EĞİTİM - 11 Ocak 2026 Pazar 14:53

BUÜ’nün eğitim kalitesine 10’da 10 tescil

A
A
A
BUÜ’nün eğitim kalitesine 10’da 10 tescil

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin (BUÜ) meslek yüksekokulları, kalite güvence süreçlerinde önemli bir eşiği daha aşmayı başardı. Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’ne (MEDEK) yapılan başvurular kabul edilerek, 10 program daha akredite edildi.


Rektörlük D Salonunda gerçekleşen belge takdim törenine; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, MEDEK Yönetim Kurulu Başkanı ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Cafer Çiftci ve MYO Müdürleri ile akademisyenler katıldı.


Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, elde edilen bu başarının arkasında ciddi bir ekip ruhu ve titiz bir hazırlık süreci olduğunu belirtti. MEDEK’in dış değerlendirici olarak sunduğu katkıların ve objektif bakış açısının üniversite için çok kıymetli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz; süreci yöneten koordinatörlere, okul müdürlerine ve tüm akademik ekiplere teşekkürlerini sundu. MEDEK ziyareti öncesinde kendi iç değerlendirmelerini ve provalarını yaparak sürece özgüvenle hazırlandıklarını ifade eden Rektör Yılmaz, 10 başvurunun tamamının olumlu sonuçlanmasının bu sıkı çalışmanın doğal bir neticesi olduğunu ve bu başarıyı taçlandırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.


MEDEK Yönetim Kurulu Başkanı ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık ise bir üniversitenin 10 başvurusunun 10’unda da tam akreditasyon almasının, o kurumun kalite güvence sistemine olan inancının en somut göstergesi olduğunu altını çizdi. Türkiye genelinde mesleki eğitime olan ilginin ve kalite talebinin hızla arttığını belirten Prof. Dr. Sarıbıyık, bu yıl 94 üniversiteden 468 programın başvuru yaptığını ifade etti. Akreditasyonun sadece bir belge olmadığını, aynı zamanda Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu ile diplomanın Avrupa düzeyinde geçerliliğini tescillediğini ve ÖSYM kılavuzlarında yer alarak daha nitelikli öğrenci akışını sağladığını hatırlattı. BUÜ’nün bu alandaki başarısını "bilgi ihracı" aşamasına getirdiğini söyleyen Sarıbıyık, bu deneyimli kadroları diğer üniversitelerin değerlendirme süreçlerinde de "takım başkanı" ve "değerlendirici" olarak görmeyi arzu ettiklerini sözlerine ekledi.


BUÜ bünyesinde kalite standartlarını en üst seviyede karşılayan Gemlik Asım Kocabıyık MYO - Bilgisayar Programcılığı, İnegöl MYO - İnşaat Teknolojisi, Karacabey MYO - Laborant ve Veteriner Sağlık, Keles MYO - Bankacılık ve Sigortacılık, Mennan Pasinli MYO - Atçılık ve Antrenörlüğü, Orhangazi Yeniköy Asil Çelik MYO - Elektronik Teknolojisi, Sağlık Hizmetleri MYO - İlk ve Acil Yardım, Teknik Bilimler MYO - Makine, Yenişehir İbrahim Orhan MYO - Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ve Sosyal Bilimler MYO - Lojistik programları tam akredite programlar olarak tescil edildi.



BUÜ’nün eğitim kalitesine 10’da 10 tescil

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
Kilis Kilis’te üretilen tatlı ’atom gerebiç’e yoğun ilgi Kilis’te üretilen, ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çeken ’atom gerebiç’e vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Kilis’te 30 yılı aşkın süredir tatlı sektöründe faaliyet gösteren Yılmaz Ayoğlu’nun geliştirdiği "atom gerebiç", ince baklava hamuru ve fıstık ezmeli özel yapısıyla dikkat çekiyor. Türkiye’de sadece Kilis’te üretildiği belirtilen yöresel tatlı, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Atom gerebiç, taş fırında pişirilen özel yapımı ve fıstık ezmeli içeriğiyle tercih ediliyor. Kilis’e özgü gerebiç tatlısından ilham aldığını belirten tatlı ustası Yılmaz Ayoğlu, "Kilis’imizi dünyaya tanıtmak için elimden gelen ne varsa yapıyorum. Değişik fikirler üretiyorum. Son olarak sıra dışı bir ürün ortaya çıkardık. İsmini ‘atom gerebiç’ koydum" dedi. Ayoğlu, ürünün ince baklava hamuruyla hazırlandığını ifade ederek, "Tek kat baklava hamuruyla açıyoruz. Üzerine fıstığı döşüyoruz, içine de fıstık ezmesi koyuyoruz. Daha sonra özel kalıbını basıp taş fırında pişiriyoruz. Tamamen el açması olarak üretiliyor. Türkiye’de bu tatlıyı tek yapan benim" diye konuştu. Vatandaşların ekonomik durumunu da göz önünde bulundurduğunu dile getiren Ayoğlu, "Atom gerebiçin kilo fiyatı normalde 2 bin 500 lira civarında. Ancak ben bin 800 liradan satışa sunuyorum. İsteyen kiloluk, isteyen tane olarak alabiliyor" ifadelerini kullandı. İş yerinin müdavimlerinden bir müşteri ise tatlıyı anlatarak tarif etmenin zor olduğunu belirterek, "Bunu anlatmak mümkün değil, kesinlikle denemek lazım. Gerçekten muhteşem" diye konuştu. Dükkana gelen diğer müşteriler de tatlının sıra dışı bir lezzete sahip olduğunu ifade etti.
Gaziantep Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gökyüzüne taşındı Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Uçurtmalarla 19 Mayıs Coşkusu Uçurtma Şenliği" ile çocuklara unutulmaz bir bayram sevinci yaşattı. Dülük Antik Kenti Taş Ocağı’nda gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk, rengârenk uçurtmalarını gökyüzüyle buluşturarak bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Gökyüzünü renklendiren uçurtmalar hem çocuklara keyifli anlar yaşattı hem de 19 Mayıs’ın birlik ve umut dolu ruhunu yansıttı. Aileler ve öğretmenler de çocukların heyecanına ortak olarak etkinliğe renk kattı. "Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" Etkinliğe öğrencileriyle birlikte katılan Dülük Ortaokulu Öğretmeni Tuba Sert, organizasyona ilişkin memnuniyetini ifade ederek, "Şehitkamil Belediyemizin düzenlediği bu anlamlı etkinliğe çocuklarımızla birlikte katılmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dülük Ortaokulu olarak burada oldukça eğlenceli ve verimli vakit geçirdik. Belediye ekiplerimiz, öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte uçurtmalarımızı uçurarak çok güzel hatıralar biriktirdik. Bu programı planlayan Şehitkamil Belediye Başkanımız Umut Yılmaz’a ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyorum. Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" dedi. Öğrenciler bayram sevincini doyasıya yaşadı Etkinliğe katılan öğrenciler ise uçurtma şenliğinde hem eğlendiklerini hem de arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdiklerini belirtti. Gökyüzünde süzülen uçurtmalar eşliğinde 19 Mayıs coşkusunu yaşayan çocuklar, bu özel organizasyon için Şehitkamil Belediyesine teşekkür etti.