Yerel Haberler
Bursa
Mudanya Üniversitesi öğrencileri sağlık için seferber oldu
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:42 Mudanya Üniversitesi öğrencileri sağlık için seferber oldu Her dört kişiden biri, yaşamının bir döneminde ruh sağlığıyla ilgili bir sorun yaşadığına dikkat çeken Mudanya Üniversitesi öğrencileri, toplumun ruh sağlığını desteklemek hedefiyle Mudanya sahilinde konuyla ilgili stant çalışmaları başlattı. Toplum ruh sağlığı konusunda etki oluşturmak amacıyla, Mudanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Şenay Sarmasoğlu Kılıkçıer ve Öğretim Görevlisi Şeyma Erkuş öncülüğünde yürütülen "Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği" dersi kapsamında anlamlı bir iş birliği hayata geçirildi. Mudanya Şaziye Rüştü Sağlıklı Hayat Merkezi iş birliğiyle hayata geçen uygulama kapsamında, toplumun ruh sağlığını desteklemeye yönelik konuyla ilgili stant çalışmaları sahil hattında uygulamaya başlandı. İlk stant, "Gerginlikten Özgürlüğe: Stresle Baş Etme Yolları" Mudanya sahilinde kuruldu. Standı ziyaret eden vatandaşlara stresle baş etme yolları, nefes egzersizleri ve temel sağlık ölçümleri sunuldu. Katılımcılarla birebir etkileşimli yapılan bu çalışmaların bireylerin iyilik hâline katkı sunduğu gözlemlendi. Etkinlik, sadece bireysel fayda sağlamakla kalmayıp, koruyucu ruh sağlığı yaklaşımını ve meslekler arası iş birliğinin önemini vurgulayan örnek bir model olarak dikkat çekti. Halkın yoğun ilgisi ve olumlu geri bildirimleri, bu çalışmanın toplumsal karşılığını da gözler önüne serdi. Projenin temel amacı, toplumun ihtiyaçlarına yanıt vermek ve karşılaştıkları tüm sorunlarda yanlarında olabilmek. Bu doğrultuda, sağlık hizmetlerini sahile taşıyarak herkes için erişilebilir ve bütüncül bir iyilik hali oluşturmayı hedefliyor. Proje kapsamında kurulan stantlar, 5 Aralık - 8 Ocak tarihleri arasında, haftanın belirli günlerinde 13.00-15.00 saatleri arasında Mudanya sahilinde ziyaret edilebilecek. Yetkililer, Mudanya halkını ve bölgeye yolu düşen herkesi bu sağlıklı buluşmalara davet ediyor.
Son beş yılın üretim ve tüketim şampiyonu beyaz et
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:38 Son beş yılın üretim ve tüketim şampiyonu beyaz et HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. Küresel ve yerel tüketim Türkiye’de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya’da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. Üretim ve denetim Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. Fiyat ve medya eleştirisi Türkiye’de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL’ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor’ demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye’de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL’den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL’ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer’in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.
Yılda 10 ton üretiliyor, 100 ton sahtesi satılıyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:53 Yılda 10 ton üretiliyor, 100 ton sahtesi satılıyor Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Osman Civelek, yıllık 8-10 ton coğrafi işaret tescilli Anzer balı üretildiğini ancak piyasada 100 ton civarında sahtesinin satıldığını tahmin ettiklerini söyledi. Civelek, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, 1988 yılında kurulmuş bal kooperatifi olduklarını belirterek, 2021 yılından bu yana coğrafi işaretli ürünler sattıklarını anlattı. Anzer balına coğrafi işareti almanın kolay olmadığını, 7-8 yıl sürdüğünü dile getiren Civelek, aldıktan sonra tescil belgesini Rize Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne devrettiklerini, bir kurumun takip etmesini daha doğru bulduklarını kaydetti. Civelek, Anzer balının tarihi bir geçmişi, hikayesi olduğunu ifade ederek, bunun coğrafi işaret alınmasında büyük fayda sağladığını çünkü tescillerde ürünlerin öyküsüne önem verildiğini söyledi. Anzer balının Osmanlı döneminde saraya gönderilen ender Karadeniz ballarından biri olduğuna dikkati çeken Civelek, "Coğrafi işaret alarak Türkiye ve dünyaya kazandırma hedefimiz vardı. Anzer balını korumak amacıyla aldık. Ürettiğimiz bal miktarı düşük miktarda ama tonlarca Anzer balı satılıyordu. Bunu önlemek amacıyla yola çıktık" dedi. Coğrafi işaret aldıktan sonra taklitleri daha çok arttı Koruma tedbirlerinin, coğrafi işaret tescili alınmasının Anzer balını korumak adına bir faydasının olmadığını vurgulayan Civelek, şunları kaydetti: "Balımızı yine koruyamadık ve hatta coğrafi işaret aldıktan sonra daha çok arttı taklitleri. Önceden 10 ton sahte satılırsa şimdi 100 ton sahtesi satılıyor. Hava şartlarıyla değişim gösterse de yıllık 8-10 ton bal üretimimiz oluyor. Yani yıllık 10 ton Anzer balı üretiliyor ama 100 ton sahte Anzer balı satılıyor diye tahmin ediyoruz. Ülkenin dört bir yanında sahtelerini görüyoruz. Rize’de gördüklerimizi toplatıyoruz ama uzakta olanlara elimiz uzanmıyor, güçümüz yetmiyor." Kilosu 20 bin liraya kadar çıkıyor Kooperatif olarak bir kilosunu 6 bin liraya sattıklarını dile getiren Civelek, "Karadeniz bölgesinin balları 2 ila 4 bin lira arasında satılıyor. Yine de biz ucuza satıyoruz. İstanbul’da bazı noktalarda kilosu 15-20 bin liraya kadar satılıyor" dedi. Civelek, fiyatının yüksekliğinin şifa kaynağı olmasından kaynaklandığını belirterek, "Balın fiyatı niye bu kadar yüksek? Kahvaltıda tüketmek için alanların sayısı azdır. Yüzde 5’i kahvaltı için alır, yüzde 95’i şifa amaçlı tüketir. Bütün müşterilerimize ilaç satmıyoruz, bu ilaç değildir diye uyarıyoruz. Balların tamamı şifadır yeter ki organik katkısız doğal bal olsun" diye konuştu. Anzer balının 2 bin 500 rakımda, endemik çiçeklerin de arasında olduğu 400’e yakın çiçek çeşidinin bulunduğu yerde üretildiğini anlatan Civelek, zor şartlarda üretildiği, doğal ve şifalı olduğu için diğerlerine göre yüksek fiyata satıldığını söyledi.
Yağmur yağdı, fiyatı 300 liradan 100 liraya düştü
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:47 Yağmur yağdı, fiyatı 300 liradan 100 liraya düştü Bursa’nın dağ ilçelerinde yağmurdan sonra bollaşan kanlıca (melki) mantarının kilosu 100 liraya kadar geriledi. Orhaneli, Büyükorhan, Keles ve Harmancık ilçelerinin mahallelerinde sonbahar aylarında kendini gösteren melki mantarı, bölge halkına ek gelir sağlıyor. Genci yaşlısı ekimde başlayan mantar sezonunda ormanlık alanlardan, yüksek kesimlerden topladıkları mantarları ilçe merkezlerinde, yol kenarlarında satarak para kazanıyor. Kasımda kilosu ortalama 300 liradan satılan, kalitesine göre 250 ila 350 lira arasında değişen kanlıca mantarı son dönemde etkili olan yağışlarla bollaştı. Orhaneli ilçe merkezinde neredeyse her köşe başında kanlıca mantarı tezgahı görülüyor. İki kasa içinde mantar satan emekli Aziz Kaya, "Ormanlık bölgelerden topluyorum. Bir ay önce yeni çıktığında kilosu 300 liraydı şimdi 100 liraya düştü. O zaman günde 6-7 kilogram topluyordum şimdi 15-20 kilogram topluyorum. Yağmurla bollaştı mantar, bulması da toplaması da kolay oldu. Çok var toplayıp satan, herkes ekmek parasını kazanmaya çalışıyor" dedi. Kaya, yağmurun mantarın irileşmesini sağladığını belirterek, doğada toplarken 400 gramlık bir mantar bulduğunu anlattı. Kanlıca mantarının faydaları Bağışıklık sistemini güçlendiren kanlıca mantarı, yüksek antioksidan özelliğine sahip. Kolesterolü düşüren melki mantarı, kalp sağlığını destekliyor, kon şekeri seviyesini koruyor. şeker hastalığıyla mücadelede fayda sağlıyor. İltihap gideren, kemik sağlığını koruyan kanlıca mantarı, kemik erimesi hastalığına karşı iyi geliyor, cildin yaşlanmasını önlüyor. İçeriğinde bulunan B vitamini ile zinde tutan kanlıca mantarı, günün stresini atmada yardımcı oluyor, zengin lifler ile sindirim sistemine fayda sağlıyor.
Kaza yerine gelen polis, kendi oğlunun yaralı olduğunu görünce şok yaşadı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:22 Kaza yerine gelen polis, kendi oğlunun yaralı olduğunu görünce şok yaşadı Bursa’nın işlek noktalarından FSM Bulvarı’nda meydana gelen trafik kazasında iki motosiklet sürücüsü yaralandı. Kazanın ardından olay yerine gelen trafik polisi ise kaza yapan kuryelerden birinin babası çıktı. Oğlunu yerde yaralı halde gören polis memuru büyük bir şok ve endişe yaşadı. Edinilen bilgilere göre, 34 STR 17 plakalı aracın sürücüsü Mustafa Satır, kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak yoluna devam etti. Bu sırada geçiş yapan 16 BTV 715 plakalı motosiklet sürücüsü İsa Uzun’a çarpan Satır’ın aracı savruldu. Arkadan gelen 16 BVP 441 plakalı motosiklet sürücüsü Muhammet Akdağ da otomobilin arka yan kısmına çarparak durabildi. Kazada 16 BTV 715 plakalı motosikletin sürücüsü Uzun hafif yaralandı. Bilinci açık olan Uzun, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 16 BVP 441 plakalı motosikletin sürücüsü Akdağ da yaralandı. O anlar kuryenin arkadaşlarının cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Olay yerindeki en dikkat çekici an ise trafik ekiplerinin bölgeye ulaşmasıyla yaşandı. İnceleme yapmak için gelen trafik polisi, yaralı motosikletlilerden birinin kendi oğlu olduğunu görünce büyük bir üzüntü yaşadı. Yaralı kuryenin hayati tehlikesinin olmadığı öğrenilirken, polis memuru sağlık ekiplerinin müdahalesini endişeyle takip etti.
İtalyan öğretmenler Mudanya’da
07 Aralık 2025 Pazar - 15:01 İtalyan öğretmenler Mudanya’da Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Mütareke İlkokulu, Erasmus+ Projesi kapsamında İtalya’dan gelen öğretmenleri ağırlayarak, çevre ve sürdürülebilirlik odaklı örnek bir programa imza attı. 1-5 Aralık tarihleri arasında Istituto Comperensivo IC Malfer İlkokulu’ndan Maria Dall Agnola, Francesca Pezzin, Federica Ritacca ve Dina Lorenzi, işbaşı gözlem etkinliği için Mudanya’ya gelerek, Mütareke İlkokulu’nda çeşitli sınıf içi çalışmalara katıldı. Ziyaret boyunca geri dönüşüm, sıfır atık ve sürdürülebilir yaşam başlıklarında yapılan etkinlikler incelenerek, öğrencilerin geri dönüşüm malzemelerinden geliştirdiği projeler, oyunlar ve modeller uygulamalı olarak deneyimlendi. Öğrenciler, hazırladıkları materyalleri İtalya’daki yaşıtlarına hediye olarak göndermek üzere paketledi. Programda konuk öğretmenler Bursa, Mudanya, Trilye, İznik ve Gölyazı’da kültürel geziler de gerçekleştirdi. Faaliyetin son gününde Okul Müdürü Hayrettin Minare’nin ev sahipliğinde İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Topal ve şube müdürleri sınıfları ziyaret ederek, çalışmaları yerinde gördü. Topal, bu projelerin öğrencilerin dil becerilerine, kültürlerarası iletişimine ve akademik gelişimine önemli katkı sağladığını vurgulayarak, hem okul yönetimine hem de misafir öğretmenlere teşekkür etti. Etkinliklere damga vuran çalışmalar ise Mütareke İlkokulu 4/A sınıfından geldi. Öğrenciler, atık malzemelerle hazırladıkları el yapımı gitarlarla "Geri Dönüşüm" şarkısını seslendirdi, makrome iplerinden yaptıkları anahtarlıklarla da "Geri dönüşüm bir alışkanlıktır" mesajını pekiştirdi. İngilizce Öğretmeni Yeliz Mehmetoğlu Kılınç’ın rehberlik ettiği soru-cevap bölümünde İtalyan öğretmenler memnuniyetlerini dile getirerek, öğrencilerle keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Programın sonunda konuk öğretmenler, okul yönetimi ve öğrencilere misafirperverlikleri için teşekkür ederek, ilerleyen süreçte yeni projelerde yeniden bir araya gelme dileğiyle Mudanya’dan ayrıldı.
80 yaşındaki Mustafa Abi’den 240 saattir haber alınamıyor
07 Aralık 2025 Pazar - 14:58 80 yaşındaki Mustafa Abi’den 240 saattir haber alınamıyor Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Evciler Mahallesi’nde 10 gün önce ot toplamak için evinden ayrılan 80 yaşındaki Alzheimer hastası Mustafa Abi, arama çalışmalarının son gününe girildi. AFAD koordinasyonunda Jandarma, JAK, Mudanya 911 ,AKUT, ANDA, MAK, BAKUT, OSAD, Burulaş Arama Kurtarma ekiplerinden oluşan yaklaşık 400 kişilik ekip, 10 gün boyunca Evciler’den başlayarak İnkaya, Emirleryenicesi, Mesudiye, Eğerce, Muratlı, Çamlıca ve dere yataklarına kadar 40 kilometreden geniş bir çemberi taradı. Droneler, iz takip köpekleri ve arazi araçlarıyla yapılan aramalarda en ufak bir ize dahi ulaşılamadı. AFAD ekipleri, mevzuat gereği kayıp vakalarında yürütülen 7 günlük yoğun arama çalışmalarını tamamlayıp herhangi bir bulguya ulaşılmaması nedeniyle operasyonu sonlandırdı. Bölgedeki gönüllü ekipler ile Mudanya 911 ise imkanlar dahilinde keşif amaçlı sınırlı arama çalışmalarına devam ediyor. Kayıp Mustafa Abi’nin ailesi, köy meydanında günlerdir süren bekleyişin 10. günde daha da ağırlaştığını belirtiyor. Eşi Ayla Abi, gözyaşları içinde durumu şu sözlerle anlattı: "Artık ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Sağdır diye umut ediyoruz ama hiçbir iz yok. Bir sonuç olsun istiyoruz. Hiç değilse nerede olduğunu bilelim." Aile fertleri, Mustafa Abi’nin geçmişte kaybolduğu zamanlarda kısa sürede bulunduğunu, bu kez sürecin uzamasının kendilerini umutsuzluğa sürüklediğini ifade etti. Evciler ve çevre mahalle halkı, arama çalışmalarına günlerce destek verdi; ancak 10. günde herhangi bir bulgu çıkmaması mahallede derin bir üzüntü oluşturdu. Yetkililer, Mustafa Abi’yi gören, kaybolduğu günle ilgili bilgi sahibi olan veya bölgede olağan dışı bir duruma şahit olan kişilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne mutlaka bildirimde bulunmalarını istedi.