EĞİTİM - 17 Ocak 2026 Cumartesi 11:14

Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın

A
A
A
Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın

Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla Türkiye’de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak seçildiğini duyurdu. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, "Sosyal medyada paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler, insani görevlerini yerine getirdiklerini hissediyor. Oysa vicdan, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan güçtür" dedi.


Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucunda 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak belirledi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.


Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun


İnsanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medya platformlarındaki paylaşım ve beğeniler ile vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dursun Boz, "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler "tıklama" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi.


"Gazze ve Doğu Türkistan’daki dramları ile ilgili paylaşımları beğenmek sorumluluktan uzak tutmaktadır"


Boz, "dijital vicdan" kavramının çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini aldığını ifade ederek, "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ’içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır" dedi.


"Vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır"


Geleneksel olarak vicdanın, insanların ahlaki bilinçlerini ve doğru ile yanlış arasındaki farkı ayırt etme kabiliyetini temsil ettiğini aktaran Dursun Boz, "Dijital vicdan sayesinde, bireylerin ve kuruluşların dijital platformlar ve çevrimiçi alanlardaki faaliyetlerinde etik sorumluluğu göz önünde bulundurması gerekiyor" diye konuştu.


Dijital vicdan kavramı, ile dijitalleşme döneminde etik sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Boz, "Dijital vicdan ile insanları "şimdi ne yapmam gerekir" sorusuyla baş başa bırakan bir konuya değiniliyor. Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır" diye konuştu.


Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada dijital vicdanı nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin de şu önerilerde bulundu:


"Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."



Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çocukların değeri karne notu ile belirlenmemeli Sömestr tatilinin gelmesiyle birlikte çocuklar ve gençler için tatil heyecanı artarken, birçok ailede karne stresi yaşanıyor. Kimileri için sömestr tatil ve dinlenme anlamına gelirken, bazı çocuklar için sınav ve not baskısının ardından aileyle yüzleşme sürecine dönüşebiliyor. Uzmanlar, bu dönemde ebeveyn tutumlarının çocuğun ruh sağlığı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için karne döneminin, kaygı, özgüven kaybı ve değersizlik duyguları gibi uzun vadeli psikolojik sonuçlara yol açabileceğini belirterek, karne değerlendirmelerinde yapılan en büyük hatanın kıyaslama olduğunu söyledi. Başakgil, "Çocuğunuzun karnesini başka çocukların karneleri ile kıyaslamayın. Yaşıtlarıyla karşılaştırmak, arkadaşlarının daha başarılı olduğunun vurgulanması ve başarısızlıkla suçlanmak; çocukta kaygı, yetersizlik, özgüven eksikliği ve değersizlik duygularına yol açar. Karne değerlendirilirken öncelikle olumlu yönlere odaklanılması, ardından çocuğun kendini ifade etmesine fırsat verilmesi gerekir. Suçlayıcı ve yargılayıcı bir dil yerine, başarısızlıkların nedenlerinin birlikte ve yapıcı bir şekilde ele alınmasını öneriyor. Sömestr tatili başarısız olunan dersler için kriz değil, telafi ve destek süreci olarak görülmeli. ‘Sen tembelsin, yaramazsın, bu gidişle sınıfı geçemezsin’ gibi ifadeler çocuğun ‘Ben hiçbir işe yaramıyorum’ algısı geliştirmesine neden olur. Bu da kaygıyı artırır ve özgüveni zedeler. Çocuk bir alanda başarısızsa bu durum, ilgi alanları ve destek ihtiyacı üzerinden değerlendirilmelidir" dedi. Geçmiş yıllarda karne dönemlerinde yaşanan üzücü olayların yaşandığını hatırlatarak uyarıda bulunan Başakgil, "Kırık notlar; yoğun kaygı, cezalandırılma korkusu ve değersizlik duygusuyla birleştiğinde, çocuğu kendine zarar verici davranışlara sürükleyebilir. Kötü not nedeniyle çocuğun spor ve sosyal faaliyetlerini kısıtlamak, sürece değil yalnızca sonuca odaklanmak, ilk olarak düşük notları gündeme getirmek, kötü not getirdi diye sevgiyi, ilgiyi ve şefkati geri çekmek, mesafeli ve soğuk davranmakyanlıştır. Öncelik her zaman tatlı sözlerle takdir olmalı. Maddi ödülün değeri değil, sembolik anlamı önemlidir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için kitaplar, boya kalemleri, basit oyuncaklar, doğa gezileri, müze ve sinema etkinlikleri daha sağlıklı ödüllerdir. Bilgisayar, cep telefonu, çok pahalı hediyeler ya da evcil hayvan gibi seçeneklerin karne hediyesi olarak tercih edilmesi çok doğru olmayacaktır" dedi.
Yalova Yalova Makine İhtisas OSB’de yeni nesil elektrik ve aydınlatma altyapısı Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, enerji altyapısının modernizasyonu ve sürdürülebilirliğinin artırılması amacıyla yürütülen çalışmalar çerçevesinde, toplam 2 milyon metrekarelik 1. etap alanının tamamında yeraltı enerji şebekesi tamamlanarak devreye alındı. Bu çalışmayla OSB’nin enerji altyapısı daha güvenli, daha dayanıklı ve daha modern bir yapıya kavuştu. Hayata geçirilen yer altı enerji şebekesi projesi sayesinde olumsuz hava şartlarından kaynaklanabilecek arıza ve kesinti riskleri azaltılırken, enerji sürekliliği ve işletme güvenliği önemli ölçüde arttırıldı. Böylelikle sanayicilerin üretim faaliyetlerini kesintisiz ve güvenli bir altyapı üzerinde sürdürmesine katkı sağlanırken, Yalova Makine İhtisas OSB’nin planlı ve çağdaş sanayi anlayışı da güçlendirilmiş oldu. Öte yandan, bölgede 1. Etap 1. Kısım çerçevesinde yürütülen çevre ve yol aydınlatması yapım işi de tamamlanarak enerji verimliliği yüksek LED teknolojisine sahip 166 adet aydınlatma direği devreye alındı. Yeni aydınlatma sistemiyle birlikte OSB genelinde yol ve çevre aydınlatma kalitesi artırılarak, katılımcılar için daha güvenli ve konforlu bir kullanım alanı oluşturuldu. LED teknolojisi sayesinde enerji tüketimi azaltılırken, uzun ömürlü ve düşük bakım gerektiren altyapı ile çevresel sürdürülebilirliğe önemli katkı sağlandı. Hayata geçirilen bu yatırımlar ile Yalova Makine İhtisas OSB’nin elektrik ve aydınlatma altyapısı güçlendirilmiş; sanayi faaliyetlerinin daha güvenli, verimli ve kesintisiz bir ortamda sürdürülmesi desteklenmiş oldu. Yalova Makine İhtisas OSB’nin yalnızca bugünün değil, geleceğin sanayi ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla planlandığı, güvenli, verimli ve sürdürülebilir altyapı hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü kaydedildi.
Malatya Kubbetü’s-Sahra Camii Malatya’da ibadete açıldı AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve Malatya Valisi Seddar Yavuz’un katılımıyla Yeşilyurt’ta açılışı yapılan Kubbetü’s-Sahra Camii programına katıldı. Ölmeztoprak, caminin yalnızca bir ibadet alanı değil, ilim, ahlâk ve kardeşliğin birlikte yaşatıldığı çok yönlü bir irfan merkezi olarak şehre kazandırıldığını vurguladı. Yeşilyurt ilçesi Yakınca Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Kubbetü’s-Sahra Camii, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın katılımıyla ibadete açıldı. Kudüs bilincini canlı tutan bir sembol Milletvekili Ölmeztoprak, camilerin toplumda birlik ve beraberlik duygusunu güçlendiren merkezler olduğuna dikkat çekerek, Camiiye verilen ismin taşıdığı manevi anlamın altını çizdi. Ölmeztoprak, Kubbetü’s-Sahra isminin ilk kıble Mescid-i Aksa’yı ve ümmet bilincini hatırlattığını belirterek, bu sembolün Malatya’da vücut bulmasının ayrı bir kıymet taşıdığını ifade etti. Milletvekili Ölmeztoprak, zemin katından eğitim sınıflarına, 4-6 yaş Kur’an kurslarından hafızlık sınıflarına, gençlik ve kadınlara yönelik bölümlerden sosyal alanlara kadar geniş bir donanıma sahip olan caminin, her yaştan vatandaş için ilim ve değerlerle buluşma noktası olmasının hedeflendiğini kaydetti. Cebrail Kurel Kur’an Kursu’na ziyaret Program kapsamında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Yeşilyurt ilçesinde hizmet veren Cebrail Kurel Kur’an-ı Kerim Kursu’nu ziyaret etti. Ölmeztoprak, beş katlı yapının sadece bir eğitim binası değil; edep ve ahlâkın da inşa edildiği örnek bir merkez olduğunu dile getirdi. Kursta hafızlık eğitiminin yanı sıra Arapça, meal dersleri ve görme engelli öğrenciler için özel sınıflar bulunduğuna dikkat çekti. Türkiye genelinde başarıyla öne çıkıyor Milletvekili Ölmeztoprak, bugüne kadar yüzlerce hafız mezun veren kursun, 2025 Hafızlık Tespit Sınavı’nda tam başarı elde ederek Türkiye genelinde öne çıkan merkezlerden biri haline geldiği belirtti. Ölmeztoprak, emeği geçen hocalara, idarecilere ve hayırseverlere teşekkür ederek, bu ilim yuvalarının nesillerin istikamet bulmasına vesile olmasını temenni etti. Miraç Gecesinde gönüller Malatya’da buluştu Milletvekili Ölmeztoprak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un katılımlarıyla Malatya’da gerçekleştirilen Miraç Kandili Mevlid Programı’nda da gönüllerin aynı duada buluştuğunu ifade etti. Ölmeztoprak, bu mübarek gecenin birlik, kardeşlik ve manevi diriliş duygularını pekiştirdiğini vurguladı.