ÇEVRE - 21 Mayıs 2026 Perşembe 11:23

DSİ’den barajlardan su deşarjı uyarısı

A
A
A
DSİ’den barajlardan su deşarjı uyarısı

Devlet Su İşleri (DSİ) 1. Bölge Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yağışlı periyot uyarısı doğrultusunda Bursa ve çevresindeki barajlarda kontrollü su deşarjı yapılabileceğini duyurdu.


Açıklamada, Çınarcık, Doğancı, Nilüfer, Gölbaşı, Boğazköy, Büyükorhan, Gökçe ve Yuvacık Barajları’nda işletme emniyetinin sağlanması ve olması ihtimal pik debilere karşı rezerv hacminin korunması amacıyla önümüzdeki günlerde ihtiyaç halinde su bırakılacağı belirtildi.


Yetkililer, barajların mansabında bulunan dere yatakları ve güzergâhlarda yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Ayrıca, can ve mal kaybı riskinin önlenmesi, kamu düzeni ve çevresel emniyetin korunması için gerekli bilgilendirmelerin yapılacağı ifade edildi.


DSİ, kritik altyapı unsurlarının gözden geçirilmesi ve gerektiğinde ilave güvenlik önlemlerinin uygulanması için ilgili kurumlara da bilgilendirmede bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ’den "geleceği inşa edecek" yeni işbirliği projesi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Cihan Beton arasında, akademik bilgi birikimi ile sanayi deneyimini bir araya getiren kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. Araştırma üniversitesi vizyonuyla bilimsel çıktıları toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmeyi hedefleyen BUÜ ile Ar-Ge odaklı büyüme stratejisi izleyen Cihan Beton firması arasında yapılan ortaklık, düzenlenen törende atılan imzalarla resmiyet kazandı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bilimsel projelerle başlayan bu ortaklığın fiili bir dayanışmaya dönüşmesinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. İnşaat Mühendisliği Bölümü’nün, hoca başına düşen yayın ve proje üretkenliğiyle üniversitenin lokomotiflerinden biri olduğunu vurgulayan Rektör Yılmaz, Türkiye’deki araştırma üniversiteleri liginde güçlü ve rekabetçi bir oyuncu olarak yer almayı hedeflediklerini belirtti. Araştırma üniversitesi vizyonunun temel felsefesinin, akademik fikirleri sanayi ve ekonomiyle entegre ederek herkesin kazanacağı bir formüle dönüştürmek olduğunu dile getiren Yılmaz, doğrudan sahada olgunlaşan bu sıcak iş birliğine emek veren tüm ekibe teşekkür etti. Cihan Beton Genel Müdürü Uluç Cihan ise firmanın 1990 yılından bu yana Bursa’da hazır beton sektöründe sanayiye hizmet verdiğini hatırlatarak, üst yönetim olarak belirledikleri yeni vizyon doğrultusunda Ar-Ge altyapısını güçlendirme kararı aldıklarını belirtti. Bu dönüşüm yolculuğunda akademik rehberliğiyle kendilerine yol gösteren Prof. Dr. Ali Mardani’ye teşekkür eden Cihan, küresel ölçekte değişen sektör dinamiklerine uyum sağlamak için sanayicilerin kendilerini geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Şirket bünyesinde yürüttüklerin çalışmalardan ziyade, üniversite çatısı altında üretilen projelerin çok daha nitelikli ve değerli olduğunu kabul ettiklerini söyleyen Uluç Cihan, bu heyecan verici projeyle geçmiş başarıların üzerine yenilerini koyarak geleceğe emin adımlarla ilerlemeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. Protokolün akademik yürütücüsü Prof. Dr. Ali Mardani, Cihan Beton ile kabul edilen TÜBİTAK 1505 projesinin ardından, ilk aşamayı başarıyla geçen yeni bir TÜBİTAK 1507 projesine başladıklarını duyurdu. Bu sürdürülebilir ortaklığın en somut meyvesi olarak üniversiteye kazandırılacak iki katlı ve 600 metrekarelik yeni laboratuvar binasının heyecanını paylaşan Mardani, mevcut dar çalışma alanlarından bu modern tesise geçtiklerinde, yakın zamanda açılışını yaptıkları üç boyutlu yazıcı laboratuvarını buraya taşıyacaklarını belirtti. Sonraki hedeflerinin ise insanla ortak çalışabilen akıllı robotik sistemlerin (co-robot) üretimi ve nihayetinde 3D yazıcı teknolojisiyle bina inşa etmek olduğunu vurgulayan Mardani, bu vizyonun ilk somut çıktısı olarak kampüse bir güvenlik kulübesi kazandıracaklarını ve üretken akademik kadrolarıyla sektöre değer katmayı sürdüreceklerini ifade etti. Tören, karşılıklı iyi dileklerin sunulmasının ardından çekilen anı fotoğrafı ile son buldu.
Kayseri Başkan Özdoğan: "2,5 kilometrelik kanal, bağ mevsimi başlamadan tamamlanacak" Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan; Beğendik Mahallesi’nde devam eden Aksu-Lara Deresi Taşkın Koruma Kanalı çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Yaklaşık 2,5 kilometrelik hat üzerinde yürütülen çalışmalarda önemli mesafe kat edildiğini belirten Başkan Özdoğan; "Beğendik Mahallemizde devam eden Aksu-Lara Deresi taşkın koruma kanalı işinde yaklaşık 2,5 kilometrelik hattın birinci etabı olan 1,5 kilometrelik bölüm tamamlanmak üzere. İnşallah kalan bölümde de taşeron firmamız, Devlet Su İşleri kontrolünde plana ve projeye uygun şekilde çalışmalarına devam ediyor. Hedefimiz, bağ mevsimi başlamadan kalan kısmı da tamamlamak" dedi. Son yıllarda ani yağışların ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özdoğan; "Bilindiği üzere ülkemizde ve dünyada meteorolojik hareketler çok farklı noktalara ulaşmış durumda. Ani yağışlar istenmeyen sonuçlara neden olabiliyor. Amacımız, adı üzerinde taşkın koruma kanallarıyla ilçemizi bu risklere karşı daha güvenli hale getirmek. Görüldüğü gibi çalışmalar başarılı bir şekilde devam ediyor. Hem bağlantı yolları hem de su yolu açısından teknik olarak çağın gereklerine uygun bir yatırımı ilçemizin bu bölgesine kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Hacılar Belediyesi olarak tüm paydaşlar ile koordinasyon içerisinde hareket ettiklerini vurgulayan Başkan Özdoğan; "İlçemizde yapılan her yatırımın en hızlı ve en verimli şekilde tamamlanmasını sağlamak için ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışıyoruz. Başta Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğümüze, yüklenici firmamıza ve sahada vatandaşlarımızla kurumlar arasında köprü vazifesi gören Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimize teşekkür ediyorum. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Rabbim ilçemizi ve ülkemizi afetlerden korusun" diye konuştu.
Tokat Tokat’ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Tokat’ta ön görülen sel ve taşkınlar öncesi 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi. AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak’ta su seviyesinin ve debisinin atması sonucu ön görülen taşkın ve sel öncesi alınan tedbirleri yerinde inceledi. AFAD Tokat İl Müdürlüğü’nde ilgili birim amirleriyle de toplantı yapan Pehlivan, toplantı sonrası yaptığı açıklamada önleyici tedbirler kapsamında 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi. Pehlivan, bölgede bulunan barajlardaki doluluk oranının maksimum seviyelere ulaştığını hatırlatarak, "Meydana gelen taşkınlar ve barajlarda doluluk oranının maksimum seviyeye ulaşmasıyla birlikte oluşan risklere ve buna istinaden alınan tedbirlere, önlemlere, risk azaltma çalışmalarına ve ihale çalışmalarına ilişkin bu toplantıyı gerçekleştirdik. Bütün afetlerde olduğu gibi burada sadece müdahale değil, müdahale çalışmalarıyla risk azaltma çalışmaları eşgüdüm içerisinde gerçekleştirildi" dedi. Ön görülen taşkınlarla ilgili alınan tedbirlere değinen Pehlivan, "Bu sene özellikle kış mevsimi ve bahar mevsimi yağışları, yağmurları bol şekilde aldığımız bir mevsim oldu. Tabii bunun öncelikle şükrünü yaşıyoruz. Bunun öncesinde kurak aylar, yıllar yaşadık. Elbette bu nimetin birtakım yan etkileri de olabiliyor. Bize düşen elbette tedbirleri almak ve uygulamak. Tokat özelinde de bu anlamda bir yandan müdahaleyle ilgili ekipler sahada çalışırken, bir yandan da işte ÇEDAŞ Köprüsü’nde kontrolü yıkım DSİ’nin bilimsel verileri ışığında gerçekleştirilirdi. Devamında yeni sanayi sitesinde yine sıkıntı oluşturabilecek bir köprünün yıkımı gerçekleştirildi. Yine DSİ Müdürlüğümüz tarafından bütün nedir boyunca, özellikle de Turhal ilçesinde tahkimatlar gerçekleştirilirdi" diye konuştu. 15 bin kişi güvenli bölgelere nakledildi Pehlivan, 15 bin kişinin güvenli bölgelere taşındığını belirterek, "Malumunuz Almus Barajı yüzde 100 doldu. Dolusavaktan su atmaya başladı. Bununla birlikte Kılıçkaya Barajı da Kelkit Vadisi’nde suyun artmasına neden odu. Dolayısıyla Tokat’ımızın hemen hemen bütün ilçelerinde bir yandan tahkimatlar, tahliyeler yapıldı, bir yandan da müdahaleler gerçekleştirildi. 4 binin üzerinde hanenin tahliyesi gerçekleştirildi. Yaklaşık 15 bin vatandaşımız güvenli bölgelere alındı. Bu konuda vatandaşlarımıza da teşekkür ediyoruz, anlayış gösterdiler. Biz kamu misafirhanelerini sayın valimizin talimatlarıyla açmıştık. Orada bine yakın vatandaşımızı misafir ettik. Zarar tespiti, hasar tespitini çevrecilik ekipleri tarafından gerçekleştiriyoruz. Elektrikle ilgili yine çalışmalar, tahliye konusunda jandarmamız, trafik konusunda emniyetimiz topyekûn bir çalışma gerçekleştiriyor" ifadelerini kullandı.
Muğla Ahmet Aras: "Askeri lisede bambaşka bir dünyaya adım attım" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Gençlik Meclisi’nin "PodGenç" programında çocukluk yıllarından askeri lise dönemine, spor tutkusundan belediye başkanlığı anlayışına kadar bilinmeyen yönlerini anlattı. Bodrum’daki çocukluk yıllarını özlemle yad eden Aras, askeri liseye başladığı dönemi "Bambaşka bir dünyaya adım attım" sözleriyle dile getirdi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Gençlik Meclisi’nin "PodGenç" programına konuk olarak Azra Hilal Coşkun’un sorularını yanıtladı. 14 yaşından 43 yaşına kadar Silahlı Kuvvetler bünyesinde görev yapan Aras, "Disiplini yanlış anlıyorlar. Benim için disiplin, kurallara uymaktır" diyerek sivil hayattaki yönetim felsefesine ışık tuttu. "Çocukluğumu çok özlüyorum" Çocukluk yıllarına duyduğu özlemi dile getirerek konuşmasına başlayan Başkan Ahmet Aras, Bodrum’un eski günlerini şu sözlerle yad etti: "1970 yılında Bodrum’da doğdum. Köyümüzün eski ismi Miskebi’ydi, sonra Ortakent oldu; şimdi tekrar eski ismini geri getirdiler. Köyümüzde o kadar güzel bir yaşantımız vardı ki...Komşularımızla, akrabalarımızla, köylülerimizle beraber hem köyün merkezinde hem mandalina bahçelerimizde, zeytinliklerimizde, dağlarda ve deniz kıyısında çok güzel bir çocukluk geçirdim. 14 yaşına kadar Bodrum’da kaldım. İlkokula Ortakent’te başladım, sonra Bodrum merkeze taşındık. Ortaokulu bitirene kadar Bodrum’un en eski sokaklarından, Saray Sokak’ta yaşadık." Ortaokuldan sonra girdiği sınavlarda hem Fen Lisesini hem de askeri liseyi kazandığını belirten Aras, askeri hayatı seçiş hikayesini ve yaşadığı adaptasyon sürecini paylaştı: "İzmir Atatürk Lisesi’ne kaydımı yaptırmıştım ancak askeri liseyi de kazandığıma dair evrak gelince merak edip Güzelbahçe’deki okula bakmaya gittim. Deniz manzarasını görünce ’Ben buraya kaydolacağım’ dedim. Pişman da değilim, çok güzel bir dönem geçirdim. Tabii ki kolay değildi. Bodrum gibi bir yerden gitmişsin; ailen seni el üstünde tutarken orada birdenbire bambaşka bir dünyaya adım atıyorsun. Boyun kadar tüfek veriyorlar eline. Postal giyiyorsun, saçlar kazınıyor, her şey disipline giriyor. Yat, kalk, eğitim, spor... Acayip bir dönem geçirdik ama yılmadım." "Disiplin kurallara uymaktır" 30 yılını Silahlı Kuvvetler’e verdiğini ve 43 yaşında emekli olduğunu hatırlatan Başkan Aras, askeri geçmişinin bugünkü belediye başkanlığına yansımasını ve ’disiplin’ kavramına bakışını net bir dille özetledi: "Disiplini zannederler ki şekil disiplinidir; esas duruş, selam dur... Hayır, disiplin o değildir. Disiplin şudur: Amirlere, emirlere, kanunlara, nizamlara mutlak itaat; astın ve üstün hukukuna riayettir. Bunun neresi kötü? Kanunlara, yönetmeliklere uymanın neresi kötüdür? Astına, onun hukukuna ve rütbesine saygı göstereceksin. Bir şirkette veya belediyede kurallara uymayıp kafana göre takılamazsın. İşte disiplin budur. Ancak askerlikteki sert tutum sivil tarafta çalışmaz. Askerlikte herkes aynı tornadan çıkmıştır, görev bellidir. Ama sivil hayat özgür fikirlerin uçuşacağı, yeni projelerin ortaya çıkacağı bir alan." "Her şeyi ben bilemem, uzmanına bırakırım" Belediyedeki yönetim modelinde liyakate ve uzmanlığa önem verdiğini belirten Aras, daire başkanlarına ve personeline tanıdığı özgürlük alanını şu örneklerle anlattı: "Ben Harbiye mezunuyum, sistem mühendisliği bölümünü bitirdim. Bir organizasyonu kurmak ve yönetmekle ilgili uzmanlığım var. Ama ben fen işlerinde asfaltın nasıl yapılacağını, park bahçelerde bitkinin nasıl dikileceğini bilemem. Oraya koyduğun daire başkanı bu işin uzmanı olacak. Arkadaşlarıma şunu söylüyorum: Kendi yetki alanınızda tamamen özgürsünüz. Bütçenizi, aracınızı, ekibinizi veririm; görevinizi kanunlara uygun ve usulünce yapın. Herkes benden talimat beklerse bu iş yürümez. Benim tek kırmızı çizgim; iş hayatında herkesin birbirine saygı duyması, egolarından arınması ve hedefin halka hizmet olduğunu bilmesidir. Dedikodu, çekişme ve küçük hesapları tamamen reddediyorum, bu konularda hiç tavizim yoktur." Hayatı boyunca görev yaptığı her bölgenin şartlarına göre farklı spor dallarıyla ilgilendiğini belirten Başkan Aras, "Çocukken deniz kenarında ahtapot yakalamak, balık bulmak için çok dalardım; yüzmeyi böyle öğrendim. Askeri lisede yüzme takımındaydım. İlk görev yerim Ardahan’da ve Sarıkamış’ta kayak yapmayı öğrendim. Bodrum’a tayin olduğumda sörf, yelken yapmaya başladım. Sivas Zara’ya gittiğimde dağlarda trekking yapar, zirveye çıkardık. Ankara’da ise komşularım sayesinde tenise başladım ve uzun süre oynadım. Kosova’da bile devam ettim. Emeklilikten sonra turizm sektörünün yoğunluğundan sporu biraz erteledim ama Muğla’da reformer pilatese başladım. Şimdilerde ise yeniden tenise döndüm; fırsat buldukça yoğun antrenman yapıyoruz. Gonca Başkan ile de doğada ve kıyılarda yürümeyi çok seviyoruz." dedi. Başkan Aras, gençlik yıllarında kendisini en çok etkileyen kişi sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Gençliğimde beni en çok etkileyen kişi, askeri lisedeki İngilizce öğretmenim Erhan Yüzbaşı’ydı. Allah selamet versin, inşallah hayattadır. Onu çok severdim ve her zaman onun gibi biri olmak istemişimdir. Çok iyi niyetliydi ve gerçekten konusuna inanılmaz hakimdi."
Samsun ‘Topraktaki altın’ salebin hasadı başladı: Kilosu 12 bin TL Samsun’un Kavak ilçesinde "topraktan çıkan altın" olarak tanımlanan salebin hasadı başladı. Kurusunun kilosu 5 ile 12 bin TL’yi bulan salep, üreticisine yüksek kazanç sağlarken pazarda da büyük ilgi görüyor. Kavak ilçesi Çakallı Mahallesi Çakıyeri mevkisinde bulunan Salep Uygulama Merkezi’nde hasat etkinliği düzenlendi. Etkinlikte üreticiler, küçük alanlarda yüksek getiri sağlaması nedeniyle salebin önemli bir gelir kaynağı olduğunu belirtti. Tohumluk salebin ise 2 bin 500 ile 4 bin TL arasında değiştiği, hasadın sürdüğü bildirildi. "Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz" Salep üreticisi Murat Kayacı, "9 yıldır salep üretiyoruz. Şu anda alt üreticilerle birlikte 17 dönüme çıktık. Onlardan da salep alarak salebi kaynatıp, kurutup ve toz haline getiriyoruz. Satıyoruz. Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz. İlgi çok fazla" dedi. "Bu işte para var" Salep üreticisi Ramazan Aktaş, "Geçen sene kurusu 2 ile 8 bin TL arasında kapanırken, bu sene 1 kilo kuru salebin 12 bin TL’ye kadar çıkacağını dondurmacılar söylüyor. Her geçen yıl katma değeri artıyor. Sadece Samsun değil, Türkiye’nin 81 iline gönderiyoruz. Salep takibi yapılması gereken bir bitkidir. Eğer ot, salebin etrafını sararsa bu defa salep yetiştiriciliği yapamadım zannediyor. Takip ve emek bu işte önemlidir. Bu işte para var. Para amaç değil, araç olmalıdır. Gençler en başta 100 metrekare gibi yerlerde denemelidir. Sonra emek vererek zamanla olacaktır" diye konuştu. "Küçük alanlarda yüksek gelir etmesi açısından son derece önemli bir bitkidir" İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "Salep üretimi yapan üreticilerimizin bir kısmı çoğaltım amaçlı üretim yapmaktadır. Samsun’da üretim yapılan 106 dekarın 88 dekarı çoğaltım amaçlı üretim yapılmaktadır. 6 üreticimiz şu anda çoğaltım yapmaktadır. 44 ton üretim amaçlı salep üretimi bulunmaktadır. Bir kısım üreticimiz ise gıda amaçlı salep üretimi yapmaktadır. 18 dekar alanda 11 ton gıda amaçlı salep üretimi bulunmaktadır. 2025 yılında 55 ton salep üretimi yapılmıştır. Salep, küçük alanlarda yüksek gelir etmesi açısından son derece önemli bir bitkidir" şeklinde konuştu. Salepte yeni projeler Kavak Kaymakamı Taha Genç, "Mevcut projemiz var. DOKAP’a projemizi sunduk. İlk etapta 6 milyon TL’ye yakın bir hibe desteği, fide desteği ve bu fidelerin üreticilerimize dağıtılmasını amaçlıyoruz. Asıl amaç en az 10 dönümde bu işi gerçekleştirmemiz gerekiyor salep üretebilmemiz için. Biz bunu kooperatif üzerinden yapabilirsek 10 dönüm değil, herhangi bir metrekarede üreticimiz bunu yaparak kooperatif eliyle katma değere dönüştürebilir, satışını gerçekleştirebilir" ifadelerini kullandı.