Yerel Haberler
Bursa
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:23 Bayram sofralarında Bursa imzası Kurban Bayramı öncesinde ikramlık ve hediyelik ürün arayışı hız kazanırken, Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetlerinden kestane şekeri bu yıl da bayram sofralarının öne çıkan tatları arasında yer alıyor. Bursa Nilüfer’de üretim yapan İlka Şekerleme, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise yurt dışına yönelik hazırladığı kestane şekeri çeşitlerini tüketiciyle buluştururken, Bursa’nın simge lezzetini modern üretim anlayışıyla yaşatmayı sürdürüyor. Firma, sade, çikolatalı, cevizli, fındıklı ve fıstıklı çeşitlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 farklı ürün seçeneği sunuyor. Bayram ziyaretlerinde ikramlık ve hediyelik ürünlerin önemli bir yere sahip olduğunu belirten sektör temsilcileri, kestane şekerinin Bursa kültürünün en güçlü gastronomi değerlerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade ediyor. Özel kutu tasarımları ve farklı gramaj seçenekleriyle hazırlanan ürünler, hem aile ziyaretlerinde hem de kurumsal hediyelerde tercih ediliyor. Kardelen Kestane Şekeri E-Ticaret Müdürü Tolga Akgün de, kestanenin Türk mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Bursa kestane şekerinin ise yıllardır bayramların vazgeçilmez ikramları arasında bulunduğunu dile getirdi. Bayram dönemlerinde daha dengeli ve hafif ürünlere yönelimin arttığına dikkat Tolga Akgün, kestane şekerinin çikolata ve yoğun şerbetli tatlılara alternatif olarak öne çıktığını ifade ediyor. Kestanenin vitamin, mineral ve lif bakımından zengin yapısıyla dikkat çektiğini belirten Tolga Akgün, ürünlerin hijyen ve sanitasyon kurallarına uygun modern tesislerde üretildiğini kaydetti. Kestanenin yalnızca şekerleme olarak değil; pasta, ezme ve püre gibi farklı formlarda da tüketildiğini vurgulayan Akgün, Bursa kestane şekerinin hem geleneksel lezzeti hem de şehre özgü kimliğiyle ön plana çıktığını söyledi. Kardelen markalı ürünler Bursa’daki satış noktalarının yanı sıra Türkiye genelindeki birçok mağazada tüketiciyle buluşurken, online sipariş sistemi üzerinden de erişilebiliyor. Bursa’yı simgeleyen özel ambalajlarla hazırlanan ürünler, özellikle bayram dönemlerinde şehir dışına gönderilen hediyelikler arasında da yer alıyor. Öte yandan ektör temsilcileri, yerli ve coğrafi işaretli ürünlerin tercih edilmesinin hem kültürel mirasın korunmasına hem de yerel üretimin desteklenmesine katkı sunduğunu vurguluyor.
Peru’dan Bursa’ya 8 bin 800 kilometrelik lezzet buluşması
02 Aralık 2025 Salı - 09:47 Peru’dan Bursa’ya 8 bin 800 kilometrelik lezzet buluşması Bursa’da asırlık bir fırında kentin coğrafi işaret tescilli "Bursa tahinli pidesi"nin, Güney Amerika’dan getirilen siyah susam tahiniyle farklı bir çeşidi yapıldı ve büyük beğeni topladı. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 2021 yılında coğrafi işaret tescili verilen "Bursa tahinli pidesi", Bursa’da özellikle kahvaltılarda sevilerek tüketilen ürünlerin başında geliyor. Tahinli pidenin gerçek lezzetine ulaşmak isteyenler tarihi fırınlarda, taş fırınlarıda odun ateşinde yapılanlara özellikle talep gösteriyor. Bursa’da asırlık bir fırının işletmecisi Bülent Mertyürek, fırının 1928 yılında Rum sahibinden, İnanç ailesini geçtiğini belirterek, fırının öncesinin de olduğunu ve uzun yıllar ocağının hep yandığını söyledi. Asıl mesleğinin psikoloji olduğunu ve yüksek lisansının bulunduğunu anlatan Mertyürek, "Tarihe mal olmuş bu fırında, coğrafi işarete sahip tahinli pide ve cevizli lokum gibi ürünleri üretmekten, evliyalar şehzadelerin türbeleriyle, camisiyle, külliyesiyle, müzesiyle Bursa’nın güzide yerinde hizmet vermekten mutluyum" dedi. Yıllar önce bu bölgede bi helvahane bulunduğunu belirten Mertyürek, "Bu helvahanede Osmanlı döneminde helva sohbetleri yapılıyor. Helva var, tahin ve hamur var; ortaya tahinli pide çıkıyor. Yani burası bir fırın değil; 100 yılı aşkın geleneği taşıyor, manevi kültür var, şehrin kültürü var ve paylaşım var. Üzerine eşsiz lezzetler geliyor" diye konuştu. Peru’dan getirdikleri siyah susamı işleyip tahin yaptılar Mertyürek, tahinli pideyi fırın olarak Bursa’daki diğer yerlere göre farklı yorumladıklarını bu yüzden ilgi gördüklerini dile getirerek, şöyle konuştu: "Bu beğenilen tescilli lezzeti siyah susam tahiniyle yapalım istedik. Siyam susam, Güney Amerika ülkesi Peru’da, Hindistan ve Etiyopya’da üretiliyor. Yaklaşık 8 bin 800 kilometreden getirdiğimiz siyah susamı işleyip tahin yaptık. Siyah tahini kullanarak asırlık ocağımızda tahinli pide ürettik. İlk görenler görüntüsü nedeniyle çekimser kaldı ancak tadına bakanlar çok beğendi. Diğer tahine göre daha hafif tadı var ve değişik tat bırakıyor damaklarda." Ölüm hariç her derde şifa Kabuğuyla çekildiği için kalsiyum, lif, magnezyum ve antioksidan içeriğiyle normal tahine göre çok zengin olan siyah susam tahininin birçok ülkede şifa niyetine tüketildiğini belirten Mertyürek, "Afrika’da ’ölüm hariç her derde şifa’ deniliyor. Çin ıbbında ’siyah tahinden aralıksız 100 gün yenirse şifa bulmak istediğiniz her hastalığa şifa bulursunuz’ deniyor. Dünyada en çok Japonlar tüketiyor. Çorbası var, salatalarda kullanılıyor. Hamur işi dışında  daha çok kullanılıyor." dedi. Mertyürek, siyah susam tahininin satışını da yaptıklarını, Türkiye’de üretilmeyen siyah susamın deneme üretimlerine başladıklarını belirterek, böylesine sağlıklı bir ürünü yetiştirmek istediklerini söyledi. Ssafranbolu’dan gelen bir aile ilk kez siyah tahinli pideyi denedi. İnternetten takip ettikleri tarihi fırını görmek ve ürünlerinden yemek için geldiklerini belirten aile, tadına bakma imkanı buldukları siyah tahinli pideyi sevdiklerini söyledi. Siyah susam tahininin faydaları Magnezyum, fosfor, kalsium, demir, yüksek lif ve sağlıklı yağ içeren siyah tahin, antioksidan bakımından son derece zengin bir gıda olarak biliniyor. Düzenli kullanılması halinde mide ağrısı ve gastrit gibi hastalıklarla mücadelede destekleyici rol üstlenen siyah tahin, içerdiği B vitamini, fosfor ve çinko sayesinde de hafıza güçlendirici ve beyin gelişimini destekleyici özellik taşıyor. Sağlıklı yağ içeriğiyle kalp ve damar dostu olan siyah tahin, saç, tırnak ve cilt sağlığı için de faydalı kabul ediliyor.
Nilüfer’in sosyal girişimcilik vizyonuna ’Altın Pusula’ ödülü
02 Aralık 2025 Salı - 09:28 Nilüfer’in sosyal girişimcilik vizyonuna ’Altın Pusula’ ödülü Nilüfer Belediyesi, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından düzenlenen 23. Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’nde önemli bir başarıya imza attı. Nilüfer Belediyesi Sosyal Girişimcilik Merkezi, bu yıl ilk kez verilen ’Yerel Kalkınma Kategorisi’nde ödüle layık görüldü. Örnek projeleriyle yerel yönetimlerde fark oluşturan Nilüfer Belediyesi, başarılarını ulusal arenada aldığı prestijli ödüllerle taçlandırmaya devam ediyor. İletişim sektörünün en köklü ve saygın organizasyonlarından biri olan, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri sahiplerini buldu. İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen tören; iş dünyası, iletişim profesyonelleri, akademisyenler ve kamu yöneticilerini bir araya getirdi. Halkla ilişkilerde mükemmeliyetin simgesi sayılan ödüllerde Nilüfer Belediyesi de önemli bir başarıya imza attı. İlk kez verilen ödül Nilüfer’in oldu TÜHİD’in bu yıl ilk defa değerlendirmeye aldığı "Yerel Kalkınma Kategorisi"nin kazananı Nilüfer Belediyesi oldu. Sosyal sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi amaçlayan Sosyal Girişimcilik Merkezi projesi, jüri tarafından ödüle değer görüldü. Törene katılan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu anlamlı ödülü törenin onur konuğu olan Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) Başkanı Esther Cobbah’dan aldı. Başkan Şadi Özdemir: "İyiliği büyütüyoruz" Ödülle ilgili değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkan Şadi Özdemir, sosyal girişimciliğin yerel kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekti. İletişim ve halkla ilişkiler dünyasının uzmanları tarafından takdir edilmenin, doğru yolda olduklarının bir göstergesi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Yerel kalkınmanın sadece fiziksel yatırımlarla değil, toplumsal fayda odaklı yenilikçi fikirlerle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu ödül, dayanışma ve üretim kültürünü teknolojiyle, akılla ve vicdanla birleştirme çabamızın bir karşılığıdır. Nilüfer’de filizlenen her sosyal girişimin, tüm ülkeye ilham verecek bir hikayeye dönüşmesi için desteğimizi artırarak sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Şapın vurduğu üreticiler süt fiyatında güncelleme istiyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 23:05 Şapın vurduğu üreticiler süt fiyatında güncelleme istiyor Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, şap hastalığı yüzünden büyük zarar gören süt üreticilerinin ayakta kalması için çiğ süt fiyatlarının güncellenmesi gerektiğini söyledi. TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru, yaptığı açıklamada şap hastalığı nedeniyle hayvancılığın derin yara aldığını belirterek, beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 15-20 civarında hayvanın kesime gittiğini tahmin ettiklerini söyledi. Üreticilerin ciddi zarar gördüğünü dile getiren Doğru, hayvancılıkla uğraşanların ayakta kalması için adımlar atılması gerektiğini aktardı. Beside dana sıkıntısı başladığını ve bunun kırmızı ete yansıdığını belirten Doğru, bunun etkisinin uzun süreceğini söyledi. Süt zirvesinde süt fiyatları Şap hastalığının döl verimini de etkilediğini vurgulayan Doğru, şöyle konuştu: "Hayvanlar gebe kalmıyor. Bunun farklı etkileri olacak. Gebe kalmayınca onlardan yetişecek hayvanlar da olmayacak. Ulusal Süt Konseyi 1 Ekim’den bu yana geçerli olacak şekilde 19,60 lira açıklasa da Türkiye ortalaması bunun çok altında. Kırsalda 14 liraya ve altında süt veren üreticiler var. 22 Kasım’da Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından Antalya’da düzenlenen Ulusal Süt Zirvesi’nde de sütteki bu fiyat konusu görüşüldü." Acil destek çağrısı Sütte acilen fiyat güncellemesi gerektiğini dile getiren Doğru, "Çünkü esas desteklenmesi, arka çıkılması gereken süt üreticileri. Danayı, kırmızı eti üretecek olanlar ineklerimiz. Zaten kaç senedir ekonomik olarak süt fiyatlarının baskılanması yüzünden küçülen, kapanan işletmeler şap hastalığıyla sarsıldı. Akdeniz ve Güneydoğu’da üç gün hastalığı da vurdu. Süt üreticisinin arkasında durulmazsa üst üste darbelerle daha çok işletmeler kapanıyor olacak" dedi. Ulusal Süt Konseyi ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na şap pandemisiyle zarar gören üreticiyi üretimde tutacak, umut olabilecek fiyat farkı verilmesi çağrısında bulunan Doğru, "Destek verilir, fiyatlar yukarı çekilirse belki kesim biraz azalır" ifadesini kullandı. Süt fiyatları güncellenmeli Doğru, tarih 1 Aralık olacak şekilde süt fiyatlarında güncelleme beklediklerini belirterek, "Süt fiyatları kırsalda 14 liraya kadar düştü. Hep üreticinin kesesinden gidiyor. 3 ayda bir toplanılıp güncelleme yapılacaktı ama hep sarktı ve bugünlere gelindi. Şu andaki fiyatlar yeterli değil" diye konuştu. Dernek olarak yeni hazırlanan maliyet hesaplama metoduna göre 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetinin 23,09 lira olarak belirlendiğini hatırlatan Doğru, sütçülerin üretimde kalması için güncellemenin elzem olduğunu sözlerine ekledi.
Bursa’da 96 saatlik bekleyiş...
01 Aralık 2025 Pazartesi - 21:35 Bursa’da 96 saatlik bekleyiş... Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Evciler Mahallesi’nde Cuma günü ot toplamak için evinden ayrılan 80 yaşındaki Alzheimer hastası Mustafa Abi’den 4 gündür haber alınamıyor. Mahalle sakinleri ve yakınları, köy meydanında endişe dolu fakat umutlarını yitirmeden bekleyişini sürdürüyor. Arama kurtarma ekipleri bugün de bölgede arama çalışması yaptılar. Aile fertleri yaşlı adamın daha önce de 3 kez kaybolduğunu ve her seferinde kısa sürede bulunduğunu belirterek, "Şimdi süre uzayınca endişemiz arttı" dediler. Mustafa Abi eşi Ayla Abi’ye "Baklaharmanlar" mevkisine ot toplamaya gideceğini söyledi. 80 yaşındaki Mustafa Abi akşam saatlerinde eve dönmeyince aile fertleri jandarmaya haber verdi. O günden bu yana yürütülen kapsamlı çalışmalara ve 96 saat geçmesine rağmen hiçbir iz bulunamadı. "Daha önce 3 kez kaybolmuştu, süre uzayınca endişemiz arttı" Aile fertlerinden alınan bilgiye göre; Mustafa Abi, daha önce üç kez kaybolmuş, ancak her seferinde kısa süre içinde bulunmuştu. Bunların biri Kemerçeşme’den çıkıp Yıldırım 152 Evler’e kadar kilometrelerce yürüdüğü olaydı. 4 torun sahibi Mustafa Abi’nin Alzheimer hastalığının yanında sinir hastası olduğu, tedavisinde antidepresan ilaçlar kullandığı, zaman zaman tarlada uyuyakaldığı ve uzun yürüyüşler yaptığı biliniyor. Bu alışkanlıklar, arama alanının 4 gün içinde sürekli genişletilmesine neden oldu. Oğlu Emir Abi, geçen sürenin aile için dayanılmaz bir hâl aldığını belirterek, "Dört gün geçti, 96 saat oldu. Babamdan tek bir iz yok. Ekipler canla başla arıyor. Bu kez sürenin uzaması bizi çok endişelendiriyor" dedi. Torunu Emre Abi ise 15 kilometrelik bir alanın tarandığını kaydederek, "Dedem bazen tarlada uyur, akşam dönerdi. Bu kadar uzun süre iz çıkmaması bizi çok korkutuyor. ifadelerini kullandı. 400’e yakın personel kayıp vakasının 4.gününde 15 kilometrelik alanda arama yapıyor. AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalara Jandarma, Bursa Büyükşehir Belediyesi, BAKUT, AKUT, NAK, ANDA, OSAD ve gönüllü ekipler olmak üzere 400’e yakın personel katılıyor. İlk gün 5 kilometre olarak belirlenen arama çemberi, olayın 4. gününde 10-15 kilometrelik bir alana kadar genişletildi. Yetkililer, arama çalışmalarının gece boyunca kontrollü şekilde süreceğini, sabah saatlerinde ise yeniden geniş katılımlı arama yapılacağını belirtti. Aile ve mahalle halkının tek umudu 96 saattir kayıp olan Mustafa Abi’den gelecek iyi bir haber.