SPOR - 12 Mart 2026 Perşembe 09:58

Bursaspor Kahramanmaraş maçı hazırlıklarını sürdürdü

A
A
A
Bursaspor Kahramanmaraş maçı hazırlıklarını sürdürdü

Bursaspor, ligin 28. haftasında deplasmanda oynayacağı Kahramanmaraş İstiklal Spor maçı öncesi hazırlıklarını Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla sürdürdü.


Bursaspor, ligin 28. haftasında deplasmanda oynayacağı Kahramanmaraş İstiklal Spor karşılaşmasının hazırlıklarına devam etti. Yeşil-beyazlı ekip, çalışmalarını Özlüce İbrahim Yazıcı Tesislerinde gerçekleştirdi. Antrenman, Mustafa Er yönetiminde yapıldı. Teknik heyetin planladığı program doğrultusunda futbolcular idmana ısınma hareketleriyle başladı.


Isınma bölümünün ardından futbolcular pas organizasyonları üzerinde çalıştı. Tempolu geçen bölümde oyuncuların top kontrolü ve hızlı pas alışverişi üzerine yoğunlaştığı görüldü. İdmanın son bölümünde ise dar alanda oyun çalışmaları gerçekleştirildi. Bursaspor, Kahramanmaraş deplasmanı öncesindeki hazırlıklarına ara vermeden devam edecek. Yeşil-beyazlı ekip, yarın yapılacak antrenmanla çalışmalarını sürdürecek.



Bursaspor Kahramanmaraş maçı hazırlıklarını sürdürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kırgızistanlı genç şifayı Türk hekimlerinde buldu Kırgızistan’da 18 yaşına kadar skolyozla mücadele eden genç, Medicana Hastanesi’nde geçirdiği başarılı ameliyatın ardından sağlığına büyük ölçüde kavuştu. Skolyoz hastalığıyla mücadele eden 19 yaşındaki Shakhbos Pochokalonov, tedavi olmak için ülkesi Kırgızistan’dan Türkiye’ye geldi. Yaklaşık bir sene önce Ankara’ya gelen Pochokalonov, burada Medicana hastanesine başvurarak, tedavi sürecini başlattı. Pochokalonov, Medicana Sağlık Grubu bünyesindeki hastanede gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu. Başarılı geçen ameliyat sonrası hastanın yaşam kalitesinin önemli ölçüde arttığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili, skolyoz hakkında bilgi vererek, "Skolyoz kısaca omurganın S şeklini almasıdır. Ön-arka planda omurganın S şeklini almasını biz kısaca skolyoz diyoruz. Skolyoz en sık adolesan dediğimiz ergenlik döneminde görülür. Ancak diğer hastalıklarla birlikte görüldüğünde daha ileri seviyelerde karşımıza çıkabilir. Hastamız 18 yaşında bize başvurdu. Nöromüsküler skolyoz dediğimiz, nörolojik hastalıkların eşlik ettiği bir skolyoz tipi mevcut. Bu skolyozlar erken yaşta ortaya çıkar ve daha hızlı ilerler. Bu yüzden hastamız bize 90 dereceden daha ileri bir seviyede başvurdu" dedi. "Erken teşhis tedaviyi kolaylaştırır" Erken teşhis edilmesi halinde daha az cerrahi ile daha iyi sonuç alınabileceğini belirten Aksekili, "Skolyoz erken tanındığında fizik tedavi, egzersiz ve korseleme gibi yöntemlerle ilerlemesini kontrol altına alabiliyoruz. Hastamızda ileri skolyoz olduğu için iki aşamalı cerrahi uygulandı. İlk aşamada Halo Femoral traksiyon yöntemiyle skolyoz kısmen düzeltildi. İkinci aşamada ise vidalar, rodlar ve osteotomi ile omurga düzeltildi" diye konuştu. "Ameliyat sonrası süreç en az ameliyat kadar önemli" Ameliyat sonrası sürecin en az ameliyat kadar önemli olduğuna dikkati çeken Aksekili, omurganın uygun pozisyonda kaynamasının hedeflendiğini belirtti. Hastanın üç ay boyunca dorsolomber korse kullanması gerektiğini söyleyen Aksekili, "Yürümesi öneriliyor ancak ağır yük taşımaması gerekiyor. Yüzme gibi sporlara kısa sürede başlayabilir. Kaynama sürecinde diyetine dikkat etmeli ve 6 hafta ile 3 aylık periyotlarla kontrolleri yapılmalıdır. Kaynama istenilen şekilde ilerlemezse ek müdahaleler veya destek tedavileri uygulanabilir" açıklamasında bulundu. "En yakın sağlık merkezine başvurulmalı" Erken teşhisin önemine vurgu yapan Aksekili, "Erken teşhis oldukça önemlidir. Nöromüsküler skolyozlar tamamen engellenemese de özellikle ergenlik dönemindeki skolyozlar uygun postür, egzersiz ve fiziksel aktivitelerle önlenebilir. Omuz ve kalça asimetrisi ya da öne eğilince kaburgada çıkıntı gibi belirtiler fark edildiğinde en yakın sağlık merkezine başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı. "Doktor öneriyorsa mutlaka ameliyat olunmalı" Baba İlhom Pochokalonov, ise oğlunun ilk teşhisini doğumundan bir yıl sonra fark ettiklerini belirterek, "18 yaşına kadar Kırgızistan’daki doktorlara gittik. Doğumsal skolyoz olduğunu, ameliyat olursa felç kalabileceğini söylediler. Skolyoz ile mücadele eden ailelere önerim, erken teşhis ve doğru zamanda ameliyat. Doktor öneriyorsa mutlaka ameliyat olunmalı. Biz Türkiye’ye geldik, ameliyat olduk ve şifa bulduk. Doktorlara çok minnettarız" ifadelerine yer verdi.
Mersin Çırak bulunamayan terzilikte yarım asrı geride bıraktı Mersin’in Mut ilçesinde 51 yıldır terzilikle uğraşan 65 yaşındaki Ali Baki, ilerleyen yaşına rağmen işini yaptığını belirterek "Çırak bulamıyoruz, mesleğimiz yok oluyor" diyerek dikkat çekti. Geçmiş yıllarda takım elbise ve giysi dikmek için birbiriyle yarışan terziler, hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinin hayatın her alanına yayılmasıyla işlerini neredeyse kaybetti. Eskiye nazaran sıfırdan giysi dikemeyen terziler şimdiler daha çok tamir, daraltma ve kısaltma işlemleri ile mesleklerini idare ettirmeye çalışıyor. Çırak bulmakta güçlük çeken terziler, mesleklerinin yok olacağını dile getirdi. Mersin’in Mut ilçesinde 51 yıldır terzilik yapan Ali Baki (65), mesleğinin geldiği noktadan endişe duyduğunu ve artık sadece tadilat işinin yapıldığını çok nadir elbise dikildiğini, terzilik mesleğinin bitme noktasına geldiğini söyledi. Baki, "1975 yılında çıraklığa başladım. 1975 yılından beri 51 yıl oldu. 51 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Çok yerleri gezdim, çok yerleri dolaştım. Özellikle ağırlık olarak bayan üzerine çalışıyorum. Erkek terziliği de temelimiz" dedi. Kendisinin yaşlandığını çırakta bulamadıklarını anlatan Baki," Terziliğe kimse heves etmiyor. Çırak bulamadığımız içinde tek çalışıyoruz. Yıllardır bu şekilde devam ediyoruz. Sonumuz hüsrandır bu gidişle çırak bulamadığımızdan dolayı meslek bitecek. Çocuklarımızda heves yok terzilik bitiyor yani son zamanlarını yaşıyor "diye konuştu. 30 senedir elbiselerini aynı terziye gelen Mustafa Tezcan ise, "Ben Ali arkadaşımı 30 senedir tanıyorum. Ustalığından memnunum. Ustalığına güvendiğim için devamlı ona yaptırıyorum. Elbiseleri falan temiz dikiyor. İşçiliği süper olduğu için kalıp gibi diktikleri üzerime oturuyor. Onun için çok memnunum" diye konuştu.
Samsun Samsun’da kural ihlalleri kazalara davetiye çıkardı Samsun’da mart ayında meydana gelen ve kameralara yansıyan trafik kazalarında hız, dikkatsizlik ve kural ihlalleri öne çıktı. 1 kişinin öldüğü, 1 kişinin ise ağır yaralandığı yolcu minibüsü ile motosikletin çarpıştığı kaza anbean kaydedildi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan mart ayı Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarında, kent genelinde yaşanan çok sayıda kaza anı yer aldı. Kavşak ihlalleri, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uyulmaması sonucu meydana gelen kazalar öne çıkarken, yetkililer basit kurallara uyulmasının kazaların önüne geçebileceğini vurguladı. Emniyet tarafından yapılan değerlendirmede, "Biraz daha dikkatli olsalardı bu kazalar olmayabilirdi" ifadelerine yer verildi. Kazalar İlkadım ilçesi Fuar Caddesi’nde meydana gelen kazada, yolcu minibüsü ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Kaza anı KGYS kameraları tarafından anbean kaydedildi. İlkadım ilçesi Kale Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana gelen başka bir kazada, kontrolden çıkan minibüs; hafif ticari araca ve yolcu almak için duran belediye otobüsüne çarptı. Kazada 7 kişi yaralanırken, olay anı KGYS kameralarına yansıdı. Tekkeköy ilçesi SAGİMAD Kavşağı’nda meydana gelen 3 ayrı kazada ise kırmızı ışıkta duran araçlara arkadan gelen araçların çarpması dikkat çekti. Benzer şekilde gerçekleşen kazalarda sürücü dikkatsizliği öne çıktı. İlkadım ilçesi 2. Bulvar Yolu’nda meydana gelen kazada ise yola çıkan hafif ticari araca hızla gelen motosiklet çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü ile yolcusu savrularak yaralandı. Kaza anı kameralar tarafından kaydedildi. Öte yandan, kavşak ihlalleri, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uyulmaması sonucu meydana gelen kazaların büyük bölümüne motosikletlerin karıştığı görüldü. Yetkililer, sürücüleri trafik kurallarına uymaları ve daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Samsun Baharın güzelliği deltada: Su papatyaları ve mandalarıyla ziyaretçilerin ilgi odağı Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Samsun’daki Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, ilkbaharın gelişiyle birlikte yeniden canlandı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan delta, açan çiçekler, artan kuş popülasyonu ve doğal yaşamın hareketlenmesiyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Baharın etkisiyle deltada gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle papatyaların beyaza bürüdüğü alanlar, sulak bölgelerde süzülen kuş sürüleri, tavşan ve çeşit çeşit canlıyla bölge adeta açık hava sahnesine dönüştü. Her mevsim farklı güzellikler sunan delta, ilkbaharda ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. "Herkesin gelip görmesini isterim" Baharın gelişiyle birlikte deltada özellikle su papatyalarının oluşturduğu manzara ziyaretçileri büyülerken, otlayan mandalar ve bölgeye dönen leylekler doğaya ayrı bir renk katıyor. Aileleriyle birlikte bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, deltadaki hareketliliğin her geçen gün arttığını ifade ediyor. Çorum’dan bölgeyi ziyarete gelen Melih Özdemir, "Gayet güzel bir ortam. İlk defa geliyorum ve çok beğendim. Herkese de burayı tavsiye ederim. Kuşlar, hayvanlar gördük. Atmosfer baya güzel. Herkesin deneyimlemesini isterim" dedi. Ziyaretçilerden Ümit Yalçın ise "Delta çok güzel. Ailemizle birlikte geziyoruz. Herkesin gelip görmesi gerekiyor" diye konuştu. Bölge sakinlerinden Nezaket Sözen de deltaya olan ilgiden memnun olduklarını belirterek, "İnsanlar Subasar Ormanları’nı merak ediyorlar. Leylekler, kuşlar, papatyalar, mandalar, koyunlar, inekler var. İnsanlar gelsinler, görsünler. Onlar için de bir değişiklik olur. Benim 42 tane koyunum, 20’ye yakın ineğim var. Her gün otlatmaya götürüp getiriyorum" şeklinde konuştu. Tabiat harikası delta ziyaretçilerini bekliyor.