ASAYİŞ - 19 Mayıs 2026 Salı 09:15

Şehir dışına bile çıkmayan araca, İstanbul’dan otoban cezası ve icra şoku

A
A
A
Şehir dışına bile çıkmayan araca, İstanbul’dan otoban cezası ve icra şoku

 Bursa'da ikamet eden ve aracını aldığı günden beri şehir dışına çıkarmayan vatandaşa, hiç gitmediği İstanbul otoyollarından kesilen sahte/hatalı geçiş ücretleri nedeniyle icra takibi başlatıldı. "Gitmediğim yolun borcu" diyerek duruma isyan eden vatandaş, hukuk mücadelesi başlattı.

Son dönemde dijital geçiş sistemlerinde yaşanan sistemsel hatalar veya plaka ikizleme (sahte plaka) olayları, masum vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor. Bunun son ve en çarpıcı örneği Bursa'da yaşandı. Bursa'da ikamet eden bir vatandaş, satın aldığı günden beri şehir dışına dahi çıkarmadığı aracı için İstanbul otoyollarından kaçak geçiş yaptığı iddiasıyla icra takibi şokuyla karşı karşıya kaldı.

Hiçbir köprü ve otoyoldan geçmediği, PTS (Plaka Tanıma Sistemi) ve kamera kayıtlarıyla kolayca ispatlanabilecek olan araç sahibine, İstanbul'daki otoyol işletmesi tarafından binlerce liralık borç ve ceza yansıtıldı. Üstelik bu haksız talep, vatandaşa herhangi bir ön uyarı veya tebligat yapılmadan doğrudan icra takibine dönüştürüldü.

Şehir dışına bile çıkmayan araca, İstanbul’dan otoban cezası ve icra şoku

"Bursa'dan çıkmayan araca İstanbul'dan ceza geliyor"

Mağdur vatandaşın avukatlığını üstlenen Av. Yasin Uğur, yaşanan bu absürt ve hukuka aykırı durumu yargıya taşıdı. Konuyla ilgili sert bir açıklama yapan Av. Yasin Uğur, şu ifadeleri kullandı; "Müvekkilim, aracını satın aldığı günden bu yana Bursa sınırları dışına dahi çıkarmamıştır. Hayatında bir kez bile kullanmadığı, kilometrelerce uzaktaki İstanbul otoyollarından müvekkilimin plakasına hayali geçiş ücretleri ve cezalar yansıtılmıştır. Sistemlerin hiçbir kontrol mekanizması işletilmeden, 'nasıl olsa öderler' mantığıyla doğrudan icra takibi başlatılması kabul edilemez bir hukuksuzluktur. Bursa'dan çıkmayan araca İstanbul'dan icra göndermek, vatandaşı açıkça mağdur etmektir."

Şehir dışına bile çıkmayan araca, İstanbul’dan otoban cezası ve icra şoku

Av. Yasin Uğur, bu tür vakaların ya otoyol şirketlerinin Plaka Tanıma Sistemleri'ndeki (PTS) okuma hatalarından ya da yasa dışı yollarla basılan "ikiz plaka" kullanımından kaynaklandığına dikkat çekti. Uğur, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada ya ciddi bir sistem işgüzarlığı var ya da müvekkilimin plakasını kopyalayan sahte bir araç İstanbul yollarında cirit atıyor. Her iki durumda da devletin ve özel şirketlerin denetim yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyip, faturayı hiçbir şeyden haberi olmayan masum vatandaşa kesmek ne vicdani ne de hukukidir. İcra takibine karşı gerekli hukuki itirazlarımızı başlattık. Müvekkilimin uğradığı maddi ve manevi zararların sonuna kadar takipçisi olacağız."

"Tebligat bile yapılmadan icra takibi başlatıldı"

Herhangi bir borç bildirimi yapılmadan doğrudan icra memurlarıyla muhatap olan mağdur vatandaş ise "Arabam kapımın önünde duruyor, Bursa dışını görmedi. Bir gün evime icra kağıdı geliyor ve İstanbul'da otoban kullandığım söyleniyor. Gitmediğim yolun, görmediğim şehrin cezasını benden istiyorlar. Adalete ve avukatıma güveniyorum" dedi.

Uzmanlar, benzer mağduriyetleri yaşayan vatandaşların e-Devlet ve UYAP sistemlerini düzenli olarak kontrol etmelerini, bu tarz haksız icra takipleriyle karşılaştıklarında ise yasal süresi içinde (genellikle 7 gün) mutlaka itiraz etmeleri gerektiği konusunda uyarıyor.

Abdullah Uğur

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ’lü genç araştırmacıdan büyük başarı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), bilimsel araştırma vizyonu doğrultusunda genç akademisyenlerin projeleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Son olarak Tıp Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışan Dr. Berkcan Doğan, hazırladığı proje ile destek almaya hak kazandı. BUÜ Tıp Fakültesi Arş. Gör. Dr. Berkcan Doğan’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Farklı Vücut Sıvılarında Eksozomal ve Serbest Dolaşan miRNA Gruplarını Ayırt Etmeye Yönelik Endojen miRNA İndikatörlerinin Araştırılması" başlıklı TÜBİTAK 1001 projesinin tanıtım toplantısı, üniversite yönetimi ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırmaları her şartta desteklemeye gayret ettiklerini vurgulayarak, bu projenin kurum adına büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Genç akademisyenlerin nitelikli projelerle bilimsel gelişime katkı sunmasının üniversitenin araştırma vizyonunu daha da güçlendirdiğini belirten Çiftçi, TÜBİTAK 1001 programının kurumun en prestijli desteklerinden biri olduğunu ve bu başarının hem proje ekibi hem de üniversite adına önemli bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmiye Funda Coşkun ise konuşmasında, söz konusu çalışmanın 2025 yılında Tıp Fakültesi bünyesinde desteklenmeye hak kazanan tek TÜBİTAK 1001 projesi olmasının önemine dikkat çekerek proje ekibini tebrik etti. TÜBİTAK 1001 desteği almanın oldukça zorlu bir değerlendirme sürecinden geçmeyi gerektirdiğini hatırlatan Coşkun, fakülte olarak bilimsel araştırmaların her aşamasında, özellikle altyapı ve akademik iş birliği konularında gerekli tüm katkıyı sağlamaya devam edeceklerini belirtti. Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Translasyonel Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Sağlam da translasyonel tıbbın günümüz sağlık bilimlerinde artan önemine vurgu yaparak, laboratuvarda elde edilen temel bilim verilerinin klinik uygulamalara aktarılmasının hasta bakımında yenilikçi ve etkili çözümler geliştirilmesi açısından kritik rol oynadığını belirtti. Proje ekibinde yer alan Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı ve Translasyonel Tıp Kurucu Başkanı Prof. Dr. Şehime Gülsün Temel, konuşmasında anabilim dalının kuruluş sürecinde yaşanan zorlukları ve bölümün gelişim tarihçesini paylaştı. Bugün gelinen noktada yürütülen bilimsel çalışmaların bu büyük emeğin önemli bir çıktısı olduğunu vurgulayan Temel, translasyonel tıbbın üniversitenin ve sağlık bilimlerinin öncelikli araştırma alanlarından biri olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından Arş. Gör. Dr. Berkcan Doğan, projenin fikir aşamasından kabul sürecine kadar geçen bilimsel gelişim yolculuğunu ayrıntılı bir sunumla paylaştı. Doğan, özellikle proje öncesinde yurt dışında yürütülen hazırlık çalışmaları ile projeye 15.000 Euro bütçe desteği sağlayan QIAGEN firması ile gerçekleştirilen ön araştırma süreçlerini aktardı. Bu çalışmaların, projenin bilimsel altyapısının oluşturulmasında ve TÜBİTAK destek sürecinde önemli rol oynadığı ifade edildi. Toplantı, proje başarısının kutlanması amacıyla gerçekleştirilen pasta kesimi, soru-cevap oturumu ve bilimsel değerlendirmelerin ardından sona erdi.
İstanbul Akbank Mobil yenilendi Akbank, mobil uygulamasını yeniledi. Yapılan değişikliklerle Akbank Mobil’de müşteriler, ürünler arasında hızlıca geçiş yapabiliyor, ilgi duydukları hizmet, bilgi ve kampanyalara daha kolay ulaşabiliyor, her adımda destek alabiliyor ve ana sayfayı kendi ihtiyaçlarına göre kişiselleştirebiliyor. Akbank, mobil bankacılık deneyimini müşterilerinin içgörülerinden ilhamla yeniledi. Akbank Mobil, yeni ana sayfa kurgusu, ürün bazlı sayfaları, geliştirilmiş arama ve destek yapısı ve kişiselleştirme seçenekleriyle kullanıcılara sunduğu deneyimi zenginleştirdi. Akbank Mobil’in sürekli gelişen yapısıyla müşterilerinin yaşamına entegre bir yol arkadaşına dönüştüğünü belirten Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, "Mobil bankacılık, bugün müşterilerin hayatındaki en kritik temas alanlarından biri. Biz de Akbank Mobil’i bu nedenle müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını anlayan, öğrenen, onları en doğru deneyime yönlendiren ve hayatın akışı içinde zaman kazandıran akıllı bir dijital yol arkadaşı olarak konumlandırıyoruz. Yenilenen önyüzümüz ve dijital deneyimimizle hedefimiz Akbank Mobil’i müşterilerimizin finansal kararlarında güvenle başvurdukları, hayatlarına değer katan bir rehbere dönüştürmek. Sürekli gelişimi gerektiren bu hedef doğrultusunda attığımız adımların, mobil bankacılık deneyimini daha kişisel, daha sezgisel ve daha bütüncül bir noktaya taşıdığına inanıyoruz" dedi. Yeni ana sayfa ile ürünlere hızlı ve kolay erişim Yapılan açıklamaya göre; Akbank Mobil’in ana sayfası olan "Genel Bakış" ekranı ile kullanıcılar, uygulamaya giriş yaptıkları anda tüm varlık ve işlemlerine bütüncül bir bakış kazanıyor. Bu ekran üzerinden kullanıcılar ihtiyaç duydukları ürün alanlarına daha hızlı erişebiliyor. Akbank Mobil’de yapılan yenilikler arasında kişiselleştirme seçenekleri de yer alıyor. Kullanıcılar ana sayfada görmek istedikleri ürünleri seçebiliyor, istemediklerini kaldırabiliyor ve ana sayfayı kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirebiliyor. Ana hizmetler için özel deneyim alanları Uygulamanın yeni mimarisinde her ana ürün grubu için ayrı mini ana sayfalar tasarlandı. Yatırım, kredi, kart ve hesap gibi ana başlıklarda sunulan bu yapı, ürünlere ilişkin bilgi ve işlemlerin daha hızlı gerçekleştirilmesini sağlıyor. Kişiselleştirilmiş teklif ve bilgilendirmeler Yenilenen uygulamayla birlikte, kullanıcılarla paylaşılan teklif ve bilgilendirmeler de ilgili ürün alanları içinde konumlandırıldı. Daha görünür arama ve destek Uygulamada artık ’Arama’ yapısı tüm ürün sayfalarında yer alıyor ve her zaman erişilebilir durumda. Yapay zekâ temelli Akbank Asistan da menülerde daha görünür şekilde kullanıcılarla buluşuyor.
Erzurum ERDEF’ten Erzurumlu bürokratlar ile istişare programı Ankara Erzurum Dernekler Federasyonu ERDEF’in düzenlediği "bürokrasi istişare toplantısı’" Ankara’da yoğun katılımla gerçekleşti. Başkentte görev yapan Erzurumlu bürokratlar, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri aynı sofrada cağ kebabı ziyafetinde buluştu. Gecede konuşan ERDEF yönetimi kurulu başkanı Alpay Bektaş, federasyonun Ankara’daki Erzurumlular arasında köprü görevi gördüğünü vurguladı. Amaçlarının hemşehri dayanışmasını güçlendirmek hem de Erzurum’un sorunlarını ve fırsatlarını bürokrasi nezdinde daha görünür kılmak olduğunu ifade etti. Yemeğe katılan üst düzey kamu görevlileri, Erzurum kökenli bürokratların devlet kademelerindeki varlığının önemine değindi. Eğitimden sağlığa, spordan tarım ve sanayiye kadar birçok alanda Erzurum için yapılabilecek iş birliklerinin masaya yatırıldığı belirtildi. Katılımcılar, bu tür buluşmaların Ankara ile Erzurum arasındaki bağı canlı tuttuğunu dile getirdi. ERDEF Başkanı Alpay Bektaş, federasyonun sadece kültürel etkinliklerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda gençlere burs, istihdam ve staj konusunda da destek sağladığını hatırlattı. Ankara’da öğrenim gören Erzurumlu öğrencilerin karşılaştığı sorunların da toplantıda gündeme geldiği aktarıldı. Program, karşılıklı iyi dilekler ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Katılımcılar, ERDEF’in düzenlediği bu tür organizasyonların düzenli hale getirilmesini talep etti. Federasyon yönetimi de benzer buluşmaların farklı kurumlarla iş birliği içinde sürdürüleceğini açıkladı.