SAĞLIK - 04 Ocak 2026 Pazar 10:01

Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse, ’üşüttüm, sigaradandır, geçer’ demeyin

A
A
A
Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse, ’üşüttüm, sigaradandır, geçer’ demeyin

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Verem denilince akla ilk olarak akciğerler gelir. Ancak bu bakteri kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir" dedi.


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, 4 -10 Ocak Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada önemli konulara değindi. Verem denilince akla ilk olarak akciğerler geldiğini ancak veremin kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğine dikkat çeken Acıbadem Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Verem diğer adıyla tüberküloz özellikle başlangıç evresindeyken üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) ve grip ile karıştırılabilir. Bu benzerlik, maalesef tüberküloz tanısının gecikmesine neden olan en büyük faktörlerden biridir" dedi.



"Verem tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen kronik bir enfeksiyon hastalığıdır"


Veremin tıp dilindeki adıyla tüberkülozun "Mycobacterium tuberculosis" (verem basili) adı verilen, dış ortama dayanıklı ve çok yavaş çoğalan bakterinin neden olduğu, bulaşıcı ve tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen kronik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Halk arasında sinsi ilerlemesi ve vücudu zayıflatması nedeniyle "ince hastalık" olarak da bilinir. Verem denilince akla ilk olarak akciğerler gelir ki, hastaların yaklaşık yüzde 80’inde akciğerler etkilenir. Ancak bu bakteri kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine (omurga, böbrek, beyin zarı, kemikler ve lenf bezleri) de yayılabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları ve grip, başlangıç evresinde verem ile sıklıkla karıştırılabilir. Bu benzerlik, maalesef tüberküloz tanısının gecikmesine neden olan en büyük faktörlerden biridir" dedi.


Üst Solunum yolu Enfeksiyonu, grip ve veremin solunum sistemini etkilemesi neticesinde öksürük, halsizlik ve yorgunluk, hafif ateş gibi belirtilerinin ortak olduğunu belirten Prof. Dr. Karadağ; "Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse, "üşüttüm, sigaradandır, geçer" demeyin. Özellikle Bursa gibi havası nemli ve kışın hava kirliliğinin görülebildiği bölgelerde, bu belirtiler çok sık maskelenir" uyarısında bulundu.



"Bursa, yüzde 95’e varan tedavi takip başarısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde performans sergilemektedir"


Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 sonu raporlarına göre, verem’in dünya genelinde bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan ölüm listesinde yeniden ilk sıraya yerleştiğini belirten Prof. Dr. Karadağ, "Yılda 10,7 milyon yeni vaka ve 1,2 milyon ölüm kaydedilmektedir. Pandeminin etkisiyle COVID-19 süreci küresel verem mücadelesinde yaklaşık 8 yıllık bir gerilemeye neden olmuş; 2026 yılı bu kaybın telafisi için "Hızlanma Yılı" ilan edilmiştir. Ülkemiz, uyguladığı "Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı" ile dünya standartlarının üzerinde bir başarı sergilemektedir. Türkiye geneli 2005’te 20 binin üzerinde olan vaka sayısı, günümüzde 9.000 - 9.500 bandına gerilemiştir. İnsidans hızı 100 bin kişide 10,3’e düşerek Türkiye’yi "eliminasyon" (yok etme) eşiğine taşımıştır. Sanayi ve nüfus yoğunluğu bakımından kritik önemdeki Bursa’da, yıllık kayıtlı hasta sayısı 350-400 arasındadır. Bursa, yüzde 95’e varan tedavi takip başarısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde performans sergilemektedir" dedi.



"Tedavinin yarım bırakılması, ’İlaç Dirençli Verem’ gibi tedavisi çok daha güç ve maliyetli bir tabloya yol açmaktadır"


Hava yoluyla bulaşan tüberküloz basilinden korunmak ve zinciri kırmak için dikkat edilmesi gereken belirtileri sıralayan Prof. Dr. Karadağ, "2 haftayı geçen inatçı öksürük, gece terlemesi ve inatçı ateş, iştahsızlık ve hızlı kilo kaybı, halsizlik ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin olması durumunda vakit kaybeden Aile Sağlığı Merkezlerine başvurulmalı. Tanı kesinleştiğinde veya güçlü şüphe olduğunda bu kez Verem Savaş Dispanserlerine gidilerek sürecin buradan yönetilmesi gerekir. Tedavide kullanılan tüm ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından hastalara teslim edilmek üzere gönderilir ve ilaç temini buradan sağlanır. Tüberküloz teşhisi konulan bir hasta, tedaviye başladıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılığını kaybeder. Ancak tam iyileşme için ilaçların en az 6-9 ay boyunca, Verem Savaş Dispanserleri gözetiminde (DGT) düzenli kullanılması şarttır. Tedavinin yarım bırakılması, ’İlaç Dirençli Verem’ gibi tedavisi çok daha güç ve maliyetli bir tabloya yol açmaktadır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinliklerinde Ağrılı öğrenciler üretime katılıyor Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinlikleri kapsamında Ağrı TOBB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalarla öğrenciler üretim süreçlerine katılarak mesleki deneyim kazanıyor. Yaklaşık 80 öğrencinin eğitim gördüğü okulda Kimya Teknolojileri ile Moda Tasarım Teknolojileri alanlarında uygulamalı eğitim veriliyor. Kimya Teknolojileri alanında eğitim alan öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde sıvı sabun, yüzey temizleyici, çamaşır suyu, cam temizleyici, kolonya, elde yıkama bulaşık deterjanı, endüstriyel bulaşık makinesi deterjanı, endüstriyel bulaşık makinesi parlatıcısı, köpük sabun, oda parfümleri, kokulu hediyelik katı sabun, dezenfektan ile yüzey dezenfektanı üretiyor. Döner sermaye kapsamında hazırlanan ürünler il genelindeki kamu kurumlarına satılıyor. Okullarda kullanılan temizlik ürünlerinin büyük bölümü de okul bünyesinde hazırlanıyor. Üretim aşamalarında görev alan öğrenciler, hazırlık, üretim, dolum ile paketleme süreçlerinde çalışma yürütüyor. Moda Tasarım Teknolojileri alanında eğitim gören öğrenciler ise "Sıfır Atık" anlayışı doğrultusunda kullanılmayan kıyafetleri yeniden değerlendiriyor. Atık kumaşlardan çanta, kalemlik ile çeşitli aksesuarlar hazırlayan öğrenciler, uygulamalı çalışmalarla mesleki becerilerini geliştiriyor. Öğrenciler tarafından öğretmenleri gözetiminde Türk bayrağı da dikiliyor. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, yaptığı açıklamada, öğrencilerin eğitim sürecinde üretimin içinde yer almasının önemli kazanımlar sağladığını söyledi. Mesleki eğitimin uygulamalı çalışmalarla güçlendiğini belirten Kökrek, öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgileri üretim sahasında geliştirme fırsatı bulduğunu ifade etti. Öğrencilerin üretim süreçlerinde görev alarak sorumluluk bilinci kazandığını belirten Kökrek, "Öğrencilerimiz burada meslek öğrenirken üretim süreçlerini yakından tanıyor. Yapılan çalışmalar, gençlerimizin çalışma hayatına daha hazırlıklı yetişmesine katkı sunuyor." dedi. Okul yöneticileri, öğretmenler ile öğrencilere teşekkür eden Kökrek, mesleki eğitimin üretim odaklı çalışmalarla gelişimini sürdürdüğünü kaydetti.
Bursa Nilüfer’in şehitlerinin adı Esentepe’de yaşatılacak Nilüfer Belediyesi’nin, Çanakkale Savaşı’ndan günümüze vatan uğruna hayatını kaybeden tüm Nilüferli şehitlerin adını yaşatacağı Şehitler Anı Parkı, bu yıl Esentepe Mahallesi’nde Nilüferlilerle buluşacak. Şehitlerin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla hayata geçirilecek parkta yer alacak abidede, tüm Nilüferli şehitlerin isimlerini onlara yakışır bir vefa ile geleceğe taşıyacak. Nilüfer Belediyesi’nin, ilçedeki tüm şehitlerin hatırasını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği Şehitler Anı Parkı projesinde çalışmalar sürüyor. Şehitlerin aziz hatırasını tek bir anı mekânında yaşatmayı amaçlayan park, yalnızca bir anıt alanı değil; ailelerin bir araya gelip ortak hafızayı yaşatabileceği anlamlı bir buluşma noktası olacak. Çanakkale’den bugüne tüm şehitlerin adı parkta yaşayacak Esentepe Mahallesi’nde inşa edilecek olan parkta, Çanakkale Savaşı’ndan Milli Mücadele’ye, Kore Savaşı’ndan Cumhuriyet dönemine kadar vatan uğruna hayatını kaybeden tüm Nilüferli şehitlerin isimlerine yer verilecek. Kent dokusuna nefes aldıracak nitelikte 2 bin 956 metrekarelik bir alanda planlanan parkın bin 960 metrekaresi yeşil alan olacak. Park içinde şehit anıtı, tören alanı, amfi düzenlemesi, açık kütüphane, okuma alanları Nilbel Kafe, dinlenme alanları, yürüyüş alanları, bisiklet park alanı ve otopark bulunacak. Yıl boyunca anma törenleri ve resmi programlara ev sahipliği yapabilecek şekilde planlanan Şehitler Anı Parkı, 24 saat güvenlik önlemleri ile korunacak. Şehitlerin hatırasını yaşatmanın kendileri için bir borç olduğunu dile getiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Bizler için şehitlerimizin aziz hatırası ve ailelerin talepleri her zaman ilk sıradadır. Bu vatan için toprağa düşen hiçbir kahramanımızın adını güvenliği tam sağlanamayan, zamanla yıpranma riski olan sokak arası parklara hapsetmek istemedik. Onlara olan minnet borcumuzu; 24 saat korunan, kütüphanesiyle ve dev anıtıyla gençlerimize ilham verecek, ailelerimizin her daim başköşede ağırlanacağı Şehitler Anı Parkı ile ödemeyi görev bildik. Bu projeyi en başından beri şehit ailelerimiz ve gazilerimizle kurguladık; çünkü o isimlerin nasıl yaşatılacağına dair en doğru cevabı yalnızca onlar verebilirdi. Her bir Nilüferli şehidimizin adı bu parkta; çocukların sesiyle, ailelerin dualarıyla yaşamaya devam edecek" dedi.
Kahramanmaraş Bebeğe şiddet uygulayan hemşire: "Çok pişmanım, bu pişmanlığım ömür boyu devam edecek" Kahramanmaraş’ta 5 günlük bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan hemşire, "Çok pişmanım, bu pişmanlığım ömür boyu devam edecek. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum" dedi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi’nde 26 Mayıs 2021 tarihinde tedavi altındaki 5 günlük bebeğe yönelik şiddet uygulandığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı. Olayın yargıya intikal etmesinin ardından hemşire H.D.B.’nin 5 günlük Deniz Esin Bozoklar’ı darbetme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Hemşire H.D.B. hakkında görüntülerin ortaya çıkmasının ardından tutuklama kararı verildi. Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya devam edildi. Sanık ve vekil avukatlarının hazır bulunduğu duruşma salonunda tutuklu sanık hemşire H.D.B., SEGBİS sistemi ile duruşmaya bağlandı. "Hastaya bile isteye herhangi bir zarar verme amacım olmadı" Mahkeme başkanı sanık eski hemşireye söz verdi. Hemşire H.D.B., "Hastaya bile isteye herhangi bir zarar verme amacım olmadı, amacım tedavi yapmaktı. Bir anda gelişen durum için çok pişmanım, bu pişmanlığım ömür boyu devam edecek. Tutuksuz yargılamayı talep ediyorum. Çok özür dilerim ama hastalığıyla ilgili benim herhangi bir ilgim ve bağım yoktur. Yaklaşık 4.5 aydır ben de evladımdan ayrıyım. Sizden rica ediyorum. Birden fazla adli kontrol, ev hapsi uygulayın. Tahliyemi talep ediyorum. Lütfen sayın hakimim sizden, mahkemenizden rica ediyorum, tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı Mustafa Çaprak ise, "Davada tutuklu sanığın tutukluluk halinin göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verilmesini istiyoruz" diye konuştu. Vekil avukatı Sait Bolat ise önceki beyanlarını tekrar ederek tutukluluk halinin devam etmesini talep etti. Mahkeme, sanık hemşire H.D.B.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) gelecek raporun beklenmesi nedeniyle 3 Temmuz tarihine ertelendi.