Yerel Haberler
Bursa
Gemlik Belediyesinin Umurbey’deki barınağını önünde toplanan hayvanseverler içeriye alınmadı 10 Mart 2026 Salı - 13:02:12 BURSA (İHA) – Bursa’nın Gemlik ilçesinde ilçe belediyesine ait barınaktan gelen hayvanların inleme sesleri hayvan severleri harekete geçirdi. Umurbey’deki Barınak önünde toplanan hayvan severler barınağa girip hayvanları kontrol etmek istediler fakat içeriye alınmadılar. Gemlik Belediyesine ait Gemlik Hayvan Rehabilitasyon Merkezi önünde toplanan hayvan severler, barınağa girmek istemelerine rağmen içeri alınmadıklarını iddia etti. Barınak önünde yaklaşık 5 saattir beklediklerini belirten hayvan severler, içeriden gelen hayvan sesleri nedeniyle endişe duyduklarını ifade etti. Barınak çevresinde kaydedilen görüntülerde içeriden geldiği öne sürülen acı dolu hayvan sesleri dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan videolarda bir hayvanın çığlık attığı anların duyulduğu görülürken, bu durum barınak önünde bekleyen hayvan severler arasında tedirginliğe neden oldu. Hayvan severler, barınak içerisinde bulunan hayvanların uzun süredir aç kaldığını öne sürerken, durumu kontrol etmek amacıyla barınağa girmek istediklerini ancak kapıların kilitlendiğini ve içeri alınmadıklarını iddia etti. Öte yandan paylaşılan görüntülerde barınak alanına bir çöp kamyonunun girdiği de görülürken, bazı hayvanların kamyona atıldığı yönünde iddialar ortaya atıldı. Barınaktan geldiği öne sürülen çığlıkların nedeni ise henüz netlik kazanmadı. Gemlik Belediyesi’nden iddialara cevap Gemlik Belediyesi tarafından sosyal medyada gündeme gelen iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada Umurbey Geçici Rehabilitasyon Merkezi’nde bakımı yapılan hayvanların beslenmesine ilişkin ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Açıklamada, merkezde bulunan hayvanların bakım ve beslenme süreçlerinin düzenli, planlı ve denetimli şekilde yürütüldüğü, önemli miktarda mama temin edildiği ve yapılan ihale kapsamında da gerekli mama alımlarının gerçekleştirildiği kaydedildi.
10 Mart 2026 Salı - 12:26 Bursa’da bayram öncesi denetimler artırıldı Ramazan Bayramı öncesi gıda işletmelerine yönelik denetimlerin artırıldığı Bursa’da 3 ayda yaklaşık 5 milyon idari ceza uygulandı. Kentte Ramazan ayında restoran, kafe, lokanta ve pastane gibi gıda işletmelerine yönelik denetimler artırıldı. Marketlerde başta temel gıda ve ihtiyaç maddeleri olmak üzere ürünlerin fiyatlarının haksız yere artırılıp artırılmadığı da kontrol ediliyor. Fahiş fiyat artışı yapanlara 180 bin 617 liradan 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası uygulanıyor. Ayrıca, lokanta, kafe ve restoran, pastane gibi işletmelerin giriş kapılarında ve masalarda fiyat listelerinin/menü bulunup bulunmadığını kontrol edilirken, QR kodu uygulaması menünün mevcut olup olmadığını da kontrol ediliyor. Menü ve fiyat listelerinin bulunmaması halinde her bir ürün için 3 bin 973 lira idari para cezası uygulanıyor. Yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde 30 Ocak 2026 tarihinden itibaren tüketiciden servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında ilave ödemelerin zımni olarak diğer yiyecek ve içeceklere yansıtılıp yansıtılmadığını da kontrol ediliyor. Bursa genelinde yıl başından bu yana yaklaşık bin 100 işletmede 410 bin civarı ürün denetlendiğini belirten Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, "Bu işletmelere yaklaşık 5 milyon idari para cezası uygulandı. Ayrıca 32 işletme hakkında, fahiş fiyat artışı uygulaması nedeniyle haklarında gerekli işlem yapılmak üzere Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğüne intikal ettirildi. Piyasa dengesini sağlamak; tüketicilerin hak ve menfaatini korumak, fırsatçılığa müsade etmemek ve aynı zamanda yasal ticareti de desteklemek adına denetimlerimiz Ramazan Bayramı öncesinde olduğu gibi sonrasında da aksamadan devam edecek" dedi.
10 Mart 2026 Salı - 12:25 Yıldırımlı çocuklar hem eğlendi hem öğrendi Yıldırım Belediyesi, çocukların kültür ve sanatla iç içe büyümesi için birbirinden değerli etkinlikleri hayata geçirmeye devam ediyor. Adile Naşit Tiyatrosu’nda çocukları ücretsiz olarak tiyatro ile buluşturan Yıldırım Belediyesi, ‘Hacivat ve Karagöz’, ‘Ateş ve Su’ ile ‘Geppetto’, ‘Kutup Masalı’, ‘Gıt Gıt Gıdak Bir Kümes Müzikali’, ‘Kraliçe Maya Müzikali’ ve ‘Bir Kavanoz Macera’ ve ‘Kukla Gösterisi’nin ardından Klementin Çocuk Tiyatrosu’nu sahneye taşıdı. Parkta oyun oynayan çocukların unuttukları bir oyuncağın başından geçenleri konu alan oyun büyük beğeni topladı. Yıldırım Belediyesi, 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu boyunca her pazar günü Adile Naşit Tiyatrosu’nda farklı bir çocuk oyununu ücretsiz olarak sergilemeye devam edecek. Kültür sanatla büyüyorlar Çocuklara yönelik kültür-sanat etkinliklerinin önemine vurgu yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım’da yetişen her çocuğumuzun kültürle ve sanatla buluşmasını çok önemsiyoruz. Çocuklarımızın hem keyif alacağı hem de ufkunu geliştirecek etkinliklerle onların kişisel gelişimlerine katkı sağlamak istiyoruz. Tiyatro, çocuklarımızın hayal gücünü zenginleştiriyor, algılarını güçlendiriyor. Bu yüzden Adile Naşit Tiyatrosu’nda her hafta farklı bir oyunu çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bursa’da temiz hava seferberliği
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:24 Bursa’da temiz hava seferberliği Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın hava kirliliği açısından büyük bir risk altında olduğunu belirterek, "Çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa’da yaşamalarını istiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve mevcut durumun bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesini sağlamak amacıyla ‘Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli’ düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanı olan CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, akademisyenler, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Hepimiz aynı havayı soluyoruz" Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeşilin, beyazın ve mavinin bir araya gelerek eşsiz bir doğa dokusu oluşturduğu Bursa’da hava kalitesinin düşük olduğunu vurguladı. Bunda kentin coğrafi konumunun, yeryüzü yapısının ve sanayi yoğunluğunun etkili olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa hava kirliliği açısından bugün de çok büyük bir risk altındadır. Kentimizin hava kalitesi gelecek kuşaklar için de önem taşıyor. Göreve geldiğimiz günden itibaren havamız ve suyumuz için birçok çalışma yaptık ve bunları kamuoyuyla paylaştık. Önemli çağrılar yaptık. Havamızı ve suyumuzu kimlerin kirlettiğini açıkladık. Bu konuda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini her platformda dile getirdik. Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Havamız ne kadar temizse, insan sağlığı açısından o kadar kaliteli bir yaşam sunarız" diye konuştu. "Amacımız, temiz, sağlıklı ve yaşanabilir Bursa" Bursa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerin İnegöl olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, hava kirliliği açısından Kestel ve Gürsu’nun da İnegöl’ü takip ettiğini söyledi. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla canlı takip yapabildiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bu tür çalışmalarımızı genişleteceğiz. Muhtemelen İnegöl’de ve Kestel’de maske dağıtacağız. Çünkü durum bunu gösteriyor. Hava kirliliği, insan sağlığını, yaşam kalitesini ve kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir konudur. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özellikle kış aylarında partikül madde değerlerinde yaşanan artış, hepimizin yakından takip ettiği önemli bir sorundur. Bizler halk sağlığını önceleyen, temiz çevreyi merkeze alan bir anlayışa sahibiz. Amacımız, halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa’da yaşamasını sağlamaktır" dedi. "Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var" Yılların ihmali ve düşüncesizliği sonucu Nilüfer Çayı’nın kirlendiğini ve buna sebep olan kurumlardan birinin de BUSKİ olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bunun yanında 155 kaçak deşarj da tespit ettiklerini hatırlattı. Bunlara yönelik işlemlerin sürdürüldüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevreyi kirleten her unsurla mücadele edeceğiz. 2026 yılı içerisinde atık su ve altyapı projelerini büyük ölçüde tamamlayacağız. Eksikleri gidererek kentimizin havasını ve suyunu korumak için gereken adımları atacağız. Ovaakça bölgesindeki atıkların da Nilüfer Çayı’na karıştığını biliyoruz. Bu konuda proje hazırladık. İnşaat süreci başladı ve kısa sürede faaliyete başlatacağız. Yıllarca bu kentte görev yapan insanların duyarsızlığı bir Bursalı olarak beni son derece üzdü. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Çocuklarımız ve torunlarımız bu kentte yaşayacak" diye konuştu. "Kurumlar arası iş birliğiyle hareket etmek zorundayız" Hava kalitesi ölçümüyle ilgili Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, dünya genelinde yaşanan iklim krizine de dikkat çekerek gerekli tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. Sorunların ancak tüm kurumların iş birliğiyle çözülebileceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, "Kurumlar arası iş birliğiyle ve ortak akılla hareket etmek zorundayız. El ele verdiğimizde hava kirliliğine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Düzenlenen panelin, Bursa için yol gösterici sonuçlar ortaya koyacağını inanıyorum" dedi. "Bursa’nın temiz hava eylem planına ihtiyacı var" CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliğiyle mücadele ettiğini söyledi. Çarpık kentleşme, endüstri ve ulaşım gibi etkenlerden dolayı hava kirliliğinin Bursa’da ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Pala, "Bursa, yıllar boyunca Türkiye genelindeki ölçüm istasyonları arasında en kirli ilk 10 kent arasında olmuştur. Nilüfer ölçüm istasyonunda partikül madde (PM10) değeri 367 seviyesine ulaştı. Bu açık bir alarm durumudur. Hava kirliliği, sadece Bursa merkezde değil, 17 ilçede ciddi sorundur. Bursa’da her yıl 3 bine yakın insan hava kirliliği sebebiyle hayatını erken kaybediyor. Çok sayıda çocuk hava kirliliğine bağlı hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıkların bir bölümü ömür boyu sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğini sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olarak tanımlıyor. Bursa’nın çok ciddi temiz hava eylem planına ihtiyacı var. Umarım hep birlikte temiz hava soluduğumuz günleri yaşarız" diye konuştu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Bursa genelinde kentsel hava kalitesini yakından takip ettiklerini, Bursalıların sağlıklı hava teneffüs etmelerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Hava kirliliğiyle mücadelede sunduğu yol gösterici destekler için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Kahraman, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, konuşmaların ardından panel oturumlarıyla devam etti. ‘Farklı dinamikler perspektifinden hava kalitesi’ konulu birinci oturumda, Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin ‘Kent havasının kirlilik dinamikleri ve kaynak dağılımları’, Doç. Dr. Aşkın Birgül ‘Bursa’da hava kalitesi ve emisyon kaynaklarının bilimsel değerlendirilmesi’, Derya Sarıoğlu ‘Hava emisyon yönetimi çalışmaları’, Prof. Dr. Burcu Onat ‘İç ortam hava kalitesi: Bina içi kirlilik kaynakları ve yönetimi’, Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ‘Temiz hava hakkı ve çevresel adalet perspektifi’, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ‘Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerine etkileri’ başlığında sunum yaptı. ‘Yerelde havayı yönetmek’ isimli ikinci oturumda ise, Bursa, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından ‘hava kalitesi ve izleme yönetimi’ hakkında bilgi verildi. Program, moderatörlüğünü Barış Can Üstündağ’ın yaptığı ‘Hava sohbetleri-Birlikte konuşalım: Çevre için paylaşılan sorumluluklar’ oturumuyla sona erdi.
BUÜ Sosyal Bilimler MYO, özel sektörle bağlarını güçlendirecek
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:49 BUÜ Sosyal Bilimler MYO, özel sektörle bağlarını güçlendirecek Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, uygulamalı eğitimdeki başarısını pekiştirmek ve sektörle olan bağlarını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir işbirliği programı düzenledi. Görükle Kampüsü’ndeki Çamlık Yemekhanesinde gerçekleşen buluşmaya; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, MEYOK Koordinatörü Prof.Dr. Çağatan Taşkın, AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Proje Geliştirme Ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Ferda Arı, Dijital Dönüşüm Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kurtuluş Kaymaz, Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Şükrü Dokur, ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, farklı sektörlerden iş insanları ile yüksekokulun 12 farklı programından öğretim elemanı katıldı. Güçlü sanayi, güçlü üniversite vurgusu Organizasyonda kısa bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, yer aldıkları araştırma üniversiteleri liginde üst sıralara çıkabilmek için iş dünyası ile birlikte daha nitelikli projeler üretebilmek amacıyla ciddi bir iletişim stratejisi ortaya koyduklarını vurguladı. Enstitüler ve fakülteler düzeyinde sürdürülen işbirliklerinin, meslek yüksekokulları bazında da aralıksız devam etmesini arzuladıklarının altını çizen Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "50 yıllık bilimsel birikimi ve nitelikli eğitim-öğretim faaliyetleri ile üniversitemizi, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesi arasına soktuk. Bundan sonraki hedefimiz bu ligde kalıcı olmak ve üst sıralara tırmanmaktır. Üniversite-sanayi işbirliğine de bu anlamda her zamankinden çok daha fazla önem veriyoruz. Bu işbirliği bilincinin sadece lisans ve yüksek lisans düzeyinde değil, meslek yüksekokulları genelinde de yerleşmesi için büyük bir çaba içerisindeyiz. Son yıllarda önemli hamleler yaptık. Bugün de çok özel bir örneğini yaşıyoruz. İş dünyamızın değerli temsilcileri ile bir araya gelmek, karşılıklı fikirlerimizi anlatmak ve sonrasında nitelikli projeler ortaya çıkarmayı istiyoruz. Bursa’nın güçlü bir sanayisi var. Üniversitemiz de buradan aldığı destek ile her zamankinden daha güçlü ve istekli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor" dedi. Stajlar, sektör beklentileri ve ortak projeler masaya yatırıldı Buluşmanın temel gündem maddelerini; öğrencilerin staj süreçlerinin iyileştirilmesi, sektörün nitelikli iş gücüne yönelik beklentileri, üniversitenin uygulamalı eğitim politikaları ve geleceğe dönük ortak projeler oluşturdu. Kapsamlı değerlendirmeler sonucunda, öğrencilerin mesleki yeterliliklerini artırmada sektör deneyiminin kritik rolü bir kez daha vurgulandı. Farklı akademik birimlerin görüşleri, sektör temsilcilerinin somut beklentileriyle harmanlanarak, ilerideki iş birlikleri için yol haritasının temelleri atıldı. İşbirliğine katkı sunan firmalara teşekkür plaketi Programda yüksekokula yıllardır destek veren ve öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerine aktif katkıda bulunan firmalara plaket takdimi gerçekleşti. Öğrencilere staj imkânı sunarak mesleki becerilerini geliştirmelerine destek olan firma sahiplerine takdim edilen plaketler, üniversitenin sektöre duyduğu teşekkürün ve sürdürülebilir işbirliği anlayışının sembolü olarak nitelendirildi.
Nilüfer Belediyesi Spor Manifestosu’nu açıkladı
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:47 Nilüfer Belediyesi Spor Manifestosu’nu açıkladı Nilüfer Belediyesi, kentin spor vizyonunu ve geleceğe dair stratejik yaklaşımını ortaya koyan Nilüfer Spor Manifestosu’nu düzenlediği özel bir geceyle kamuoyuna duyurdu. Türkiye’de bir belediye tarafından sporun bir kamu politikası ve yaşam kültürü olarak ele alındığı ilk manifesto olma özelliğini taşıyan belge, sporu yalnızca sportif başarılarla sınırlamayan bütüncül bir anlayış ortaya koydu. Sağlıklı kentleşme, kapsayıcı toplumsal katılım ve genç nesillerin potansiyelini artırmak hedefiyle yola çıkan Nilüfer Belediyesi, bugün Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan "Spor Manifestosu"nu kamuoyuna açıkladı. Manifesto, sporu sadece bir yaşam biçimi olarak ele almakla kalmayıp, sosyo-kültürel kalkınmanın da merkezine yerleştirerek toplumsal dönüşümün en etkin aracı olarak tanımlıyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir tarafından açıklanan ve kapsamlı bir analiz, hedef ve eylem planını bir araya getiren manifesto; eğitimden sağlığa, kent güvenliğinden gençlik politikalarına kadar uzanan geniş bir perspektifte sporun rolünü yeniden tanımlıyor. Nilüfer Belediyesi’nin, kentin sporla kurduğu bağı güçlendirmek ve bu alandaki vizyonunu kurumsal bir çerçeveye oturtmak amacıyla hazırladığı "Nilüfer Spor Manifestosu", Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Baran Güneş, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or ile iş dünyası temsilcileri, sporcular ve kulüp yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen özel bir organizasyonla paylaşıldı. "Spor Nilüfer’in yaşam kültürüdür" Gecede Nilüfer’in spor anlayışını, vizyonunu ve geleceğini şekillendiren "Spor Manifestosu"nu açıklayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Spor, Nilüfer’in yaşam kültürüdür" mesajını verdi. Başkan Şadi Özdemir, sporu sadece yarışma ve başarıyla sınırlayan anlayışın ötesine geçiren Nilüfer Spor Manifestosu ile kentin planlamasından gençlik politikalarına, halk sağlığından toplumsal dayanışmaya kadar yaşamın her alanına yayılan, kapsayıcı ve adil bir yaşam kültürü olduğunu vurguladı. Manifesto ile seçim döneminde "100 Güldüren Projeler" kapsamında vaat ettikleri spor vizyonunu somutlaştırdıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir; sporu toplumun ahlakını ve disiplinini güçlendiren bir değer olarak gören Mustafa Kemal Atatürk’ün yaklaşımından ilham aldıklarını söyleyerek, manifestonun temel felsefesini şu sözlerle açıkladı: "Biz sporu sadece başarıya indirgemiyoruz. Sadece kupa kazanmak olarak görmüyoruz. Bizim için spor; önleyici, koruyucu ve birleştiricidir. Gençler için bir okul, kadınlar için güçlenme alanı, toplum için ise dayanışmadır. Spor yapan genç hayata tutunur, çocuklar kendini yalnız hissetmez. İşte tam da bu yüzden Nilüfer’de sporu bir kamu sorumluluğu olarak ele alıyoruz." Başkan Şadi Özdemir, mahallelerdeki erişilebilir spor alanlarından bisiklet yollarına, gençlere ve kadınlara yönelik programlardan engelli bireyler için oluşturulan imkanlara kadar birçok çalışmanın bu manifestonun bir parçası olduğunu dile getirdi. Konuşmasını "Bu daha başlangıç" diyerek tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in sporla büyüyen hikayesini Nilüferlilerle birlikte yazmaya devam edeceklerini söyledi. "Başarı tesadüf değil, istikrarın ürünüdür" Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün Türkiye’nin en köklü ve çok branşlı yapılarından biri olduğuna dikkat çeken Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or da, elde edilen başarıların planlı çalışma ve güçlü altyapı sayesinde geldiğini vurguladı. Konuşmasında Nilüfer’in yetiştirdiği voleybolculardan Öykü Saruhan’ın hikayesine atıfta bulunan Muharrem Or, "Öykü’nün başarısı yalnızca bireysel bir yeteneğin sonucu değil; doğru zamanda verilen desteklerin ve sabırla kurulan bir altyapının ürünüdür. Bizim gücümüz sadece kazandığımız kupalarda değil; çocuklara verdiğimiz umut ve gençlere açtığımız yolda yatıyor" ifadelerini kullandı. Katılımcıların görüşleri alındı Açılış konuşmalarının ardından katılımcıların görüşleri alındı. "Ortak bir spor kültürü oluşturmak kentin geleceğini nasıl şekillendirir?" sorusundan yola çıkılarak yapılan ankette konukların önerilerini topladı. Anket sonuçlarının manifestonun sahadaki karşılığını güçlendireceği belirtildi. Etkinlikte, Nilüfer’de spor kültürüne emek veren sporcular ile Süperlig ve Türkiye 1. lig takımları arasındaki tek kadın baş antrenör olan İlknur Kurtuluş, Nilüfer Belediyespor Hentbol Başantrenörü Gökhan Durmaz ve Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı destekçisi Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker’e "Onur ve Katkı Belgesi" verildi. Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz da, daha nice sporcuların yetişmesine duyduğu inancı temsilen, Milli Takım imzalı formayı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Kulüp Başkanı Muharrem Or’a takdim ederken, Başkan Özdemir ve Or da Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı sporcularının imzaladığı formayı Yılmaz’a hediye etti. Özetle nilüfer spor manifestosu Öte yandan Nilüfer Spor Manifestosu, belediyelerin geleneksel spor hizmetlerinin ötesine geçerek; sporu kent planlaması, gençlik politikaları, halk sağlığı ve toplumsal dayanışma başlıklarıyla birlikte ele alan stratejik bir çerçeve sunuyor. Manifesto; sporun yalnızca rekabet ve başarı odaklı değil, yaşam boyu katılımı teşvik eden, kapsayıcı ve adil bir toplumsal araç olduğuna dikkat çekiyor. "Spor, herkes için bir yaşam hakkı" Nilüfer Spor Manifestosu, günlük yaşamda sporu herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlıyor. Bu çerçevede belgenin temel hedefleri şöyle öne çıkıyor: Her Yaştan Kentliye Açık Spor İmkanları: Okullar, parklar ve meydanlar başta olmak üzere kentin günlük yaşam alanlarında sporun doğal olarak yer alması. Gençlik ve Toplum Odaklı Yaklaşım: Gençlerin sadece sportif başarı değil, aynı zamanda sosyal bağ, öz güven ve yaşam becerileri geliştireceği alanlar oluşturmak. Toplumsal Sağlık ve Refah: Sporu, fiziksel sağlığın ötesine taşıyarak ruh sağlığı ve toplumsal dayanışmanın temel bir bileşeni olarak konumlandırmak. Kapsayıcılık ve Fırsat Eşitliği: Dezavantajlı gruplar, kadınlar, yaşlılar ve özel bireyler için eşit katılım imkânları sağlamak. Manifesto; sporun yalnızca rekabet ya da başarıya odaklı bir faaliyet olmadığını; toplumun her bireyinin yaşam kalitesini yükselten, sosyal bağları güçlendiren, adil bir araç olduğunu vurguluyor. Stratejik spor politikası Belediyeler geleneksel olarak spor tesisleri inşa eder, kulüpleri destekler veya gençlik programları yürütür. Ancak Nilüfer’in Spor Manifestosu, bu çalışmaların ötesine geçerek sporu stratejik bir kamu politikası haline getiriyor ve bütüncül bir sosyal dönüşüm aracı olarak tanımlıyor. Sporun kent planlamasından eğitim politikalarına, toplumsal sağlığa kadar uzanan geniş bir vizyonla ele alınması, bu yaklaşımı Türkiye’de benzersiz kılıyor. Sporun kent yaşamına entegrasyonu ve herkese ulaşan fırsatlar sunması, manifestonun en çarpıcı yönlerinden biri. Bu vizyon, yalnızca yarışma odaklı değil; hayat boyu spor, katılımcı topluluklar ve sağlıklı nesiller oluşturma perspektifini benimsiyor.
Yıldırım’da dev dönüşüm
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:45 Yıldırım’da dev dönüşüm Yıldırım Belediyesi, hazırlıklarını tamamladığı 12 kentsel dönüşüm projesi kapsamında 2 bin 722 bağımsız binayı yıkarak, 3 bin 151 güvenli modern konut inşa edecek. Yıldırım Belediyesi, geri dönüşüm ağını genişletiyor. İlçe genelindeki 286 noktada kamu, özel sektör, özel sektör-kamu yatırım ortaklığı ile veya kamu destekli özel sektör gibi farklı yöntemlerle yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları devam ederken Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 12 bölgede yeni kentsel dönüşüm projesine başlayacaklarının müjdesini verdi. Mevlâna, Şirinevler, Beyazıt, Arabayatağı Mimarsinan, Ortabağalar, Davutkadı mahallelerinde yürütülecek projelerin planlamalarının tamamlandığını aktaran Başkan Yılmaz, "Bugüne kadar farklı yöntemlerle 5 binin üzerinde güvenli ve modern konut yaptık. Tamamı belediyemiz tarafından planlanan ve uygulanan 20 kentsel dönüşüm projemiz var. Bunlardan 4 tanesini tamamladık, 4 projemiz ise yüzde 40 seviyesine ulaştı. Tamamlanan projelerimiz kapsamında bin 500 konut ve iş yerinin yanı sıra 3 bin metrekare yeşil alan ve 8 bin metrekare sosyal donatı alanını Yıldırım’a kazandırdık" diye konuştu. Kentsel dönüşüm noktasında Bursa’nın en tecrübeli kurumu olduklarının altını çizen Başkan Yılmaz, sadece binaları değil şehri dönüştürdüklerini ifade ederek, "Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engel yapısal sorunlar ve planlama problemleriydi. Biz bu problemlerin çözümüne katkı sağlayarak, kentsel dönüşüm alanında sadece Yıldırım’ın değil Türkiye’nin önünün açılmasına destek olduk. Binaları dönüştürürken, aynı zamanda bu konutlarda yaşayacak insanlarımızın yaşam standartlarını yükseltecek kazanımlar da sağlıyoruz. Bu 20 projemiz bunun için örnektir. Bu kapsamda 700 bin inşaat alanında 3 bin 5 bin 799 konut ve iş yerinin yanı sıra 5 bin 500 araçlık otopark, 20 bin metrekare yeşil alan ve 32 bin metrekare sosyal donatı alanını ilçemize kazandırıyoruz. Yeni ulaşım arterleri oluşturuyoruz. Yeni binalar değil, yeni bir şehir oluşturuyoruz. Geçmişimizden güç alarak geleceğin Yıldırım’ını inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İznik sağlıkta altın çağını yaşıyor
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:03 İznik sağlıkta altın çağını yaşıyor İznik Devlet Hastanesi son dönemde güçlü hekim kadrosu, deneyimli sağlık personeli ve modern tıbbi altyapısıyla İznik halkına 7 gün 24 saat tam kapasiteyle sağlık hizmeti sunuyor. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta ve AK Parti İlçe Başkanı İnanç Şahin, İznik Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Aybars Alemdaroğlu sık sık bir araya gelerek hastanenin eksik ve ihtiyaçları konusunda görüşme gerçekleştiriyor. Görüşmeler neticesinde ortaya çıkan talepler gerek Milletvekilleri ve gerekse de devletin ilgili makamlarına iletiliyor. Hastane bünyesinde görev yapan 31 uzman hekim ve 21 pratisyen hekim olmak üzere toplam 52 hekim, 340 sağlık personeliyle birlikte kesintisiz hizmet veriyor. Acil, poliklinik, yataklı servisler ve destek birimleriyle İznik Devlet Hastanesi, bölgenin sağlık ihtiyacını karşılayan önemli merkezler arasında yer alıyor. Hastanede yer alan 14 yataklı Palyatif Bakım Ünitesi, evde bakımı mümkün olmayan hastalara yönelik hizmet sunarken, son 10 yılda binlerce hastanın tedavisi gerçekleştirildi. Hasta memnuniyetinin üst seviyelerde olduğu bu birim, özellikle kronik ve ileri evre hastalar için büyük önem taşıyor.2. basamak 10 yataklı Yoğun Bakım Ünitesi ise ileri düzey tedavi imkanlarıyla kritik hastalara hizmet veriyor. Tanı ve görüntüleme alanında da tam kapasite çalışan İznik Devlet Hastanesi’nde Bilgisayarlı Tomografi (BT) ünitesi 24 saat kesintisiz hizmet veriyor ve acil vakaların raporları kısa sürede sonuçlandırılıyor. Tam zamanlı ultrason hekimi tarafından her gün ortalama 60 hastaya ultrason çekimi yapılıyor. Fizik Tedavi Ünitesi, uzman hekim ve fizyoterapistler eşliğinde yatarak ve ayaktan olmak üzere günde yaklaşık 100 hastaya hizmet sunuyor. Evde Sağlık Hizmetleri Birimi ise hastaneye ulaşamayan yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç hastalar için doktorlu ekiplerle ayda yaklaşık 300 hastaya ev ziyareti ve tedavi hizmeti gerçekleştiriyor. Hastane bünyesindeki Diyaliz Ünitesi, 8 diyaliz cihazıyla haftanın 6 günü aralıksız hizmet verirken, 34 diyaliz hastasının evlerinden alınıp tedavi sonrası evlerine bırakılması da hastane tarafından sağlanıyor. 24 saat esasına göre çalışan ameliyathanelerde; ortopedi, genel cerrahi, kulak burun boğaz, göz ve kadın hastalıkları branşlarında çok sayıda nitelikli ameliyat başarıyla gerçekleştiriliyor. Kalça ve diz protezleri, acil kırık ameliyatları, kapalı safra kesesi ve fıtık ameliyatları, apandisit, guatr ve meme cerrahisi, geniz eti, burun estetiği, göz kapağı ve gözyaşı kanalı ameliyatları ile sezaryen ve normal doğumlar hastanede yapılabiliyor. Vatandaşlar, 8 farklı branşta aynı gün ya da birkaç gün içinde MHRS randevusu oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra hastanede; Beslenme ve Diyetetik Polikliniği, Gebe Okulu, Psikolog Polikliniği, Yenidoğan İşitme Tarama ve Odyometri Hizmetleri, Sosyal Hizmetler, Diyabet Eğitim Birimi, 7/24 aktif Kan Transfüzyon Ünitesi ve Laboratuvar Hizmetleri de kesintisiz olarak sunuluyor. İznik Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Aybars Alemdaroğlu "tüm birimleriyle tam kapasite çalışarak, modern ve nitelikli sağlık hizmetini İznik halkına en hızlı ve güvenilir şekilde ulaştırmayı sürdürüyoruz" dedi.
Yeniden yeşil Bursa için 15 bin nefes
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:31 Yeniden yeşil Bursa için 15 bin nefes Bursa’nın yeniden ‘Yeşil’ kimliğine kavuşması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, belediye personeli adına oluşturulan ‘Hatıra Ormanı’nda 15 bin 28 fidanı toprakla buluşturdu. Bursa’da geçtiğimiz aylarda etkili olan yangınlarında yaklaşık 10 futbol sahası büyüklüğünde ormanlık alan yok olurken; Bursa Büyükşehir Belediyesi ‘Yeniden Yeşil Bursa’ hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Çevreci ve doğayı koruyan anlayışla projeler geliştiren Büyükşehir Belediyesi, bu kapsamda Karacabey ilçesi Uluabat Gölü havzasındaki Subaşı Köyü’nde belediye ve iştiraklerinde görev yapan çalışanları adına hatıra ormanı oluşturarak ladin, köknar ve fıstık çamı türlerinden 15 bin 28 fidanı toprakla buluşturdu. Köyü’ndeki Orman Bölge Müdürlüğü Fidan Dikim Alanı’nda düzenlenen etkinliğe, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerin yöneticileri ve çalışanları, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. "Diktiğimiz her fidanın anlamı ve önemi de büyük" Etkinlikte konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, dikilen her bir fidanın kurumda emek veren çalışanların doğaya bıraktığı bir iz olduğunu söyledi. Yaz aylarında etkili olan orman yangınlarının yürekleri dağladığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, yaban hayatının etkilendiğini ve doğanın dengesinin de bozulduğunu dile getirdi. Son yıllarda etkili olan kuraklığa da dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa, artık şehri değil. Suyu tasarruflu kullanmalı, iklim değişliğinin getirdiği risklere karşı hazırlıklı olmalıyız. Doğayı korumak ve kollamak hepimizin sorumluluğudur. Bursa, son 52 yılın en kurak dönemini yaşadı. Geçtiğimiz yıl yüzde 30 civarında dolu olan barajlarımız, bugün sıfır seviyesini gördü. Her diktiğimiz fidan ve ağaç, kuraklığa karşı bir direnç oluşturacak. Diktiğimiz her fidanın anlamı ve önemi de büyüktür" dedi. "İlk günden beri hayalimiz yeniden yeşil Bursa" Gelecek nesillere temiz hava ve temiz bir dünya bırakacak bir adım atmış olduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, ormanların doğanın dengesini sağladığını, su döngüsünü güçlendirdiği, sel riskini azalttığını, sıcaklığı düşürdüğünü ve karbon emilimini sağladığını vurguladı. Daha çok fidan dikmeyi ve suyu tasarruflu kullanmayı hayatın bir parçası haline getirmek zorunda olduklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Göreve geldiğimiz ilk günden beri hayalimiz ‘Yeniden Yeşil Bursa’ydı. Tüm Bursalılarla birlikte Bursa’yı yeniden yeşil kimliğine kavuşturacağız. Doğasına sahip çıkan, suyunu koruyan, toprağına değer veren kent anlayışını hep beraber inşa edeceğiz. Oluşturduğumuz hatıra ormanı, kurum kültürümüzün ortak emeğimizin ve Bursamıza duyduğumuz sevginin yaşayan bir göstergesi olacaktır. Diktiğimiz fidanlar, yarın yangına karşı bir set olacaktır. Kuraklığa karşı bir direnç olacaktır. Çocuklarımız için de serin bir gölgeye dönüşecektir. Anlamlı çalışmada emeği geçen İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’na, Orman Bölge Müdürlüğü’ne ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Karacabeyliler Dernek Başkanı Erkan Bilör, hatıra ormanı oluşturarak Karacabey ilçesine değer katan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
BTÜ’de yapay zekâ sempozyumu: "Gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır"
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:06 BTÜ’de yapay zekâ sempozyumu: "Gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" BTÜ’de düzenlenen "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" sempozyumunda, yapay zekânın bilim, felsefe ve medeniyet perspektifleri ele alındı. Programa katılan bilim insanları, teknolojinin insan ve değerlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine ve gelişenin yapay zekâ değil insan zekâsı olduğuna dikkat çekti. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" başlıklı sempozyum düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, "Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır" dedi. "Robot ve insanların arkadaş olacağı hibrit toplum modeline doğru gidiyoruz" Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. "Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ" başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, "Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" diye konuştu. Prof. Dr. Saadettin Ökten: Karar vermek için hakikatin kaynağına bakmalı Düşünür, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Saadettin Ökten ise "Yapay Zekâ Çağında İnsan ve Medeniyet" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten, yapay zekâ tartışmalarında "nasıl yapılır" sorusunun yanında "niçin yapılır" sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, bilginin hikmetten koparıldığında yönünü kaybedebileceğini vurguladı. Yapay zekâ olgusunun günümüzde önemli bir fenomen olarak karşımıza çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ökten, "Bu durum temelde bir bilgi meselesidir. Bilgi, büyük ölçüde bizim yönetimimizde üretilmekte ve kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkan yetkinlik, hızı ve kapsamı bakımından çoğu zaman insanı aşan bir boyuta ulaşmaktadır. İnsan bir noktada karar veremediğinde, bilginin kaynağına bakmak zorundadır. Çünkü bizim hakikat anlayışımızın tamamı "Âlim" isminden beslenmektedir" dedi. Konuşmasında, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın bilime yaklaşımını hatırlatan Prof. Dr. Saadettin Ökten, onun yapay zekâyı yalnızca teknoloji değil, insanı ve toplumu ilgilendiren bir mesele olarak ele alan öncü bir akademisyen olduğunu ifade etti. "Yaşamı robotlara teslim etmek varoluş anlamını sorgulatır" İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ise "Bilim Felsefesi ve Yapay Zekâ" başlıklı konuşmasını yaptı. Prof. Dr. Şen, "Her şeyden önce yapay zekâdan söz edebilmek için kelimelerin ve kavramların anlamlarının bilinmesi gerekir; çünkü kavramlar anlaşılmadan bilimsel bir düşünce üretilemez. Bugün insana ait görsel, bilimsel, estetik gibi farklı zekâ türlerinin verileri bilgisayarlarda toplanmakta, buna da yapay zekâ denmektedir. Ancak zekâ kavramı yalnızca maddi bir boyutla sınırlı değildir; manevi zekâ da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Manevi zekâ söz konusu olduğunda, yapay zekânın insan zekâsını aşması mümkün görünmemektedir. Aksi takdirde, insanın hayatına anlam katan değerler ortadan kalkar ve yaşamın tüm sorumluluğu robotlara teslim edilmiş olur ki bu durumda insan varoluşunun anlamı ciddi biçimde sorgulanır" dedi. Farklı oturumlarla Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekâya katkıları ele alındı Sempozyumun ikinci oturumunda, "Tanıdıklarının Dilinden Doç. Dr. Şakir Kocabaş" başlığıyla Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yayla Gül Ceren Karataş konuşmalarını gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Öztemel’in üslendiği "Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Yapay Zekâ Alanındaki Çalışmaları ve Alana KatkIları" başlıklı panelde; İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç konuşmasını gerçekleştirdi. "Genç Bilim İnsanlarının Gözünden Yapay Zekânın Yönü Paneli"nde ise BTÜ Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kocakulak moderatörlüğü üstlenirken; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız, BTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Demir ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nden Dr. Esad Öztemel konuşmacı olarak yer aldı. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın konuşmacılara plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Başkan Aydın tarihi başarı yakalayan kardeşleri ağırladı
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:00 Başkan Aydın tarihi başarı yakalayan kardeşleri ağırladı Milli sporcular Zafer Şayık ve Serdar Şayık, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de düzenlenen Kickboks Büyükler Dünya Şampiyonası’nda elde ettikleri başarıyla hem Türkiye’yi hem de Bursa’yı gururlandırdı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, kickboks tarihinde ilk kez aynı organizasyonda dünya finaline çıkan kardeşler olarak spor tarihine adlarını yazdıran genç yetenekleri makamında ağırladı. Kickboks branşında istikrarlı bir yükseliş sergileyen milli sporculardan Zafer Şayık, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de düzenlenen Kickboks Büyükler Dünya Şampiyonası’nda 67 kg K1 branşında dünya ikinciliği elde ederek uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. Şampiyona süresince Özbekistan, Finlandiya, Hırvatistan ve Bulgaristan sporcularıyla karşılaşan Şayık, sergilediği üstün performansla dikkatleri üzerine topladı. Bunun yanı sıra 63,5 kg Low Kick branşında ringe çıkan kardeşi Serdar Şayık da, rakiplerini geride bırakarak dünya ikinciliği yakaladı. Turnuva boyunca Meksika, Türkmenistan, Slovenya, İsrail ve Hırvatistan sporcularıyla boy göstererek finale yükselen Serdar Şayık, mücadeleci kimliğiyle büyük beğeni kazandı. Dünya arenasında elde edilen bu tarihi başarının ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, genç yetenekleri makamında ağırladı. Spora ve sporcuya verdikleri önemin altını çizen Başkan Aydın, gençlerin uluslararası başarılarla kentin adını dünyaya duyurmasının son derece kıymetli olduğunu vurguladı. Şayık kardeşler ise ev sahipliğinden dolayı Başkan Erkan Aydın’a teşekkür ederek, hedeflerinin Türk bayrağını dünya şampiyonluklarıyla daha fazla dalgalandırmak olduğunu hatırlattı. Anlamlı ziyaret Başkan Aydın’ın sporculara teşekkür hediyesi takdim etmesinin ardından, Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan ile Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Tolga Kornoşor’un da katılımıyla gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle tamamlandı.