KÜLTÜR SANAT - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 11:26

Uludağ Düşünce Buluşmaları "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" ile başladı

A
A
A
Uludağ Düşünce Buluşmaları "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" ile başladı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), kampüste entelektüel derinliği artırmak ve güncel akademik çalışmaları masaya yatırmak amacıyla "Uludağ Düşünce Buluşmaları" isimli yeni bir etkinlik serisini hayata geçirdi.


Prof. Dr. Fuat Sezgin Merkez Kütüphanesi’ndeki ilk program, Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Çolak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Çolak, "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" adlı kitabı çerçevesinde Türkiye’nin modernleşme dinamiklerini değerlendirdi.


Programın açılışında söz alan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin sadece teknik ve mesleki bilginin üretildiği bir kimlikle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda derinlikli düşünce kulvarlarının özgürce tartışıldığı entelektüel mecralar olması gerektiğini vurguladı. Bu amaçla başlatılan "Uludağ Düşünce Buluşmaları" serisinin ilk konuğu olarak Prof. Dr. Yılmaz Çolak’ı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Rektör Yılmaz, akademik faaliyetlerin katı disipliner sınırların dışına çıkarak farklı alanları birbirine bağlayan bir zeminde yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Sosyal bilimler alanındaki bu tür nitelikli buluşmaların, hem akademisyenler hem de öğrenciler için ufuk açıcı bir düşünce platformu sunacağını ifade eden Yılmaz, üniversitenin toplumsal hafızayı diri tutan ve bugünü anlamlandırmaya yardımcı olan her türlü entelektüel üretimin merkezi olmaya devam edeceğinin altını çizdi.


Kitabın yazılış serüveni ve temel tezi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yılmaz Çolak, çalışmasının temel amacının Türkiye’deki kültürel iktidarın oluşum sürecini tarihsel bir süreklilik içerisinde okumak olduğunu belirtti. Modernleşmenin sadece belli bir döneme hapsedilemeyecek kadar köklü bir geçmişi olduğunu ifade eden Çolak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devrolan idari ve sosyal mirasın, yeni kurulan sistemin kültürel kodlarını nasıl şekillendirdiğini analiz ettiğini aktardı. Kitabın, Türkiye’nin kendi özgün şartları içerisinde geliştirdiği modernleşme tecrübesini, ideolojik tartışmaların ötesinde akademik bir perspektifle anlamlandırmayı hedeflediğinin altını çizdi.


Konuşmasının devamında Türkiye’de kültürel iktidarın oluşumuna etki eden faktörlere değinen Prof. Dr. Yılmaz Çolak, bu sürecin bir sonuç değil, sürekli kendini yenileyen bir akış olduğunu vurguladı. Eğitim politikalarından dil ve kültür alanındaki dönüşümlere kadar pek çok unsurun bu iktidar yapısının inşasında rol oynadığını belirten Çolak, devlet ve toplum arasındaki etkileşimin bu yapıyı nasıl dengelediğini anlattı. 1930’lu yıllardan itibaren hayata geçirilen projelerin toplumsal yapıdaki yansımalarını sosyolojik bir bakış açısıyla ele alan Çolak, geçmişteki tecrübelerin günümüz Türkiye’sinin kültürel ve siyasi atmosferini anlamak için anahtar bir rol oynadığını ifade etti.


Program, katılımcılardan gelen soruların yanıtlaması ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.



Uludağ Düşünce Buluşmaları "Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu" ile başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.
Şırnak Cizre Müftülüğü yeni binasında ilk toplantısını gerçekleştirdi Yapımı tamamlanarak kısa süre önce hizmete açılan modern Şırnak’ın Cizre İlçe Müftülüğü binası, ilk resmi toplantısına ev sahipliği yaptı. İlçe Müftüsü Süleyman Baran, ilçede görev yapan vaizlerle bir araya gelerek yeni dönem planlamalarını görüştü. Cizre’nin sosyal ve dini ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan yeni müftülük binası, bünyesindeki birimlerle tam kapasite hizmet vermeye başladı. Gençlik Merkezi, Aile ve Dini Rehberlik Bürosu (ADRB), nikah salonu ve Türkiye Diyanet Vakfı Cizre Şubesi gibi pek çok önemli birimi tek çatı altında toplayan binada, kurumsal işleyişe dair ilk istişare toplantısı düzenlendi. Cizre Müftüsü Süleyman Baran başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya ilçe vaizleri katıldı. Modern ve ferah toplantı salonunda yapılan görüşmede, vatandaşlara yönelik sunulan vaaz ve irşat hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla "Daha Etkili Vaaz" teknikleri üzerinde duruldu. Din görevlilerinin karşılıklı fikir alışverişinde bulunduğu toplantıda, yeni binanın sağladığı imkanların hizmetlere nasıl yansıtılacağı değerlendirildi. Binanın yapım sürecinde büyük emekleri bulunan Müftü Süleyman Baran, toplantı sonunda katılımlarından dolayı vaizlere teşekkür etti. Cizre’nin değişim ve dönüşümüne vurgu yapan Baran, yeni hizmet binasının ilçeye yakışır, modern ve çok fonksiyonlu bir yapı olduğunu belirterek, emeği geçen tüm hocalara ve hayırseverlere şükranlarını sundu.