Yerel Haberler
Bursa
Haksız hacze rekor tazminat 14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:28:37 Bankaların haksız haciz uygulamalarına yönelik mahkemeden emsal nitelikte bir karar çıktı. Bir arkadaşına kefil olan iş adamı, noter kanalıyla kefaletten çekildikten 3 sene sonra bankanın haciz takibiyle sarsıldı. Tam 12 sene süren davaya son noktayı koyan Mahkeme; özel bankayı kusurlu buldu ve itibar gaspına uğrayan iş adamına 5 milyon 428 bin munzam zarar ödemeye mahkum etti. İş adamı K.D., özel bankadan kredi çeken bir arkadaşına kefil oldu. Kısa süre sonra noter aracılığıyla çektiği ihtarname ile kefaletten rücu etti (çekildi). Aradan üç sene geçtikten sonra bankanın haciz işlemiyle sarsılan K.D., hukukçularla bankanın kapısını çaldı. Tüm görüşmelere rağmen banka; ekti. 2011’de kefaletten çekildiği halde K.D:’nın 2014’te 26 taşınmazına, dört şirketteki hisselerine ve banka hesaplarına haciz koymaktan geri adım atmadı. Mal varlığı fiilen donan K.D., 2015’te hacizlerin kaldırılması için icra dosyasına 416 bin TL nakit teminat yatırmak zorunda kaldı. Hem itibarını hem parasını haksız şekilde kaybeden iş adamını avukatı Recep Alptekin, ilk olarak 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde menfi tespit davası açtı. Mahkeme, haksız haciz sebebiyle bankayı mahkum etti. İstinafa gönderilen kararı Bölge Adliye Mahkemesi da yasaya uygun buldu. Banka son olarak Yargıtay’ın kapısını çaldı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2023’te kararı onadı. Banka, kötü niyetli bulunarak kötü niyet tazminatına da mahkum edildi. İcra dosyasında bloke kalan 416 bin TL ancak Ağustos 2023’te K.D.’nın hesabına geri yattı. Sepet yöntemi devreye girdi, rekor tazminat geldi Kararın ardından Avukat Recep Alptekin, aradan geçen 8 yılda TL’nin değer kaybettiğini, dolar kuru, altın ve enflasyonun katlandığını belirterek bir adım daha attı, Alptekin, uğranılan gerçek zararın tek bir göstergeyle hesaplanamayacağını öne sürerek USD kuru, Euro kuru, altın fiyatları, TÜFE, ÜFE, asgari ücret artışı, mevduat ve devlet tahvili faizi ortalamasından oluşan "sepet yöntemi" ile hesaplama yapılmasını talep etti. Asliye Hukuk Mahkemesi, 12 yıl süren hukuk savaşının sonunda özel bankayı rekor seviyede tazminata mahkum etti. Mahkeme, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin soyut zarar kriterini benimseyen emsal kararına atıfla bu yöntemi kabul etti. Mahkeme; geçen günlerde verdiği emsal kararla bankayı 3 milyon 167 bin 701 TL munzam zarar ve 50 bin TL manevi tazminata, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemeye mahkum etti. Davalı banka ayrıca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden de sorumlu tutuldu. Yasal faizle birlikte 5 milyon 428 bin TL’nin bankaca ödenmesi için icra takibi başlatıldı. Paranın iadesi yetmez, değer kaybı da ödenmeli Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Recep Alptekin, davanın yalnızca müvekkilini değil, benzer mağduriyetler yaşayan binlerce kişiyi ilgilendirdiğine dikkat çekti. Alptekin şöyle devam etti: "Sekiz yıl boyunca icra dosyasında bloke kalan 416 bin lira, sekiz yıl sonra iade edildiğinde artık aynı 416 bin lira değildi. Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortada. Tek bir göstergeyle yapılacak hesap, gerçek zararı yansıtmaz. Bu nedenle dolar, euro, altın, TÜFE, ÜFE, asgari ücret, mevduat ve tahvil faizinden oluşan sepet yöntemini ileri sürdük; mahkeme bu yöntemi benimsedi. Bu karar, parasına haksız yere el konulan herkes için bir emsaldir. Devletin icra dosyasında uzun yıllar bekletilen paranın, sadece nominal olarak iade edilmesi adalet değildir. Adalet; o paranın satın alma gücünün de iadesidir. Mahkemenin verdiği bu karar, haksız hacizle yıllarca parası bloke edilen herkes için emsaldir. Müvekkilim 2011’de noter ihtarnamesiyle kefaletten çekilmişti. Yargıtay’a kadar giden süreçte bankanın kötü niyetli olduğu da hüküm altına alındı. Ortada bir hata değil, ısrarla sürdürülen bir haksız takip vardı."
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:13 Balyacılardan sezon öncesinde çiftçilere "sap fiyatı" çağrısı Ülkenin birçok kentinde büyük balyacılık sektöründe faaliyet gösteren İslam Bıçak, hasat sezonu öncesinde çiftçilere çağrı yaparak, sap fiyatlarında daha makul olunmasını istedi. Büyük balyacılığın mahsullerden arta kalan sapların toplanarak besicilere ve enerji firmalarına ulaştırılması süreci olduğunu belirten Bıçak, bu işin ciddi bir makine parkuru gerektirdiğini ifade etti. Bir balya makinesini çalıştırabilmek için 300 beygir gücünde traktöre, yükleyici kepçelere ve tırmıklara ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Bıçak, toplam maliyetin 40-50 milyon lira seviyesine ulaştığını vurguladı. Maliyetler sanıldığından çok daha yüksek Üreticilerin büyük balyacıların çok yüksek kazanç elde ettiğine dair yanlış bir algıya sahip olduğunu dile getiren Bıçak, işletme maliyetlerinin ağırlığına dikkati çekti. Sektördeki bir makinenin günlük ortalama bir ton mazot tüketimi bulunduğunu belirten Bıçak, makinelerin ve ekipmanların çalışma alanlarına taşınmasının dahi yüksek maliyetler gerektirdiğini ifade etti. Bir makinenin yıllık bakım masraflarının yaklaşık 1 milyon lirayı bulduğunu vurgulayan Bıçak, bir sezonda ortalama 25-30 bin ton balya üreten bir makinenin yaklaşık 2 bin tırlık nakliye hacmi oluşturarak geniş bir ekonomik çarkı çevirdiğini kaydetti. Bakanlık desteği ve ham madde fiyatları Sektörün zor bir meslek olduğunu ve yatırım için kredi kullanımının zorunluluk haline geldiğini belirten İslam Bıçak, Tarım ve Orman Bakanlığının büyük balyacılara yönelik bir desteğinin bulunmadığına dikkati çekti. Bıçak, bu alanda yapılacak desteklerin doğrudan çiftçilere yansıyacağını ifade etti. Bazı çiftçilerin sap fiyatları konusunda aşırı taleplerde bulunduğunu söyleyen Bıçak, "Bazı üreticilerimiz buğdaydan daha fazla sapı için ücret istiyor. Bu çarkın bu şekilde dönmesi mümkün değil. Çiftçilerimizden bu konuda anlayış ve birlik beraberlik bekliyoruz" dedi. Bıçak, tüm sektör paydaşları için bol kazançlı bir sezon temennisinde bulundu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:07 Osmangazi Belediyesi’nden engelli bireyler için üretim atölyesi Osmangazi Belediyesi, "Engelsiz Üretim ve Montaj Atölyesi" ile engelli bireylerin montaj, paketleme ve basit üretim çalışmalarına katılarak sosyal hayatta daha aktif rol almalarını sağlayacak. Osmangazi Belediyesi, engelli bireylerin sosyal ve ekonomik yaşama daha aktif katılım sağlaması amacıyla 118-K Lions Federasyonu Engelsiz Yaşam Komitesi aracılığında önemli bir iş birliğine imza attı. Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan ve AVG Otomotiv Kurucusu Barış Güler’in katılımıyla gerçekleştirilen Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki (BAREM) tören ile birlikte "Engelsiz Üretim ve Montaj Atölyesi İş Birliği Protokolü" hayata geçirildi. Protokol kapsamında, engelli bireylerin mesleki becerilerini geliştirebilecekleri ve üretim süreçlerine dahil olabilecekleri özel bir atölye kurulacak. Buna göre belediye bünyesinde faaliyet gösterecek atölyede; montaj, paketleme, ayrıştırma ve basit üretim çalışmaları gerçekleştirilecek. Engelli bireylere, firma tarafından yaptığı parça başı iş karşılığında destek sağlanacak. Üretim sürecine ilişkin teknik eğitim desteği alacak engelli bireylere ayrıca Osmangazi Belediyesi tarafından iş becerilerini geliştirmeye yönelik rehberlik ve destek hizmetleri de sunulacak. Böylelikle engelli bireylerin hem rehabilitasyon süreçlerine katkı sunulması, hem de üretim süreçlerine katılarak sosyal hayatta daha güçlü yer almalarının sağlanması amaçlanıyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:55 Bahar aylarında bekleyen hastalıklara karşı alınacak önlemler Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırlarken, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk alınabilecek önlemleri anlattı. Zayıflayan bağışıklık sistemiyle birlikte vücut direncinin düşmesi, özellikle bahar aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasına sebep oluyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları, dünyada en çok görülen ve en fazla iş gücü kaybına neden olan hastalıkların başında geliyor. Medicana Bursa Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü Op. Dr. İdil Öztürk, "Üst solunum yolu enfeksiyonuna sebep olan faktörler virüslerdir. Virüslerin zayıf düşürdüğü bireylerde diğer bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. En çok bilinen üst solunum yolu enfeksiyonları nezle ve grip olmakla birlikte bu hastalıklar sinüzit, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı ve larenjite sebep olabilir" dedi. Havasız ortamda bulunmak enfeksiyon riskini artırır Üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artıran faktörleri anlatan Op. Dr. İdil Öztürk, "Alerjik bünyeye sahip olmak, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar nedeniyle ağızdan nefes alıp verme, sigara içme, düzensiz beslenme gibi faktörler riski artırabilir. Bu hastalıklar daha çok mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda sık görülür. Yakın mesafeden konuşma, öpüşme, öksürme sonucunda bulaşırlar. Bulunulan ortamda havalandırmanın yetersiz olması da bulaşı kolaylaştırır. Virüs, bulaşı olan yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmaması ile de geçebilir" diye konuştu. Nezlede antibiyotik gereksiz Op. Dr. Öztürk, erişkinlerde sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının başında nezlenin geldiğini söyleyerek, "Nezle birden çok virüsün yol açtığı, kişiden kişiye bulaşan, üst solunum yollarını tutan hafif seyirli bir hastalıktır. Üşütme, soğuk algınlığı olarak da bilinir. Sigara içenlerde daha sık görülmez fakat ağır seyreder. Bir insan, ömrü boyunca yaklaşık olarak 300 defa nezle olur. Hafif ateş, burun akıntısı, hapşırma bazen öksürük, en sık rastlanan belirtilerdir. Özel bir tedavisi yoktur. Komplikasyon gelişmezse hastalık kendini sınırlar ve ortalama bir hafta sürer. Antibiyotik kullanımı gereksizdir. Burunu açmak için okyanus suyu içeren spreyler, bazen ateş düşürücü-ağrı kesiciler, destekleyici tedavi olarak uygulanır. Hastayı izleyen doktor ikincil bakteri enfeksiyonu eklendiğini görürse antibiyotik başlayabilir" dedi. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından gribin ani olarak yüksek ateşle başladığını söyleyen Op. Dr. İdil Öztürk, "Grip öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş ise genellikle 5 gün ya da 1 hafta sürer. Tanıda grip benzeri hastalık belirtileri olan ve bu şikâyetlerden herhangi biri ile başvuran olgulardan boğaz, burun ya da geniz sürüntüsü alınarak yapılan hızlı tarama testleri kullanılabilir. Tedavide dinlenme çok önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önemlidir. Tedavi için bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir ancak etki için tedaviye hızlı başlanması gerekir ve hastalığın seyrini ancak 1-2 gün kısaltır. Bu yüzden ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyonlar açısından risk taşıyan çocuklar veya hastaneye yatırılması gereken vakalar için önerilmektedir. Grip, bazı insanlar için daha tehlikelidir. Bebekler ve küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerinde olanlar, gebeler, bazı hastalıklara sahip kişiler ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar en yüksek risk altındadır. Gripten korunmanın en etkin yolu, grip aşısıdır" şeklinde konuştu. Tonsilit bronşite neden olabiliyor Üst solunum yolu enfeksiyonları arasında tonsilit ve farenjitin olduğunu ifade eden Op. Dr. İdil Öztürk, "Belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı-yutkunma zorluğu, halsizlik-kırgınlık, baş-eklem-kas ağrıları, öksürük ve bazen de boyunda lenf bezlerinin şişmesidir. Bronşit ve zatürre önemli komplikasyonlardandır. Bakteriyel sebeplerle oluşan farenjitte hastalık daha ağır seyreder. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri sonucu etkenin bakteri olduğu düşünülürse uygun antibiyotik tedavisi başlanmalıdır" dedi. Mevsim geçişlerinde orta kulak iltihabının da sıkça görüldüğüne değinen Op. Dr. İdil Öztürk, şöyle devam etti: "Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon şeklindedir. En sık 6-18 ay arasındaki çocukları etkiler. 6 yaşından sonra hastalık sıklığında bariz azalma görülür. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulaklarını tutma gibi belirtiler olur. Genellikle bakteriyeldir ve doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir." Sinüzitin de üst solunum yolu enfeksiyonları arasında olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İdil Öztürk, "Yüz kemiklerinin içerisinde sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihabına sinüzit adı verilir. Viral enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı olur. Büyük çocuklar ve erişkinlerde baş ve yüz ağrıları görülebilir. Antibiyotik tedavisi gerekebilir" diye konuştu.
Mudanya yolu trafiğine kalıcı çözüm
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:02 Mudanya yolu trafiğine kalıcı çözüm Bursa’da Osmangazi, Nilüfer ve Mudanya ilçelerinin kesiştiği ve Bademli ile Geçit’i kapsayan bölgedeki köprü inşaatını tüm hızıyla sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bölgedeki ulaşım sorununa kalıcı çözüm getirmeyi hedefliyor. Bursa’nın ulaşım sorununu bilimsel veriler ışığında çözmek için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Mudanya Yolu üzerindeki dar boğazı ortadan kaldıracak Geçit Köprüsü Projesi’ni aralıksız sürdürüyor. Nilüfer Çayı üzerinde 42 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde yapılması planlanan Geçit Köprüsü’nde, şu ana kadar 58 adet fore kazık imalatı tamamlandı. Çalışmaların 5 gece sürmesi planlanırken, Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri yoğun mesai harcayarak işlemleri eksiksiz yürütüyor. 00.00-06.00 saatleri arasında Mudanya-şehir merkezi istikameti trafiğe kapatılırken, köprünün en önemli aşamalarından olan 20 adet öngerme kirişinin montajı ekipler tarafından büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor. Çalışmalar sırasında sürücüler alternatif güzergâhlara yönlendirilerek ulaşımın kontrollü şekilde devam etmesi sağlanıyor. Nilüfer-Osmangazi-Mudanya ilçelerinin kilit noktalarında bulunan ve Bademli ile Geçit’i kapsayan bölgede uzun süredir yaşanan trafik sorununun, köprü inşaatı ve yol genişletme çalışmalarıyla rahatlaması hedefleniyor. 5 şeritli olarak inşa edilen köprü, yol düzenlemeleriyle birlikte mevcut ağlara entegre edilecek. Mudanya’ya devam eden araçlar ile Bademli ve Nilüferköy yönüne dönecek araçlar için ayrı şeritler oluşturularak trafik akışı kesintisiz hale getirilecek. Böylece bölgedeki ulaşım sorunu önemli ölçüde hafifleyecek. Şeritlerden biri ise bisiklet yolu olarak tasarlanacak.