KÜLTÜR SANAT - 27 Ocak 2026 Salı 10:27

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden "Yaşayan İnsan Hazineleri" ödülünü alan Bursalı devdah ustası Ertuğrul Şengünalp 680 yıllık devdahlık mesleğinin son temsilcisi olarak her gün kilometrelerce koşarak ipek iplik üretiyor.

Osmangazi ilçesi Muradiye Mahallesi’nde, Osmanlı’dan günümüze uzanan devdâhlık sanatı, 60 yaşındaki usta Ertuğrul Şengünalp’in adımlarıyla yaşamaya devam ediyor. Çocuk yaşta başladığı bu meşakkatli el sanatını 53 yıldır aralıksız sürdüren Şengünalp, her gün kilometrelerce koşarak ipek iplik üretiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

Devdâhlık; ham ipeğin, tamamen insan gücüne dayalı yöntemlerle ipliğe dönüştürüldüğü, bugün dünyada neredeyse kaybolmuş bir el sanatı olarak biliniyor. Şengünalp, "Bu sanat dev gibi güçlü insanların, dahta koşar gibi sürekli hareket ederek üretim yaptığı bir iştir. Günde 15 ila 20 kilometre koşmadan iplik üretmek mümkün değil" sözleriyle mesleğin zorluğunu anlatıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

Gazoz kasalarının üzerinde başlayan yolculuk

Şengünalp devdâhlıkla 7 yaşında tanıştı. Babasının yanında çırak olarak başladığı ilk günleri anlatırken, "Boyum tezgâha yetmiyordu. Altıma gazoz kasaları koyup tahta yerleştirdik. Babam ‘Hadi oğlum’ dedi ve beni bu sanatın içine soktu" diyor. Bugün hâlâ aynı tezgâhın başında olan Şengünalp, üretim sırasında tezgâh üzerinde bulunan 24 kancaya bağlanan ipliklerle saatlerce koşarak çalışıyor. Yaklaşık 700 gram iplik elde edebilmek için günde en az 6 saat boyunca durmaksızın hareket ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

İpek kazanlarda kaynıyor, renkler hayat buluyor

Üretim yalnızca koşmakla sınırlı değil. Şengünalp, ipliklerin hafta sonları zeytinyağlı sabunlarla kazanlarda kaynatıldığını belirterek, "Bu işlemle ipek böceğinin kozasından kalan serisin temizlenir. Yaklaşık iki saatlik kaynatma sonunda iplik doğal rengine ulaşır" ifadelerini kullandı. Bu süreçte ipliğin yaklaşık yüzde 25-30 oranında fire verdiğini söyleyen usta, daha sonra ipliklerin 320 farklı renkten oluşan özel kartelaya göre boyandığını kaydederek, "Üretilen ipek iplikler; halk eğitim merkezleri, olgunlaşma enstitüleri ve el sanatlarıyla uğraşan ustalar tarafından kullanılıyor" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

Bursa’dan Japonya’ya uzanan emek

Devdâhlık sanatı, teknolojiye yenik düşse de Şengünalp’in ürettiği iplikler hâlâ yurt dışından talep görüyor. Özellikle Japonya’da geleneksel el sanatlarında bu ipliklerin kullanıldığını belirten Şengünalp, "Japonların ‘İnoye’ adını verdikleri çalışmalarda bizim ipliklerimiz yer alıyor. Bu, emeğin sınır tanımadığını gösteriyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

Cumhurbaşkanı’ndan ödül aldı

Ertuğrul Şengünalp, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı olarak 12 yıldır çeşitli festival ve fuarlarda Bursa’yı temsil ediyor. "Yaşayan İnsan Hazineleri" ödülüne aday gösterilen Şengünalp, Ankara’da düzenlenen törende ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Bu anı anlatırken duygulanan Şengünalp, "Bu tarif edilemez bir duyguydu. Ama şunu özellikle söylüyorum: Bu ödülü ben almadım; Bursa aldı. Bursa ipekçiliği kazandı" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

"Bu sanat destek olmazsa benimle bitecek"

Devdâhlık sanatını yeni nesillere aktarmak istediğini vurgulayan Şengünalp, destek çağrısında bulundu. Belediyelerin ve kamu kurumlarının bu sanatın yaşaması için el uzatması gerektiğini belirten usta isim, "Ben bıraktığımda bu sanatı sürdürecek kimse yok. Destek olmazsa 680 yıllık bir miras benimle birlikte yok olacak" dedi. Şengünalp ayrıca, kendisini ziyaret eden ve destek veren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederek, "Bu sanatın yaşaması Bursa için çok önemli. Beni asıl mutlu eden de bu değerin fark edilmesi" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi

Gökçin Ödül

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli TEM’de vinç destekli kurtarma: Taşıdığı araçla çarptığı tır arasında sıkıştı TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde tıra arkadan çarpan kamyonetin sürücüsü, hem çarptığı tır hem de kendi taşıdığı aracın kabine kayması sonucu iki taraftan mahsur kaldı. İtfaiye ekiplerinin, üstten sarkan aracın düşmemesi için vinçle sabitleyerek gerçekleştirdiği titiz çalışmada, yaralı sürücü uzun uğraşlar sonucu sıkıştığı yerden kurtarıldı. Kaza, TEM Otoyolu’nun İstanbul istikameti Maşukiye mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Y.S. idaresindeki 34 PA 895 plakalı araç taşıyan kamyonet, önünde seyreden Fatih Erdoğan yönetimindeki 78 SV 602 plakalı tıra arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle kamyonetin kasasında bulunan iki araçtan biri yerinden oynayarak sürücü kabinine doğru sarktı. Kamyonet sürücüsü Y.S., aracın ön kısmının tırın altına girmesi ve taşıdığı aracın arkadan kabine baskı yapması sonucu iki taraftan mahsur kaldı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin hassas çalışması sırasında, kabine sarkan aracın düşmemesi için bölgeye getirilen vinçle güvenlik önlemi sağlandı. Yaralı sürücü ise itfaiyenin ekiplerinin uzun uğraşları sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. "Lastik patladı zannettim" Kütahya’dan Körfez ilçesine yük taşıyan tır sürücüsü Fatih Erdoğan, kaza anını anlatarak, "Seyir halinde ilerliyordum. Arkamdan bir gürültü geldi. Ben lastik patladı zannettim. Aşağıya indim. Sürücü arkadaş arkamızdan vurmuş. Şimdi gidip karakolda ifade vereceğiz. Trafikte lütfen dikkatli olalım" dedi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Okan Buruk: "Hedefimiz burada kazanabilmek" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Manchester City maçı öncesi, "Genel olarak baktığımızda daha toparlanmış, kadro derinliğine daha çok yaklaşmış ve bu tür maçları oynayabilecek bir takıma sahibiz. Hedefimiz burada kazanabilmek" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi 8. ve son hafta karşılaşmasında Galatasaray, TSİ 23.00’te deplasmanda İngiliz ekibi Manchester City ile karşılaşacak. Müsabakanın hazırlıklarını tamamlayan sarı-kırmızılılarda Teknik Direktör Okan Buruk, maçın oynanacağı Etihad Stadyumu’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Öncelikli hedeflerinin ilk 16 içerisinde yer almak olduğunu söyleyen Buruk, "İki takım için de farklı hedefler var. Bizim öncelikli hedefimiz ilk 16’nın içerisinde yer almak. Bunun için burada kazanıp ilk 16’ya girebilmek adına elimizden geleni yapacağız. Çok önemli bir takıma karşı oynayacağız. Çok önemli bir teknik direktörleri ve çok önemli oyuncuları var. Uzun yıllardır büyük emek verilen, kazanmaya ve başarıya odaklı bir takıma karşı mücadele edeceğiz. Onlar için de bu maç, ilk sekizin içinde yer alabilmek adına büyük önem taşıyor. Son bir ayda istedikleri sonuçları alamadıklarını biliyoruz ancak son kazandıkları maç onlar için moral olacaktır" diye konuştu. "Hedefimiz burada kazanabilmek" Takımdaki sakat oyuncuların son durumuna dair de bilgiler veren 52 yaşındaki teknik adam, Manchester City maçındaki hedefleriyle ilgili şöyle konuştu: "Bizim açımızdan baktığımızda son dönemde kadro olarak biraz daha toparlandık. Son maçta bazı ufak tefek sakatlıklarımız oldu. Yunus bugün antrenmana çıkmadı, bir hastalığı ve küçük ağrıları vardı. Barış’ı antrenmanın bir bölümünde kullandık. Torreira son maçta bir sakatlık yaşamıştı, o da bugün antrenmanın bir kısmında yer aldı. Bunun dışında birkaç sakat oyuncumuz daha var. Singo’yu ilk defa kadroya aldık. Genel olarak baktığımızda daha toparlanmış, kadro derinliğine daha çok yaklaşmış ve bu tür maçları oynayabilecek bir takıma sahibiz. Hedefimiz burada kazanabilmek. Benim için de çok özel bir maç olacak. Duygusal olarak biraz farklı hissedeceğim bir karşılaşma. Eski takım arkadaşlarıma ve birlikte çok anılar yaşadığım, çok samimi olduğum bir teknik direktöre karşı oynayacağım. Bu statta, bu kadar yıl sonra ve bu seviyede tekrar sahaya çıkmak benim için gerçekten çok özel. Dört gözle bekliyorum. Umarım iyi bir performans ve iyi bir skorla İstanbul’a döneriz." "Artık daha dikkatli ve tecrübeliyiz" Frankfurt karşılaşmasının kendileri adına şanssız geçtiğini ifade eden Okan Buruk, "Bireysel hataların çok olduğu, hatta hücumda da çok fazla pozisyon ürettiğimiz bir maçtı. Benzer bir durumu Monaco maçının ilk yarısında da yaşadık; kazanmaya çok yakın olduğumuz, üstün oynadığımız bir maçtı. Bazen bu tür sonuçlar olabiliyor. Oyun ve oyun kalitesi açısından baktığımızda, savunma anlamında çok büyük bir problemden ziyade anlık hatalar belirleyici oldu. Son maçlarda ise daha fazla birlikte oynuyoruz, daha iyi birlikte savunma yapıyoruz. Şampiyonlar Ligi maçlarında oyuncularımızın konsantrasyonu ve oyuna odaklanma seviyesi çok yüksek oluyor. Zaten bu seviyede böyle olmak zorunda. Çünkü burada yapılan her hata rakip tarafından hemen cezalandırılabiliyor. Artık daha dikkatliyiz ve daha tecrübeliyiz. Yarın da savunmayı hep birlikte yapmaya çalışacağız. Galatasaray her zaman rakibe topu vermemeye çalışan bir takımdır. Bunu yarın da sahaya yansıtmak istiyoruz" diye konuştu. "Beraber hareket etmeliyiz" "Meydan okumayı ancak iyi bir takım olursak yapabiliriz" diyen sarı-kırmızılıların teknik patronu şunları söyledi: "Birlikte hareket etmek bu tür maçlarda çok önemli. Rakibimizin son dönemde kaybettiği maçlara baktığımızda, hatalarını iyi değerlendiren ve birlikte oynayan takımların Manchester City’ye karşı başarılı olduğunu görüyoruz. Bizim için topa sahip olduğumuz bölümler çok önemli. Top rakipteyken birlikte savunma yapmalıyız, top bizdeyken ise doğru tercihlerle oynarsak deplasmanda güçlü bir meydan okuma ortaya koyabiliriz. Bu seviyede rakip seçmek diye bir şey yok. Her takım çok güçlü. Form durumları, sakatlıklar ve o dönemdeki kadro yapısı çok belirleyici oluyor. Bizim ilk hedefimiz ilk 16’ya kalmak. Sonrasında karşımıza kim çıkarsa çıksın, baş edebilecek güce sahibiz."