GÜNDEM - 17 Kasım 2025 Pazartesi 10:17

Çevreyi kirletenler, süpürmeden kalkamadı

A
A
A
Çevreyi kirletenler, süpürmeden kalkamadı

İnegöl Belediyesi’nin daha önce defalarca gündeme getirdiği çevre kirliliği uyarılarına kulak asmayan gençler, yine temizlik yapmak zorunda kaldı. Yedikleri çekirdeklerin ve içeceklerin çöplerini temizleyen gençlere kabahatler kanunu kapsamında cezai işlem de uygulandı.


İnegöl Belediyesi’nin en hassas olduğu konuların başında gelen çevre kirliliği konusunda yapılan tüm uyarılar, farkındalık çalışmaları ve uygulanan cezalara rağmen istenmeyen görüntüler yaşanmaya devam ediyor. Çareyi katı kuralları uygulamaya sokmakta bulan İnegöl Belediyesi, çevre kirliliğine sebebiyet veren gençlere yine kirlettikleri alanı temizletti. Gençlerin cezası bununla da sınırlı kalmadı, kabahatler kanunu üzerinden de cezai işlem uygulandı.


İnegöl Belediyesi’nin Akıllı Şehircilik uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği İzleme ve Değerlendirme Merkezinden yapılan anlık denetimlerle şehrin dört bir yanı 24 saat takip edilirken, bu sayede yaşanan olumsuzluklara da anında müdahale edilebiliyor. Özellikle çevre kirliliği ile mücadelede önemli rol üstlenen merkez ile kural ihlali yapanlara adeta göz açtırılmıyor. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta yaşanan olayın bir benzeri yine kayıtlara geçti. Yapılan tüm uyarılara rağmen ders almayan gençler, kamusal alanda çekirdek yiyip çöplerini yere atıp çevre kirliliğine sebebiyet verdi.


İzleme ve Değerlendirme Merkezindeki ekipler tarafından merkez park heykel önünde bir grup gencin çekirdek ve yanında farklı yiyecekler yedikleri, çekirdek kabuklarını yere atıp, diğer yiyeceklerin çöplerini de ortada bıraktıkları tespit edildi. Alanda oluşan ciddi seviyedeki kirliliğe zabıta ekipleri anında müdahale etti. Zabıta personeli çevre kirliliğine sebebiyet veren gençleri tespit etti. Oluşan çevre kirliliğini gidermek için gençlere süpürge ve kürek verilerek kirlettikleri yer temizletildi. Yere atılan çöpler toplatıldı. Ardından çevre kirliliğine sebebiyet veren kişilere kabahatler kanunu kapsamında idari para cezası da uygulandı. Ayrıca yapılan davranışın doğru olmadığı hatırlatılarak, çevre temizliği konusunda daha hassas olmaları uyarısı yapıldı.



Çevreyi kirletenler, süpürmeden kalkamadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.