MAGAZİN - 30 Ocak 2026 Cuma 13:10

Makine sektör temsilcilerinden BTSO’da dev buluşma

A
A
A
Makine sektör temsilcilerinden BTSO’da dev buluşma

Makine sektör temsilcileri BTSO’da buluştu. 700’den fazla sektör temsilcisinin yoğun katılım gösterdiği genişletilmiş sektörel analiz toplantısında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünyanın köklü bir dönüşüm sürecinden olduğunu belirterek, "Yapay zekâ ve dijitalleşme ile birlikte sanayi devriminin çok ötesinde bir dönüşümün içindeyiz. BTSO olarak hedefimiz, bu yıkıcı dönüşümü en az hasarla atlatmak ve Bursa’nın önümüzdeki 50 yılda da küresel gücünü korumasını sağlamaktır." dedi.


Bursa’da makine sektörü temsilcileri, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde düzenlenen 8. ve 35. Meslek Komiteleri Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı’nda bir araya geldi. BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. 700’ü aşkın makine sektör temsilcisinin katıldığı toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, makine sektörünün sanayi, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modelinin temel taşı olduğunu vurguladı. BTSO olarak bu farkındalıkla hareket ettiklerini belirten İbrahim Burkay, "Üretimle, sanayiyle ve ihracatla kalkınmayı hedefleyen her ülkenin kendine yetebilen yerli ve milli teknolojiye sahip olması gerekiyor. Aksi halde küresel rekabette varlığınızı sürdürebilmeniz mümkün değil. Makine sektörümüz de bu anlamda stratejik bir konuma sahip. Biz stratejik planlarımızda bunu çok net ortaya koyduk ve makine sektörünü en başa yazdık." diye konuştu.


"Her sektörde ayak izi var"


Makine sektörünün yalnızca kendi alanıyla sınırlı olmadığını, savunma sanayinden havacılığa kadar pek çok sektöre doğrudan etki ettiğine işaret eden Burkay, dünyadaki makine ihracatına ilişkin veriler paylaştı. Başkan Burkay, "Bugün dünyadaki toplam makine ihracatının yüzde 60’ını yalnızca 5 ülke gerçekleştiriyor. Bu ülkeler aynı zamanda dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’ına sahip. Çünkü makine olmadan üretim olmaz. Üretmek istiyorsanız, mutlaka makineye sahip olmanız gerekir. Kendi alanının dışında birçok alana hitap eden savunma sanayinden havacılığa, enerjiden otomotive kadar pek çok alanda sizlerin emeği, ayak izi var. Bu sektör bu yüzden çok kıymetli. BTSO olarak bu sektörün öneminden farkındayız. Bu vizyonla projeler geliştiriyor, sektörlerin yurt dışına açılmasına yönelik çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.


"Üretmeyen ülkelerin ne nale geldiğini pandemide gördük"


Pandemi sürecinin üretimin stratejik önemini açık biçimde ortaya koyduğunu vurgulayan Burkay, Türkiye’nin bu dönemde gösterdiği performansın güçlü sanayi altyapısının bir sonucu olduğunu belirtti. 2020 yılında pandemiyle birlikte tüm dünyanın çok net bir tablo gördüğüne işaret eden İbrahim Burkay, "Üretmeyen ülkelerin ne hale geldiğine birebir şahit olduk. Şükürler olsun ki Türkiye olarak çok kısa sürede, maskeden tek kullanımlık sağlık ürünlerine kadar her şeyi kendi imkânlarımızla üretebildik. Bu, paranın değil üretim gücünün belirleyici olduğu bir dönemdi. İşte bu yüzden üretim bu kadar önemli, bu üretimin olmazsa olmazı olan makine sektörü de bu kadar stratejik nitelikte." diye konuştu.


"Sanayi devriminin ötesinde büyük değişimin içerisindeyiz"


Küresel ölçekte yaşanan dönüşüme de değinen İbrahim Burkay, dünyada büyük bir servet transferi olduğunu belirterek, "Sanayi devrimi ile oluşan sermaye el değişiyor. Buna ister yapay zeka diyelim ister dijital çağ diyelim. Küresel dengelerin tamamen değiştiğine hep birlikte tanıklık edeceğiz. Sanayi devriminin çok ötesinde, çok daha büyük bir dönüşümün içindeyiz. Öyle bir ana tanıklık ediyoruz ki önümüzdeki süreçte göreceğiz. Bizler BTSO olarak bu yıkıcı dönüşümü en az hasarla atlatmak istiyoruz. Kentimizin ve ülkemizin önümüzdeki 50 yılda da dünyada gücünü devam ettirmeyi amaçlıyoruz. Bütün projelerimizin temelinde bu var." dedi.


"Dünyada lojistik bitmez"


Bu sürecin sanayi ve makine sektörü açısından zorluklar kadar fırsatlar da barındırdığını dile getiren Burkay, asıl hedeflerinin Bursa ve Türkiye’nin bu dönüşümden güçlenerek çıkması olduğunu söyledi. Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonuna da değinen Burkay, bu yapının Türkiye’de bir sivil toplum kuruluşu tarafından kurulan ilk fon olma özelliğini taşıdığını hatırlattı. İbrahim Burkay, "Dünyada lojistik bitmez. GSYF ile üyelerimizi bir araya getirdik. Fonun mantığı da bu. Bu projenin yenileri de gelecek. Yeni iş modelleri üzerine yoğunlaşmamız gerekiyor. Bu projeleri hep birlikte yapacağız. Bundan sonra da üretimi, lojistiği ve sanayiyi güçlendirecek yeni iş modellerini birlikte hayata geçirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.


"BTSO vizyoner çalışmalara imza atmaya devam edecektir"


Bursa OSB Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Hüseyin Durmaz ise makine sektörünün son yıllarda BTSO ve diğer sivil toplum kuruluşları nezdinde daha güçlü bir ses haline geldiğini belirterek, "Sektörümüzdeki birlik ve beraberlik bizleri onurlandırıyor. Burada böyle güçlü ve nitelikli bir topluluğu görmek son derece mutluluk verici. Makine sektörünün sesi bugün daha gür çıkıyorsa, bunda Başkanımız İbrahim Burkay’ın destekleri ve sizlerin birlikte ortaya koyduğu duruşun büyük payı var. İnşallah önümüzdeki dönemlerde de BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın bizlere sektöre katkılarıyla çok daha vizyoner projelere imza atmak için yine beraberiz. Sektörümüzden gelen her talebi Odamız çözmeye çalışacaktır. Sektörümüz krizlerden en fazla etkilenen alanlardan biri olsa da yapmış olduğumuz üretim insanlığa sağladığı fayda nedeniyle son derece kıymetli ve kutsaldır. İnşallah önümüzdeki dönemde de çok daha güçlü projelere birlikte imza atacağız." diye konuştu.


"Bursa’nın makine ihracatı türkiye ortalamasının iki katı"


Toplantıda, makine sektörüne yönelik BTSO faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Bursa’nın makine ihracatındaki güçlü konumuna dikkat çekti. Şener, "Bursa’nın makine ihracatı, Türkiye ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesinde. Bursa, Türkiye’nin makine ihracatının yaklaşık yüzde 12’sini tek başına gerçekleştiriyor. Bu çok önemli bir rakam. Bursa ihracatçı bir şehir. Bu, makine sektörünün kentimiz için ne kadar stratejik bir alan olduğunu gösteriyor." dedi. Son 12 yılda makine sektöründeki üye ve ihracatçı firma sayısında önemli artışlar yaşandığını belirten Şener, "2013 yılından bu yana üye sayımız yüzde 121 artmış. İhracatçı firma sayımız yüzde 350 arttı. Bu artış, firmalarımızın artık küresel pazarlara entegre olduğunu ortaya koyuyor. Dünyanın farklı coğrafyasına ihracat odaklı çalışmalar yaptık. Makine sektörümüze yönelik yurt dışı alım heyeti ve b2b programları yaptık. 18 ülkede 25 farklı şehirde 38 b2b ve fuar ziyareti gerçekleştirdik. Makine sektörü olarak yaptığımız seyahatin toplamı 20 dünya turuna eşit. Tüm bu ziyaretlerimiz bizlere önemli iş fırsatları sundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın sektörümüze destekleri olmasa bu çalışmalar olamazdı. Başkanımıza katkıları için teşekkür ederim." ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından komite üyelerinin aktardığı sorunlar ve çözüm önerileri paylaşıldı. Toplantıya BTSO 8. Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Topak, 35. Meslek Komitesi Başkanı Meral Ertürk, BTSO Meclis Üyeleri Cem Bozdağ ve Bülent Şener de katıldı.



Makine sektör temsilcilerinden BTSO’da dev buluşma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’da sağlıklı yaşam kültürü yaygınlaşıyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Kampüsü, Alaplı Meslek Yüksekokulu Kampüsü, Çaycuma Kampüsü ve Devrek Kampüsü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri" ünvanına layık görüldü. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri (BDFAD) Programı; sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite başta olmak üzere sağlıkla ilgili alanlarda çalışanlarda davranış değişikliği oluşturmayı, sağlığın korunmasını ve geliştirilmesini hedefliyor. Program ile aynı zamanda sağlıklı, güvenli ve üretken bir iş yeri ortamının oluşturulması amaçlanıyor. Bu kapsamda BEUN’un Ereğli, Alaplı, Çaycuma ve Devrek kampüsleri; Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda söz konusu ünvanı almaya hak kazandı. Yapılan incelemeler, kampüslerde sağlıklı yaşamı teşvik eden uygulamaların başarıyla hayata geçirildiğini ortaya koydu. BEUN’un ilgili kampüslerinin söz konusu ünvanı almaları dolayısıyla değerlendirmede bulunan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, programın temel amacının çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmek ve iş yerlerinde sağlığı teşvik eden uygulamaları yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti. Uzm. Dr. Gün, açıklamasının sonunda bu programa hassasiyetle yaklaşarak kampüslerde yürütülen çalışmaların titizlikle uygulanmasına destek veren başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm yönetici ve personele teşekkür etti. Ünvan almaya hak kazanan kampüsleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Rektör Özölçer: "Sağlıklı Yaşam Kültürünü Üniversitemizin Her Alanına Taşıyoruz" BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede üniversitenin yalnızca akademik başarıya değil, sağlıklı yaşam kültürünün kurumsal bir değer haline getirilmesine de büyük önem verdiğini belirterek şu sözleri ifade etti: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi sunarak öğrencileri meslek hayatlarına hazırlayan yükseköğretim kurumları değildir. Aynı zamanda sağlıklı, bilinçli ve örnek yaşam alanları inşa etmekle de sorumludur. Kampüslerimizin ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri’ ünvanına layık görülmesi, benimsediğimiz bu anlayışın somut ve kıymetli bir göstergesidir. Çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin beden ve ruh sağlığını önceleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz. Sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamalarımız, fiziksel aktiviteyi destekleyen imkânlarımız ve farkındalık çalışmalarımızla kampüslerimizi daha nitelikli ve daha bilinçli yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; sağlıklı bireyler güçlü kurumları, güçlü kurumlar ise güçlü bir toplumu inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle programa verdikleri kıymetli desteklerden dolayı başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sürecin titizlikle yürütülmesinde büyük destek sunan Zonguldak İl Sağlık Müdürümüz Sayın Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün’e, değerli Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine ve değerlendirme ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu sürece büyük bir hassasiyetle katkı sağlayan kampüslerimizin kıymetli yöneticilerine, akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sağlıklı kampüs uygulamalarımızı daha da geliştirerek yaygınlaştırmaya ve bu alandaki çalışmalarımızı artan bir kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
Ankara 28 ilde siber suçlara yönelik operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde 28 ilde son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 28 ilde nitelikli dolandırıcılık, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile yasa dışı bahis suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi. Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Ardahan, Balıkesir, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Gümüşhane, Isparta, İzmir, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Mersin, Niğde, Samsun, Sivas, Tokat, Trabzon, Van ve Yalova’da gerçekleştirilen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 181’i tutuklanırken, 87’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin sosyal medya platformları ve oltalama siteleri üzerinden yatırım dolandırıcılığı, düşük faizli kredi dolandırıcılığı, bungalov kiralama ve ürün satış dolandırıcılığı temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, POS tefeciliği yaptıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları ve kişisel verilerin paylaşımı ile sorgulanmasına yönelik paylaşımlar gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 210 milyon lira değerinde 3 şirket, 1 futbol kulübü, 11 araç, 3 motosiklet, 7 daire, 6 arsa ve 1 iş yerine el konulduğu öğrenildi. Olaya ilişkin soruşturma devam ediyor.
İstanbul Çatalca’da kocası tarafından öldürülen kadın son yolculuğuna uğurlandı İstanbul Çatalca’da otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez son yolculuğuna uğurlandı. Zanlının olay öncesi eşine önce silah fotoğrafı, ardından iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesi’nde otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından silahla başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez’in cenazesi, Binkılıç Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Katil zanlısı S.Ü.’nün eşini öldürmeden önce silah fotoğrafları ile tehdit ettiği, olaydan bir gün önce ise iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Öte yandan hayatını kaybeden talihsiz kadının 7 ay önce oğlunu kaybettiği, yakınlarının ise bu olay nedeniyle babadan şüphelendikleri öne sürüldü. "Çelenk göndermiş" Gülten Ürkmez’in kardeşi Şenay İnce, "O da içeride çürüsün. Benim yanımda söyledi. ’İkinci vaka yaşanacak, Gülten çocuklarını çek benim üzerimden’ dedi. Sonra beni aradı, ‘Bacım senin aklına ne geliyor?’ dedi. ‘Benim oğlumu o mu öldürdü?’ dedi. Bilmiyorum dedim. Benim bacım 7 ay önce evladını kaybetti. İşe gireyim kendimi avutayım dedi. İşe girdi, girince kocası, ‘Çık o işten’ dedi. Bacım da ‘Çıkmayacağım’ dedi. Kocası, ‘Çıkmayacaksan boşan’ dedi. O da, ‘Tamam 25 senelik evliyiz. Zaten hep bunu istiyordun, boşarım seni’ dedi. ’Madem istemiyorsun gelme’ dedi. Sonra bacımı tehdit etmiş. Silah paylaşmış, çelenk göndermiş iş yerine. Ama bacım hiç beklemiyordu, ’Yapmaz, yapamaz’ dedi. Ama kıydı bacıma" dedi. "Senelerdir huzursuz kızım" Senelerdir kızının şiddet gördüğünü söyleyen anne Gülseren İnce, "Benim kızımın kanı yerde kalmasın, adalet istiyoruz. Senelerdir aynı. Evlendiğinden beri huzursuz kızım. Dövüyor dövüyor sokağa atıyordu kızımı" diye konuştu. "Dedi ki, ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?" Katil zanlısının 7 ay önce ölen oğlunu da öldürmüş olabileceğinden şüphe duyduklarını ifade eden Gülten Ürkmez’in kız kardeşi Gülderen İnce ise, "İkinci vaka dediği zaman benim bacım da aradı, dedi ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?’ Sadece şüphe var içimizde, hiçbir şey bilmiyoruz. Elimizden ne geliyorsa. Benim bacım cıvıl cıvıldı. Sesimizi duyurun her yere" şeklinde konuştu.