak durumundayız." diye konuştu. Bozbey’den "atık su" itirafı Bozbey, "itiraf ise itiraf" diyerek devam ettiği konuşmasını şöyle sürdürdü: "Vallahi ben şunu söyleyeyim, itiraf ise itiraf, bakanlık toplantısında İstanbul’a davet etmişlerdi, sunum yaptık. Bizim sunumda biz Bursa’nın suyunu yüzde 94’ünü arıtıp öyle veriyoruz. Koltuklarım kabardı. Gerçeğin öyle olmadığını işin içine girince öğrendim. Niye kandırıyoruz. Gerek yok ki, halen daha Görükle’nin atığı Nilüfer’e gidiyor. Bunlar gerçekler. Biz vatandaştan bir şey isteyecek isek, eğer kaçak deşarjlar varsa onların üzerine gidecek isek ki gitmeliyiz kapatmalıyız. Ondan önce kendimiz kirletmemeyi sağlamalıyız. Bunun için de BUSKİ’nin güçlü bir yapıya dönüşmesi lazım. Sadece Büyükşehir Belediyesi olarak BUSKİ’ye yılbaşından itibaren 1 milyar liraya yakın para aktardık. Büyükşehir bütçesinden aktardık." Su fiyatlarındaki artışın nedeni Önceden BUSKİ’nin Büyükşehir’e para aktardığını anlatan Bozbey, şunları söyledi: "Şimdi yatırım yok, yapılacak iş çok. Ama diğer taraftan da geliri... Kamuoyu ile paylaştık. Biz gelirken yüzde 25 indirim yaptık. Vallahi gelen bilgiler bize farklıydı. İşin içine girdiğimizde gerçeği öğrendik. Gerçek acı. BUSKİ’nin ayakta kalması yatırım yapması lazım. Bugün itibarıyla bizim Sayıştay raporlarına göre de taleplerine göre metreküp olarak baktığımızda her bir metreküpü 93 liraya mal ediyoruz. Sübvanse ediyoruz. 0-12 metreküp aralığında 50 lira para alıyoruz. Şu anda 32 lira alıyoruz. 50 liraya çıkacak maliyet var. Yine bizi Sayıştay tenkit edecektir. Ama bunun tamamını da yükleyemiyoruz. Bunun bir kısmını belediye bütçesinden veya kredilerle o hizmetleri tamamlamak için dış kaynak arayışını sürdüreceğiz. Bunu yapmak zorundayız. Bizim öncelikle Bursa’daki arıtma konusunda özellikle tamamını arıtmamız gerekiyor ki, müsilajı beklemeyelim denizde." Arıtmayla ilgili rapor hazırlandığını aktaran Bozbey, "Arıtma tesislerinin tümünü yapsak, bazılarında kapasite artışı yapmamız lazım; 250 milyon avroya yakın paraya ihtiyaç var. Bu tabiki tümü kredilendirilemez. Yıllara yayarak kendimize takvim koyuyoruz. Onu da paylaşacağız. Tamamını arıtmak zorundayız. O da yetmez. Bizim içme suyu ile ilgili nereden su veriyorsak vatandaşımıza onları da arıtılarak verilmesi şartı var. Biz bunu sorumluluk olarak görüyoruz. Verilebilir diyor, arıtarak vereceğiz. Temiz suya mutlaka vatandaşımızın ulaşması için. Yatırımlarımız hızla devam ediyor. Bugün 60 noktada BUSKİ’nin işi var.  Zamanı iyi kullanarak gerçekleştirmemiz lazım." dedi. Bursa’da günlük su tasarrufu yaklaşık 100 bin metreküpe ulaştı Çınarcık Barajı’yla ilgili arıtma konusunda bir aksilik olmayacağını belirten Bozbey, mayıs başında sistemin devreye alınacağını söyledi. Bursa’da günlük su kullanımının 520 binden 433 bin metreküpe düştüğünü aktaran Bozbey, şöyle konuştu: "Yaklaşık 100 bin metreküp civarında tasarruf yaptı Bursalılar. 100 bin metreküpü Çınarcık’tan by pass yaparak elde ettik. Çınarcık’tan su aktarımını 7 ay erkene çektik. 300 bin metreküp kapasiteli arıtmayı devreye aldığımızda biraz rahatlayacağız. Artık Bursa su şehri değil. Suya ihtiyaç duyan şehir haline gelmiştir. İklim krizlerinin getirdiği, kuraklığın getirdiği sonuç itibarıyla... Onun için biz geleceğe Bursalıların susuz kalmaması için hazırlık yapmak zorundayız. Alternatif kaynakları üretmek zorundayız. Sadece yer altından çektiğimiz sondajlarla da yetmez. Başka kaynaklara dünyanın yöneldiği kaynaklara bizim de program dahlinde yönelmemiz lazım. Çünkü gelecek pek net değil."
Bursa Büyükşehir’den eğitim ve istihdama güçlü destek
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:16 Bursa Büyükşehir’den eğitim ve istihdama güçlü destek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, aylık değerlendirme toplantısında eğitimden istihdama, kadın ve gençlere yönelik projelerden tarımsal desteklere kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları kamuoyuyla paylaştı. 28 farklı alanda 983 eğitim programı, 24 eğitim merkezi, 11 uzmanlık okulu ve bir ipek üretim-tasarım merkeziyle Bursa Kent Akademisi’nin kapsamlı bir yapıya ulaştığını belirten Bozbey, "Hemşerilerimiz eğitim hayatlarının her aşamasında akademiden ücretsiz yararlanmaktadır" dedi. Bursa İş Ofisi’nin işverenle iş göreni buluşturan bir yapı sunduğunu vurgulayan Bozbey, sadece iş bulma değil; eğitim, belgelendirme ve kariyer danışmanlığı hizmetleriyle iş gücünün niteliğini artırdıklarını söyledi. Üniversitelerde düzenlenen seminerlerle gençlerin kariyer bilincinin geliştirildiğini, kurumsal işbirlikleriyle doğrudan istihdam fırsatları sağlandığını ifade etti. Kadınlara özel programlar "Evde Üret Evde Sat" projesi kapsamında kadınlara girişimcilik, dijital pazarlama, muhasebe, ürün fotoğrafçılığı ve tasarım eğitimleri verildiğini belirten Bozbey, kadınların hem üretim yaptığını hem de aile bütçelerine katkı sağladığını söyledi. "Meydan Kadınların" projesiyle her ay Ulucami Meydanı pazar günleri kadınlara ayrılacağını belirten Bozbey, "kadınlarımız diğer haftalarda da pazar günleri başka alanlarda oluyor, son derece memnun kaldıklarını mutlu olduklarını ifade ediyorlar" dedi. Bozbey, "Bizler eğitimi veriyoruz Milli Eğitimle paydaş olarak bu projeyi yürütmenin ve belgeleri de web üzerinden vermenin doğruluğunu anlatmak istiyorum. Bu sistemin en önemli özelliklerinden biri, eğitimini tamamlayan hemşerilerimizin doğrudan istihdama yönlendirilmesi. Kadınlar, gençler ve dezavantajlı bireyler için özel destek programlarımız var. Evde üret evde sat programı, kadınların evde ürettikleri ürünleri ekonomik değere dönüştürebilmeleri için oluşturuldu. Bu programda iş kurma ve iş geliştirme stratejileri, dijital pazarlama, girişimcilik, muhasebeleştirme, ürün fotoğrafçılığı, dijital tasarım gibi konularda eğitim veriyoruz. Bursalı kadınlar hem üretim yapıyor hem de aile bütçelerine çok önemli katkılar sağlamaktadır" diye konuşu. Öğrencilere eğitim ve ulaşım desteği Bozbey aylık bilgilendirme toplantısında üniversite öğrencilerine 18 bin TL, meslek lisesi öğrencilerine 9 bin TL eğitim desteği sağlandığını, kırtasiye yardımlarının 26 bin öğrenciye ulaştığını açıkladı. 32 merkezde 4-6 yaş arası çocuklara ücretsiz hizmet veren Bursa Yuvam Çocuk Etkinlik Merkezlerinden 3 bin 100 çocuğun faydalandığını, belirten Bozbey, YKS hazırlık merkezlerinde ise bin 100 öğrencinin ücretsiz ders ve etüt imkanına kavuştuğunu belirterek Bursa’nın, nüfusa göre ilk 20 büyükşehir içinde en uygun öğrenci ulaşımını sunduğunu vurguladı. Ayrıca bağımlılıkla ilgili mücadele konusunda belediye olarak eğitim faaliyetleri gerçekleştirdiklerini de aktaran Başkan Bozbey, "kalite yönetiminden şoförlerimizin hemşerilerimizle doğru ve güvenli iletişim kurmasına kadar uzanan geniş yelpazede iç eğitimlerimizi uyguluyoruz. Hizmet standardımızı her geçen gün daha da yükseltiyoruz. Çünkü bizler vatandaşımızın sorununu hem almak onu alırken de o sorunu çözerken de iletişimimizi güçlü tutmak zorundayız" dedi. Tarım ve hayvancılığa destek Küçükbaş hayvan yetiştiren 1603 aile işletmesine yem ve aşı desteği verildiğini, ayrıca 8’er bin lira katkı sağlandığını açıklayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Buğday tohumu ve silaj paketleme desteğinin sürdüğünü de belirterek "Gıdaya erişimin zorlaştığı bu süreçte hayvancılığı geliştirmek zorundayız. 2026 yılına hazırlık yapıyoruz" dedi. Kültür ve anma etkinlikleri 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın coşkuyla kutlandığını, 10 Kasım’da Atatürk anı defterlerinin 10 farklı noktada vatandaşlarla buluşturulduğunu ve yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Bozbey, "Bir kentin gücü sahip olduğu kaynaklardan çok, o kaynakları nasıl değerlendirdiği ile ölçülür. Bursa’nın en büyük gücü insandır. Biz bütçemizi her zaman öğrenciyi, eğitimi, gençleri, çocukları ve kadınları önceleyerek yapıyoruz. Geleceğe yapılan en doğru yatırım, gençlerimizin omuzlarındaki yükü hafifletmektir." dedi.
Bozbey’den Bursa’ya turist çekme planı
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:14 Bozbey’den Bursa’ya turist çekme planı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, aylık değerlendirme toplantısında kentin turizm potansiyeline ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bozbey, Bursa’nın Türkiye’nin 4. büyük kenti olmasına rağmen turizmden hak ettiği payı alamadığını belirterek, "Turistlerin Bursa’da geceleme ortalaması 1,5. Sanayi ziyaretleri de bu rakamlara dahil olduğu için gerçek turizm verileri daha düşük. Bursa maalesef beklediği, arzu ettiği, hak ettiği payı alamayan bir kent" dedi. Hanlar Bölgesi ve Tarihi Çarşıya özel çalışma Bozbey, Hanlar Bölgesi çalıştayının turizm açısından çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, bölgenin akşam saatlerinde de canlı tutulması gerektiğini söyledi: "Hanlar bölgesini gece 18’den sonra karanlık bir alana dönüştürmek değil, sabaha kadar hareketli bir alan olarak yaşatabilirsek turistler Bursa’da kalır. Sadece tarihi bölgeler değil, akşam eğlence alanları da olmalı." dedi. Bozbey; Buraya gelen turist gecelerse Bursa’ya katkı sağlamış olur. Dünyada bir çok şehirde kaldığınızda yerel katkı payı alıyorlar. Bazı yerlerde 5 Euro. O kentte kaldığın, havasını soluduğun için alıyor senden o parayı. Bursa bırakın bunları. Mevcut turisti ağırlayamadığımız için en düşük payı alan kentiz. Özel çalışma yapıyoruz. Çeşitli toplantılar yaptık. Önümüzdeki süreçte bunun meyvelerini yavaş yavaş görmeye başlayacağız. Bir taraftan da esnafın eğitilmesi gerekiyor. Biz Hanlar Bölgesini akşam 18.00’ den itibaren karanlık bir bölgeye dönüştürmek değil, gece 02.00’ye kadar, hatta sabaha kadar hareketli alan olarak yaşatabilirsek o zaman farklı bir şekilde değer artacak ve turistler de Bursa’da kalacak demektir. Sadece Hanlar Bölgesi değil turist akşam eğleneceği alanların da olmasını istiyor. Bunlar önemli kriterler. Yurt dışına bir çok insan gidiyor. Gün içerisinde gezdiniz. Müzeye gittiniz ya da görülecek alanlara gittiniz. Akşam bir yere folklorik alana veya yemeğe gidiliyor. Para harcanıyor. Bizde gelen turist, Ulucami’nin oraya geliyor. karşıdan bakıyorlar, Yeşil’e gidiyorlar otobüsten turistleri indiriyorlar, orada bir saat mola diyorlar. Bir saat bakıyor, geziyor ardından otobüse binip ver elini İstanbul veya başka bir yer. Bunun önüne geçmemiz lazım. Bursa bunu hak etmiyor. Yaptığımız çalışmalar var. Bir kısım büyükelçiyi ağırladık. Farklı kesimleri ağırlayıp kültürümüzün farkını anlatacağız" dedi. İznik ve Papa ziyareti Başkan Bozbey, İznik’in öne çıkan turizm noktalarından biri olduğunu belirterek, "İznik’e gelenler genellikle İstanbul’dan otobüsle gelip kısa süreli ziyaret yapıyor, ardından tekrar İstanbul’a dönüyor. Bursa bundan pay alamıyor. Bu ay sonunda Papa’nın İznik’e geleceği söyleniyor, 28’inde kesinleşti ama son dönemde ne olur bilemiyoruz" ifadelerini kullandı. Kültürel değerler ve tanıtım eksikliği Bursa’nın Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu hatırlatan Bozbey, kentin kültürel mirasının yeterince tanıtılamadığını dile getirdi: Başkan Bozbey "Yapılarımız var ama otobüsleri sokup hikayelerini anlatamıyoruz. Bursa bugün İstanbul’dan aşağı değil, kültürel değerler açısından baktığımızda. Biz bu konuda sizlerin de katkı ve desteğiyle farklı ve bugüne kadar uygulanmayanı uygulayarak turist sayısını arttırarak pay almak sorumluluğuna sahibiz" diye konuştu. Leylek Şenliği ve Aktopraklık Bozbey, Bursa’nın "İyi Seyahat Deneyimi" rehberinde Aktopraklık ve Leylek Şenliği ile öne çıktığını da hatırlattı. Leylek popülasyonunun azalmasına rağmen etkinliğin popülerliğinin arttığını belirterek, "Leylek popülasyonunu artıracak eksikleri tamamlamamız lazım. İlgi çekiyor ve rehberlerde yer almak anlamlı" dedi. Turizmde yeni dönem Esnafın eğitilmesi ve farklı kesimlerin Bursa’ya davet edilmesiyle turizmde yeni bir dönemin başlayacağını ifade eden Bozbey "Özel çalışmalar yapıyoruz. Büyükelçileri ağırladık, kültürümüzü ve farkımızı anlatıyoruz. Önümüzdeki süreçte bunun meyvelerini yavaş yavaş göreceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.
Osmangazi’de 7’den 70’e felsefe yolculuğu başladı
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:41 Osmangazi’de 7’den 70’e felsefe yolculuğu başladı Osmangazi Belediyesi, felsefenin her yaş grubundan insana ulaşabilmesi ve bu düşünce biçiminin önemini vurgulamak amacıyla anlamlı bir projeyi hayata geçirdi. 1 yıl boyunca çeşitli konulara felsefi pencereden yaklaşımların ortaya konulacağı etkinliklerin ilki ‘Felsefe nedir?’ başlıklı panel ile gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü işbirliği ile ‘Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’, Dünya Felsefe Günü’nde başladı. Her ay farklı konuların felsefi bakış ile uzmanlar tarafından değerlendirileceği panelin ilki Şadırvanlı Han’da Bursalılar ile buluştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Felsefe Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen moderatörlüğünde felsefe öğretmenleri Nurcan Özdağlı ve Petek Tokyürek, ‘Felsefe nedir?’ sorusu etrafında önemli noktalara değindi. "Felsefe insanın olmazsa olmazıdır" Felsefenin her şeyden önce bir eleştirel düşünce biçimi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Metin Becermen, "Bir anlamda felsefe, olan bitene, sanatsal, bilimsel bakıştan farklı bir bakışı dile getiren bir düşünce biçimi olarak değerlendirilebilir. Felsefe, eleştirebilirliği ile birlikte bir anlamda yıkımı, diğer anlamda da bir düşünceyi inşa etmek demek" dedi. Felsefeyi hayatı anlamlandırma çabası olarak tanımlayan Nurcan Özdağlı da, "İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Felsefeyi kabaca düşünmek olarak görürsek, insanın olmazsa olmazıdır. Toplumsal olarak da olmak zorundadır. Çünkü kuralların nasıl konulacağı, yönetimin nasıl olacağı gibi her konuda felsefe vardır. Felsefe, topluma sevdirilmelidir" diye konuştu. Panelde görüşlerini paylaşan Petek Tokyürek ise, "Bunca kişinin burada toplanmasının tek bir sebebi var. Hala içimizde duyduğumuz sorulara bir cevap arayışı. İnanın, buradaki herkes bunun peşinde olduğu için, bu ortamların arayışı içerisinde" yorumunda bulundu. "Herkesin felsefe ile ilgilenebildiği, sevebildiği bir altyapı oluşturma amacındayız" Konferansın başlangıcının Dünya Felsefe Günü’nde yapıldığını ve etkinliklerin her ay olmak üzere önümüzdeki bir yıla yayılacağını kaydeden Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar, amaçlarının herkese felsefeyi sevdirmek olduğunu dile getirdi. Çınar, "Aralık ayında Dünya Hakları Günü’ne felsefi pencereden bakış ile devam edeceğiz. Ocak ayında da Dünya Mantık Günü’nde yine mantık yaklaşımına felsefi bir dokunuş ile sürecek. Bu etkinlikleri bir yıla yaymayı istiyoruz. Bunu yaparken de Osmangazi Belediyesi’nin geçmiş yıllarda yaptığı çocuklara felsefeyi sevdiren çalışmalar ile beraber 7’den 70’e herkesin felsefe ile ilgilenebildiği, sevebildiği bir altyapı oluşturma hedefindeyiz" açıklamasını yaptı. Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Gürkan Kaya da, Osmangazi Belediyesi, Osmangazi ve Kent Konseyi işbirliği ile kent kültürü ve kentlilik bilincinin oluşması noktasında kentin böylesine bir tarihi dokusunda felsefenin yaşayan bir etkinlik olması için adımlar attıklarını dile getirdi. Felsefenin ortaya çıkışının, öneminin ve gerekliliğinin esas alındığı paneli Bursalılar da dikkatle takip etti. Prof. Dr. Metin Becermen, Sosyolog Mutlu Çınar, felsefe öğretmenleri Nurcan Özdağlı ve Petek Tokyürek ile kulüp başkanı Gürkan Kaya, etkinlik için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti.
Bursa’da atık piller ses oluyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:40 Bursa’da atık piller ses oluyor Bir atık pil, 600 ton suyu kirletebiliyor. Bu gerçekten hareketle ‘Atık Piller Ses Oluyor’ projesini hayata geçiren Enis Özgünay, "Bursa Valiliğimizin de destekleriyle işitme engellilere fayda sağlayacak adımlar atıyoruz" dedi. Atık piller doğaya bırakıldığında içerdikleri kurşun, cıva ve kadmiyum gibi ağır metaller toprağa ve suya karışarak ciddi çevre kirliliğine yol açabiliyor. Toksik maddelerin bitki örtüsünden yer altı sularına kadar pek çok unsuru etkileyebildiğine dikkati çeken İşitme Merkezi Kurucusu Enis Özgünay, ‘Atık Piller Ses Oluyor’ adlı projeyle farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi. Yeniden doğaya kazandırılıyor Kullanılmış pillerin yeniden doğaya kazandırılması için anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine öncülük eden İşitme Merkezi Kurucusu Enis Özgünay, Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Güney’i makamında ziyaret etti. Doğa dostu ’Atık Piller Ses Oluyor’ adlı sosyal sorumluluk projede gelinen noktayı ve bundan sonrası için izlenecek yol haritasını aktaran Özgünay,Vali Yardımcısı Güney’e kampanyanın sembolü olan atık pil kumbarası takdim etti. Bir pil, 600 ton suyu kirletebiliyor Türkiye’de yılda yaklaşık 7 ton pilin cep telefonundan saate, oyuncaktan televizyon kumandasına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Enis Özgünay, "Bu gerçeklerden yola çıkarak projemizi hayata geçirdik. Bursa Valiliğimizin de kıymetli destekleri sayesinde projemizi çok daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Bursa Vali Yardımcısı Sayın Mustafa Güney’e, verdiği destek ve gösterdiği yakın ilgi için şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.Doğaya atılan tek bir pilin 600 ton suyu kirletme kapasitesine sahip olduğunu da vurgulayan Özgünay,"Bu da 11 kişinin yıllık su ihtiyacına denk geliyor. Su tasarrufunu konuştuğumuz bir dönemde projenin başarıya ulaşması, çok önemli. Birçok kurum-kuruluşa dağıttığımızahşap kumbaralarda biriken atık piller, belediyelerin ilgili birimlerine teslim ediliyor. Geri dönüşümden elde edilen maddi katkılar da işitme engelli bireylerin ihtiyaçlarına yönelik projelerde kullanılıyor. Hem çevre korunuyor, hem de dezavantajlı bir kesime çok önemli destek sağlanıyor. Atık pillerin işitme engelli bireyler için sese dönüşmesi adına kamu-özel ayrımı olmaksızın tüm kurumlarımızı, vatandaşlarımızı projemize destek vermeye, katkı sağlamaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Sessiz katil: ’Pankreas Kanseri’
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:47 Sessiz katil: ’Pankreas Kanseri’ Pankreas kanserinin, genellikle sessiz ilerleyen ve erken evrelerde belirgin belirti vermeyen bir kanser türü olarak dikkat çektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Halit Ziya Dündar, erken teşhisin hayat kurtarıcı rolünü vurguladı. Pankreas kanseri, vücudun sindirim ve kan şekeri dengesini sağlayan önemli bir organ olan pankreasta geliştiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Halit Ziya Dündar, çoğu zaman erken dönemde belirgin bir bulgu göstermediği için, hastalık genellikle ilerlemiş evrelerde teşhis edildiğini söyledi. Bu durum, pankreas kanserini ’sessiz katil’ olarak adlandırılmasına neden olduğunu ifade eden Dündar, "Pankreas, sindirim için gerekli enzimleri üretirken aynı zamanda insülin ve glukagon gibi hormonlar da salgılar. Pankreas kanseri, bu organın hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkar ve genellikle belirti vermeden ilerler. Pankreasın karın içinde derin bir konumda olması nedeniyle, tümör büyüyene kadar ağrı veya başka belirgin şikâyetler ortaya çıkmaz. Bu nedenle erken tanı, hastalığın tedavi edilebilirliğini önemli ölçüde artırır. Ancak ne yazık ki, pankreas kanseri için henüz etkin bir erken tarama testi bulunmamaktadır" dedi. Pankreas kanserinin belirtilerini ise Dündar şöyle sıraladı: "Karın veya sırt bölgesinde ağrı, iştahsızlık ve hızla kilo kaybı, ciltte ve gözlerde sararma (sarılık), idrar renginde koyulaşma, dışkı renginde açılma, bulantı, halsizlik ve sindirim problemleri, bu belirtiler çoğu zaman başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabilir, ancak uzun süre devam eden şikâyetlerde bir uzmana başvurulması önemlidir. Pankreas kanseri gelişiminde sigara kullanımı, ailesinde pankreas kanseri öyküsü bulunan kişiler, kronik pankreatit, şeker hastalığı ve aşırı kilo gibi faktörler önemli rol oynar. Bu risk faktörlerine sahip olan kişiler, düzenli sağlık kontrollerini aksatmamalı ve doktorlarıyla bu konuda açıkça konuşmalıdır." Doç. Dr. Dündar, "Pankreas kanserini tamamen önlemek mümkün olmasa da sağlıklı hayat alışkanlıkları, riski önemli ölçüde azaltabilir. Sigara içmemek, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve alkol tüketimini sınırlamak, pankreas kanseri riskini düşürmek için alabileceğimiz basit ama etkili önlemler arasındadır. Pankreas kanserinin tedavi seçenekleri, kanserin evresine bağlı olarak değişir. Erken evrede yapılan cerrahi müdahale, hastalığın tedavi edilebilirliğini artırabilir. Ayrıca kemoterapi, radyoterapi, immünoterapiler ve hedefe yönelik tedaviler de tedavi sürecinde önemli yer tutmaktadır. Her geçen gün pankreas kanseri tedavi yöntemlerinde önemli gelişmeler kaydediliyor. Erken farkındalık ve erken tanı, bu hastalığa karşı mücadelede en güçlü silahlarımızdır. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi, hastaların tedavi şansını artıracaktır" dedi.
Türkiye’de tek ve 40 yıldır gözü gibi bakıyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:42 Türkiye’de tek ve 40 yıldır gözü gibi bakıyor Türkiye’de tek olduğu belirtilen 1966 model 21 camlı Volkswagen Samba’yı 40 yıl önce alan iş adamı Tuncay Sönmez, aracına gözü gibi bakıyor. İngiltere’de uzun yıllar eşiyle tekstil işiyle uğraşan Sönmez, çevresinde klasik otomobil merakıyla biliniyor. Rolls Royce’dan 6 model, Mercedes’ten birkaç model aracı bulunan Sönmez’in en çok sevdiği araçlarından biri de dünyada çok nadir bulunan 21 camlı Volkswagen Samba. "Yenge satmıyor" 1966 model bu aracı 40 yıl önce alırken çok zorlandığını dile getiren Sönmez, şunları söyledi: "40 yıl önce Hürriyet Mahallesi’nde gördük, çok bakımsızdı. Sahibini bulduk satmadı. Sürekli almayı istedik, görüştük ama bizi hep "yenge satmıyor" diye geri çevirdi. Bir gün karar verdik farklı yaklaşmak üzere plan yaptık. Yoksul gibi giyindik. Dağ köylerinden yumurta toplayıp şehirde satacağız, iş yapacağız ekmek parası için satın dedik. Bu sefer yenge ’tamam, çocuk iş yapacak madem satalım’ dedi. Bugünün parasıyla 55 bin liraya aldık ama çok bakımsızdı." Benzinli motoruyla dikkat çekiyor Benzinli motora sahip Samba’yı bugüne kadar 3 kez toplattıklarını anlatan Sönmez, "21 camlı ve üste açılıyor. Dünyada çok az üretilmiş zamanında ve şu anda nadir bulunuyor. Türkiye’de ise tek, sadece bende var" dedi. Yurtdışında 120 bin Euro’ya satılıyor Yurt dışında iyi halde olanlarının 100 ila 10 bin avro arasında değiştiğini vurgulayan Sönmez, "Türk parasıyla 5 milyon lirayı geçiyor. Belçika’da 120 bin avro civarında. Bunu Türkiye’de Volkswagen etkinliklerinde bile göremezsiniz. Orijinal 21 camlı yok piyasada. İsviçre’de Almanya’da doğ gezisi yaparken bununla görememişler araç içinden yukarıyı. 21 camlı o yüzden yapmışlar. Alpler’i rahat görsünler diye yapılmış ve üzeri açılmış. Bir yıl üretilmiş zamanında, en az üretilen modellerden biri." diye konuştu. Sönmez, Bursa’da şehir içinde kullanmanın son derece zor olduğunu belirterek, "Görenler hayranlıkla bakıyor, izliyor. Trafikte giderken sürücüler önüne değil bizim araca bakıyor. Seviyorum bu aracımı. Kullanması, motor sesi, klasik yapısıyla farklı benim için" ifadesini kullandı.