Yerel Haberler
Bursa
15 Şubat 2026 Pazar - 17:37 Osmangazi Kardeşler Buluşması’nın ikincisi Üsküp’te gerçekleşti Osmangazi Belediyesi’nin Balkan coğrafyasındaki kardeş şehirlerle dostluk ve iş birliği bağlarını güçlendirmek amacıyla düzenlediği ‘Osmangazi Kardeşler Buluşması’nın ikincisi Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te gerçekleştirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün Ramazan ayına gelmesi sebebiyle erkene çekilen buluşma 11 ülke ve 40 şehirden 350 kadınının katılımıyla düzenlendi. Balkan ülkeleriyle güçlü ilişkilere sahip olan Osmangazi Belediyesi, geçtiğimiz yıl ilkini düzenlediği "Osmangazi Kardeşler Buluşması"nın ikincisini Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Gagavuzya, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ ve Türkiye’den 40 şehirden toplam 350 kadının katılımıyla gerçekleştirdi. Programda, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü coşku içerisinde kutlandı. Başkan Erkan Aydın’ın Eşi Nadire Aydın’la birlikte katıldığı programa CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, kadınlardan oluşan meclis üyeleri, muhtarlar, STK temsilcileri ve birim müdürleri katıldı. Balkanlar’daki kardeş şehirlerinin belediye başkanları, yerel yöneticileri ve temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda davetlinin katıldığı buluşmada, şehirler arasında sürdürülebilir iş birliğinin artırılması, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, kültürel mirasın korunması ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konuları ele alındı. Üsküp’te düzenlenen programda Başkan Erkan Aydın ve beraberindeki heyet Bursaspor atkıları açarak Yeşil Beyaz sevgisini Balkanlara taşıdı. "Osmangazi Kardeşler Buluşması", Balkanlar ile Osmangazi arasında kurulan gönül köprülerini daha da sağlamlaştırırken, şehirler arasındaki birlik, beraberlik ve kardeşlik atmosferinin pekişmesine önemli katkı sağladı. Buluşma, sadece resmi temaslarla sınırlı kalmayıp ülkeler arasında da güçlü bağların kurulmasına zemin hazırladı. Kadınların öncülüğünde gerçekleşen anlamlı organizasyon, Balkanlar ile Osmangazi arasında sürdürülebilir ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunarken, ortak projelerle geleceğe yönelik sağlam adımlar atılmasına da imkan tanıdı. Balkanlarda düzenledikleri Osmangazi Kardeşler Buluşması’nda soydaşlarını ve kardeşlerini bir arada görmekten bir arada görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü Ramazan ayına denk geldiği için bu etkinliği öncesinde gerçekleştiriyoruz. Dünya’yı kadınlar kurtarıp şekillendirecek. Kadının gücü Balkanlarda ve ülkemizde yüz yıllardır hissedilmiştir. Bundan sonrada ilelebet hissedilecek. Bu bütün soydaşlarımızı ve kardeşlerimizi bir arada görmekten, birlikte olmaktan, burada kurduğumuz bağın programa katılım sağlayan ülkelerde ve Türkiye’de kuvvetli bir şekilde devam ettiğini biz yıl içindeki bir çok etkinlikte hissediyoruz. Bu kuvvetli bağın daha da ileriye taşınması için Osmangazi Belediyesi olarak her zaman kardeşlerimizin yanındayız." şeklinde konuştu. Dayanışmalarının sınır tanımadığını belirten CHP Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, "Balkanlarda da birlikteyiz. Dayanışmamız sınır tanımıyor. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın, belediye meclis üyelerimiz, muhtarlarımız ve 11 ülkeden, 40 şehirden gelen kadınlarla birlikte gerçekleştirdiğimiz etkinlikte dayanışmayı büyüttük. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın, belediye meclis üyelerimiz ve muhtarlarımızın katılımıyla; 11 ülke ve 40 şehirden gelen kadınlarla bir araya gelerek Balkanlar’daki kardeşlik bağlarımızı güçlendirdik. Bu buluşmada emeği geçen herkese teşekkür ederim." ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, bu anlamlı ziyarette kendilerini yalnız bırakmayan Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, CHP Bursa Milletvekili ve Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Prizren Başkonsolosu Fatih Topçu, Romanya Köstence Vali Yardımcısı Şenol Ali, Makedonya Önceki Dönem Bakanı Orhan Murtezani, Kuzey Makedonya Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti, Gagavuzya’dan Doç. Dr. Güllü Karanfil, başta olmak üzere, Üsküp’te kendilerini evlerinde gibi hissettiren tüm katılımcılara teşekkürlerini sundu.
Başkan Karabatı: "Deprem gerçeğini unutturmamaya kararlıyız"
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:09 Başkan Karabatı: "Deprem gerçeğini unutturmamaya kararlıyız" Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, bina envanteri çalışmaları, afet hazırlık eğitimleri ve ilçe genelinde güncellenen 34 toplanma alanı ile Karacabey’in muhtemel afetlere karşı daha dirençli hale getirildiğini söyledi. KarKaracabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye’yi derinden sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Başkan Karabatı, deprem gerçeğinin asla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Karacabey Belediyesi olarak afetlere karşı hazırlık çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Karabatı, "Maraş depreminin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, yaralanan ve depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi. Karacabey Belediyesi bünyesinde kurulan Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün aktif şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Başkan Karabatı, yaşanan acı tecrübelerden önemli dersler çıkarıldığını vurguladı. Muhtemel afetlere karşı hazırlık ve müdahale kapasitesini artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Karabatı, bu kapsamda ilçe genelinde riskli bölgelerin tespit edilmesi ve gerekli önleyici tedbirlerin alınması, afet tatbikatları ve bilgilendirme eğitimleriyle vatandaşların afet farkındalığının artırılması, ilçe bazlı Acil Durum Planları’nın güncellenmesi ve müdahale ekiplerinin düzenli olarak eğitilmesi, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü ekiplerle koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin hayata geçirildiğini kaydetti. Başkan Karabatı, amaçlarının muhtemel bir afet durumunda can ve mal kaybını en aza indirmek, vatandaşların güvenliğini sağlamak ve müdahale süreçlerini etkin biçimde yönetmek olduğunu söyledi. Bina envanteri çalışmaları sürüyor Deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak göreve gelir gelmez Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nü kurduklarını ve çalışmalara start verdiklerini belirten Karabatı, Karacabey’deki yapı stokuna yönelik önemli bir çalışmayı da hayata geçirildiğini açıkladı. Karabatı, akademik odalarla iş birliği içinde bina envanteri çalışmalarına başladıklarını belirterek, "Karacabey’de bulunan binaların deprem, sel ve yangın gibi afetlere karşı dayanıklılık durumlarının analiz edilmesi amacıyla kapsamlı bir bina envanteri çalışmasına başladık. Bu çalışma kapsamında binaların mevcut yapısal özellikleri belgelenerek, risk seviyeleri ortaya konuluyor. Bunlarla ilgili hazırlanacak raporlar doğrultusunda binaların güçlendirilmesi ya da yenilenmesine yönelik planlamalar yapacağız" dedi. Ayrıca Karacabey Afet Müdürlüğü’nün araç ve ekipman kapasitesinin artırılmasının planlandığını belirten Karabatı, bu sayede afet anlarında daha hızlı ve etkili müdahale edilebileceğini ifade etti. "Depreme hazırlıklı olmalıyız" "Deprem ülkemizin ve Karacabey’in bir gerçeği" diyen Başkan Karabatı, vatandaşların güvenli bir şekilde toplanabileceği alanlara ilişkin güncel listeyi de yeniden paylaştı. Karabatı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Hiç deprem olmayacakmış gibi günlük hayatımızı sürdürürken, bir dakika sonra deprem olacakmış gibi de hazırlıklarımızı yapmamız gerekiyor. Karacabey Belediyesi olarak bu bilinçle hareket ediyoruz. Belediyemizin arama kurtarma ekipleri hazır durumda. Aynı zamanda doğal afet ve acil durum toplanma alanlarının en doğru noktalara belirlenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." Karacabey’de 34 toplanma alanı güncellendi Karacabey’in deprem risk haritası ve mahallelerin nüfus yoğunluğu dikkate alınarak güncellenen 34 farklı toplanma alanı kamuoyuna bir kez daha hatırlatıldı. İlçedeki doğal afet ve acil durum toplanma alanları şu şekilde sıralandı. "Canbalı Mahallesi, Şehit P. Yzb. Atilla Savaş Acarca Parkı, Atatürk Kültür Parkı. Emirsultan Mahallesi, Bektaş Parkı, Evren Esen Parkı, Ömer Matlı İlköğretim Okulu, Zeki Müren Parkı. Esentepe Mahallesi, Atatürk Parkı, Çamlık Mesire Alanı. Garipçe Abdullahpaşa Mahallesi, Ulu Camii. Gazi Mahallesi, Nadir Ünlü Parkı, Şehit Bahadır İlkokulu, Hacı Ahmediye İlkokulu. Hamidiye / Mahmuriyet Mahallesi: Hamidiye Düğün Salonu, Karacapark. Karacaahmet Yenice Mahallesi, Atatürk İlkokulu, Servet Somuncuoğlu Parkı.Mecidiye Mahallesi, İstiklal İlkokulu. Selimiye / Hüdavendigar Mahallesi, İmam Hatip Ortaokulu, 14 Eylül İlkokulu. Sırabademler Mahallesi: Muhsin Yazıcıoğlu Parkı. Tabaklar Mahallesi, Adnan Menderes Parkı, Adnan Menderes Ortaokulu.Tavşanlı Mahallesi, Cumhuriyet İlkokulu, Karacabey Otogar Bahçesi. Yeni Mahalle, Murat Hüdavendigar İlkokulu, Yeni Mahalle Düğün Salonu Yanı Park. Saadet Mahallesi, Uluabatlı Hasan İlkokulu. Nasrettin Mahallesi, Kapalı Spor Salonu Bahçesi. Drama Mahallesi, Karacabey Ortaokulu. Bayramdere Mahallesi, Özyuvam Sitesi Arkası Park, Longoz Parkı, Yeniköy Piknik Alanı, Yeniköy Pazaryeri.Kurşunlu Mahallesi, Kurşunlu İlköğretim Okulu." Başkan Karabatı, tüm vatandaşları afet bilincini artırmaya, risklere karşı hazırlıklı olmaya ve afet anlarında dayanışma içinde hareket etmeye davet etti.
Başkan Şadi Özdemir kanserle mücadelesini anlattı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:55 Başkan Şadi Özdemir kanserle mücadelesini anlattı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, katıldığı söyleşide pankreas kanserini nasıl yendiğini samimiyetle paylaştı. "Vaktim yok" diyerek kontrollerini aksattığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "En büyük hatam buymuş. Erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor" dedi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi, kanserle mücadelede duygusal dayanıklılığın ve farkındalığın konuşulduğu bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle düzenlenen "Kanser’de Duygularımızı Tanıyoruz" başlıklı söyleşide, uzman hekimler, kanseri yenenler ve hasta yakınları tecrübelerini paylaştı. Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş’in moderatörlüğünü yaptığı panelde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de kendi sağlık sürecine ilişkin samimi açıklamalarda bulundu. "Sürekli kontrol ettirmek lazım" Kendisinin de zorlu bir kanser süreci geçirdiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, hastalığı öğrenme ve tedavi sürecini katılımcılarla paylaştı. CHP Bursa İl Başkanlığı dönemindeki yoğun tempo nedeniyle sağlık kontrollerini aksattığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "O zamanlar hiçbir şeye ayıracak vaktim yoktu. Kendimce gidip kontrol ettirmiyordum. En büyük hatam buymuş. En sağlıklı zamanlarda bile kontrol ettirmek lazım" dedi. Kalp kontrolü için gittiği hastanede şeker değerlerinin yüksek çıkması üzerine yapılan tetkiklerde pankreasında 4,5 santimlik tümör tespit edildiğini aktaran Başkan Şadi Özdemir, doktorunun kendisine "Çok şanslısın, 2 ay sonra gelseydin ameliyat edemezdim" dediğini söyledi. Ameliyatın ardından kemoterapi ve ışın tedavisi gördüğünü belirten Başkan Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir’in bu süreçte en büyük destekçisi olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, "Doktorlarım veya biz biraz daha ihmal etsek bugün sizin karşınızda konuşuyor olmayacaktım" diye konuştu. Hastalık sürecinin bakış açışını değiştirdiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Artık o zaman kafama taktığım birçok şeyi şimdi takmıyorum. Önceliğimiz kendimiz olmalı. Mutlaka hekimle birlikte hareket etmek ve belli periyotlarla kontrol edilmek lazım. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi. "Kanser toplumsal bir sağlık sorunudur" Etkinliğin açılışında konuşan Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan da kanserin sadece tıbbi değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Akan, "Kanserin birçok çeşidi başlangıçta önlenebilir ve tedavi edilebilir. Toplum olarak ne kadar bilinçlenirsek, kanseri yenmek konusunda da o kadar başarılı oluruz" ifadelerini kullandı. "Yan yana olmanın gücüne inandık" Açılış konuşmalarının ardından söyleşi kısmına geçildi. Söyleşide konuşan Başkan Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ise o günleri anlatırken duygusal anlar yaşadı. Eşinin tedavi sürecinde yaşadıklarını dile getiren Nuray Özdemir, "En çok zorlandığım an, hastaneden çıkıp eve döneceğimiz zamandı. Ancak tedavi sürecinde yan yana olmanın gücüne inandık" ifadelerini kullandı. Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak yer aldığını paylaşan Nuray Özdemir, sivil toplum kuruluşlarının bu konuda farkındalık oluşturmadaki rolüne dikkat çekti. Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı da hasta-hekim ilişkisinin ve sosyal desteğin önemine değindi. Hastaya teşhis konulduğu andan itibaren psikolojik desteğin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Avcı, sivil toplum kuruluşlarının ve aile desteğinin tedavi başarısını artırdığını vurguladı. Hasta ve hasta yakınlarının gözünden süreç Kanseri yenen Sevgi Uyumaztürk, hastalığı ilk öğrendiğinde yaşadığı "ölüm korkusu"nu ve kabullenme sürecini anlatırken, hekimine duyduğu güvenin iyileşme sürecindeki etkisine dikkat çekti. Hasta yakını olarak panelde yer alan Ersin Demirel ise genç yaşta babasının hastalığıyla başlayan ve annesiyle devam eden süreçte bir hasta yakını olarak üstlendiği sorumlulukları ve yaşadığı duygusal yolculuğu katılımcılarla paylaştı.
BTÜ’de deprem konuşuldu: Bursa depremde en büyük hasarı alabilecek ilk 5 ilden biri
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:54 BTÜ’de deprem konuşuldu: Bursa depremde en büyük hasarı alabilecek ilk 5 ilden biri Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ), 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin perspektifinden Bursa’nın durumu masaya yatırıldı. Deprem uzmanları, Bursa’nın deprem açısından en büyük hasarı alabilecek ilk 5 il içerisinde olduğunu vurguladı, önlem için "birlikte çalışmalıyız" dedi. BTÜ’de "6 Şubat Depremleri Perspektifinden Bursa" başlıklı program düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile Prof. Dr. Sinan Uyanık, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Çağlar, Türkiye’nin 1999 Marmara Depremi’nden sonra önemli bir farkındalık kazandığını ancak daha çok kat edilecek yol olduğunu ifade etti. Bursa özelinden örnekler veren Rektör Çağlar, "Bursa’da yapılan çalışmalar, kentimizdeki binaların yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin deprem açısından riskli olabileceğini gösteriyor. Özellikle 1980 öncesi inşa edilmiş yapılar ve zemin sorunları bulunan bölgeler önemli bir tehlike barındırıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Bizim mücadelemiz sadece yeni binaları doğru yapmak değil; mevcut riskli yapılarla cesurca yüzleşmek zorunda olduğumuz bir süreçtir" dedi. "BTÜ olarak sürecin bir paydaşıyız" "Üniversiteler olarak bizler de bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif bir paydaşı olmak zorundayız" diyen Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilgi üretmeye, bilimsel raporlar hazırlamaya, kamu kurumlarıyla iş birliği yapmaya ve gençlerimizi afet bilinci yüksek bireyler olarak yetiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "Dirençli kentler için çalışıyoruz" AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, Türkiye’nin son üç yılda afet yönetimi açısından önemli bir mesafe kat ettiğini, afet öncesi, müdahale anı ve sonrasında oluşturulan planlama çerçevesinin dünya standartlarında olduğunu ve bu planlar doğrultusunda etkin bir şekilde hareket edilebildiğini söyledi. Afet öncesinde riskleri bertaraf eden ve kontrol altına alan bir sistemin kurulduğunu dile getiren Mehmet Buldan, BTÜ’yegerçekleştirdiği programiçin teşekkür ederek, dirençli kentler oluşturmak adına tüm paydaşlarla tek vücut halinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. "Bursa’nın zemin yapısı Hatay ile benzer" BTÜ Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEPAR) Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, Bursa’nın zemin yapısı açısından Hatay’la benzer özellikler taşıdığını ve hasar alabilecek ilk beş il arasında yer aldığını söyledi. Bursa’da yapıların büyük bölümünün alüvyon zemin üzerinde bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Avcı, Ankara yolunun alt tarafındaki mahalleler, Gemlik ve Mudanya’da ise ciddi sıvılaşma alanları olduğunu vurguladı. "Sındırgı depreminin Bursa’da hissedilmesi zemininizin yumuşak olduğunu gösterir" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamil Bekir Afacan, "Zemin Büyütmenin Üst Yapı Hasar Oluşumunda Etkisi" başlıklı konuşmasında, zemin özelliklerinin deprem etkisini doğrudan belirlediğini vurguladı. Bursa’da Sındırgı’da meydana gelen depremlerin hissedilmesinin, zeminin yumuşak olduğuna işaret ettiğini belirten Afacan, "Yaklaşık 200 kilometre mesafeden hissedilen depremler, bulunduğunuz zeminin özellikleri hakkında önemli ipuçları verir" ifadelerini kullandı. Deprem her yanıyla ele alındı Programın ikinci oturumunda, BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Özen, "Deprem Etkisi Altındaki Binalarda Yapı Malzemesi Kalitesinin Hasar Oluşumuna Etkisi", Dr. Öğretim Üyesi Sedef Kocakaplan Sezgin,"Kahramanmaraş Depremlerinde Üstyapısal Hasarlar" konularını değerlendirdi. Programın son oturumunda ise Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aslı Yeşil "Depremlere Karşı Hazırlıklı Olma-Gençler Bu Konuda Ne Düşünüyor?" ve BTÜ Afet Yönetimi Koordinatörü Prof. Dr. Burak Arıcak "Afet Risk Yönetimi" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Programda, BTÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğretim Görevlisi Alper Keskin ise Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar alan illerden oluşturduğu fotoğraf gösterisini katılımcılarla paylaştı.
Bursa Şehir Hastanesi taksi durağında dehşet anları: Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:28 Bursa Şehir Hastanesi taksi durağında dehşet anları: Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Bursa Şehir Hastanesi taksi durağında yaşanan saldırının güvenlik kamerası görüntüleri dehşete düşürdü. Taksiye alınmadığı gerekçesiyle sinir krizi geçirdiği öne sürülen sağlık çalışanı S.B. (32), durağı adeta savaş alanına çevirdi. Olayda yaklaşık 150 bin liralık maddi hasar meydana geldi. Edinilen bilgiye göre olay, Nilüfer ilçesi Doğanköy Mahallesi’nde bulunan Bursa Şehir Hastanesi taksi durağında yaşandı. İddiaya göre durağa gelen iki yolcudan erkek yolcu ilk sırada olduğu için gelen ilk araca alındı. Daha sonra gelen kadın yolcuya ise bir dakika içerisinde ikinci taksinin geleceği bildirildi. Ancak bu duruma sinirlenen kadın, durak görevlileriyle tartışmaya başladı. "Taksi beni sevmiyor" diyerek saldırıya geçti Güvenlik kamerası kayıtlarına yansıyan görüntülerde, kadının kısa süre içinde kontrolünü kaybettiği, durağa ait camları, bilgisayarları ve elektronik ekipmanları hedef aldığı görülüyor. Saldırı anları durakta görevli bir şoförün cep telefonu kamerasıyla da kaydedildi. Ayaklı seyyar küllükleri ve boya kovalarını kullanan S.B., taksi durağının camlarını kırdı, bilgisayar ekranlarına ve güvenlik kameralarına zarar verdi. Kırılan camlardan içeri atılan boya kovaları nedeniyle durağın içi tamamen boya oldu. "Bir dakikalık mesele, büyük zarara dönüştü" Bursa Şehir Hastanesi Taksi Durağı Başkanı Mustafa Turan, yaşananları şöyle anlattı: "Dün saat dört civarında durağımıza iki yolcu geldi. Erkek yolcu önce geldiği için araca alındı. Bayan yolcuya ise ikinci aracın bir dakika içinde geleceğini söyledik. Buna rağmen ‘Beni neden almıyorsunuz, beni beğenmiyorsunuz’ diyerek tepki gösterdi. ‘Taksi beni sevmiyor’ diyerek bir anda saldırıya geçti. Sakinleştirmeye çalıştık ama dinlemedi. Bayan olduğu için müdahale etmedik. Ancak durağımızı harabeye çevirdi. Camlarımız kırıldı, bilgisayarlarımız parçalandı, boya kovalarını içeri attı. Çok mağdur olduk." "24 saat hizmet veriyoruz, bir günde toparladık" Turan, durağın 24 saat hizmet verdiğini belirterek, gece çalışan şoförlerin mağdur olmaması için kısa sürede toparlanmaya çalıştıklarını söyledi: gececi arkadaşlarımız soğukta kalmasın diye bir günde toparladık. Ama maddi ve manevi olarak çok yıprandık. dedi "İlk kez yaşanmamış" Durağın bir diğer sorumlusu Adem Yılgın ise olayın ilk olmadığını söyledi: "İncir çekirdeğini doldurmayacak bir konudan dolayı bunlar yaşandı. Daha önce de aynı kişinin özel halk otobüsüne saldırdığı, cam ve kart mekanizmasını kırdığı söylendi. Yaklaşık bir aydır bizim durağın müşterisi. Son günlerde çalışanlara bağırıp çağırıyordu. Muhtemelen psikolojik sorunları var." Yılgın, olay sonrası ortaya çıkan zararın boyutunu da şu sözlerle anlattı: "Yaklaşık 150 bin lira masraf yaptık. Camlar, bilgisayarlar, monitörler, zemin, duvarlar, mobilyalar Hepsi kullanılamaz hale geldi. Boya her yeri mahvetti. Mecburen her şeyi yeniledik." dedi Polis soruşturma başlattı İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, şüpheli kadın hakkında işlem başlattı. Güvenlik kamerası ve amatör görüntüler incelemeye alınırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor. (GÖ-
‘Akıllı telefonlar ve marka hakimiyetleri yapay zeka ile yeniden şekilleniyor’
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:18 ‘Akıllı telefonlar ve marka hakimiyetleri yapay zeka ile yeniden şekilleniyor’ Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir" dedi. Akıllı telefonlar son 15 yılda dijital dünyanın merkez cihazı konumunda iken, yapay zeka çağının yükselişi bu dengeleri ciddi şekilde sarsıyor. OpenAI, Meta ve Amazon gibi teknoloji devleri, klasik dokunmatik ekran deneyiminin ötesine geçen yapay zeka destekli cihazlar geliştiriyor. Akıllı gözlükler, giyilebilir cihazlar ve hatta ekransız ara yüzler, kullanıcıların etkileşimini daha canlı, enerjik hale getirmeyi hedefliyor. Analistler, küresel akıllı telefon satışlarının bu yıl yüzde 6 düşmesini bekliyor. Çip krizleri ve yapay zeka odaklı donanım talebindeki artış, telefon üreticilerini daha da zorluyor. Mudanya Üniversitesi Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, akıllı telefonlar ve yapay zekanın kesişiminde yaşanan değişimle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Akıllı telefonların merkezi rolünün dönüşmekte olduğunu vurgulayan Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir. Apple-Google ikilisinin uzun yıllardır süren üstünlüğü artık donanımdan çok veri ve yapay zeka modellerini kimin kontrol ettiği üzerinden şekilleniyor. Bu dönüşüm yalnızca teknolojik değil, küresel ölçekte yaşanan rekabet ve güç dengeleriyle de doğrudan bağlantılı" dedi. Yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçiyor Dr. Fırat, yapay zeka modellerinin klasik arama motorlarının yerini almaya başladığını ve küresel rekabetin bu alanda yoğunlaştığını belirterek, "Bugün ChatGPT, Grok, DeepSeek gibi yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçmiş durumda. Google çoğu kullanıcı için bilgi kaynağından çok konum ve yön bulma aracı haline geldi. Yapay zeka, dünyada üretilmiş verilerin ortalamasından hareket eden, geçmişten beslenen ve yeni olanı tahmin etmeye çalışan bir yapı. ABD ve Çin arasında bu alanda açık bir rekabet yaşanıyor ve yapay zeka dünyasında adeta bir ‘model savaşı’ sürüyor" diye konuştu. Teknolojik değişimin meslekleri dönüştürdüğünü belirten Fırat, yapay zekayı doğru kullanmanın önemine dikkat çekti. Fırat, "Bu gelişmeler sağlık ve eğitim başta olmak üzere birçok mesleği dönüştürüyor. Özellikle sağlık alanında yapay zekanın büyük bir devrim oluşturacağına inanıyorum; bazı branşlar dışında mevcut doktorluk pratiğinin köklü biçimde değişmesi kaçınılmaz. Eğitimde ise sınav merkezli sistemlerin anlamını yitirdiği bir döneme giriyoruz. Asıl mesele, yapay zekayı en doğru şekilde nasıl kullandığımız; çünkü yapay zeka yanılabilir ve onu doğru yönlendirmek hala insanın sorumluluğunda" dedi.
ENHANCER PRO ortak kullanım tesisleri hibe programı Bursa’da tanıtıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:12 ENHANCER PRO ortak kullanım tesisleri hibe programı Bursa’da tanıtıldı Avrupa Birliği tarafından fonlanan ve Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamında ilan edilen Ortak Kullanım Tesisleri Hibe Programı, Bursa’da düzenlenen bilgilendirme toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Toplantının açılışında konuşan BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, kalkınma ajanslarının yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmadığını vurgulayarak, yerelde iş birliklerini güçlendiren ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen yapılar olarak faaliyet gösterdiklerini söyledi. Bayram, ortak kullanım altyapılarının uzun vadeli ve kalıcı etki oluşturduğuna dikkat çekerek, bu yaklaşımın bölgesel kalkınma açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. Hibe programı 18 ilde uygulanacak Toplam 11 milyon avro bütçeye sahip olan hibe programı, aralarında Bursa’nın da bulunduğu 18 ilde uygulanacak. Program kapsamında uygun başvuru sahiplerine 150 bin ile 200 bin avro arasında hibe desteği sağlanacak, proje bütçesinin ise yüzde 90’ına kadar finansman imkânı sunulacak. Bilgilendirme toplantısında ICMPD Hibe Ekip Lideri Çağlar Aydın ile ICMPD Girişimcilik Lideri Deniz Karcı Korfalı tarafından programın kapsamı, başvuru şartları ve uygulama sürecine ilişkin detaylı sunumlar yapıldı. Katılımcılar, toplantının sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde merak ettikleri konulara ilişkin bilgi aldı. Ticaret ve sanayi odaları, belediyeler, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme merkezleri ve iş geliştirme merkezleri gibi kurumların başvurularına açık olan programın ortak kullanım altyapılarının geliştirilmesi, girişimcilik kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilir sosyo-ekonomik uyuma katkı sağlaması hedefleniyor.