Yerel Haberler
Bursa
BTÜ’den tarımda su israfına yapay zekâ çözümü 12 Mayıs 2026 Salı - 10:20:31 Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), TÜBİTAK’ın Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı çerçevesinde desteklenen yeni projesiyle tarımda su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefliyor. Sensör verileri ve yapay zekâ modellerinin kullanılacağı sistem, Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında test edilecek. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), TÜBİTAK’ın 1711 - Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında proje desteği almaya devam ediyor. Daha önce iki projeyi sanayi iş birliğiyle Bursa’ya kazandıran BTÜ, yeni bir çalışmada daha yer alıyor. Bu doğrultuda, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan’ın BTÜ adına akademik ve teknik katkı sunduğu "Sensör Verileriyle Desteklenen Yapay Zekâ Tabanlı Akıllı Sulama Sistemi" başlıklı proje, GÖRSENTAM Tarım Teknolojileri A.Ş. ve Camandıra Çiftliği iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında tarımda kullanılan sensör verileri, meteorolojik tahminler ve yapay zekâ modelleri bir araya getirilecek. Bu sayede su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen, otomatik ve güvenilir bir akıllı sulama karar destek sistemi geliştirilecek. "Akıllı sulama, sürdürülebilir tarım için önemli bir ihtiyaç" Üniversite - sanayi iş birliğiyle yürütülecek proje hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan, tarımsal sulamada verimliliğin stratejik önemine dikkat çekti. Özcan, "Türkiye’de su kullanımının büyük bölümü tarımsal sulamada gerçekleşiyor. Bu nedenle sulamada suyun doğru zamanda ve doğru miktarda kullanılması, hem su kaynaklarının korunması hem de üretim maliyetlerinin azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Geleneksel sulama uygulamalarında kararlar çoğu zaman deneyime dayalı verildiği için suyun verimli kullanılması zorlaşabiliyor. Bu durum, üretim verimliliği ve iş gücü açısından da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış sulama ise yalnızca su israfına değil, aynı zamanda toprak yapısının bozulmasına, verim kaybına ve ürün kalitesinin düşmesine de yol açabiliyor. Proje kapsamında sensör verileri ile yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının bir arada değerlendirilmesiyle, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha güvenilir bir sulama yaklaşımına katkı sunulması hedefleniyor" dedi. Sensörler ve yapay zekâ bir arada çalışacak Projenin işleyişine ilişkin bilgi veren Özcan, sistemde farklı veri kaynaklarının birlikte değerlendirileceğini belirterek, "Proje çerçevesinde toprak nem sensörleri, tarımsal meteoroloji istasyonları, kısa vadeli yağış tahminleri ile yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı yöntemlerin bütünleşmiş biçimde kullanılması planlanıyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemle, gerçek zamanlı veriler üzerinden bitki ihtiyacına özel sulama önerileri sunabilen, otomatik ve güven seviyesi raporlanabilen bir akıllı sulama karar destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor" dedi. Karacabey’de test edilecek Yapay zekânın önemli bir rol üstleneceği proje kapsamında elde edilmesi hedeflenen çıktıları da paylaşan Özcan, şunları söyledi: "Proje sonunda tarımda yüzde 20 ve üzerinde su tasarrufu sağlanması, enerji tüketiminin azaltılması, sulama miktarı tahmin hatasının yüzde 10’un altına düşürülmesi, daha sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sunulması ve çiftçiler açısından daha az iş gücüyle daha yüksek verim elde edilmesi hedefleniyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemin saha testleri ise Camandıra Çiftliği’nin Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında gerçekleştirilecek." Rektör Çağlar: "Üniversite-sanayi iş birliği ile çözüm üretiyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise yapay zekâ alanındaki projelerin hem akademi hem de sektör için önemli çıktılar ürettiğini vurguladı. Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında ürettiğimiz bilgi ve geliştirdiğimiz çözümleri sanayi ve toplumla buluşturmayı önemsiyoruz. TÜBİTAK destekli bu proje, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneğini oluştururken aynı zamanda tarımda sürdürülebilir üretim hedeflerine de katkı sağlayacak. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyorum" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:13 Hantavirüs virüsünün temel kaynağı are, sıçan ve hamster gibi kemiriciler Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Tülay Şener Özvatan, özellikle kırsal bölgelerde ve depo gibi kapalı alanlarda çalışan vatandaşları, kemirgenlerden bulaşan ve ölümcül sonuçlar doğurabilen Hantavirüs’e karşı uyardı. Hantavirüsün tarihçesinin oldukça eskiye dayandığını belirten Dr. Özvatan, "Bu virüs, MS 960 yıllarına kadar uzanan Çin tıbbi metinlerinde tanımlanmıştır. Modern tıp literatürüne ise 1950-1953 yılları arasındaki Kore Savaşı sırasında askerlerde görülen ’Kore Kanamalı Ateşi’ ile girmiştir. Virüs ilk kez 1978 yılında Kore’de bir kemirgenden izole edilmiştir" dedi. "Sadece temas değil, solunum da riskli" Dr. Özvatan, virüsün temel kaynağının fare, sıçan ve hamster gibi kemiriciler olduğunu vurgulayarak bulaşma yolları hakkında şu bilgileri verdi; "Hantavirüs, enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürüklerinde bulunur. En önemli bulaşma yolu, bu atıkların karıştığı tozların ve havanın solunmasıdır. İdrar veya dışkı ile direkt temas ya da ısırılma vakaları daha nadir görülür. İnsandan insana bulaş ise oldukça nadir olup ilk kez 1996 yılında Arjantin’deki bir salgında bildirilmiştir." Hantavirüsün dünya genelinde iki ana klinik tabloya yol açtığını belirten Dr. Özvatan, Türkiye’deki duruma da dikkat çekti. Özvatan, "Avrupa, Asya ve Afrika tipi, genellikle böbrek yetmezliği ile seyreden formdur. Amerika tipi, Ölüm oranının daha yüksek olduğu ve akciğerlerin tutulduğu formdur. Ülkemizde ilk vakalar 1997 yılında İzmir’den bildirilmiştir. İlk yaygın salgın ise 2009’da Zonguldak ve Bartın bölgesinde görülmüştür. O dönemde 31 kişinin hastalandığını ve 2 kişinin hayatını kaybetti. Türkiye’de son yıllarda yıllık 10-15 vaka tespit edilmeye devam etmektedir ve ülkemizde görülen vakalar genellikle böbrek tutulumu ile seyretmektedir" diye konuştu. Hastalığın kuluçka süresinin ortalama 21 gün olduğunu, ancak bu sürenin bazen 8 haftaya kadar uzayabildiğini belirten Dr. Tülay Şener Özvatan, kesin bir tedavisinin bulunmadığını, hastanede destek tedavisi uygulandığını ifade etti. Özellikle belirli meslek gruplarının daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Dr. Özvatan, risk gruplarını şöyle sıraladı; "Çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşanlar. Liman işçileri. Kullanılmayan eski binaların temizliğini yapanlar. Haşere kontrol çalışanları. Kemirgen dışkısı bulunma ihtimali olan eski depo, bodrum veya kulübe gibi alanları temizlemeden önce mutlaka havalandırın ve temizlik sırasında maske/eldiven kullanmayı ihmal etmeyin."
Serviks kanseri erken teşhis ile önlenebilir
16 Ocak 2026 Cuma - 12:07 Serviks kanseri erken teşhis ile önlenebilir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Burak Akselim, Ocak ayının Serviks Kanseri Farkındalık Ayı olması dolayısıyla kadın sağlığında erken tanı ve korunmanın hayati önemine dikkat çekti. Serviks (rahim ağzı) kanseri, büyük oranda önlenebilir ve erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanser türlerinden biridir. Medicana Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr.Mustafa Burak Akselim serviks kanserlerinin neredeyse tamamına yakınının Human Papilloma Virüsü’nün (HPV) yüksek riskli tipleriyle ilişkili olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı: "HPV enfeksiyonu oldukça yaygındır ve çoğu zaman bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Ancak virüsün vücutta kalıcı olması durumunda, yıllar içinde serviks kanserine giden hücresel değişiklikler ortaya çıkabilir. Bu noktada düzenli tarama ve aşılama hayati rol oynar." Belirtiler göz ardı edilmemeli Serviks kanseri erken evrede genellikle belirti vermeyebileceğini belirten Akselim, "Ancak adet dışı veya cinsel ilişki sonrası kanama, menopoz sonrası kanama, kötü kokulu ya da kanlı vajinal akıntı gibi şikâyetlerin mutlaka jinekolojik değerlendirme gerekir. bu belirtilerin farklı jinekolojik hastalıklarda da görülebileceğini ancak kesin teşhis için uzman muayenesinin şart" dedi. Düzenli tarama hayat kurtarıyor Türkiye’de 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV DNA testi ile tarama önerildiğini hatırlatan Doç. Dr. Mustafa Burak Akselim, smear ve HPV testlerinin kanser gelişmeden önce hücresel değişikliklerin tespit edilmesini sağladığını belirtti: "Tarama programları sayesinde serviks kanseri oluşmadan önlenebilir ya da çok erken evrede yakalanarak başarılı şekilde tedavi edilebilir. HPV aşısı serviks kanserine karşı en etkili korunmadır. Uygun yaş grubunda yapılan aşının tarama programlarıyla birlikte ele alındığında toplum genelinde hastalık yükünü ciddi oranda azalttığı görülmüştür. Erken teşhis yalnızca hayat kurtarmaz, kadınların hayat kalitesini de korur. Ocak ayı, bu konuda farkındalık oluşturmak ve tüm kadınları düzenli taramaya davet etmek için önemli bir fırsattır."
112’den minik Yağmur ve arkadaşlarına karne hediyesi
16 Ocak 2026 Cuma - 12:00 112’den minik Yağmur ve arkadaşlarına karne hediyesi Bursa’da yaşayan Erhan Nasyalçın İlkokulu 1. sınıf öğrencisi Yağmur Şekerci, çok merak ettiği ambulansı yakından görmek için Bursa 112 Ambulans Başhekimliği’ne hitaben bir mektup yazdı. Mektubunda en büyük isteğinin okuluna bir ambulans gelmesi olduğunu belirten Yağmur’un bu isteği, 112 tarafından gerçekleştirilince oldukça güzel görüntüler ortaya çıktı. Yağmur’un kaleme aldığı mektup, Bursa 112 Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı’na ulaştığında İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri bu isteği karşılıksız bırakmadı. Minik öğrencinin heyecanına ortak olmak ve hem ona hem de arkadaşlarına acil sağlık hizmetlerini tanıtmak amacıyla Yağmur’un öğrenim gördüğü Erhan Nasyalçın İlkokulu’na özel bir ziyaret planlandı. Hayalini kurduğu ambulansı okulunun bahçesinde gören Yağmur Şekerci’nin mutluluğu gözlerinden okundu. Okul bahçesinde heyecanlı dakikalar Yağmur’un eğitim gördüğü okulun bahçesine giriş yapan tam donanımlı ambulans, öğrencilerin meraklı bakışları ve alkışlarıyla karşılandı. Bursa 112 ekipleri, Yağmur Şekerci ve okuldaki diğer arkadaşlarını ambulansın içine davet ederek kullanılan cihazlar ve sistemler hakkında bilgiler verdi. Ekipler ayrıca öğrencilere; 112’nin hangi şartlarda aranması gerektiği ve trafikte ambulansa yol vermenin hayati önemini aktardı. Gelen mektubun kendilerini oldukça heyecanlandırdığını ifade eden Bursa İl Sağlık Müdürlüğü İl Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Muhammed Yusuf Keleş, "Yağmur mektubunda 112’yi merak ettiğini, ambulansı öğrenmek istediğini, bizlerin hayat kurtarmada çok önemli olduğunu ve bizlerle tanışmak istediğini söyledi. Okuluna davet etti. Biz de bugün İl Sağlık Müdürlüğü olarak okula ziyaretimizi gerçekleştirdik. Yağmur ve diğer arkadaşları ile tanıştık, okuma yazmayı yeni öğrenmişler. İlk yazdığı mektubun da bize yazmış olması bizleri çok onurlandırdı, çok gururlandırdı" diye konuştu. Hayali gerçek oldu Yağmur’un ambulanslara her zaman meraklı olduğunu söyleyen annesi Zeynep Nur Şekerci ise, "Yağmur okuma yazmayı yeni öğrendiği için herhangi bir kuruma mektup yazmasını istedik. Evimiz caddeye çok yakın, kızım sürekli siren seslerini duyuyordu. Ambulansa olan merakından dolayı 112’ye mektup yazmak istedi. Ambulansın içini ve nasıl olduğunu çok merak ediyordu. 112 ekipleri de bizi kırmadı ziyaretimize gelerek bizi çok onore etti, çok duygulandırdı. Ekipteki herkese emeğinden dolayı çok teşekkür ediyoruz" dedi. Ekiplerle hatıra fotoğrafı çektiren Yağmur, mektubuna verilen bu hızlı ve sıcak cevaptan dolayı yetkililere teşekkür etti. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de, bu tür etkinliklerin çocuklardaki "sağlık personeli korkusunu" yendiğini ve geleceğin bilinçli bireylerini yetiştirmek adına büyük önem taşıdığını ve Sağlık Bakanlığı’nın da buna çok önem verdiğini ifade etti.
İnegöl’de ara tatil çocuklar için şölene dönüşüyor
16 Ocak 2026 Cuma - 11:41 İnegöl’de ara tatil çocuklar için şölene dönüşüyor İnegöl Belediyesi, 2026 yılı ara tatilinde çocukların hem eğlenip hem de öğrenebileceği, birbirinden renkli etkinliklerle dolu kapsamlı bir program takvimi hazırladı. "Tatil Şöleni 2026" adıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında tiyatrodan animasyona, bilim gösterilerinden sinema ve sahne şovlarına kadar birçok ücretsiz etkinlik çocuklarla buluşacak. 5-12 yaş grubuna yönelik olarak hazırlanan programlar, Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Tüm etkinlikler ücretsiz ve biletsiz olarak izlenebilecek. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, ara tatilde çocukların keyifli ve verimli vakit geçirmesini önemsediklerini belirterek, "Çocuklarımızın yüzünü güldürecek, hayal dünyalarını geliştirecek ve güzel hatıralar biriktirecekleri bir tatil programı hazırladık. Tüm çocuklarımızı Tatil Şöleni 2026 etkinliklerimize davet ediyorum." dedi. 19 Ocak-24 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek etkinliklerde birbirinden eğlenceli gösteriler çocuklarla birlikte olacak. Tüm etkinlikler 14:00’de başlayacak ve Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi’nde sergilenecek. Bir hafta boyu sürecek ve çocukların kültür sanat ve eğlenceyle buluşmasını sağlayacak programlar;19 Ocak Pazartesi - Saat 14.00 Toprak Sahne Tiyatrosu - "İzmir Clown Sirki" (Jonglör, Clown Performansı, Tahtabacak Show ve Bubble Show), 20 Ocak Salı - Saat 14.00 Burhan Öztoprak Bubble Show Gösterisi (Lazer Adam - Bubble & Laser Dream Show), 21 Ocak Çarşamba - Saat 14.00 "Kung Fu Panda 4" Çocuk Animasyon Filmi, 22 Ocak Perşembe - Saat 14.00 "Süper Dedektifler" Müzikal Çocuk Oyunu, 23 Ocak Cuma - Saat 14.00 "Ecem ile Çilek" Vantrolog Gösterisi, 24 Ocak Cumartesi - Saat 14.00 Eğlenceli Bilim Partisi
Osmangazi’de kandil akşamında 600 yıllık ’bereket’ ekmeği pişirildi
16 Ocak 2026 Cuma - 11:22 Osmangazi’de kandil akşamında 600 yıllık ’bereket’ ekmeği pişirildi Osmangazi Belediyesi, Miraç Kandiline özel düzenlediği etkinlikte, kadınları Somuncu Baba’nın 600 yıllık ekmek geleneğiyle buluşturdu. Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Osmangazili kadınlar, Somuncu Baba’nın asırlardır yaşatılan ekmek tarifini uygulamalı olarak öğrendi. Ulu Cami’nin inşaatında çalışan işçilere ekmek yetiştirdiği rivayet edilen Şeyh Hamid-i Veli’nin (Somuncu Baba) fırınlarının bulunduğu mekanda katılımcılar; un, su ve tuzdan oluşan hamuru mayalayarak, Somuncu Baba usulüne uygun ölçülerde ekmekler pişirdi. Atölye çalışması kapsamında hazırlanan ekmekler ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıtılırken, programın devamında Bursa İl Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Yavuz Yedek tarafından "Kandil Işığında Yükselmek: Miraç, Ekmek ve Derviş" konulu tasavvuf sohbeti gerçekleştirildi. Atölyeye katılan Osmangazili kadınlar, etkinliğin manevi yönüne dikkati çekerek, şunları söyledi: "Bu yaptığımız ekmek sadece un, tuz ve sudan ibaret değil; yüzyıllardır günümüze ulaşan Somuncu Baba’nın bereket ekmeği. Çok kıymetli ve hürmet edilmesi gereken bir değer. Miraç Kandili’ni bu anlamlı etkinlikle kutlamak bizim için çok özel oldu. Ekmek bizim için her zaman kutsaldır, fiyatı ne olursa olsun baş tacıdır." Tasavvuf sohbetini gerçekleştiren Yavuz Yedek ise Somuncu Baba Evi’nin Bursa’nın önemli manevi merkezlerinden biri olduğuna vurgu yaparak, "Emir Sultan Hazretleri, Somuncu Baba ve Bursa’nın büyük alimleri bu bölgede buluşmuş, sohbetler etmiş. Ekmekle insanın yoğrulmasını, dervişin mürşidinin elinde olgunlaşmasını Miraç yolculuğuyla birlikte ele aldık. Bu anlamlı gecede böyle bir programda bulunmak çok kıymetli" ifadelerini kullandı. Kadınların yaptığı ekmekler ile kandil simitleri, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz tarafından programa katılanlara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı.
Minik Şeflerle Zeytinli Tarifler’in ilk durağı Dereköy İlköğretim Okulu oldu
16 Ocak 2026 Cuma - 10:11 Minik Şeflerle Zeytinli Tarifler’in ilk durağı Dereköy İlköğretim Okulu oldu Marmarabirlik’in çocuklarda sağlıklı beslenme bilincini artırmak ve mutfağı eğlenceli, erişilebilir bir alan haline getirerek özgüvenlerini geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği "Minik Şeflerle Zeytinli Tarifler" projesi, ilk etkinliğini Dereköy İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirdi. Etkinliğe Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik Genel Müdürü Mehmet Ertaş, Marmarabirlik Mali ve İdari İşler Direktörü Murat Kocaman ile Bursa protokolü katılım sağladı. Program kapsamında Marmarabirlik, Dereköy İlköğretim Okulu’nun dördüncü sınıf öğrencilerini Bursa gastronomisinin tanınmış şeflerinden Tuncay Sönmez ile buluşturdu. Öğrenciler, Tuncay Şef’in yönlendirmesiyle içinde zeytin, zeytin ezmesi ve zeytinyağı bulunan ilginç tarifler hazırladı. Etkinliğin sonunda hazırlanan tabaklar arasında küçük bir yarışma gerçekleştirildi. Şef Tuncay Sönmez’in yaptığı değerlendirme sonucu dereceye giren üç öğrenciye çeşitli hediyeler takdim edildi. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, etkinlik sonrası yaptığı değerlendirmede çocuklara yönelik projelerin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Sağlıklı beslenmenin temelleri erken yaşlarda atılıyor. Biz de Marmarabirlik olarak zeytin ve zeytinyağının sağlıklı yaşam kültürü içindeki yerini çocuklara eğlenceli bir deneyimle aktarmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Projemizi farklı okullarda sürdürmeye devam edeceğiz." Şef Tuncay Sönmez ise öğrencilerin performansından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çocukların mutfakta bu kadar istekli ve hevesli olması çok kıymetli. Zeytin ve zeytinyağını tariflerinde kullanırken hem eğlendiler hem de yeni tatlar deneyimlediler." dedi. Marmarabirlik, "Minik Şeflerle Zeytinli Tarifler" projesini önümüzdeki dönemde farklı okullarda da uygulayarak daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyor.
Bursa’ya sağlıkta 10 milyar, eğitimde 2,6 milyar, sporda 30 büyük proje kazandırıldı
16 Ocak 2026 Cuma - 09:54 Bursa’ya sağlıkta 10 milyar, eğitimde 2,6 milyar, sporda 30 büyük proje kazandırıldı AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla, 2023-2025 yıllarını kapsayan dönemde Bursa’da kamu kurumları eliyle yürütülen projelere ilişkin bilgi verdi. Üç yıllık dönemi kapsayan veriler, Bursa’nın Cumhuriyet tarihinin en yoğun yatırım dönemlerinden birine sahne olduğunu gösterdi. Kılıç, "Bizim anlayışımızda siyaset; lafla değil, eserle yapılır. Bursa’da attığımız her adımın merkezinde insanımızın huzuru, güvenliği ve geleceği vardır. Bu anlayışla, AK Parti iktidarı olarak şehrimizin dört bir yanında yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Eğitimde tarihi rekor: 2,6 milyar liralık dev bütçe Kılıç, konuşmasının önemli bir bölümünü eğitim yatırımlarına ayırarak, Bursa’da sınıf ve salon sayısındaki artışa dikkat çekti. 2023-2025 yılları arasında toplam 1.228 yeni dersliğin eğitime kazandırıldığını belirten Kılıç, "Toplamda 2 milyar 680 milyon TL’yi aşan bu yatırımlar sadece binalardan ibaret değildir; modern laboratuvarlar, spor alanları ve güvenli okul ortamlarıdır. Yatırımlarımızı Yıldırım’dan İnegöl’e, Mudanya’dan Mustafakemalpaşa’ya kadar adil bir şekilde dağıttık" ifadelerini kullandı. Sağlıkta stratejik hamleler ve 10 milyar liralık vizyon Sağlık yatırımlarıyla Bursa’nın bir "sağlık üssü" haline dönüştüğünü vurgulayan Ahmet Kılıç, rakamların ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. 2022-2025 yılları arasında tamamlanan 26 farklı projenin güncel bedelinin 948 milyon 963 bin TL olduğunu belirten Kılıç, "Çekirge Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi, Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi, Muradiye Memleket Hastanesi güçlendirme çalışmaları ve Emek Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi projelerinin toplam büyüklüğü 2025 eskaleli bedelleriyle 10 milyar 156 milyon TL’ye ulaştı. Harmancık 10 yataklı Entegre İlçe Hastanesi tamamlanarak hizmete sunulurken; Nilüfer, İnegöl, Yenişehir, İznik ve Gemlik gibi ilçelerde Sağlıklı Hayat Merkezleri ve 112 Acil istasyonları ile birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirildi. Eser ve hizmet siyasetimizin en temel başlıklarından biri, hiç şüphesiz sağlık yatırımlarıdır. Çünkü sağlık, ihmali olmayan; günü değil, geleceği planlamayı gerektiren bir alandır. Biz sağlıkta; geçici çözümler üretmiyoruz, tabela projelerle yetinmiyoruz, sadece bugünü değil, yarını inşa ediyoruz. Bursa’da sağlık alanında hayata geçirilen bu yatırımlar; insanı merkeze alan, erişilebilir, güçlü ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin sahadaki karşılığıdır" diye konuştu. Spor ve gençlik: "muhalefet vaat eder, ak parti imkan sunar" Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı aracılığıyla yürütülen çalışmalara da değinen Kılıç, Bursa genelinde 30’dan fazla büyük projenin sürdüğünü ifade etti. Kılıç, şunları söyledi : "İznik, İnegöl, Keles ve Orhaneli ilçelerinde yüzme havuzları, gençlik merkezleri ve kampüsler tamamlandı. Uludağ Üniversitesi kampüsüne yüzme havuzu ve 3 büyük basketbol sahasını içeren spor kompleksi kazandırıldı. 2024 yılında 200 milyon TL’lik ek yatırımla Yıldırım Yunusemre Spor Salonu ve Osmangazi Güreş Eğitim Salonu gibi tesisler modernize edildi. Muhalefetin gençliğe vadettiği tek şey vaat bizim gençliğe sunduğumuz şey imkandır. Sporu tabana yayan, gençliği merkeze alan bu anlayışla Bursa’mız için çalışmaya, üretmeye ve eser kazandırmaya devam edeceğiz." Sosyal Hizmetler ve TOKİ ile güvenli şehirler Sosyal devlet anlayışının Bursa’daki yansımalarını aktaran Kılıç, Yıldırım Ali Osman Sönmez Huzurevi’nin yüzde 95 tamamlanma oranına ulaştığını ve 2025 yılı için 100 milyon TL ödenek ayrıldığını belirterek, "Sosyal hizmetler; insana dokunan, hayatı kolaylaştıran, devletin şefkat elini her hanede hissettiren anlayıştır" dedi. Ayrıca Mustafakemalpaşa Engelsiz Yaşam Merkezi ve Nilüfer Çocuk Evleri Sitesi gibi projelerin takviminin işlediğini bildiren Kılıç, TOKİ eliyle yürütülen konut seferberliğine ilişkin olarak, "Şu an itibarıyla Gürsu, Karacabey, Nilüfer ve Kestel dahil olmak üzere 18 farklı noktada 8 bin 684 konutun inşaatı hızla yükseliyor. Bu konutları 2026 ve 2027 yıllarında vatandaşlarımıza teslim edeceğiz" dedi. Ulaşım ve kültürel miras Ulaşım yatırımlarıyla ilgili olarak, "Ulaşım, kalkınmanın ön şartıdır. Sanayi, turizm, tarım ve ticaret; güçlü bir yol altyapısı olmadan büyüyemez" ifadelerini kullanan Kılıç, Doğancı Tüneli’nin açılmasının tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Kılıç, Mudanya-Gemlik yolu ve Hızlı Tren Garı bağlantı yollarının öncelikli olduğunu söyledi. Kültürel alanda ise İznik Surları, Emir Sultan Camii ve Orhangazi Türbeleri gibi vakıf eserlerinin restorasyonlarının tamamlandığını, Bursa’nın tarihi kimliğinin korunduğunu ifade etti. Kılıç, "Üreteni hazmedemeyen, taş üstüne taş koymayan anlayışın eleştirileri Bursalılar nezdinde hükümsüzdür. Tarih yapandan yana yazılır, konuşandan değil" diye konuştu. "Takdir ve tebrik etmeyi öğrenmeliler" Bursa’da hayata geçirilen bu yatırımların; konuttan eğitime, sağlıktan ulaşıma, kültürden sosyal hizmetlere kadar bütüncül bir kalkınma anlayışının ürünü olduğunu, tamamlanan ve yapımı devam eden tüm bu yatırımların, güçlü devlet iradesinin sahadaki karşılığı olduğunu söyleyen Ahmet Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı : "Bizler günü kurtaran değil; gelecek nesillere güçlü bir Bursa bırakmayı hedefleyen bir anlayışla çalışıyoruz. AK Partinin eser ve hizmet siyasetine muhalefet ancak alkışlayarak yapılır. Takdir ve tebrik etmenin ötesinde her hangi bir tutum milletimiz nazarında zaten itibar problemi yaşayan muhalefeti daha da içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır. AK Parti olarak bizler 11 Milyon 543 bin üyemiz ve teşkilatımızla tam kadro olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye yüzyılı vizyonumuza kendinden emin ve kararlı adımlarla yürümeye davam edeceğiz."