Yerel Haberler
Bursa
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:56 Bursa’da ceza infaz personeli için spor ve zekâ dolu turnuvalar Bursa’da 6 Haziranda kutlanacak Ceza İnfaz Personeli Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen satranç ve masa tenisi turnuvaları, ceza infaz personelini bir araya getirerek hem rekabet hem de dayanışma ortamı oluşturdu. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, Bursa Nilüfer Belediyesi, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Türkiye Satranç Federasyonu Bursa İl Temsilciliği iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyonlarda; Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bursa Açık Ceza İnfaz Kurumu, Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu, Bursa H Tipi Ceza İnfaz Kurumu ve Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü personelleri geniş katılım sağladı. Kurumlar arası iş birliğiyle düzenlenen satranç turnuvası, personelin zihinsel rekabetini ön plana çıkarırken aynı zamanda sosyal bağların güçlenmesine katkı sundu. Dostluk ve centilmenlik içerisinde geçen müsabakalara ilgi yoğun oldu. Açılış programına Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş, Bursa Cumhuriyet Savcısı İbrahim Yakut, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürü Cihat Çanak, Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Murat Sayar ve Bursa H Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ercan Gündoğdu da katılarak destek verdi. 7 Mayıs 2026 tarihinde Bursa TOFAŞ Spor Salonu’nda gerçekleştirilen masa tenisi turnuvası ise sporun birleştirici gücünü ön plana çıkardı. Personeller hem rekabet etti hem de kurumlar arası dayanışma ve birlik duygusunu pekiştirdi. Organizasyona Bursa Denetimli Serbestlik Müdürü Cihat Çanak, Bursa E Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Murat Sayar ve Nilüfer Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mutlu Akın da katılım sağladı. Her iki turnuvada dereceye giren personele kupa, madalya, satranç takımı ve satranç saati gibi çeşitli ödüller verildi. Bu ödüllerin ise 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü kapsamında Tuzaklı’da düzenlenecek olan şölen programında takdim edileceği belirtildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:45 Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.
Osmangazi Belediyesinden dağ köylerinde ahududu seferberliği; hedef 100 dönüm
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:32 Osmangazi Belediyesinden dağ köylerinde ahududu seferberliği; hedef 100 dönüm Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, dağ köylerinde ahududu üretimine ilişkin çalışma yürüttüklerini belirterek, ilk etapta 10 dönümlük ahududu bahçesi kurduklarını ve bunu 100 dönüme çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Aydın, yakmaşık 1,5 yıl önce Gazi Tarım A.Ş’yi kurduklarını belirterek, özellikle çok önemsedikleri ata tohumlarının korunması, geleceğe aktarılması konusunda çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Yerel tohumlara ilişkin baharda takas şenliği düzenleyeceklerini dile getiren Aydın, "Malumunuz üretimde ilaç ve zehir kullanılıyor. Toprağın zehirlenmesi, ilacın fazla atılması, tohumların genetiğiyle oynanması nedeniyle kanserler ve diğer genetik hastalıklar çok fazla arttı. Biz daha doğal üretim ve tüketim olsun diye çaba içindeyiz" dedi. Özellikle dağ köylerinde gelir artırıcı alternatif ürünlere ilişkin çalışmalar yaptıklarını aktaran Aydın, şöyle konuştu: "Yiğitali’de 10 dönümlük alanda ahududu üretimi başlattık. Sertifikalı ilaçsız katkısız üretim yapıyoruz. Bu sene daha da artıracağız ve çiftçiye sağlanacak desteklerle 100 dönüme kadar çıkartacağız. Kırsalı bu şekilde üretime endeksli destekleme modelini benimsiyoruz. Bir kere ürünün pazarı hazır alıcısı var.  Organik üretim dediğinizde ise tarladan satılıyor, talebi yüksek oluyor." Altın gibi ürün ahududu Bugün işsizlik çeken, köyü terkedip buraya göç yaparak aslında geçim sıkıntısı yaşayan bir çok insanın 10 dönümlük bir alanda yıllık 1 -1,5 milyon lira gibi ekstra gelir sağlayabileceği bir ürün sunduklarını dile getiren Aydın, "Altın gibi bir ürün. Altını madende aramayın alın size altın gibi ürün ahududu." ifadesini kullandı. Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesiyle iş birliği içinde çalışma yürüttüklerini belirten Aydın, "Liseye ait tarım alanında üretimimiz var. Patlıcan, karnahabar, pırasa, domates, biber gibi birçok çeşitte üretim yapıp belediyeye ait Kent Lokantası’nda vatandaşlarımıza sunuyoruz. Tamamen organik, ilaçsız, kimsayal gübresiz üretim yapıyoruz ve hasıdını da yemeğini de kendimiz yapıyoruz" diye konuştu. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin yüzde 2’si kullanılıyor Aydın, çiftçiyi üretim endeksli desteklediklerini vurgulayarak, şunları söyledi: "Bedelini hasatta ödemek üzere çiftçiyi desteklerseniz çiftçi sahipleniyor katma değer üretiyor. Hasat ettiğinde para kazanıyor borunu ödüyor iş büyüyor. Biz alım garantisiyle köylüyü destekleme modelini seçtik. Biraz daha ayakları yere basarak gidiyoruz bir anda çok büyük yapmak istemiyoruz. Birkaç sene sonra dağ yöresinde daha fazla alanda üretimin yapılmasını sağlamayı hedefliyoruz. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin sadece yüzde 2’si kullanılıyor. Biz yüzde 98’lik kısımda da üretimi sağlarsek tersine göçü bile başlatabiliriz."
Traktörde "50 binler kulübü"ne 2 şehir daha katıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:17 Traktörde "50 binler kulübü"ne 2 şehir daha katıldı Türkiye’deki 2 milyon 315 bin 504 traktörün yüzde 34’ü 10 şehirde yer alırken, geçen yıl 50 binden fazla traktörün bulunduğu "50 binler kulübü"ne Afyonkarahisar ve Gaziantep de katıldı. TÜİK’in geçen yıla ilişkin açıkladığı "Motorlu Kara Taşıtları" verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde yüzde 53,3, kamyonette yüzde 37,5, traktörde yüzde 26,8 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre ise kamyonette yüzde 49,6 ve otomobilde yüzde 35,3 artarken motosiklette yüzde 38,1 ve traktörde yüzde 33,2 geriledi. Toplam traktör sayısı 2 milyon 265 bin 267’den 50 bin 237 artışla (yüzde 2,2 yükseliş) 2 milyon 315 bin 504’e çıktı. Türkiye’de en fazla traktörün bulunduğu Manisa’da sayı 2 bin 944 artarak 111 bin 999’a ulaşırken, takip eden Konya’da bin 86 adetlik ilaveyle 105 bin 42’ye çıktı. Üçüncü sıradaki İzmir’de traktör sayısı 2 bin 709 adetlik yükselişle 87 bin 213, bu kenti izleyen dördüncü sıradaki Bursa’da 2 bin 301 adet artarak 81 bin 204 oldu. En fazla traktörün bulunduğu illerde sırasıyla Ankara’da 2 bin 684 artışla 75 bin 82’ye, Balıkesir’de bin 684 yükselerek 73 bin 816’ya, Denizli’de bin 309 ilaveyle 65 bin 715’e, Samsun’da bin 759 artarak 65 bin 328’e, Antalya’da bin 563 yükselerek 64 bin 927’ye ve Adana’da 344 ilaveyle 63 bin 157’ye ulaştı. Ülkedeki her 3 traktörden biri 10 kentte bulunuyor Türkiye’de en fazla traktörün bulunduğu 10 tarım kentindeki toplam sayısı 18 bin 351 adetlik artışla 793 bin 483’e çıktı. Ülkedeki traktörlerin yüzde 34,3’ü, başka bir ifadeyle her üç traktörden biri bu 10 kentte yer aldı. Traktör sayısında 11’ince sırada yer alan Aydın’da ise artış bin 502 adet oldu. Bu kentte traktör sayısı 61 biz 547’ye çıktı. 50 binler kulübüne Afyonkarahisar ve Gaziantep katıldı Türkiye’de 50 bin adedin üzerinde traktör bulunan şehir sayısı 2024’te 11 iken, geçen yıl 13’e ulaştı. Afyonkarahisar, 970 adetlik artışla 50 bin 645 traktöre ulaşarak 12’nce sıraya yerleşirken; Gaziantep, 1387 adetlik ilaveyle 50 bin 34 adede çıktı ve 13’ncü sırada yer aldı.