Yerel Haberler
Bursa
Başkan Vekili Şahin Biba, bayram sabahı öğrencilerle buluştu 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:56:39 Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Kurban Bayramı’nın ilk gününde gerçekleştirdiği ziyaretlerle bayramın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhuna ortak oldu. Ulu Cami’de kılınan bayram namazının ardından vatandaşlarla bayramlaşan Başkan Vekili Biba, bayramların kardeşlik, dayanışma ve birlik duygularını güçlendiren özel günler olduğunu ifade etti. Başkan Vekili Biba, daha sonra Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı tarafından Faik Çelik Yerleşkesi’nde düzenlenen kahvaltı programında yabancı öğrenciler, akademisyenler ve öğretim görevlileriyle buluştu. Başkan Vekili Biba, eğitimlerini Bursa’da sürdüren ve bayramı ailelerinden uzakta geçiren 76 ülkeden yüzlerce öğrenciyle bayramlaşarak sohbet etti. Programda misafir öğrencilere hitap eden Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın, farklı kültürlerden gelen öğrenciler için önemli bir gönül şehri olduğunu belirterek, "Sizler memleketlerinizden ve ailelerinizden uzakta ilim öğreniyorsunuz. İnşallah burada edindiğiniz bilgi ve birikimle ülkelerinize dönerek faydalı hizmetlerde bulunacaksınız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz. Kurban Bayramı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:37 Bursa’da aile faciası: Öldürdüğü dayısı ve yaraladığı annesiyle 3 gün aynı evde kaldı Bursa’da tartıştığı dayısını öldüren, annesini yaralayan genç, 3 gün boyunca aynı evde kalmaya devam etti. Daha sonra taksi durağına giden şahsın, dayısının hareketsiz yattığını söylemesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay, 23 Mayıs 2026 tarihinde Bursa’nın Osmangazi İstiklal Mahallesi Uludağ Sokak’ta bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cüneyt Taşkıran (60), kısa süre önce kardeşi Ç.A. (63) ve yeğeni E.A. (35) ile aynı evde yaşamaya başladı. Olay günü evde alkol alan Taşkıran ve yeğeni E.A., tartışmaya başladı. Annesine yönelik şiddet iddiasına tepki gösteren Taşkıran ile yeğeni E.A. arasındaki tartışma, kısa sürede şiddetli kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Taşkıran, darp sonucu hayatını kaybetti. Şüpheli E.A., öldürdüğü dayısı ve darbettiği annesiyle, aynı evde kalmaya devam etti. E.A.’nın, dışarı çıksa da çevresindekilere farklı bilgiler verdiği 3 gün sonra ortaya çıktı. Mahallesindeki taksi durağına 25 Mayıs’ta giden E.A., dayısının evde hareketsiz yattığını söylemesi üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İhbar sonrası adrese gelen polis ve sağlık ekipleri, evde Taşkıran’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Taşkıran’ın cansız bedeni ilk incelemenin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaralı durumda olan anne Ç.A. ise ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı. Olayın ardından şüpheli E.A. polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin emniyette verdiği ilk ifadede suçlamaları kabul etmediği ve olay sırasında evde bulunmadığını öne sürdüğü öğrenildi. Ayrıca, E.A.’nın geçmişte de annesi Ç.A.’ya yönelik şiddet iddiaları nedeniyle emniyette suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:44 Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
Balat Mahallesi modern pazar alanına kavuştu
22 Kasım 2025 Cumartesi - 14:51 Balat Mahallesi modern pazar alanına kavuştu Nilüfer Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan modern pazar alanı, Balat Mahallesi’nde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa’nın Nilüfer Belediyesi, Balat Mahallesi’nde yapımını tamamladığı modern pazar alanını hizmete açtı. Yaklaşık iki yıl süren çalışmalar sonucunda ortaya çıkan tesis, yalnızca pazar kurulan bir alan olmanın ötesine geçerek bölgenin yeni sosyal yaşam merkezi olarak planlandı. Bin metrekarelik çatı altında 49 tezgâhın bulunduğu pazar alanında, yaz ve kış şartlarına karşı korunaklı bir yapı oluşturuldu. Zeminin kolay temizlenebilir özel bir kaplama ile yapılması, rüzgâr ve güneşi engelleyen otomatik perdeler, modern kapılar ve enerji tasarruflu aydınlatmalar, alanda konfor ve hijyeni artıran unsurlar arasında yer aldı. Bölge halkının otopark ihtiyacını karşılamak amacıyla, hem açık hem kapalı olmak üzere toplam 120 araçlık otopark düzenlendi. Balıkçı esnafı için özel hijyen alanı oluşturulan tesis, güvenlik kameraları ve personeliyle 24 saat güvenlik hizmeti sunacak şekilde yapılandırıldı. Pazar kurulmadığı günlerde de ticari birimlerin aktif olmasıyla yaşamın devam ettiği tesisin, Balat’ın modern kimliğine uygun yeni bir cazibe noktası olarak mahalle kültürünü ve sosyal etkileşimi güçlendirmesi hedefleniyor. "Modern bir yaşam alanı tasarladık" Balat Mahallesi’nde yapılan pazar alanının alışılagelmişin dışında canlılığını her zaman koruyacak şekilde tasarlandığını vurgulayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Bugün Balat Mahallesi’nde bu pazarı açarken aslında yaşam kalitesini arttıracak, günlük hayatı kolaylaştıracak, Balat’ın modern kimliğine yakışan yeni bir buluşma noktasını hizmete açıyoruz. Hepimiz biliyoruz ki pazar kültürü bu ülkenin en sıcak en canlı alışkanlıklarından biridir. Ama artık alışverişin de konforlu temiz, güvenli ve düzenli bir ortamda yapılması gerekiyor. İşte biz de tam bu konuyu düşünerek Balat Nilüfer’in en hızlı gelişen, yaşam standardı en yüksek bölgelerinden biri, böyle bir yerde böyle bir tesisi açmak gerektiğini düşünmüştük. Burada yaşayanların beklentisi de doğal olarak yüksek. Bu nedenle klasik bir pazar alanı yerine modern bir yaşam alanı tasarladık. Bin metrekarelik çatı altında 49 tezgahın bulunduğu hem açık hem kapalı 120 araçlık otoparkıyla ulaşım sorununu çözen yazın sıcağından, kışın yağmuruna kadar her türlü şarta karşı korunaklı bir alan ortaya çıktı. Zemin kolay temizlenebilir özel bir kaplama ile yapıldı. Rüzgarı ve güneşi engelleyen otomatik perdeler, modern kapılar ve enerji tasarruflu aydınlatmalar kullanıldı. Balıkçı esnafımız için ayrı bir hijyen alanı oluşturuldu. Güvenlik kameraları ve personeli ile 24 saat güvenlik sağlandı. Yani burası tezgahların kurulduğu bir yerden öte Balat’ın yeni sosyal yaşam noktası oldu. Pazar kurulmadığı günlerde bile yaşayan ticari bölümleriyle hareketli kalan herkesin uğrayacağı bir cazibe alanı oldu. Çünkü pazar alanları aynı zamanda mahalle kültürünün yeşerdiği, insanların sosyalleştiği, karşılaştığı nefes aldığı yerler oldu. Yaklaşık 2 yıl süren titiz bir çalışmanın sonucunda bu güzel tesisimizi tamamladık" ifadelerini kullandı.
Bursa’da kitaplardan yeşerecek ormana ilk tohumlar  bırakıldı
22 Kasım 2025 Cumartesi - 14:41 Bursa’da kitaplardan yeşerecek ormana ilk tohumlar bırakıldı Osmangazi Belediyesi, ‘1 Kitap 1 Fidan’ kampanyası kapsamında kütüphanelere ulaştırılan her kitap bağışını yeni bir fidana dönüştürdü. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı anısına dikilen 700 fidan, Çağlayan Mahallesi’nde toprakla buluşarak geleceğe en kıymetli miraslar bırakıldı. Çevre bilincini artırmak ve gelecek nesillere daha yeşil bir kent bırakmak amacıyla çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Osmangazi Belediyesi, Çağlayan Mahallesi’nde kapsamlı bir fidan dikimi gerçekleştirdi. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına özel olarak 700 fidan toprakla buluşturulurken, ‘1 Fidan 1 Kitap’ bağışlarıyla büyüyen bu anlamlı projenin 700. Yıl Ormanı’na dönüşmesi için ilk adım hayata geçirildi. Belediye kütüphanelerine ve vatandaşlardan gelen kitap bağışları, kesimlerde yok olan ağaçların yeniden yeşermesine katkı sağlayan birer fidana dönüştü. Bu çalışma sayesinde kentin geleceğine doğayla iç içe, daha canlı ve umut veren bir çevre kazandırılması hedeflendi. ‘1 Kitap 1 Fidan’ etkinliğine Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı, DASKUT Arama Kurtarma Derneği Ekip Lideri Recep Genişler, muhtarlar, başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. "Kitap da fidan da aslında insanlığın geleceği demektir" Birlikte yeşeren bir geleceğe katkı sunmaya çalıştıklarını dile getiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Baktığınız zaman, kitap da fidan da aslında insanlığın ve insanoğlunun geleceği demektir. Bir kitap, bir gencin veya bir insanın ömrünü, hatta geleceğini şekillendirebilir. Aynı şekilde bir fidan da insanın rahat nefes almasına, oksijene, suya ve doğanın kendini yenileyebilmesine büyük katkı sağlar. Ben parlamentoda milletvekilliği yaptığım dönemde, defalarca düz kesimin doğru bir iş olmadığını meclis kürsüsünden dile getirdim. Araştırma ve soru önergeleri verdim. Çünkü ben de bir ormancı çocuğuyum. Rahmetli babam yüksek orman mühendisiydi. Eskiden damgalama yöntemiyle yaşlanmış, ömrünü doldurmuş ağaçlar kesilir; yenileri ağaçlandırılarak doğanın döngüsü korunurdu. Ancak düz kesim yaptığınızda yaşlı, genç, sağlıklı, hasta fark etmeksizin olan her şeyi kesmiş oluyorsunuz. Kırk, elli, altmış sene sonra bir gün yok ettiğimiz yerin geri gelmesini bekleyeceğiz" dedi. Hayattaki en büyük zenginliğin temiz bir çevre olduğunu dile getiren Başkan Aydın, "Geleceğimiz temiz havada, temiz suda, oksijende, temiz toprakta yani çevrededir. Bu kadar yoğunlaşırken, nüfus artarken, artık ne yediğimizi bile bilemezken yeşilliğin, doğanın, ağacın içinde olmanın ne kadar kıymetli olduğunu hissettik. Ne kadar zengin olursanız olun, doğaya sahip olmadığınızda aslında fakir olduğunuzu unutmamak gerekir. Dolayısıyla doğamızı, çevremizi, suyumuzu, havamızı, toprağımızı koruyalım. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bu yönde bilinçlenmesi çok daha önemli. Bizler de onlara örnek olalım" diye konuştu. DASKUT Arama Kurtarma Derneği Ekip Lideri Recep Genişler ise, "DASKUT ekibi olarak tamamen gönüllülerden oluşan bir ekibiz. Eğitimlerimizi tamamlayarak her canlıya yardım eli uzatmak için yola çıktık. Aynı zamanda orman yangını gönüllüsü olarak da eğitim aldık ve Bursa’daki yangınlarda bizzat görev yaptık. Ne yazık ki o güzelim ağaçları söndürmek için sıktığımız her damla su bize gözyaşı olarak döndü. Ben Altınova Mahallesi sakiniyim. Değerli muhtarımızın bir paylaşımını gördükten sonra ekip arkadaşlarımla birlikte ‘1 Kitap,1 Fidan’ kampanyasına dahil olduk. Gözyaşlarımızı bir fidana dönüştürmenin en doğru yol olduğunu düşündük. Yaklaşık 700 kitabı mahalle muhtarımıza teslim ettik. Bugün burada okuduğumuz bu kitapları ve verdiğimiz emeği sizlerin takdirine sunuyorum. Bu organizasyonda katkısı olan tüm birimlere teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, çocuklarla birlikte fidan dikerek etkinliğe anlam kattı. Bunun yanı sıra Başkan Aydın, vatandaşlarla sohbet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi.
Tekstil sektörü AB destekli projeyle dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüme hazırlanacak
22 Kasım 2025 Cumartesi - 14:35 Tekstil sektörü AB destekli projeyle dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüme hazırlanacak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM) tarafından hazırlanan FutureProof Textiles projesi, Avrupa’nın İyileşmesi için Ortak Küme Girişimleri (Euroclusters) çağrısı kapsamında hibe almaya hak kazandı. Tekstil sektöründeki KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine finansal ve teknik destek sağlamayı amaçlayan proje ile ayrıca uluslararası işbirliği ağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı, paydaş kurumların katılımıyla Yunanistan’ın Egaleo kentindeki Batı Attika Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda projenin yol haritası ele alınırken, ülkeler arası deneyim paylaşımı yapıldı. FutureProof Textiles projesinde Türkiye’nin yanı sıra Yunanistan, Ukrayna, İtalya, Bulgaristan ve İspanya’dan kurumlar yer alıyor. Türkiye’den BTSO ve BUTEKOM’un dahil olduğu projede; Batı Attika Üniversitesi (Yunanistan), AECIM ve GREMI Textil (İspanya), Citta Studi (İtalya), Greenwin LLC ve Döngüsel Ekonomi Kümesi (Ukrayna) ile Bulgar Dijital Kümesi (Bulgaristan) paydaş olarak bulunuyor. 2,6 Milyon Euro’luk Bütçe Avrupa genelinde endüstriyel dayanıklılığı artırmak amacıyla toplam 42 milyon Euro bütçeyle seçilen 16 Eurocluster girişiminden biri olan FutureProof Textiles, 2,6 milyon Euro’luk bütçesiyle net sıfır teknolojileri ve stratejik değer zincirlerini destekleyen kategoride yer alıyor. Program, Avrupa’daki kümeler, KOBİ’ler ve araştırma kurumlarını bir araya getirerek sanayide karbonsuzlaşmayı hızlandırmayı, dijital dönüşümü teşvik etmeyi ve KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Açık çağrılar aracılığıyla KOBİ’lere doğrudan sağlanacak destekler; yenilikçi projelerin finansmanını, ileri teknolojilerin benimsenmesini ve stratejik sektörlerde kapasite oluşturmayı hedefliyor. Eğitim, uluslararasılaşma ve bilgi paylaşımı odaklı faaliyetler ise KOBİ’lerin inovasyon kabiliyetini geliştirmelerine katkı sağlayacak. İkiz dönüşümde önemli bir kilometre taşı olacak BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın Türkiye’nin üretim kapasitesinde öncü bir şehir olduğunu ve tekstil sektörünün bu gücün en önemli taşıyıcılarından biri olduğunu vurguladı. Küresel ekonomik koşulların zorluğuna rağmen sektörün üretim, ihracat ve istihdama sağladığı katkılarla ülke kalkınmasında kritik bir rol üstlendiğini belirten Burkay, şunları söyledi: "Günümüzde sürdürülebilir ve çevreyle uyumlu üretim artık bir tercih değil uluslararası rekabet gücümüzü korumak için zorunluluktur. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, tüm sektörleri olduğu gibi tekstil sanayimizi de doğrudan etkiliyor. Çevre dostu üretim modelleri, enerji ve su tasarrufu, emisyon azaltımı gibi konular hem piyasa beklentileri hem de yasal zorunluluklar açısından öncelik taşıyor. Bu doğrultuda, AB desteğiyle hayata geçirdiğimiz FutureProof Textiles projesi Bursa’nın dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olacak." Tekstil Sektöründe Dönüşüm Kaçınılmaz Hale Geldi BTSO ve BUTEKOM’un paydaşı olduğu projenin, bu dönemde destek almaya hak kazanan 16 proje arasında bulunduğunu hatırlatan Burkay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa’da yeşil mutabakat ve karbon nötr regülasyonları işletmelerimiz için artık kaçınılmaz gereklilikler haline geldi. Biz de BUTEKOM, Bursa Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezimizle firmalarımıza bu süreçte rehberlik eden çözümler üretiyoruz. Yakın zamanda tamamladığımız AB destekli BUTEXCOMP projesi kapsamında geliştirdiğimiz Yeşil Ürün Programı’nın gördüğü büyük ilgi bizler için önemli bir motivasyon oldu. Şimdi ise Euroclusters çağrısı kapsamında yürüttüğümüz bu yeni proje ile tekstil sektöründeki KOBİ’lerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz. Projede emeği geçen tüm paydaşları tebrik ediyor, sektörümüz ve şehrimiz adına hayırlı olmasını diliyorum."
Öğrenciler, Arkeopark’ta arkeolojiyi tanıyor
22 Kasım 2025 Cumartesi - 14:26 Öğrenciler, Arkeopark’ta arkeolojiyi tanıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliklerle öğrenciler, Aktopraklık Arkeopark’ta geçmişe keyifli bir yolculuğa çıkıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı’na bağlı Müzeler Şube Müdürlüğü bünyesindeki Aktopraklık Arkeopark, çok sayıda öğrenciyi ağırlayarak arkeoloji bilincinin erken yaşta gelişmesine katkı sağlıyor. Sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en önemli tarih öncesi alanlarından biri olma özelliğini taşıyan Aktopraklık Arkeopark, doğa ile tarihin iç içe geçtiği özel alanlarıyla öğrencilere ve öğretmenlere benzersiz bir öğrenme ortamı sunuyor. Alanında uzman rehberler eşliğinde yaklaşık 8500 yıllık bir geçmişe sahip Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi’ni gezme imkânı bulan öğrenciler, ‘Arkeolojik Kazı Deneyimi’ ve ‘Kilden Çömlek Yapımı’ gibi atölyelerde uygulamalı etkinliklere katılıyor. Uygulamalı kazı alanında arkeologların kullandığı yöntemleri deneyimleyen öğrenciler, seramik parçaları titizlikle ortaya çıkarma imkanı buluyor. Kendi elleriyle kilden çömlek yaparak tarih öncesi dönemin üretim kültürünü de keşfeden gençler, gün boyunca hem eğleniyor hem de kültürel mirasın korunmasının önemini yerinde öğreniyor. Ziyaret ve atölye katılımları için randevular bursamuze.com adresinden alınabiliyor.
Dünya Cantık Günü’nde ücretsiz ikram edildi, yabancı turistler lezzetine hayran kaldı
22 Kasım 2025 Cumartesi - 12:25 Dünya Cantık Günü’nde ücretsiz ikram edildi, yabancı turistler lezzetine hayran kaldı Bursa’da 200 yıldan fazla geçmişi bulunan ve kentin tescilli gastronomi ürünleri arasında yer alan Cantık, 22 Kasım Dünya Cantık Günü’nde yerli ve yabancı turistlerin yanısıra Bursalılara ücretsiz olarak ikram edildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Dünya Cantık Günü’nde Kozahan önündeki stantta kendi elleriyle ücretsiz cantık ve ayran ikram etti. Ulucami ve Kozahan’ı ziyarete gelip cantık ikramıyla karşılaşan Tayvanlı turistler ise cantığın lezzetine hayran kaldı. 225 yıl önce Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Bursa’ya gelen Tatar göçmenler tarafından Türk Mutfağına kazandırılan cantık, hamurunun özelliği, iç harcı ve piştiği gürgen ateşi sebebiyle diğer pideler arasında ön plana çıkıyor. Bursa’da 12 cantık işletmecisi, "Dünya Kahve Günü, Dünya Barista Günü, Dünya Pizza GÜnü" var. Ancak Dünya Cantık Günü neden kutlanmıyor" diyerek harekete geçti. Dernekleşen işletmeciler Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaretlerinde destek isteyince 22 Kasım Dünya Cantık Günü olarak kutlanmaya başladı. Bursa’nın coğrafi işaretli yiyeceği Cantık için kutlamalar ilk kez gerçekleşti. Bursa’da işletmeler bugün misafirlerine yüzde 50 indirimli olarak hizmet verirken, Büyükşehir Beledyiesi de Kozahan ve Ulucami’nin yanındaki stantta binlerce kişiye ücretsiz olarak cantık ve ayram ikram etti. Tezgahın başına geçen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, daha önce İngiltere Kraliçesi 2.Elizabeth’in ziyaret ettiği Kozahan önünde bulunduklarını belirterek, "Bursa gastrnomosinin önemli ürünlerinden birisi de cantık. Çocukluğumuzdan biliriz. Osmanlıdan gelen kültür yaşatmaya devam ediyoruz. Bursa’da kıymetli ustalarımız var onlar biraraya geldiler, dernek oluşturdular,. Bizi ziyaret ettiklerinde 22 Kasım’ı Dünya Cantık günü ilan ettik. Biz de faaliyete geçtik. Kısa sürede bu yıl ilk defa kutlamasını yapıyoruz. Dünya cantık günü hayırlı olsun. Cantığın besleyici özelliği var. Hamuru ve piştiği odun ile ön plana çıkıyor. Dana kıyması, soğanı, biberi, ustalara göre değişiyor tarifi. Ama hamurunun yumuşak olması, yanında Bursa ayranı olduğunda lezzetli oluyor. İlk defa bugün cantık bu şekilde tanıtılıyor. Önümüzdeki süreçte genişleyerek ülkeye ve dünyaya tanıtacağız. Derneğimizle birlikte kurduğumuz stantta dünya cantık günü sebebiyle gelen misafirlere cantık ve ayran veriyoruz ki cantığın ne olduğunu fark etsinler. Misafirlerimiz arasında yabancılar vardı. Geri dönüşlerde lezzetli olduğnu ifade ettiler. Onlar da gittiği yerlerde Bursa’nın tescilli ürünü olan coğrafi ürünü olan önemli değeri tanıtmış olacaklar" diye konuştu. Cantık işletmecisi Gökhan Korucuoğlu da, "Kahve günü, pizza günü, barista günü vardı. Neden cantık günü olmasın deyip yola çıktık. 22 Kasım Dünya Cantık Günü ilan edildi. 12 firma başladık. Ancak bunu seneye arttıracağız. Projemiz belediye başkanımızın da hoşuna gitti. Bize sonuna kadar destek verdi. Bursa’mızın Osmanlı’dan kalan lezzetini tüm Türkiye ve dünyaya daha fazla tanıtacağız. Coğrafi işaretimiz zaten var. Bugün ücretsiz olarak Büyükşehir Belediye’miz Ulucami yanında dağıtım yapıyor. Biz de 12 esnaf bir alana bir bedava kampanyasını bugün greçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. Korucuoğlu, Bursa cantığının mayalı hamuru, iç harcı ve odun ateşi ile farklılaştığını belirterek, "Bursa cantığının özelliği kenarlarının kalın ve yumuşak, mayalı olması. Lahmacun ve diğer pideler merdaneyle açılır. Bizim ürünümüz kendiliğinden kabarıyor. Dana kıyması, soğanı, biberi, domatesi iç harcı ve sulu olmasıyla ön plana çıkar. Ayrıca piştiği odun da farklıdır. Doyurucu özelliği sebebiyle de tercih edilir" şeklinde konuştu. Bursa cantığının geçmişi Bursa’da geçmişi 1800’lü yıllara dayanan kökeni Tatar Mutfağı olan kenarları kalın orta kısmı ince, iç harcı kıyma, kavram yağı, soğan, domates, biber ve baharatlardan oluşan, iç harcı hamurun ince olduğu orta kısma konulan, geleneksel yöntemlere göre taş tabanlı fırınlarda özellikle gürgen odunu ile pişirilen üstü açık yuvarlak bir pide çeşididir. Tatar mutfağındaki formu ise üzeri kapalı ve uzun biçimdedir. Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Bursa’ya gelen Tatar göçmenler tarafından Türk Mutfağına kazandırılmıştır.