GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 14:36

Uludağ’da beline kadar kara gömülen ekiplerin zorlu mesaisi

A
A
A
Uludağ’da beline kadar kara gömülen ekiplerin zorlu mesaisi

Bursa’da kar yağışının etkisini göstermesiyle birlikte Uludağ’da kar kalınlığı 1 metreye ulaşırken, UEDAŞ ekiplerinin ise bellerine kadar gömüldükleri karın içerisinde enerji nöbeti 24 saat devam ediyor.


UEDAŞ, zorlu kış şartlarına yönelik tüm önlemlerini aldı. Saha ekipleri, teknolojik sistemleri ve donanımlarıyla kış aylarının zorlu şartlarında Güney Marmara’da kesintisiz enerji dağıtımı için çalışmalarını sürdürüyor. Uludağ bölgesinde 42 trafo, 64,4 kilometre uzunluğundaki hat ve 97 aydınlatma direği ile enerji sürekliliğini sağlayan UEDAŞ, oteller bölgesindeki havai hatların büyük bölümünü yer altına alarak şebekesini güçlendirdi. Gerçekleştirilen bakımlar da ise bellerine kadar kara gömülen ekiplerin, zorlu çalışma şartları böyle görüntülendi.


Bölgedeki enerji çalışmalarının detaylarını aktaran UEDAŞ Sistem İşletme Direktörü Mehmet Koç, "Uludağ’da kar kalınlığının 1 metreye ulaşması ve sezonun açılmasıyla ekiplerimizin nöbeti de başladı. Sıcaklığın düşmesi ve nemin belli bir seviyeye gelmesiyle hatlarda buz yükü oluşabiliyor. Zorlu şartlarda çalışan ekiplerimiz, tüm iş ekipmanlarıyla sahada görev yapıyor. Uludağ’da yatırım kapsamında geçtiğimiz yıl alternatif hattımızı tamamladık ve kesintisiz enerjiyi desteklemiş olduk. Elektrik şebekemizi, 24 saat sahada çalışan ekiplerimizin yanı sıra dron ve SCADA gibi dijital teknolojilerle de uzaktan kontrol, kumanda ve izleme faaliyetleriyle yönetiyoruz" diye konuştu.



Uludağ’da beline kadar kara gömülen ekiplerin zorlu mesaisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Aras EDAŞ, Enerji Verimliliği Haftası’nda öğrencilerle buluştu Toplumsal farkındalık oluşturmayı ve sürdürülebilir bir gelecek bilincini desteklemeyi kurumsal sorumluluklarının önemli bir parçası olarak gören Aras Elektrik, Enerji Verimliliği Haftası’nda ilköğretim öğrencilerine yönelik düzenlediği eğitim ve farkındalık etkinlikleriyle enerji tasarrufunun önemine dikkat çekti. 5-11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında, Aras EDAŞ’ın sorumluluk sahasında yer alan illerde düzenlenen etkinliklerle, enerji verimliliği konusunda erken yaşta bilinç oluşturulması ve çocukların sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları kazanması hedeflendi. Bu kapsamda Aras EDAŞ personeli tarafından ilköğretim öğrencilerine yönelik enerji verimliliği konulu sunum ve eğitimler düzenlendi. Eğitimlerde; enerjinin doğru ve verimli kullanımı, gereksiz enerji tüketiminin önlenmesi, günlük hayatta uygulanabilecek basit tasarruf yöntemleri, çevrenin ve doğal kaynakların korunmasının önemi gibi konular ele alındı. Anlatımlar, öğrencilerin yaş ve algı düzeylerine uygun şekilde sade, eğlenceli ve anlaşılır bir dille aktarıldı. Eğitim sürecinde sunumların yanı sıra eğitici ve öğretici oyunlara da yer verilerek öğrencilerin enerji verimliliği konusunu günlük yaşamla ilişkilendirmeleri sağlandı. Bu sayede, çocukların yalnızca bilgi edinmeleri değil, aynı zamanda bu bilgileri davranışa dönüştürmeleri amaçlandı. Gerçekleştirilen etkinlik kapsamında; Iğdır’da 250, Ardahan’da 75, Bayburt’ta 200, Erzincan’da 140, Ağrı’da 250, Kars’ta 140 ve Erzurum’da 100 olmak üzere toplam bin 155 ilköğretim öğrencisine farkındalık eğitimi yapıldı. Eğitimler, Aras EDAŞ’ın sorumluluk sahasında bulunan farklı illerde eş zamanlı olarak yürütüldü. Eğitimlerin sonunda öğrencilere enerji temalı boyama kitapları ve çeşitli hediyeler dağıtıldı. Bu materyallerle, öğrencilerin enerji tasarrufu konusundaki farkındalıklarını ailelerine ve çevrelerine de aktarmalarına katkı sağlanması hedeflendi. Aras Elektrik, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında gerçekleştirdiği bu çalışmalarla, yalnızca enerji dağıtım hizmeti sunan bir kurum olmanın ötesinde, çevreye ve topluma duyarlı kurumsal yaklaşımını sürdürdüğünü bir kez daha gösterdi. Şirket, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında yürüttüğü bilinçlendirme faaliyetlerini her yıl düzenli olarak sürdürmektedir.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine operasyon: 18 şüpheliden 14’ü gözaltına alındı Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki şirketlerinden ALDAŞ’a yönelik sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında yapılan usulsüz harcamalar, örgüt faaliyeti kapsamında nitelikli zimmet, edimin ifasına fesat karıştırma, denetim görevinin ihmali, görevi kötüye kullanma ve haksız mal edinme nedeniyle haklarında gözaltı kararı bulunan ve aralarında Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) çalışanlarının da bulunduğu 18 şüpheliden14’ü gözaltına alındı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altyapı Yönetim Danışmanlık Mühendislik Hizmetleri Elektrik Enerjisi Yapı Elemanları Üretimi İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ALDAŞ) şirketine sabah erken saatlerde operasyon düzenlendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ALDAŞ A.Ş. üzerinden yapılan usulsüz harcamalar, örgüt faaliyeti kapsamında nitelikli zimmet, edimin ifasına fesat karıştırma, denetim görevinin ihmali, görevi kötüye kullanma ve haksız mal edinme tespit edildi. 18 kişi hakkında gözaltı kararı alındı Soruşturma kapsamında İçişleri Bakanlığınca görevlendirilen Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan rapor ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen Bilirkişi Raporunda ALDAŞ A.Ş. üzerinden yapılan usulsüz harcamalara ilişkin olarak toplam 399 milyon 507 bin 249,78 TL tutarında kamu zararı tespiti edildi. Sabah saatlerinde Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altyapı Yönetim Danışmanlık Mühendislik Hizmetleri Elektrik Enerjisi Yapı Elemanları Üretimi İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ALDAŞ) şirketine yapılan operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan ve aralarında ASAT çalışanlarının da bulunduğu 18 kişiden 14’ü gözaltına alındı. Haklarında gözaltı kararı bulunan 4 kişiden 1’inin tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, 2 kişinin yurt dışında olduğu 1 kişinin ise ameliyat nedeniyle hastanede tedavi gördüğü öğrenildi.
Antalya Manavgat’ta köprülü kavşakta zincirleme kaza: 2 yaralı Antalya’nın Manavgat ilçesinde köprülü kavşakta 3 aracın karıştığı zincirleme kazada 2 kişi yaralandı. Kazada hurdaya dönen araçların yolu kapatması sonucu D-400 karayolu bir süre trafiğe kapandı. Kaza, Antalya-Alanya D-400 kara yolu Sorgun-Otogar Köprülü Kavşağı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya istikametinden Alanya yönüne seyir halinde olan Şahin Çimen’in kullandığı 35 VTY 86 plakalı otomobil, köprü üzerinde arızalanarak yolun sağında durakladı. Aynı istikamette ilerleyen Süleyman Durmaz yönetimindeki 07 YDM 46 plakalı otomobil, duraklayan araca arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan araçlara arkadan gelen Abdi Sağlamer idaresindeki 41 R 9865 plakalı kamyonetin de çarpmasıyla kaza zincirleme hale dönüştü. İki otomobilin hurda yığınına döndüğü kazada, sürücüler Şahin Çimen ve Süleyman Durmaz yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza nedeniyle köprülü kavşakta trafik akışı tamamen durdu. Kilometrelerce araç kuyruğunun oluştuğu yolda trafik ekipleri güvenlik önlemi aldı. Araçların çekici yardımıyla yoldan kaldırılması ve belediye ekiplerinin temizlik çalışmasının ardından trafik akışı yeniden normale döndü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İzmir RSV bağışıklığı anne karnında kazandırılabilir Yenidoğan döneminde görülen ağır solunum yolu enfeksiyonları genellikle RSV nedeniyle oluşuyor. Özellikle yaşamın ilk yıllarında RSV nedeniyle ciddi klinik tablolar oluşabildiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, "Son yıllarda geliştirilen gebelikte RSV aşısı, bebeği henüz anne karnındayken koruma altına almayı hedefleyen yeni ve dikkat çekici bir yaklaşım sunuyor" diye konuştu. RSV’nin (Respiratuvar Sinsityal Virüs), bebeklerde alt solunum yollarını tutarak bronşiolit ve pnömoniye neden olabildiğini kaydeden Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, "Özellikle ilk 6 ayda enfeksiyon ağır seyredebiliyor; solunum sıkıntısı, apne atakları ve hastaneye yatış ihtiyacı sık görülüyor. Prematüre bebekler ile kalp ve akciğer hastalığı olanlar en yüksek risk grubunda yer alıyor" dedi. Gebelikte yapılan RSV aşısının yararlarından bahseden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, "Bu aşının temel hedefi sadece anne adayını değil, doğacak bebeği de korumak. Aşılanan annede oluşan RSV’ye özgü IgG antikorları, gebelik sırasında plasenta yoluyla bebeğe geçiyor. Böylece bebek, doğduğu anda pasif bağışıklık kazanmış oluyor. Bu yöntem, yıllardır tetanoz ve grip aşılarında da başarıyla kullanılan bir bağışıklama stratejisi" diye konuştu. Gebelikte bebeğe kazandırılan pasif bağışıklığın, doğumdan sonra yaklaşık 4-6 ay boyunca devam ettiğini açıklayan Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, bu sürenin RSV enfeksiyonlarının en sık ve en ağır seyrettiği dönem olması açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. En savunmasız grup prematüre bebekler RSV aşısının gebeliğin 32-36’ncı haftaları arasında uygulanmasının önerildiğini kaydeden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, sözlerine şöyle devam etti: "Yapılan geniş kapsamlı klinik çalışmalarda, bu dönemde uygulanan aşının yenidoğanlarda RSV’ye bağlı alt solunum yolu enfeksiyonlarını, hastaneye ve yoğun bakıma yatış oranlarını anlamlı şekilde azalttığı gözlemlendi. Mevcut bilimsel veriler, anne ve bebek açısından ciddi bir güvenlik sorunu olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle prematüre bebekler RSV açısından en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Gebelikte yapılan aşı sayesinde, erken doğsa bile bebek belirli bir düzeyde koruyucu antikorla dünyaya geliyor. Bu durum, ağır enfeksiyon riskini azaltmada önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca daha önce RSV enfeksiyonu geçirmek kalıcı ve güçlü bir bağışıklık sağlamıyor. Bu nedenle, geçmişte RSV geçirmiş anne adaylarında da aşı öneriliyor." Bebeği korumak için en etkili yöntem Anne adaylarının en çok; "Bu aşı bebeğe zarar verir mi?", "Doğumdan sonra yapılması yeterli olmaz mı?" ve "Daha önce enfeksiyon geçirdim, bana gerek var mı?" gibi yanlış ya da eksik bilgilere dayalı sorular yönelttiğini belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, "Mevcut veriler, gebelikte yapılan aşının bebeği korumada en etkili yöntem olduğunu gösteriyor. Öte yandan RSV aşısı, grip ve Covid-19 aşılarıyla aynı dönemde, farklı enjeksiyon bölgelerinden uygulanabiliyor. Türkiye’de RSV aşısının rutin gebelik aşı takvimine girişiyle ilgili süreç devam ediyor. Anne adaylarının, bireysel durumları ve risk faktörleri doğrultusunda kadın doğum ve göğüs hastalıkları uzmanlarına danışarak güncel önerileri takip etmeleri önem taşıyor. Sonuç olarak, gebelikte RSV aşısı, yenidoğanları hayatlarının en savunmasız döneminde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından korumayı amaçlayan, bilimsel temeli güçlü ve umut verici bir uygulama olarak öne çıkıyor" ifadelerini kullandı.