Yerel Haberler
Bursa
Bursa’da gastronomi atölyesi etkinliği gerçekleşti 18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:57:16 Bursa’nın Mudanya ilçesinde, Mudanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen Mudanya Öğretmen Akademileri çalışmaları kapsamında "Süt Helvası Yapımı" etkinliği düzenlendi. Mudanya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe, ilçe genelindeki devlet ve özel okullardan okul müdürleri ve öğretmenlerin oluşturduğu 12 takımda 24 öğretmen katıldı. Etkinlikte, geleneksel lezzetlerimizin yaşatılması ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlandı. Mudanya köylerinden derlenen farklı reçetelerle yapılan süt helvası atölyesinde öğretmenler hünerlerini sergilerken, öğrenciler de keyifli ve rekabet dolu anlar yaşadı. Mudanya’ya özgü süt helvasının malzemeleri arasında 100 gram tereyağı, 1 su bardağı şeker, 1 su bardağı un, 1 litre süt, 1 yumurta sarısı ve 10 gram vanilya yer aldı. Üzeri ise ceviz veya fındıkla süslendi. Yapılışında süt ve yumurta karışımı ile kavrulmuş un ve tereyağı karıştırıldıktan sonra toprak kaplara alınarak 180 derece fırında pişirildi. Etkinliğe Bahçeşehir Okulları, Mürsel Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Turhan Tayan Anadolu Lisesi, Zeytinbağı (Tirilye) İlkokulu, Dereköy Ortaokulu, Çayönü Ortaokulu, Ülküköy Ortaokulu, Mehmet Zeki Yazıcı Ortaokulu, Güzelyalı Anadolu Lisesi, Zeytinbağı (Tirilye) Ortaokulu, Esence Süleyman Avcı Ortaokulu ve Necla Orhan Ortaokulu katıldı. Jüri üyeleri İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Topal, Gastroder Başkanı ve gastronomi yazarı Ramazan Başan, Executive Chef Alparslan Bayrak, Chef Süleyman Atlı, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mehmet Ali Dursun ve okul müdürü/Turizm Otelcilik Grubu başöğretmeni Nazif Gürses’ten oluştu. Tadım ve değerlendirmeler sonucunda Dereköy Ortaokulu birinci oldu. Etkinliğin devamında, Gastroder Başkanı Ramazan Başan ve Başöğretmen Nazif Gürses, Mudanya Turizm Meslek Lisesi öğrencileriyle "21. Yüzyılın Yetkinlikleri" konulu Salı Kahvesi söyleşisini gerçekleştirdi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:56 İnegölspor’un kalecisi Bekir Sevgi’nin "Sevgi’li kale" isimli kitabının lansmanı yapıldı İnegölspor’un kalecisi ve ikinci kaptanı Bekir Sevgi, kaleme aldığı "Sevgili Kale: Üç Direk Arasında Başlayan Hikâye" isimli kitabının lansmanını yoğun katılımla gerçekleştirdi. Aktif futbol yaşamı sürerken kitap kaleme alan ilk sporcu olan Bekir Sevgi, hayatı ve kariyerini anlattığı kitabının özellikle genç sporculara yol göstereceğini söyledi. İnegölspor’un başarılı file bekçisi ve aynı zamanda ikinci kaptanı olan Bekir Sevgi, futbol kariyerini edebiyatla buluşturdu. Bekir Sevgi’nin 27 yıllık spor kariyerini ve hayat hikayesini paylaştığı "Sevgili Kale: Üç Direk Arasında Başlayan Hikâye" kitabı için düzenlenen lansman programı, sporseverler ve kitapseverleri bir araya getirdi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte Sevgi, kitabın yazım sürecini de katılımcılarla paylaştı. 27 Yıllık kalecilik kariyerini konu alan kitap Aktif futbol kariyeri devam ederken kitap kaleme alan ilk sporcu olma özelliğini de elde eden Bekir Sevgi, lansmanda yaptığı konuşmada 1987 yılında Siirt’ten göç eden 9 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldiğini söyledi. Futbola 1989 yılında Esenlerspor’da başladığını hatırlatan Sevgi, "2004 yılında Beşiktaş’a, 2006 yılında da Sivasspor’a transfer olduktan sonra 2007 yılında ilk profesyonel sözleşmemi burada imzaladım. 27 yıllık bir futbol kariyerim var. 20 yıldır da profesyonel olarak oynuyorum ve kariyerim halen devam ediyor. Bu deneyimlerimi genç kardeşlerime örnek olsun diye kaleme almak istedim. 27 yıllık kalecilik hikayemi bu kitaba sığdırmaya çalıştım" dedi. Gençlere klavuz olmasını arzu ediyorum "Sevgili Kale: Üç Direk Arasında Başlayan Hikâye" kitabını yazarken genç sporculara ilham vermeyi de amaçladığını kaydeden Bekir Sevgi, futbolun perde arkasını ve bir kalecinin psikolojik dünyasını da okuyucularla buluşturdu. Kitapta altyapı yıllarından profesyonel kariyere uzanan süreç, unutulmaz maçlar ve kişisel dönüm noktalarını akıcı bir dille aktaran Bekir Sevgi, "Kitabımın özellikle bu yola yeni giren genç kardeşlerime kılavuz olmasını arzu ediyorum. Araştırmalarımda da aktif olarak futbolcuyken kitap yazan sporcu olmadığını gördüm. Bunu da gerçekleştirmek istedim. Genç kardeşlerime şunu söylemek istiyorum; öncelikle hayal edin, bu hayal için çok çalışın, asla pes etmeyin. Hiçbir şeyi bir günde elde edemezsiniz. Sabırlı olun ve doğru zamanı bekleyin" tavsiyelerinde bulundu. Genç sporcular için çok güzel dersler var Lansmana katılan İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Aydın kitabın futbola yeni başlayan sporcular açısından güzel dersler içerdiğini vurgulayarak; "İnegöl her zaman yeşili, Oylat’ı, kaplıcası, köftesiyle meşhur. Aynı zamanda müteşebbis ruhlu insanıyla da meşhur bu şehir. Aynı zamanda sivil toplumun güçlü olduğu bir şehir. Ayrıca sportif anlamda İnegölspor ve Kafkasspor gibi markalarımız, değerlerimiz var. İnegölspor’umuzun futbolcusu, ikinci kaptanı Bekir Sevgi’nin de edebiyat anlamında ortaya koyduğu bir eser var. Üç Direk Arasında Başlayan Hikaye Bu kitapta aynı zamanda futbola yeni başlamış gençlerimiz için de çok güzel dersler var. Bekir Sevgi’ye kitabının hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kendi kitabını yazan ilk futbolcu İnegölspor Kulübü Başkanvekili Talha Öziş de lansmanda yaptığı konuşmada kulüp oyuncusunun kitap yazmasının kendileri için de çok gurur verici bir durum olduğunu söyledi. Örneklere baktığında; Zlatan İbrahimoviç, Andrea Pirlo, Pele, Johan Cruyff gibi oyuncuların kitapları olduğunu kaydeden Öziş, "Türkiye’ye baktığımızda da Metin Oktay, Alex De Souza Ama hepsi profesyonel yazarlarla yazılmış kitaplar. Kendi kitabını yazan bir örnek bulamadım ben. İlk örneğin kulübümüzden çıkması gurur verici. Bekir Sevgi’yi tebrik ediyorum" şeklinde konuştu. Bekir sevgi kitabını imzaladı Lansmanda İnegölspor Teknik Direktörü İsmail Güldüren ile takım kaptanı Orhan Aktaş da Bekir Sevgi ve kitabıyla ilgili duygularını ifade eden konuşmalar yaparak tebriklerini ilettiler. Daha sonra Bekir Sevgi kitabını lansmana katılanlar için tek tek imzalayarak hatıra fotoğrafları çektirdi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:48 Bursa’da "3 suya 600 TL" iddiası sonrası bakanlık harekete geçti Ticaret Bakanlığı, Bursa’nın Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir işletmede fahiş fiyat uygulandığına yönelik iddialar üzerine denetim gerçekleştirdi. 3 şişe suya 600 lira istendiği öne sürüldü. Sosyal medyada, Mudanya’daki bir işletmede 3 adet su için 600 TL ödeme yapıldığına ilişkin paylaşımların gündeme gelmesi üzerine, Bursa Valiliği koordinasyonunda, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından yerinde inceleme yapıldı. Konuya ilişkin olarak Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sosyal medyada yer alan; Mudanya’daki bir işletmede 3 adet su için 600 TL ödeme yapıldığına ilişkin paylaşım üzerine, Bursa Valiliğimiz uhdesinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğümüzce, 17.02.2026 tarihinde, derhal yerinde denetim gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimde; işletmenin kapı girişinde bulunması gereken fiyat listesi ile masalarda yer alması gereken menüler kontrol edilmiş, ayrıca içecek grubu ürünler başta olmak üzere fiyat uygulamaları mevzuat çerçevesinde incelenmiştir. İnceleme sonucunda; 5 çeşit içeceğin kapı giriş fiyat listesinde ve menüde yer almadığı tespit edilmiş; bu nedenle işletmeye tarife ve fiyat listesine aykırılıktan idari para cezası uygulanmıştır. Bununla birlikte söz konusu içecekler hakkında ayrıca fahiş fiyat denetimi yapılmış; geriye dönük son 3 aya ait alış faturaları ve savunmaları talep edilerek ikinci bir tutanak düzenlenmiştir. Tutanakla birlikte bilgi ve belgeler, Ticaret Bakanlığımız bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gereği yapılmak üzere iletilmiştir. Yeme içme sektörü başta olmak üzere görev alanımıza giren tüm konularda hem rutin hem de şikâyet üzerine denetimlerimizi kesintisiz sürdürüyor; tüketicilerimizin haklarını korumak ve piyasada adil fiyat uygulamasını temin etmek için gereken tüm idari işlemleri kararlılıkla uyguluyoruz." Bakanlık, tüketici haklarının korunması ve fahiş fiyat uygulamalarının önlenmesi amacıyla denetimlerin aralıksız devam edeceğini vurguladı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:24 BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), sanayicilerin karar süreçlerine ışık tutmak ve küresel ekonomik trendleri değerlendirmek amacıyla düzenlenen "Türkiye Ekonomisinde Güncel Dinamikler" toplantısına ev sahipliği yaptı. BOSAB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Derya Hekim, makroekonomik görünümden yatırım piyasalarına kadar geniş bir çerçevede güncel verileri paylaştı. "Sanayide rekabet bilgi ve tecrübenin birleşmesiyle mümkün" Toplantının açılışında konuşan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicilerin karar süreçlerinde bilgi ve tecrübenin birleşmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilir üretimin güçlü bir insan kaynağı ve akademiyle kurulan temaslarla gelişeceğini belirten Akyıldız, "Sanayi bölgeleri açısından rekabet gücü bugün verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik başlıklarında şekilleniyor. BOSAB olarak Yeşil OSB sürecimizi tamamlamak ve kaynak verimliliğini artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu buluşmalarla işletmelerimizin riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları doğru okumasına destek olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sıkı para politikası kararlılıkla sürecek" Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini ancak sanayideki ayrışmanın sürdüğünü belirten Doç. Dr. Derya Hekim, küresel ve yerel piyasalara dair beklentilerini paylaştı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin belirsizliği tetiklediğine dikkat çeken Hekim, "2026 yılında da para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla devam edeceğini öngörüyorum. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 24-25 civarında seyretmesi muhtemeldir. Maliye politikası tarafında yeni bir vergi yükü beklemiyoruz; ancak vergi tahsilatları ile denetimlerin artacağı ve kredi kısıtlarının en azından yılın ilk yarısında etkisini sürdüreceği bir döneme giriyoruz" diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanması ve ekonomik stratejiler üzerine yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Osmangazi’den rahim ağzı kanserine karşı farkındalık etkinliği
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:46 Osmangazi’den rahim ağzı kanserine karşı farkındalık etkinliği Osmangazi Belediyesi’nce düzenlenen ’Sağlıklı Kadınlar Sağlıklı Toplum’ söyleşisinde rahim ağzı kanserine dikkat çekildi. Kadınların yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli eğitim programları hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, bu kapsamda Ördekli Kültür Merkezi’nde anlamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. ’Sağlıklı Kadınlar, Sağlıklı Toplum’ başlıklı programda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sağer, rahim ağzı kanserine ilişkin bilgiler verdi. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği farkındalık etkinliğinde Op. Dr. Sağer, sunumu eşliğinde rahim ağzı kanserinde erken teşhisin hayati önemi, düzenli taramaların gerekliliği, HPV aşısı ve koruyucu sağlık yöntemlerine ilişkin detaylara değindi. "Rahim ağzı kanseri aşılarını yaptırmak gerekiyor" Rahim ağzı kanseri taramalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve toplum tabanlı taramalara farkındalık oluşturabilmek için bu önemli söyleşinin gerçekleştirildiğini aktaran Op. Dr. Sağer, rahim ağzı kanserinin hiç belirti vermediğinde dahi tarama testleriyle yakalanabileceğini vurguladı. Erken evrelerde ya da erken risk faktörlerinde yakalandığında rahim ağzı kanserinin önlenebileceğine işaret eden Op. Dr. Sağer, şunları kaydetti: "Maalesef belirti vermediği için bu kanser türleri ileri evrelerde yakalandığında, hastalarımızın çoğunluğunu kaybediyoruz. Bu yüzden tarama testlerinin önemini vurgulamak ve bunu önleyecek aşıların da üzerinde durmak bizim için ehemmiyetli. Rahim ağzı kanserinin sebebini çok iyi bilmek lazım. Araştırmalarda kanserin aslında yüzde 100 sebebi HPV virüsleri. HPV virüsleri çoğunlukla cinsel yolla bulaşan virüsler. Bu yüzden tabii ki birçok risk faktörü var. Sigara kullanımı ve bazı yaşam tarzı faktörleri rahim ağzı kanseri riskini artırabilmektedir. Bu nedenle korunmada sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesi, bilinçli davranılması ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Sigaradan uzak durulması da riskin azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Avrupa’da birçok ülkede rahim ağzı kanseri aşıları, toplum taramaları bakanlık tarafından karşılanarak yapılmakta. Önemli yaş aralığı ise 9-16 yaş. Bu yaş aralığında aşıları yapmış olduğumuz zaman gelecekteki kanser riskini yüzde 90-95 oranında önlemiş oluyoruz." Söyleşi sonrası Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Cemile Yılgör, Op. Dr. Sağer’e teşekkür plaketi takdim etti. Op. Dr. Sağer de, kanser tarama programlarının halka ulaştırılmasındaki etkin çalışmaları ve verdikleri destek nedeniyle Osmangazi Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti.
Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:43 Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Tematik Buluşmalar" söyleşisinde Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal yıllarından modern bir Cumhuriyet kentine dönüşüm sürecini anlattı. Arslan, "Bursa sadece Osmanlı’nın değil, Cumhuriyet modernleşmesinin de laboratuvarı olmuştur" dedi. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Tematik Buluşmalar" söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen "Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir" başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. Bursa’nın genellikle "Osmanlı’nın ilk başkenti" kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını hatırlatan Arslan, "İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı" diye konuştu. Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: "Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı." Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından "hayal edilemez" olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, "Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent ortaya çıkarıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır" ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi.
Çocuklarda soğuk algınlığına dikkat
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:38 Çocuklarda soğuk algınlığına dikkat Kış aylarının gelmesi, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve okullardaki yakın temas, çocuklarda solunum yolu hastalıklarını tetikliyor. BURTOM Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Hacıoğlu, çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 70-90 gibi büyük bir oranının viral enfeksiyonlara bağlı geliştiğine dikkat çekti. Dr. Hacıoğlu, üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) içinde en yaygın formun soğuk algınlığı olduğunu belirtti. RSV virüslerinin yol açtığı bu tablo; hapşırma, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve hafif ateş ile kendini gösteriyor. Ancak daha ağır seyreden İnfluenza (Grip) konusunda ebeveynleri uyaran Hacıoğlu, şu bilgileri paylaştı: "Aniden başlayan yüksek ateş, üşüme, titreme, şiddetli baş ağrısı ve kuru öksürük en belirgin semptomlardır. İnfluenza çocuklarda bronşiolit, zatürre (pnömoni) ve krup gibi ciddi tablolara, nadiren de Reye sendromu veya kalp kası iltihabı gibi tehlikeli hastalıklara yol açabilir. Tanı hızlı antijen testleri ile konur. Tedavide antiviral ilaçlara (oseltamivir vb.) en kısa sürede başlanmalıdır. En etkili korunma yöntemi ise 6 ay üzerindeki çocuklara (yumurta alerjisi yoksa) Eylül-Mart ayları arasında yapılan influenza aşısıdır." Bakteriyel Tehlike: Beta Mikrobu Viral etkenlerin yanı sıra, halk arasında "Beta" olarak bilinen Grup A Streptokok enfeksiyonlarının da çocuklarda ani ateş ve boğaz ağrısına neden olduğunu belirten BURTOM Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Hacıoğlu Dr. Hacıoğlu, bu vakaların yüzde 15-30 oranında görüldüğünü ve tedavisinde mutlaka antibiyotik kullanılması gerektiğini vurguladı. Covid-19 ve MIC-C Riski Dünyada salgına neden olan Covid-19’un mutasyonlarla her yaş grubunda hastalık yapmaya devam ettiğini hatırlatan Dr. Hacıoğlu, çocuklarda nadir de olsa görülebilen MIS-C (Multisistem İnflamatuvar Sendromu) riskine karşı erken tanının hayati önem taşıdığını ifade etti. Hastalıklardan Korunmak İçin 6 Altın Kural Dr. İbrahim Hacıoğlu, çocukları kış enfeksiyonlarından korumak için ailelere şu tavsiyelerde bulundu: "Mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık alanlardan uzak durulmalı. Gerektiğinde maske kullanılmalı. Yaşam alanları ve sınıflar sık sık havalandırılmalı. El temizliğine azami özen gösterilmeli. Sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı. Gün içinde bol sıvı tüketimi desteklenmeli." Hacıoğlu, şikayeti olan çocukların vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurarak erken tanı ve tedaviye başlamasının bulaş zincirini kırmada kritik rol oynadığını belirterek sözlerini tamamladı.
Harita Kadastro Mühendisleri Odası’nda Çolak, iddialı geliyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:26 Harita Kadastro Mühendisleri Odası’nda Çolak, iddialı geliyor Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) Bursa Şubesi Başkan Adayı Ali Faruk Çolak, harita mühendisliği mesleğinin geleceğine dair hedeflerini ve 18. dönem vizyon projelerini kamuoyuyla paylaştı. "Gelecek kaygısı olmadan mesleğini icra eden güçlü mühendisler" anlayışıyla yola çıktıklarını vurgulayan Çolak, mesleğin itibarını yeniden hak ettiği noktaya taşıyacaklarını söyledi. Demokrat Harita Mühendisleri olarak adil, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini ifade eden Ali Faruk Çolak, diğer meslek gruplarının harita mühendisliğinin iş alanlarına müdahalesine kesinlikle izin vermeyeceklerini belirtti. "Harita mühendisi artık sürecin izleyicisi değil, yöneticisi olacak" diyen Çolak, kurumlarla birebir temas kuran, sahada aktif bir şube modeli vadetti. Genç mühendislere istihdam, kamuya hukuki güvence Genç meslektaşların mezuniyet sonrası yaşadığı belirsizlikleri sona erdirecek projeler geliştireceklerinin altını çizen Çolak, istihdam yönetim havuzu ve kamu-özel sektör protokolleriyle genç mühendislerin ilk yıllarında yanlarında olacaklarını, ücretsiz eğitimler, seminerler ve rehberlik programlarıyla meslektaşların çağın gerektirdiği teknoloji ve bilgiyle donatılmasını sağlayacaklarını kaydetti. Kamu mühendislerinin özlük haklarının da öncelikleri arasında yer aldığını belirten Çolak, ek gösterge, yan ödeme artışları ve Mühendislik Meslek Kanunu için Ankara nezdinde güçlü bir mücadele yürüteceklerini, teknik sorumluluk altında çalışan mühendisler için hukuki koruma sağlayacak çalışmalar başlatacağını ifade etti. Haksız rekabete net tavır Özel sektörde faaliyet gösteren SHKM ve LİHKAB bürolarının yaşadığı haksız rekabet ve fiyat kırımı sorununa karşı kararlı adımlar atacaklarını vurgulayan Çolak, TUSAGA-Aktif gibi kritik sistemlerin harita mühendisleri dışındaki kullanımına sınır getirilmesi ve yapı denetim sistemi içinde adil iş dağılımı sağlanması için çalışacaklarını belirtti. Kentsel Dönüşüm, CBS, İHA, gayrimenkul değerleme ve yeşil mutabakat gibi alanlarda mesleğin etkinliğini artırmayı hedeflediklerinin altını çizen Çolak, deprem kuşağındaki kentlerde can ve mal güvenliğini önceleyen çalıştay ve sempozyumlar düzenleyeceklerini ifade etti. Sosyal sorumluluk projelerine de özel önem vereceklerini dile getiren Çolak, Kadın Komisyonu başta olmak üzere bir çok komisyonun yeniden aktif hale getirileceğini, Harita Mühendisliği Müzesi projesinin hayata geçirileceğini ve meslektaşlar arasındaki bağın sosyal etkinliklerle güçlendirileceğini söyledi. Ali Faruk Çolak açıklamasını, "Geçmişin tecrübesini geleceğin enerjisiyle birleştirerek mesleğimizin ve meslektaşlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız. Gelin, harita mühendisliğinin geleceğini birlikte inşa edelim" sözleriyle tamamladı.