Yerel Haberler
Bursa
Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi 04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03:36 Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 19:31 Süt inekçiliğinden dört çocuğunu büyüterek üniversitede okuttu Bursa’nın Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan 62 yaşındaki yetiştirici, 4 çocuğunu okuttuğu hayvancılıkta son birkaç yıldır yem fiyatlarının yüksekliği nedeniyle zorlandığını söyledi. Trabzon’un Sürmene ilçesinden 22 yıl önce Bursa’nın Karacabey ilçesine yerleşen 62 yaşındaki Mustafa Çolakoğlu, inşaatlarda çalışarak ve hayvancılık yaparak geçimini sağladı. Son birkaç yıl yem maliyetlerinin yüksekliği ve çiğ süt fiyatının düşük kalması nedeniyle sorun yaşadığını söyleyen Çolakoğlu, sağılabilir 15 hayvanı bulunduğunu ve günlük 400 litreye yakın süt aldığını, ahırında 25 büyükbaş bulunduğunu ifade etti. Dört çocuğunu okuttu meslek sahibi yaptı Eşiyle her sabah 05.00’te kalktığını, hayvanlarının bakımını yapıp sağdığını dile getiren Çolakoğlu, şöyle konuştu: "Öğlene doğru dışarıya çıkarıyorum. Saat 16.00’ye kadar gezinirler, otlarlar. Sonra ahıra dönerler. Samanını, yemini veririm sağarım, akşam ezanı gibi evime girerim. İznimiz yok her günümüz, bütün hayatımız bu şekilde. Dört çocuğu okuttum süt inekçiliği yaparak ve inşaatlarda çalışarak. Çocuklarımdan biri veteriner, diğeri öğretmen, biri bilgisayar mühendisi oldu. Bir çocuğum da bilgisayar mühendisliğinde okuyor." Hayvancılığın zor olduğunu ancak maliyetler yüzünden daha da zorlaştığını vurgulayan Çolakoğlu, "En son 18,5 liradan verdim. Şimdi 20 lira olduğunu söylüyorlar ama yine de düşük. Kooperatife veriyorum. Süt sudan daha ucuz. Kimse pahalı demesin, en ucuz gıda ürünü şu anda süt" ifadesini kullandı. Otlakların yağışlardan dolayı su altında kaldığını belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu: "Hayvanlara buğday ve arpa samanı ile mısır silajı veriyorum. Yonca balyası geçen yıl 200 liraydı bugün 300 lirayı geçti. Bir balyayı 5 hayvan ancak yiyebiliyor. Hayvan sayısı ve günlüğe göre hesap edin. Yonca lüks oldu hayvanlara veremiyoruz. Kirayla mısır ekiyorum, hayvanlara kendi ürettiğim mısır silajı veriyorum. Buğday arpa samanı ile karıştırıp maliyet düşürüyoruz. Hayvanları ne zamandır otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yeme ağırlık verdik." Şap yüzünden aylarca hayvanları çıkaramayıp ahırda satın aldığı yemle beslediğini anlatan Çolakoğlu, "Şimdi de yağışlardan otlaklar, tarlalar su altında. Bir iki ay daha otlatamayız hayvanları su hemen çekilmez. Bu durum da ilave maliyet demek. Hep bizi etkiliyor yaşanan olumsuzluklar. Hayvancılığa destek çıkılması lazım" diye konuştu.
BUÜ’de 2024 yılı kalite ödülleri sahiplerini buldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:43 BUÜ’de 2024 yılı kalite ödülleri sahiplerini buldu Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) bünyesinde 2024 yılı boyunca yürütülen kalite odaklı çalışmalar, düzenlenen kapsamlı bir törenle ödüllendirildi. Altı farklı kategoride verilen ödüller; fakülte, meslek yüksekokulu, birim, akademisyen, idari personel ve öğrencilere takdim edildi. BUÜ Kalite Koordinatörlüğü tarafından organize edilen törende; Akreditasyon Ödülü, Birim Kalite Ödülü, Öğrenci Memnuniyet Anketi Ödülü, Mezunlarla Etkileşim Ödülü, Toplumsal Katkı Ödülü, Kalite Gönüllüsü Ödülü başlıkları altında toplam 33 ödül verildi. Törene BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin "Araştırma Üniversitesi" kimliğini koruma ve geliştirme kararlılığına vurgu yaparak, bu süreçte kalitenin belirleyici bir parametre olduğunu ifade etti. Akademik performansın sadece rakamlardan ibaret olmadığını, kalite süreçleriyle taçlandırılan bir eğitim ve araştırma kültürünün kalıcılık sağladığını belirten Yılmaz, üniversiteler arası rekabetin artık çok daha sert bir hal aldığını hatırlattı. BUÜ’nün program akreditasyonlarında önemli bir ivme yakaladığını ve hedef gruplardaki ortalamaları yakaladığını kaydeden Rektör Yılmaz, elde edilen başarıların kurumsal bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirerek sürece katkı sunan tüm gönüllülere teşekkürlerini sundu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, kalitenin sonu olmayan bir iyileştirme yolculuğu olduğunu belirterek, BUÜ bünyesinde bu bilincin tüm birimlerce duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özellikle fen ve sağlık bilimlerinin yanı sıra sosyal bilimler alanında da kalite çalışmalarının hız kazanmasının sevindirici olduğunu ifade eden Kırıştıoğlu; mezunlarla etkileşim ve toplumsal katkı gibi alanlarda kat etmeleri gereken mesafeler olsa da kurumsal olgunluğun her geçen gün arttığını vurguladı. Akreditasyon belgelerinin süreli olduğunu hatırlatan Kırıştıoğlu, başarının sürdürülebilir kılınması için dinamizmin korunması gerektiğini söyleyerek kalite gönüllüsü öğrencilere ve koordinatörlük ekibine özel olarak teşekkür etti. Kalite Koordinatörü Öğr. Gör. Yasemin Özdemir ise BUÜ’nün inşa ettiği kalite güvence sisteminin sadece formlar ve denetimlerden ibaret olmadığını, bunun yaşayan bir kültür olduğunu belirtti. Üniversitenin YÖKAK tarafından verilen 5 yıllık tam kurumsal akreditasyona sahip seçkin kurumlar arasında yer almasının ve ISO 9001 2015 belgesinin yenilenmesinin bu başarının somut kanıtları olduğunu söyleyen Özdemir, ulaşılan 29 program akreditasyonu ve 25 TYÇ etiketinin uluslararası standartlarla tam uyumu simgelediğini ifade etti. Bu tablonun disiplinli bir çalışmanın ürünü olduğunu dile getiren Özdemir, desteklerinden dolayı üniversite yönetimine ve tüm paydaşlara şükranlarını sunarak ödül alanları tebrik etti.
BUÜ Hastanesi’nin ikinci ortopedi kliniği hizmete açıldı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:16 BUÜ Hastanesi’nin ikinci ortopedi kliniği hizmete açıldı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hastanesi, hayırseverlerin desteğiyle tüm altyapı çalışmaları tamamlanan ve modern imkanlarla donatılan ikinci Ortopedi ve Travmatoloji kliniğini törenle hizmete açtı. Daha önce depo olarak kullanılan alanın dönüştürülmesiyle oluşturulan klinik, bu alandaki yatak kapasitesi sayısının da artmasını sağlayacak. Düzenlenen açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Dekan Prof. Dr. Funda Coşkun, Başhekim Prof. Dr. Halil Sağlam, Prof. Dr. Kemal Durak, Prof. Dr. Şahin Aslan ile akademik ve idari personel katılım gösterdi. Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, projenin hayata geçmesinde emeği geçen tüm akademik kadroya ve idari birimlere teşekkürlerini sundu. Üniversite kaynaklarını en etkin şekilde kullanmaya gayret ettiklerini belirten Yılmaz, hastanenin geniş bir bölgeye hizmet veren köklü bir yapı olduğunu ve zamanla yaşlanan binanın altyapı ihtiyaçlarının arttığını ifade etti. Bu noktada bağışçı desteğinin kritik önemine değinen Rektör Yılmaz, hocaların hayırseverlerle kurduğu köprünün üniversiteye büyük bir değer kattığını vurguladı. Atıl durumdaki bir alanın yeniden şifa merkezine dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, yeni birimin hem klinik hizmetlerde hem de bilimsel araştırmalarda çıtayı yükselteceğini belirtti. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ise konuşmasında, bu açılışın bir domino taşı etkisi oluşturduğunu ve fakülte bünyesinde yoğun bir icraat dönemine girildiğini belirtti. Depo alanlarının tasnif edilip boşaltılmasının ardından modern bir kliniğin inşa edilmesinin büyük bir özveri gerektirdiğine dikkat çeken Coşkun, kısıtlı bütçelerle yapılması zor olan bu tarz projelerin bağışçılar sayesinde gerçeğe dönüştüğünün altını çizdi. Başhekim Prof. Dr. Halil Sağlam, açılışı yapılan alanın 2018 yılından bu yana depo ihtiyacı nedeniyle hasta kabulüne kapalı olduğunu hatırlattı. Yapılan planlamalarla depo sorununun çözüldüğünü ve bu sayede Ortopedi Anabilim Dalı için ikinci bir klinik açma imkanı doğduğunu belirten Sağlam, hastanede en çok yatağa ihtiyaç duyulan birimin ortopedi olduğunu kaydetti. Yaklaşık iki yıllık bir hazırlık sürecinin ardından ulaşılan bu hedefin, hasta sirkülasyonunu ve müdahale kapasitesini ciddi oranda artıracağını ifade eden Başhekim, özellikle projenin mutfağında büyük özveri gösteren öğretim üyelerine teşekkür etti. Kliniğin açılış kurdelesi; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Dekan Prof. Dr. Funda Coşkun, Başhekim Prof. Dr. Halil Sağlam, projeye büyük emek veren Prof. Dr. Kemal Durak ve Prof. Dr. Şahin Aslan ile bağışçılar tarafından kesildi.
Bursa Ticaret Borsası’nın 2026 bütçesi 100 milyon oldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:27 Bursa Ticaret Borsası’nın 2026 bütçesi 100 milyon oldu Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, "Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız" dedi. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı. Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı "2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen "yüksek faiz, düşük kur" politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı" dedi. "Tarımda rekor daralma alarm veriyor" Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, "Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı" diye konuştu. "Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı" Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, "Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik" ifadelerini kullandı. İhracat atağında yeni rota: Asya Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, "Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti. Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının geleceğini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, "Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız" şeklinde konuştu. "Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak" 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, "Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz" Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, "Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız" dedi. 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, "Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum" dedi.
Başkan Şadi Özdemir’den 2026 vizyonu:
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:21 Başkan Şadi Özdemir’den 2026 vizyonu: Yeni yılda Nilüfer’i çok daha iyi seviyeye getirmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüreceklerini söyleyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "2025 yılını sosyal projelerle dolu geçirirken, 2026 yılına daha katılımcı, dijitalleşmiş ve tarımsal kalkınmasını tamamlamış bir kent olma hedefiyle giriyor" dedi Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkanlık Makamı’nda yardımcılarıyla 2025 yılının son toplantısında bir araya geldi. Başkan Şadi Özdemir, toplantıda yeni yıla dair stratejik hedeflerini paylaştı. Nilüfer’in Türkiye genelindeki sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 8’inci sıradan 5’inci sıraya yükseldiği hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, önümüzdeki yıl için hedeflerinin ilk 3’e girmek olduğunu belirtti. Yönetim anlayışının temelini "Ortak Akıl" prensibinin oluşturduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kent konseyleri, akademik odalar ve mahalle komiteleriyle iş birliği içinde olduklarını vurguladı. Kurumun yönetilebilirliğini artırdıklarını da söyleyen Başkan Şadi Özdemir, 2026 yılının Nilüfer için 2025’ten çok daha iyi olacağını kaydetti. Geçtiğimiz yıl sosyal projelere hız verdiklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, çok sayıda yatırımın hizmete girdiğini dile getirdi. Eğitim ve kreşlerle ile ilgili yatırımlarını sürdürdüklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "İhsaniye ve Minareliçavuş’taki açılışların ardından kreş ve gündüz bakımevleri sayımız 4’e yükseldi. Toplamda da 428 çocuğumuz burada eğitim alıyor. Çalı Mahallesi için de yeni bir kreş protokolü yaptık. Ayrıca yakında bir kız yurdunun da temelini de atacağız" diye konuştu. Yeşil alanlara önem verdiklerinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, sosyalleşme ve vatandaşlar için nefes alma alanı olarak gördükleri, park ve yeşil alanı çoğaltacaklarını kaydetti. 2025 yılında şehre 7 yeni park kazandırdıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, böylece toplam park sayısını 426’ya yükselttiklerini söyledi. Özellikle kırsal mahallelerdeki yaşlıların torunlarıyla vakit geçirebilmesi ve gençlerin iletişimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için 40 ayrı noktada internet altyapısının tamamlandığını belirten Başkan Şadi Özdemir, bu çalışmaların 2026 yılında da devam edeceğini vurguladı. Kırsal kalkınma ve turizm hamlesi Tarım arazilerini korumak ve gençleri tarıma yönlendirmek adına kooperatifleşmeye önem verdiklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu konuda rol model olmak için Kadriye Mahallesi’nde ahududu üretimi yaptıklarını hatırlattı. Turizmde Gölyazı ve Ayvaköy hattını kapsayan bir turizm platformu üzerinde çalıştıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, bölgede pansiyonculuğu, doğa yürüyüşlerini ve mağara turizmini geliştirerek ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre kalmasını sağlamayı planladıklarını açıkladı. Dezavantajlı gruplar ve spor başarıları Nilüfer’in dezavantajlı gruplara yönelik desteklerinde "Türkiye’de tek" olan uygulamalara sahip olduğunun altını çizen Başkan Şadi Özdemir, 2 bin 500 haneye destek verdiklerini söyledi. Koçluk programı sayesinde özel bireyler için istihdam imkanı sağladıklarını da belirten Başkan Şadi Özdemir, istihdam edilmeleriyle bireye, anneye ve aile bütçesi katkı sağlamanın mutluluğunu yaşadıklarını aktardı. Spor alanında ise hentbol takımının Bursa’ya getirdiği Süper Kupa ve kadın voleybol takımının başarılarıyla Nilüfer’in adını Avrupa’da da duyurduklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, ortaya koydukları Spor Manifestosu ile bir vizyon çizdiklerini hatırlattı. 2026 hedefi Yeni yılda da çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer Belediyesi, 2025 yılını sosyal projelerle dolu geçirirken, 2026 yılına daha katılımcı, dijitalleşmiş ve tarımsal kalkınmasını tamamlamış bir kent olma hedefiyle giriyor" dedi.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay 2030 vizyonunu açıkladı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:15 BTSO Başkanı İbrahim Burkay 2030 vizyonunu açıkladı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana ortaya koydukları makro projeler ve büyük başarılarla oluşan ekonomik birikimin artık Bursa’yı yeni bir kulvara ve eşiğe taşıdığını söyledi. Başkan Burkay, "Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz." dedi. BTSO Aralık Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler ile 2026 yılına yönelik hedef ve beklentiler ele alınırken, BTSO’nun 2026 yılı bütçesi de Meclis Üyeleri’nin görüş ve onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda BTSO’nun 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına 2025 yılını tamamlarken aynı hedeflere inanan büyük bir camia olarak bir arada olmanın önemine vurgu yaparak başladı. Yeni yılın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Burkay 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşırken, en temel ihtiyaçlarının öngörülebilirlik olduğuna vurgu yaptı. Reform süreçlerinin artık sahada somut karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirten Burkay, üretimi ve yatırımı destekleyen politikaların hayata geçirilmesinin sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu ifade etti. "Zorlukları Engel Değil, İmtihan Olarak Gördük" İbrahim Burkay, 2013 yılında görevi devraldıklarında zorlu bir süreçle karşı karşıya olduklarını hatırlatarak, son 12 yılda bölgesel savaşlardan küresel krizlere, yüksek enflasyondan depremlere kadar birçok ağır sınavdan geçildiğini ifade etti. Bu süreçte hiçbir zaman yönlerini kaybetmediklerini vurgulayan Burkay, "Zorluklar, istikameti olanlar için engel değil, imtihandır. Biz başkalarının yazdığı senaryolarda rol almak yerine, kendi hedeflerini cesaretle ortaya koyan bir anlayışla hareket ettik." dedi. Meslek Komiteleri ve KOBİ’ler İçin Somut Kazanımlar BTSO’nun tüm organlarını ortak bir vizyon etrafında bütünleştirdiklerini belirten Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktardı. Bu kararların TOBB ve ekonomi yönetimi nezdinde yapılan girişimlerle somut sonuçlara dönüştüğünü ifade eden Burkay, Nefes Kredisi, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok adımın hayata geçirilmesine katkı sunduklarını söyledi. Burkay ayrıca, yaptıkları girişimlerin sonucunda birçok firmanın KOBİ desteklerinden faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. TEKNOSAB ile Yüksek Teknolojili Üretim Hamlesi Sanayide rekabet gücünü artırmanın yolunun üretimin niteliğini yükseltmekten geçtiğini belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu söyledi. Dört yıl gibi kısa bir sürede altyapısı tamamlanan TEKNOSAB’da bugün yaklaşık 30 milyar liralık yatırımla 19 firmanın üretim yaptığını ve 6 bin 400 kişinin istihdam edildiğini ifade eden Burkay, yeni yılda faaliyete geçecek fabrikalarla çalışan sayısının 10 bine ulaşacağını açıkladı. Burkay ayrıca, TEKNOSAB bünyesinde girişim sermayesi yatırım fonu modeliyle hayata geçirilen ve 600’ün üzerinde yatırımcısı bulunan Lojistik Teknopark projesinin ilk değerlemesinin yapılacağını, 2026’nın ilk çeyreğinde de söz konusu projede temelin atılacağını müjdeledi. İhracat, Eğitim ve İnsan Kaynağı Vurgusu Ticaret ve ihracat tarafında KFA Fuarcılık ile önemli mesafeler kat edildiğini belirten Burkay, bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirildiğini, 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Savunma sanayiinde IDEF ve ev tekstilinde HOMETEX gibi dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan fuarları başarıyla hayata geçirdik. Junioshow’dan Food Point’e, TFF Show’dan Rising City ve MEEXX’e kadar farklı sektörlerdeki firmalarımızın ticaretini geliştirirken Bursa markasına da değer kattık. Aynı anlayışı UR-GE projelerimiz, alım heyetlerimiz ve kümelenme çalışmalarımızda da sürdürdük. Bugün 17’si aktif 48 UR-GE projesiyle, bu alanda Türkiye’de açık ara en fazla proje geliştiren Odayız. Yerli ve milli hedeflerimiz doğrultusunda bin 700’e yakın firmamız, kümelenme modeliyle birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyor ve birlikte yeni pazarlara açılıyor." dedi. İnsan kaynağının dönüşümün temel unsuru olduğuna dikkat çeken Burkay, BUTGEM, MESYEB ve BTSO Akademi ile bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. "Bursa Business School Uludağ’ın geleceğini değiştirecek" İbrahim Burkay, Bursa Business School ve GUHEM’in de iş dünyasının dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli rol üstlendiğini vurguladı. Bursa Business School’u Uludağ’ın tarihini ve talihini değiştirecek stratejik bir proje olarak nitelendiren Başkan Burkay, "Uludağ’ımızın kalbinde, tarihi kimliği ve benzersiz fiziki imkânlarıyla, meclis üyelerimizin destekleriyle çok güçlü bir proje hayata geçirdik. Bursa Business School, bugün dünyada ilk üç destinasyon arasında yer alan, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın eğitim merkezi konumuna yükselmiş durumda. Aynı zamanda kongre turizminin de merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Bursa Business School, turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biridir. Önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı ismin hakkını verecek; 365 gün dünyanın dört bir yanından ziyaret edilen bir merkez konumuna ulaşacaktır. Önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere Uludağ’daki tüm otel ve tesisler, bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecektir." dedi. Başkan Burkay’dan 2030 Vizyonu Konuşmasının sonunda 2030 vizyonuna değinen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sanayide yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, "Şimdi projelerimizin olgunlaştığı, Bursa ekonomisine çok daha yüksek katma değer sağlayacağı bir dönemdeyiz. 2013 yılında 16 projeyle başlattığımız bu büyük dönüşüm yolculuğunda, bugün makro düzeyde 60’ı aşkın stratejik proje ile Bursa’nın üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve küresel iddiasını yeni bir seviyeye taşıdık. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz. Bursa’mızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri, ortak akılla hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." dedi. Şehir Fonu ile Yeni Nesil Yatırımlar Desteklenecek BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, altyapısını hazırladıkları projelerle Bursa iş dünyasını değişim ve dönüşüme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda Şehir Fonu ile yeni nesil yatırımların yolunu açacaklarını, Payitaht Çarşı’da Dijital Dönüşüm Merkezi’ni hayata geçirerek geleneksel ticaret anlayışını küresel vitrine taşıyacaklarını kaydetti. İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Verinin stratejik bir değer olduğu anlayışıyla data merkezi projemiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni UR-GE projeleri, fuarlarımız, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarımızla sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Diğer taraftan Bursa için mekânsal planlama çalışmalarının tarihi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. KOBİ OSB’ler, organize konut bölgeleri, serbest ticaret bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri önümüzdeki dönemde gündemimizin önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bizim tek gayemiz; bu şehrin potansiyelini doğru okumak, üretim gücünü ve ticaret kültürünü geleceğe taşıyarak 60 bin üyemizin yolunu açmaktır. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerimize rehberlik eden, iş dünyamıza cesaret veren ve Bursa’mıza değer katan projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından meclis toplantısı, BTSO Meclis üyelerinin kürsüye gelerek 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2026 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini paylaşmasıyla sona erdi.
Uludağ’da yılbaşı heyecanı...Rezervasyonlar doldu, pistler hazır
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:00 Uludağ’da yılbaşı heyecanı...Rezervasyonlar doldu, pistler hazır Türkiye’nin en önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Uludağ, 2026 yılına "merhaba" demek isteyen tatilcilerin akınına uğradı. Zirvede kar kalınlığı istenilen seviyeye ulaşırken, otellerdeki doluluk oranları şimdiden yüzde 95’i aşmış durumda. Bursa’nın beyaz incisi, yeni yılı karşılamak için hem yerli hem de yabancı turistlerin bir numaralı tercihi oldu. Yeni yıl tatilinin hafta içine denk gelmesine rağmen Uludağ’daki tesisler, haftalar öncesinden doldu. Otel işletmecileri, özellikle Orta Doğu ve Avrupa’dan gelen yabancı turist sayısında geçtiğimiz yıla oranla yüze 15’lik bir artış olduğunu belirtiyor. Bir gecelik eğlencenin bedeli 20 bin TL’den başlıyor Uludağ’da yılbaşı gala programları dahil bir gecelik kişi başı konaklama ücretleri ortalama 20 bin TL seviyelerinden başlıyor. Lüks otellerde ise 4 kişilik bir ailenin 3 günlük tatil maliyeti 85-90 bin TL bandına kadar yükseliyor. Sektör temsilcileri, fiyatlardaki artışın maliyetler ve yüksek talep kaynaklı olduğunu vurguluyor. Kar sevinci ve kayak pistleri Meteorolojiden gelen kar yağışı müjdesi, kayak tutkunlarını sevindirdi. Pistlerdeki kar kalınlığı kayak yapmaya uygun hale gelirken, oteller yapay karlama makinelerini de hazırda tutuyor. Yılbaşı gecesi zirvede yoğun bir kar yağışı beklenmesi, "kartpostallık" bir yeni yıl hayali kuranları şimdiden heyecanlandırmış durumda. Ulaşım ve güvenlik alarmı Bursa İl Jandarma Komutanlığı ve trafik ekipleri, Uludağ yolunda önlemlerini artırdı. Karayolları ekipleri 24 saat esasına göre yolu açık tutmak için çalışırken, zincirsiz araçların zirveye çıkışına izin verilmeyeceği hatırlatıldı. Ayrıca Teleferik A.Ş., yılbaşı gecesi yaşanacak yoğunluk nedeniyle ek seferler düzenleneceğini duyurdu. Uludağ’a olan ilgiden memnun olan otel yetkilileri; "Uludağ sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin vitrini. Bu yıl talepler bizi çok mutlu etti. Misafirlerimize hem güvenli hem de unutulmaz bir kar festivali tadında yılbaşı yaşatmak için tüm hazırlıklarımızı tamamladık." dedi.
1315 yataklı Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi hizmete açılmaya hazırlanıyor
31 Aralık 2025 Çarşamba - 11:58 1315 yataklı Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi hizmete açılmaya hazırlanıyor AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Acemler’de yapımı devam eden 1315 yataklı Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin planlanan tarihte açılabilmesi için çalışmaların hızlandırıldığını söyledi. Gürkan, hastanedeki inşaat seviyesinin yüzde 98 düzeyinde olduğunu ve yeni yılda Bursa’nın en büyük acil servisine sahip hastanesinin hizmete girmesinin hedeflendiğini belirtti. Çalışmalar yerinde incelendi AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Ayhan Salman, Osman Mesten, Emel Gözükara Durmaz ve Mustafa Yavuz’un yanı sıra AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, İl Sağlık Müdürü Mustafa Çetin ve firma ortaklarından Mesut Tandoğan ile birlikte Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. 97 dönüm alanda, 265 bin metrekarelik dev sağlık yatırımı İnceleme sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Gürkan, hastanenin 97 dönümlük alan üzerine kurulduğunu ve toplamda 265 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olduğunu söyledi. Gürkan, hastanenin 1315 yatak kapasitesiyle Bursa’nın en büyük hastanelerinden biri olacağını ifade etti. "Bursa’nın en büyük acil servisi olacak Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin yaklaşık 10 bin 315 metrekarelik acil servis alanı ile Bursa’nın en büyük acil servisine sahip olacağını belirten Başkan Gürkan, hastanenin sağlık hizmetlerine önemli katkı sunacağını vurguladı. "Önümüzdeki 3 ay içinde fiziki tamamlanma bekleniyor" Müteahhit firma ile yapılan görüşmelere de değinen İl Başkanı Davut Gürkan, herhangi bir mali sıkıntının bulunmadığını, sadece fiziki tamamlanmanın beklendiğini ifade ederek, "Firma yetkilileri önümüzdeki 3 ay içerisinde fiziki tamamlanmanın biteceğini belirtti. Süreci milletvekillerimizle birlikte yakından takip ediyoruz" dedi. Açılış süreci için geri sayım başladı Hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte Bursa’nın sağlık altyapısına önemli katkı sunacağını belirten İl Başkanı Davut Gürkan, "İnşallah süreç tamamlandığında Bursa’ya sağlık yatırımları anlamında bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşayacağız" dedi
Bursa Büyükşehir’den yangınlara karşı uyarı: "Tedbir hayat kurtarır"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 11:34 Bursa Büyükşehir’den yangınlara karşı uyarı: "Tedbir hayat kurtarır" 2025 yılının ilk aylarında Bolu ve Uludağ’da meydana gelen yangınların ardından, yangın güvenliği konusu bir kez daha gündeme gelirken, Bursa Büyükşehir Belediyesi yangınlara karşı alınması gereken önlemler konusunda önemli uyarılarda bulundu. Kamu ve özel sektörü bir araya getiren ‘Yangın Zirvesi 2025’, Uludağ’da geniş bir katılımla düzenlendi. Trimbox ana sponsorluğunda gerçekleşen zirve, ‘önleyici güvenlik’ yaklaşımıyla yangınlarla mücadelede yeni bir stratejik yol haritası belirledi. Zirvede konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Canalp Berkdemir, Dünya Yangın İstatistik Merkezi’nin verilerine göre toplam 906 bin 164 yangının altıda birinin elektrik yangını olduğunu, bunun da 136 bin 415’e denk geldiğini belirtti. Üçlü prizler üzerinden birden fazla cihazın çalıştırılmasıyla kabloların ısınarak tutuşabildiğini dile getiren Berkdemir, "Oteller ve hastaneler başta olmak üzere binalardaki hormonlu gelişmeler, ek tesisler, ek cihazlar, ek makineler enerji artışını yükseltiyor. Bu da tesisatlara aşırı yüklenmeye ve yangına sebep olmaktadır. Binaların yaşlanmasıyla tesisatların da yıpranması, mukavemet gücü, cihazlardaki oksitlenme ve paslanma, ısınma ve soğuma gibi hava hareketleri, yangınların diğer çıkış sebepleridir. Bina girişlerindeki elektrik panolarında yangın önleyici sistemlerin mutlaka tamamlanması gerekir. Mutlaka elektrik yangınlarındaki tedbirlerin alınması ve kontrollerin periyodik olarak yapılması gerekir" dedi. Elektrik yangınlarıyla ilgili gelişen sürecin kullanıcılar tarafından fark edilemediğinin altını çizen Berkdemir, "Elektrik yangınlarını önlemek için ilk adımı, sayaç veya elektrik panosu kutusunda atmak zorundayız. Kaçak akım rölesi gibi argümanları kullanarak riski daha minimize edebiliriz. Yangının çıkış sebeplerine bakıldığında kısa devre, aşırı yüklenme, gevşek bağlantı, kötü işçilik, kablo izolasyon bozulması, elektrikli cihazların arızası, elektrik panosu dağılımı sistemleri olduğunu görüyoruz. Ayrıca havalandırma, su ve diğer tesisatlarla birlikte elektrik tesisatının da aynı şaftlarda ve aynı kanallardan yürütülmesi de karşımıza çıkıyor. Özellikle konut yangınları, başta mutfaktaki aspiratörler olmak üzere fırınlar, ısıtıcılar, buzdolabı gibi cihazlar ve bunlara bağlı uzatma kablolarından çıkıyor" diye konuştu.