ÇEVRE - 27 Ocak 2026 Salı 15:53

Kirazlıyayla’da binlerce ton kimyasal atık doğaya karıştı

A
A
A
Kirazlıyayla’da binlerce ton kimyasal atık doğaya karıştı

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Kirazlıyayla’da maden atık barajının çökmesi üzerine bölgeye giderek yerinde incelemelerde bulundu. Başkan Özel, yaşanan çevre felaketiyle ilgili "Gereği fazlasıyla yapılacak" mesajı verdi.


Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, uzun süredir tartışmalara konu olan Meyra Madencilik’e ait atık barajı çöktü. Çökmeyle birlikte barajda biriken binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın, dere ve toprağa karıştığı belirtildi. Çöken barajda depolanan atıkların; kurşun, çinko, bakır ve çeşitli kimyasal bileşenler içeren tehlikeli maddeler olduğu iddia ediliyor. Bu tür ağır metallerin toprağa ve suya karışmasının, uzun vadede ekolojik dengeyi bozabileceği ve insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabileceği vurgulandı.



"Ciddi çevresel riskler barındırıyor"


Olayın ardından Kirazlıyayla’ya giderek mahalle muhtarı Hasan Açar’la birlikte incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yaşanan durumun bir çevre felaketi boyutunda olduğunu söyledi. Çökmenin ilerleyebileceğine dikkat çeken Başkan Özel, "Bu felaket yalnızca bugünü değil, önümüzdeki ayları da ilgilendiriyor. Binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın toprağa ve suya karışması kabul edilemez. Bu durum ciddi çevresel riskler barındırıyor" dedi.



İnsan sağlığı ve tarım tehdit altında


Ağır metal içerikli atıkların doğaya yayılmasının telafisi güç zararlar doğuracağını belirten Başkan Ercan Özel, bölge halkının endişelerinde haklı olduğunu vurguladı. Başkan Ercan Özel, "Kurşun, çinko ve bakır gibi ağır metaller yalnızca toprağı değil, insan sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. Tarım alanlarımız, suyumuz ve geleceğimiz risk altındadır" ifadelerini kullandı.



Başkan Özel köylülerle omuz omuza


Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Meyra Madencilik’e karşı hukuk mücadelesinde Kirazlıyayla halkının yanında yer aldığını hatırlatarak, "Burada atık barajı yapılmasına Kirazlıyayla Mahalle sakinlerimizle birlikte karşı durduk. Yıllar önce buranın çökebileceğine, çevreye ve halk sağlığına karşı riskler oluşturduğunu özellikle belirttik. Tarih ne yazık ki bizi haklı çıkardı. Bugün gelinen noktada, kimyasal ve ağır metal içerikli atık toprağa ve suya karıştı. Yenişehir Belediyesi olarak hukuki ve idari tüm süreçleri yakından takip etmeye devam edeceğiz. Çevre kirliliğine neden olan ihmaller zincirinin üzeri örtülemez, hemşehrilerimizin sağlığı ve doğamız için tüm ilgili kurumlarımızca gereği neyse fazlasıyla yapılıyor" diyerek maden faaliyetlerine karşı bölge halkıyla omuz omuza durarak kararlı duruşunu sürdürdü.



Kirazlıyayla’da binlerce ton kimyasal atık doğaya karıştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "İBB’nin yasal olmayan ‘kreşlerinde’, başka çocukların da mağdur edildiği bilinmektedir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "İBB’ye ait ruhsatsız ‘çocuk etkinlik merkezinde’ istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar bakanlığımıza intikal etmiştir" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda "3 yaşındaki bir yavrumuzun, İBB’ye ait ruhsatsız ’çocuk etkinlik merkezinde’, istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar Bakanlığımıza ve yargıya intikal etmiştir. Yargı süreci devam etmekte olup; İBB’nin yasal olmayan bir biçimde işletmeye çalıştığı ‘kreşlerinde’ başka çocuklarımızın da mağdur edildiği benzer vakalar olduğu bilinmektedir. Bu vakaların tamamı Bakanlığımız ve adli makamlar tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, paylaşımında, "Böylesine hassas ve toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir konuda, siyaset üstü bir sorumlulukla hareket edilmesi gerekirken ve iddialar bu kadar ciddiyken, kamuoyunu rahatlatacak açık ve sorumlu bir tutum sergilemek yerine konunun siyasi polemiklere çekilmesi kabul edilemez. Oysa yapılması gereken son derece açıktı: Bu kurumları daha en baştan çocukların güvenliğini esas alan bir anlayışla, hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun biçimde tasarlamak! Çocuklar söz konusu olduğunda hiçbir mazeret, hiçbir tereddüt, hiçbir gecikme kabul edilemez. Sıfır tolerans esastır. En küçük risk bile derhal müdahale sebebidir. Bu vakalar görmezden gelinemez. Üzeri örtülemez. Normalleştirilemez. Bakanlık olarak hiçbir iddiayı yok saymadık, hiçbir vakaya sessiz kalmadık. Bu olayda da yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacak, çocuklarımızın ve ailelerimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz" dedi.